HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TASAVVUF / TASAVVUF VE TARÎKATLAR
Okunma Says: 469
Yazar: Mahmut Býyýklý
TARÝKATLARDA NELER OLUYOR!

TARKATLARDA NELER OLUYOR!rfan ve marifet yolu olan Tarikatlar topluma güzel insan yetitiren ocaklardr. Tarih boyunca insanla hizmet eden model insanlar yetitirmilerdir. Dergahlar adeta güzellik okulu olmu, toplumun slah noktasnda hizmet etmilerdir. 

Tekke terbiyesi alan insanlar yeryüzüne iyilik yayclndan bulunmu, hayrda yarmlardr. Tekke kuran Müridler de çalar boyunca yol gösterici ve yön verici olmulardr.

Güzel ahlak ve ruh temizliini önceleyen tarikatlar, sosyal hayatta sulhun ve selametin salanmasnda öncü roller üstlenmilerdir. Sahih tarikatlar devlete yük olmam aksine yük almlardr. 

Burada devletin kararl duruunun da etkisini unutmamak gerekir. Özellikle Osmanl devleti, tarikatlarn kendi aralarndaki ihtilafnaa frsat vermemi bilakis onlar toplumun birliinin tesis edilmesi hususunda doru bir stratejide deerlendirmitir. 

Tasavvuf ocaklar sulh zamanlarnda halkn birlii beraberlii için çalp vatana ve devlete ball pekitirmitir. Sava zamanlarnda ise la-y Kelimetullah için çaba göstermilerdir. 

Uzun yllar fitnenin ateini söndüren bu ocaklar ne yazk ki baz dönemlerde kendi içlerindeki fitne ateinin yaylmasna engel olamamlardr. 

YOZLAMAYA ÇERDEN ELETR

Tasavvuf ve tasavvuf ehline dardan olduu kadar içeriden eletiriler de hiç eksik olmamtr. Sufilerde eletiri kültürü gelimitir.  Sanld gibi tasavvuf, körü körüne balanma yeri deildir. Özellikle belli dönemlerdeki yozlamaya kar büyük isimler sert tepkiler vermitir.

Hakiki ve büyük sufilerden birisine, “Tasavvuf nedir?” diye sorulunca  ‘’Bugün tasavvufun ad var hakikati yoktur; daha önce hakikati vard ama ad yoktu!’’ diye cevaplamtr.

Kuadal brahim Halveti, tekkesinde çkan yangnn tekkeyi yok ettiini görünce, ‘Elhamdülillah merasimden kurtulduk’ diyerek memnuniyetini dile getirmitir.

Son devrin mana sultanlarndan Mehmed Zahid Kotku Hazretleri, Tasavvufî Ahlak isimli eserinde durum tespiti yaparak öyle manidar bir eletiri yapmtr: 

  ‘“… Beyüz seneden beri, hatta daha evvelleri dervilik kalmam, herkes yalnz eyhlik sevdasnda olduklarndan, bu günkü eyhler de maalesef kemâl bakmndan noksan kiilerdi. Bunlara eyh deyip pelerine taklmak bile doru deildir. Bizim gençlik zamanlarmzda Küçük Hüseyin Efendi (ö. 1930) namnda 100 yan geçmi, kerâmet ehlinden bir eyh Efendi vard. Tekkesini tamire çalanlara “biz yklsn diye, urayoruz, siz de yapmaya çalyorsunuz” diye gününün dervilerinden her halde bkm olmaldr ki, böyle ikâyette bulunmulard…’’

TRAZ EDEN SUF 

Tasavvufu istismar edenler baz usûlleri kendilerine göre yorumlayarak insanlar kullanmlardr. Sahte eyhler yanllklarda bile bir hikmet arayan mankurtlar yetitirmilerdir. Teslimiyet kavramn dejenere etmilerdir. Oysa ki eyhe ballk konusunda telkin edilen teslimiyet, akln kiraya vermek deildir. Teslimiyet hayrda ve güzellikte peki demek, uzun ve çetin yolculukta yolu bilen, yoldaki tehlikelerin farknda olan olgun yol göstericinin yönlendirmesine uymaktr.

Akln erre deil hayra kullanmaktr. eriata aykr olan her eye bakaldrmaktr.  

Akln kullanmayan cahil sûfi, eytann maskaras olur. Zamanla bâtl inançlarn, saçma sapan hurafelerin sarmalna girerek dine aykr eylemleri din gibi görmeye balar. 

Gerçek sûfi feraset sahibidir. Akl nimetinin farkndadr. Mutlak kitabmzda 750’den fazla yerde akletmeye ve düünmeye vurgu yaplmasnn hikmetine vâkftr. Akl olmayann mükellefiyeti yoktur. Kâmil sûfi, eyhleri günahsz görmez. Onlarn da hata yapabileceini bilir. Kendisini kullandrtmaz. Tasavvufi alandaki istismar bitirecek olanlar akln kullanan sûfilerdir. tiraz eden sûfilerin olduu yaplarda istismara frsat tannmaz.

POST KAVGASI

Tasavvuf tarihine baktmzda ehzadelerin taht kavgas kadar eyhlerin post kavgas yaptn görürüz. ‘’Ariflerin zihinlerinden çkan en son ey, ba olma sevdasdr.’’ sözü menakpnamelerde sk geçer. Post kavgalarnda i kan dökmeye kadar varmtr.

Kardein kardee düman olduu ba olma kavgasna saysz örnek verebiliriz.

Ferganal Sufi Ebubekir Vasti, “Öyle bir zamanda yaama belasna düçâr olduk ki orada ne slam adab ne cahiliye dönemi ahlak ne de mürüvvetin ahkam var’’ demitir.

 Tasavvuftaki yozlamaya sebep olarak birçok madde sralanabilir. Bunlarn banda beik eyhlii gelmektedir. slam âleminin her tarafnda eyhin çocuklar, babalarnn hatrndan dolay olaanüstü ilgi görmütür. Bu durum çocuklarn yetime çalarnda olumsuz sonuçlar dourmutur.

Kendilerini yetitirmeden görmü olduklar abartl hürmet ve izzetin sarhou olan eyhzadeler, tasavvuf yoluna büyük zarar vermilerdir. eriat kendi hayatnda tatbik etmeden eyhlik makamna oturan eyh çocuklar az deildir. 

MENZL’DE MRAS KAVGASI

Hikmet ehli, üç snf insann bozulmasnn toplumsal çöküe zemin hazrlayacan söyler. Bunlar ümera, ulema ve fukaradr. Özellikle ulemann bozulmasnn dini anlayn sarslmasna, dervilerin bozulmasnn ahlaki depremin yaanmasna sebep olduu söylenir.  

Günümüzdeki tarikatlar da geçmi dönemlerde yaanan baz snavlardan geçiyor. 

Dikkatli okurlarmz hatrlayacaktr. Geçen sene Menzilin Büyük mtihan diye yaz kaleme alm, baz uyarlarda bulunmutum. Maalesef Abdulbaki Erol’un ölümünden sonra beklediimden daha sert bir kavga balad Menzil’de.

Abdulhakim Hüseyni, Muhammed Raid Erol, Abdulbaki Erol gibi mübareklerin, hayatlarn adayarak ilim, irfan, hikmet merkezi haline getirdikleri Menzil’de bugün mal, mülk, taç ve taht kavgas yaplyor. Bu üç büyüün manevi mirasna talip olup halkn irad için gayret göstermesi gereken kiiler, bütün enerjilerini yanl yerde harcyorlar.

Menzil’deki miras tartmalaryla ilgili bütün videolar izledim. Bir Müslüman olarak tartmalardaki seviyeden utandm. eyh kardelerin tartma esnasnda kullandklar ‘haydut’, ‘yalanc’, ‘çakal’ gibi kavramlar, düülen durumun sefaletini fazlasyla anlatyor. Naki silsilesindeki gerçek hikmete ve marifetullaha sahip olan müridi kâmillerin kemikleri szlyordur.

Ulu orta mal kavgas yapmak, tasavvuf terbiyesine uymayan kelimeleri kullanp bunlar sosyal medyada yaymak -kimse kusura bakmasn- ho görülemeyecek bir davrantr.

Mektep medrese görmemi ümmî annem, halam ve babam miras meselesini konuurken tartma çkar, ses yükselir diye d kapy kapatr kendisi de mutfaa geçerdi.

Anlamazlk çkar, seslerini yükseltirlerse konuya komuya mahcup oluruz, derdi. Ümmî annemin u ince düüncesini kendilerine zamann kutbu, gavs diyen seyyidlik, eriflik, eyhlik sfatlarn cömertçe kullanan muhteremlerde görememek çok ac. 

Sradan bir köy kahvesinde bile yaplmayacak tartmalarn dergâh, tekke, cami gibi ortamlarda yaplmas insan üzüyor. Üstelik kendilerini yüz binlerce insann müridi, rehberi, aydnlatcs, iman kurtarcs olarak görenler yapyor bunu. 

eyhler böyle yaparsa müritler ne yapar düünmek bile istemiyorum.  Zor zamanlarda halkn kendilerine snaca, sorunlarna çözüm bulaca, güven duyaca insanlarn ferasetten, basiretten ve dahi hikmetten uzak kavgalar kabul edilir deil. 

Anadolu’nun yoksul ve saf evlatlarnn, çocuklarnn süt paralarndan keserek yaptrdklar vakflarn, dergâhlarn, hayr kurumlarnn miras kavgasna konu edilmesi akllara ziyan bir durumdur. Bu kurumlar dorudan ümmetin kurumlardr. 

Resmî olarak ahslarn üzerinde olmas o ahslarn mal olduunu göstermez. Burada devlet devreye girerek milletin balaryla hayat bulan vakflar, dergâhlar, medreseleri, külliyeleri Diyanet leri Bakanl’na devretmelidir. Hem anlamsz bir miras kavgas önlenmi olur hem de bu kurumlar kurulu amacna matuf hizmette kullanlr.

Devletin müdahalesi olmadan Menzil’de sulha varlamayacan söyleyebilirim. Durum oldukça kark. T.C. kanunlarna göre kazanacaklar ehirlerde faiziyle almak kaydyla birbirlerini mahkemeye vermiler!  T.C. kanunlarna göre kazanamayacaklarn düündükleri yerlerde ise eriat karar versin diye mollalardan oluan bir heyet kurmular. Ama hakem tayin ettikleri mollalara aleyhlerine karar vermesin diye de bask yapyorlar.

eriat ve tarikat kavramlar hiç bu kadar rencide edilmemitir. Tarikatlarn neden ticarete girmemesi gerektiini bir kez daha görmü olduk. 

Dünyadaki bütün tarikat dümanlar bir araya gelse, sahih tarikatlara bu kadar zarar veremezdi. 

Din düman medyann bunu kullanacan bile bile, miras kavgas yaparken canl yayn açyorlar… ‘Bunlarn derdi din, iman deil; mal biriktirmek’ diye propaganda yapan çevrelere, bulamayacaklar malzeme veriyorlar.

slam’a ve Müslümanlara dair yanl alg üretenlerin ekmeklerine ya sürmekten çekinmiyorlar.  Gönüllerden dünya sevgisini çkartmakla memur olanlarn tek dertleri dünya olmu.  Gerisi onlar için teferruat.  

Oysa ki ‘Mutasavvf kimdir?’ sorusuna ‘Dünyevi kayglardan uzak, Allah rzas için çalan kimsedir.’ olarak cevap verilir.

Daha kendi aralarndaki bir meseleyi çözemeyen bu efendiler, ümmetin sorunlarn nasl çözecek? Müritlerinin skntlarna nasl deva olacak? 

Düne kadar dergâhlarda birbirini kucaklayan, kardeçe geçinen sofiler, birbirlerini kurunlayacak hâle gelmi!

eyhler böyle yaparsa müritler neler yapmaz.

Bu ümmete, millete gerçekten yazk. 

FETÖ zaten fazlasyla dine, diyanete hasar verdi. 

Bunlar da eksik kalan ksmn tahrip ediyor. 

Nurettin Topçu, ‘Anadolu insannn her eyini aln ama umudu ç/almayn’ demi.
Kime güvensin bu masum ve mazlum millet? Kime umut balasn?

Tarikatlar ve cemaatlerin hâli buysa, topluma ne diyeceiz? 

Toplumsal çöküü nasl önleyeceiz? 

RABITA SAVAI

Menzil böyleyken dierleri farkl m? Maalesef deil. Her birinde ayr skntlar var.

Mesela smailaa’da aylardr anlamsz bir rabta sava yaanyor. Sarkl, alvarl, büyük hocalar olarak gördüümüz, bildiimiz isimler birbirlerine adeta klç çekmiler. Olmaz dediim eyler oluyor. Tehditler, hakaretler havada uçuuyor. 

Cuma vakti silah patlatlyor. Oysa ki rabta yapmayan cehenneme gitmez, rabta yapan da cennete gitmez. Dinin hükümleri arasnda böyle bir ey yok. Tasavvufun ritüeli olan bir konuda verilen bu edit kavga normal deil.

Görülen o ki birileri smailaa’y paramparça etmekte kararl. Bölüp yok etme görevi de öhretli baz hocalara verilmi. Mahmut Efendi’nin hizmetini yürüten Fikri Efendi’ye Allah yardm etsin. 

Bu ar fitneyle mücadele etmesi kolay deil. Çok zor bir durum. Muhterem Fikri Efendi çksa, ‘Tamam, ayrla vesile olduunuz rabta mevzuunda sizin dediiniz gibi yapalm’ dese, hiçbir ey deimeyecek. 

Bu sefer baka bahane bulup yine bölüp parçalayacaklar. Burada da merhum Mahmut Efendi’nin, bütün varln tasadduk ederek ina ettii yap hoyratça yklyor. Vah ki vah!

Üzüntümü, kahrm anlatmaya kelimeler kifayetsiz. Bütün tarikatlar ve cemaatler kötü bir imtihan veriyor. Âdeta kendilerini bitirmek için yaryorlar.  

YEN FETÖLERE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK!

Öte yandan merhum Süleyman Hilmi Tunahan’n torunlarndan Ak Parti eski Milletvekili Sayn Fatih Süleyman Denizolgun, içinden çkt camiayla ilgili öyle iddialarda bulunuyor ki yenilir yutulur gibi deil.

Devletimiz artk üzerine düeni vakit geçirmeden yapmal.

Rahmi Eray’n dedii gibi ‘’düümler kördüüm olmadan çözülmeli’’.

Milletin yeni FETÖ’lere tahammülü kalmad.

Ülkemizin zaten yeteri kadar sorunu var.

Siyaset ve ticaretten uzak, Anadolu’yu mayalayan Horasan Erenlerinin izini süren tarikatlarn bamzn, gönlümüzün üstünde yeri var.

 Ama yanl yola sapanlar konusunda devlet gerekeni yapmaldr.

Allah samimi Müslümanlarn yardmcs olsun!

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mahmut Býyýklý
06-11-24
E mail: haber7.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TARÝKATLARDA NELER OLUYOR!
Online Kii: 27
Bu Gn: 197 || Bu Ay: 5.290 || Toplam Ziyareti: 2.928.225 || Toplam Tklanma: 58.599.087