HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar)
Okunma Says: 330
Yazar: Mahmut Býyýklý
MAARÝFE NEDEN SALDIRIYORLAR?

MAARFE NEDEN SALDIRIYORLAR?Maarif davamzn büyük davacs Nurettin Topçu, “Milletimizin üç asrdan beri geçirmekte olduu buhranlarn sebebi ve kayna, kültür ve maarif sahasnda aranmaldr” diyerek bize dütüümüz yeri hatrlatr. 

Dütüümüz yerden nasl ayaa kalkacamz da efsaneleen kitab Maarif Davamz’da muhteem bir ekilde anlatr.  

Üç yüz seneden beri oyalanan bir milletiz. Tanzimat’la balayan Batllama maceramz, Cumhuriyet döneminde de artarak devam etti. Bir türlü gerçek yönümüzü tayin edemememizin bedelini nesiller ac bir ekilde ödedi

Batllama maceras uruna tarihten bugüne getirdiimiz bütün deerlere srt çevrildi. Cumhuriyetle birlikte kat kurallar uyguland. Kzl elmas bat olan bir nesil inasnda maarif ve kültürün bütün imkânlarndan yararlanld. Sistemin kurucular bu iki etkili silahn farkndayd.

Zaten bu iki sahada baarl olan, gerçek anlamda iktidardr. Maarif ve kültürde iddias olmayan, iktidar olsa bile muktedir deildir.  

Bu sebeple ülkenin seküler kesiminin, hangi iktidar dönemi olursa olsun, gözü hep maarif ve kültürde olmutur. Kendi bak açlarnn dnda bir atlm ya da açlm olduunda kyameti koparrlar. 

Muhafazakâr kesimlerin ise bu iki stratejik alana kar dikkati danktr. Tam anlamyla odaklandklar bir dönem olmamtr. Bu sahalarda çalma yapan sivil toplum örgütleri de yok denecek kadar azdr. Aslnda yok desek de yanl olmaz. 

Çünkü eitim ve kültür için kurulan bütün dernekler bile Afrika’da kurban kesmek ve yardm datmakla megul. simlerinde eitim kültür olsa da eitim ve kültürün dnda her alanda çalmaktalar. 

Oysaki yardmlama alannda iini çok güzel yapan saysz kurum ve kuruluumuz var. Kurban kesen dernekleri saymaya kalksak bitiremeyiz. 

Eitim için kurulan dernekler, kurban edilen nesilleri düünmek yerine yardm derneklerinin rolünü kapp kurban keserse, bu alan bakalar doldurur. 

Seküler kesimde eitim alannda faaliyet yürüten, yürütmese bile kritik zamanlarda ortaya çkp kendi düüncelerinin aksine bir deiim yaplmasna itiraz eden çok sayda sivil toplum örgütü var. TÜSAD’dan Çada Yaam’a kadar hepsi de maarifteki bütün gelimeleri yakndan takip eder ve her zaman bask unsuru oluturur. 

Bizimkiler, sivil toplum örgütü olarak kalmak yerine resmi toplum örgütü olmay seçince ne ses çkyor, ne itiraz yükseliyor, ne de hayrl bir çalma olduunda takdir etme mekanizmas ileyebiliyor.  

Uzun yllar sistemin dna itilen muhafazakârlarn, esasl bir mücadele sonras sistemin içine girdiklerinde kale olarak görmeleri gereken iki alan vard: Maarif ve kültür.

Eer sistem içinde olmaya devam edeceklerse ya da daha üst bir hedef olarak sistemi deitirmek gibi idealleri varsa, bunu ancak kültür ve maarif üzerinden gerçekletirebilirlerdi. 

Bu iki hayati alana gereken önemin verilip verilmedii noktasnda söylenecek söz çok olsa da imdilik söylemenin bir anlam yok.  

Malum kesimlerin sürekli Millî Eitimi hedef almalar bouna deil. Kültür zaten istedikleri gibi gidiyor.  

Aylardr Sayn Yusuf Tekin’e neden sistemli bir saldr yapldn anlamak için kendilerini sistemin sahipleri olarak görenleri iyi tanmak gerekiyor.

Yönlendiremeyecekleri ya da dediklerini yaptramayacaklar duru sahibi kiilerle uramay milli bir spor haline getirmiler.

Bükemedikleri bilei öpmezler aksine koparmaya çalrlar. stifa istifa diye ortal kartrrlar. Her yönden taarruza geçerler. Sanatç siyasetçi gazeteci klnda top ba yaparlar.

Eer bu tipler icra makamnda bir kiiyle uramaya balamsa bilin ki bu memleketin temel dinamiklerine uygun iler yaplyordur. 

Saldr cephesinin tuhaf takntlar var. Dünya görüünü sevmedikleri kiiyi bir türlü kabullenemezler. O kii sorumluluk alanndaki bütün sorunlar bitirse Türkiye’yi dünya ligine tasa bile yine sevmezler.

Kadim kaidedir: Onlar gibi olmadkça, onlar memnun edemezsiniz.

Eitime dair müspet manada çalma yapan, özgüveni yüksek, cesur admlar atan, kimseye irin gözükmeye çalmayan, ahsiyetinden ödün vermeyen, dünya görüünden gocunmayan kiilere tahammülleri yok.  

Neden saldryorlar?  

Türkiye’de baz etkin isimlere neden militanca saldryorlar sorusunun cevab belli.
Abdülhamid’e, Menderes’e, Özal’a, Erbakan’a, Erdoan’a neden saldrmlarsa ayn sebepten saldryorlar. Çünkü tarih yapan bir Türkiye yerine, tarihin dna itilen bir Türkiye istiyorlar. 

Ülkemizin aydnlk yarnlarna dair ne bir fikirleri var ne de bir çalmalar. Banaz laikçilikten baka bir ey bilmiyorlar. Yeni üretimlere ve yenilikçi fikirlere dümanlar.  

ktidar olduklarnda elle tutulur bir icraat yapmadklar gibi gelecee kalacak hiçbir eserleri de yok. Memleketimizin uluslararas alandaki arln artracak gayretlerden çok uzaklar. 

Dünyann nereye gittiini anlayamayacak kadar bilgisizler. D politikaya dair beyanatlar ise yalnzca hezeyandan ibaret.  

Savunma Sanayisindeki dev yatrmlara Yunanllar nasl bakyorsa onlar da ayn pencereden bakyorlar. Gaflet, delalet ve hatta hyanet… Ne ararsanz bu zihniyette mevcut. 

Alman bakanlara hayranlkla bakarken, kendi bakanlarna dümanlar. Batl diplomatlarn karsnda ezik bir ekilde el pençe duranlar, kendi vatanlarnn yöneticilerine hakaret etmekte ise oldukça cesurlar. Milleti millet yapan deerler silsilesine Franszlar.

Laiklik sopas

Dünyann hiçbir ülkesinde bizim muhalefetimiz kadar ilginç bir muhalefet yoktur. Memleketin tarihine, corafyasna, mazisine ve geleceine tamamen yabanclar. Kendi davalarnda da samimiyetsizler. Ne solculuklarnda ne de Atatürkçülüklerinde tutarllar. Laikçilikte arya giderek laikliin de içini boalttlar. Bütün bu kavramlar yalnzca milletin inançlarna dümanlk yapmak için birer kalkan olarak kullanyorlar. Laiklik onlar için sadece bir sopa arac. 

28 ubat gibi karanlk dönemlerde bu sopayla savunmasz mazlum insanlara zulmettiler. Mukavemet görmedikleri için keyiflendikçe keyiflendiler. Bugün saa sola saldrmalarnn sebebi, artk dövecek kimseyi bulamamalardr. 

Ne istiyorlar?

Kendileri gibi düünmeyen hiçbir kesime hayat hakk tanmayan bu zihniyet, geçmiin karanlk günlerini özlüyor. Frsat bulduklarnda yeniden ikna odalar kurup yargsz infazlara balamaktan geri durmayacaklar. 

Müslümanlarn son yirmi yldaki insani haklar kapsamndaki doal kazanmlarna bile kabullenemediler. çlerindeki öfke ve intikam duygusu artk yüzlerinden okunuyor.  

Dillerindeki “yumuama” ve “normalleme” gibi kavramlar, politik bir yalandan ibaret. Dünya bin kere deiir, ama onlar deimez.

Düünceyi kstlamak ve inançlar yasaklamak konusunda uzmanlar. Özgürlükler çan benimsemek yerine, darbe dönemlerinin acmasz ve utanç verici düzenlerini yeniden diriltmeye çalyorlar. Gerçek bir dünyada deil, sanal bir dümanlk dünyasnda yayorlar.  

Maarif üzerinden gürültü çkararak kendi medeniyetimizin deerlerine sahip, inançl ve duyarl bir insan modeli yetitirilmesini engellemeye çalyorlar.
 
Vatan sevgisiyle dolu, karakter sahibi, deerleriyle bark nesillerin yetimesini gericilik olarak görüyorlar. 

Amaçlar; körü körüne Bat’ya bal, kimliksiz, idealsiz ve bamsz yaamaktansa sömürge olmay kabul eden bireyler yetitirmek.

Okullardan eletirel düünemeyen, hayata tek boyuttan bakan, gelecei bütünüyle baka ülkelerde gören, bamsz yaamaktansa müstemleke olmaya raz bireyler çksn istiyorlar. 

Oysa bizim ihtiyacmz olan, bilime, sanata ve edebiyata katkda bulunacak; tam bamsz bir Türkiye ideali için çalan nesiller yetitirmektir. Onlar için bu, gericilik alameti.  

Geride kaldlar!

Bu ülkenin laikçileri 1930’lu yllar bir türlü aabilmi deil. Gerici diye yaftaladklar kesimler birçok alanda devrim niteliinde ilerlemeler kaydederken, onlar toplu ine bile üretilemeyen geçmilerine saplanp kalm durumdalar. Bu saplantdan kurtulmalar mümkün görünmüyor.

Maarifin manasn brakn kavramn kendisine bile karlar. Kavramlarmzla da kavgallar. Dertleri kii deil aslnda. Fikre dümanlar. rfana dümanlar. Kendileri gibi hayata bakmayan herkese dümanlar. Hakikate dümanlar.

Geride kalanlar geride brakp Türkiye’nin gelecek yüz ylna odaklanmamz gerek. Rüzgâra göre yön deitirenlerle bu çetin yol yürünmez. 

Maarif alannda devrimci bir duru gösterebilenler ancak yarnlar ina edebilir.  deolojik basklara aldrmadan ideallerden taviz vermeden kararl yürüyü sürdürülmelidir. Maarif alannda yüz yllk bir kaybmz var. Türkiye’nin artk kaybedecek vakti yok. Maarif kavgas varolu kavgasdr.

Yazmza Nurettin Topçu’nu bir sözüyle baladk. Yine merhumun levhalk bir sözüyle bitirelim:

‘’Millet ruhunu yapan maariftir. Maarifin dümesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife deer vermeyi millet ruhunun ykln hazrlar. Maarif hangi yönde yürürse millet ruhu da onun arkasndan gider. u halde millet, maarifi demektir.” 

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mahmut Býyýklý
21-11-24
E mail: haber7.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
MAARÝFE NEDEN SALDIRIYORLAR?
Online Kii: 35
Bu Gn: 378 || Bu Ay: 5.471 || Toplam Ziyareti: 2.928.470 || Toplam Tklanma: 58.605.289