HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 4539
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
ÝNSAN HAKLARI MESELESÝNE MÜSLÜMANCA BAKIÞ

10 Aralk nsan Haklar Günü dolaysyla bu yazy –geç de olsa– "insan haklar" kavramna tahsis edeceim.

Doum yeri olan Bat'da bu kavramn ortaya çk ve kat ettii aamalar ilgi çekicidir. Ancak burada üzerinde durmak istediim husus daha önemli: nsan haklar kavramn, sosyokültürel ve tarihsel arka plan, muhtevas ve bugün hangi amaçlara hizmet ettii gibi hususlar göz ard ederek "slamîletirmek", günümüz müslümanlarnn yaygn davran kodu haline gelmi bulunuyor. "Hak talep etme" konumunda bulunanlar için insan haklarna dayal bir söylem, talebin "meruiyet"ini temin eden en temel unsur olarak kabul ediliyor. Bu çerçevede mesela baörtüsünün bir "insan hakk" olduunu söylüyor ve bu konudaki yasakç tavrn insan haklarna aykrln dile getiriyoruz.

Ne ki burada gözden uzak tutulmamas gereken bir durum var: nsan haklar kavramna vücut veren anlay ile slam'n meseleyi vaz edi tarz arasnda esasl farkllklar vardr. nsan haklar kavram insann srf "insan" olmak haysiyetiyle doutan tabii olarak sahip olduu haklar olarak kabul edilmektedir. Oysa slam, insann hak ve sorumluluklarnn, onu yaratan tarafndan vaz edildiini vurgular. Bu, en temel farkllktr. Zira ilkinde insan merkeze alan ve bireyi toplum, devlet ve dier bireyler karsnda korumay hedefleyen anlay ön planda iken, dierinde birey de devlet ve toplum da münhasran varl var eden tarafndan çizilmi snrlara riayetle mükelleftir. Mü'minde bu snrlara riayet bir "mecburiyet" olarak deil, gönüllü bir adan ile somuta dökülür ve nihai aamada "kemal"e ulatrr; insan haklar kavramnn ise –"seküler" olmas dolaysyla– "mecburiyet"ten öte bir boyutundan söz edilemez.

Bu noktada, "bu ikisi arasnda pratikte fark yoktur" gibi bir itiraz cümlesiyle karlayabiliriz. Ama böyle bir tiraz iki noktadan sakttr:

1. nsan haklar kavram ile slam'n çizdii çerçevenin pratikte farksz olduunu söylemek –eer iin içinde kasdî bir zorlama yoksa– mümkün deildir. Zira mesela ma'rufu emretmek/yaymak ve münkeri ortadan kaldrmak mü'minlerin en temel görevidir. Buna mukabil, münkerat çerçevesine giren pek çok hususun çada dünyada birer "insan hakk" olarak görüldüü, pek çok "ma'ruf"un da insan haklarna aykr görülüp yasakland aikârdr.

Öte yandan insan haklar kavram bugün gerçek bir "ideoloji" kimliine büründürülmü ve münhasran kendisine vücut veren dünyaya hizmet eder hale gelmitir.

2. Pratikte böyle bir farkllk olmad –muhal farz kaydyla– kabul edilse bile, bu, temelde farklln olmad anlamna gelmez, dolaysyla zaman içinde farkl pratiklerin olmayacan garanti etmez.

Zira meselenin temelinde iki farkl dünyann alg tarz bulunmaktadr. nsan haklar kavram, yukarda deinildii gibi seküler bir dünyann ürünüdür ve birbirinin hakkn-hukukunu tecavüz etmeyi hayat tarz haline getirmi birey, grup ve toplumsal yaplarn, mecburen geldii "artk yeter, sen bana dokunma, ben de sana dokunmayaym" noktasnn sonucudur. Temelinde insan (Batl insan tabii!) kutsayan bir anlay barndrmaktadr. "Tabii hukuk" kavram böyle bir anlay ve kabulün sonucudur.

Oysa slam'da hakkn da görevin (mükellefiyet) de kayna ilahî iradedir. slam insann iki türlü hakk gözetmesini ister: Hukukullah ve hukukul ibad; yani Allah hakk ve kul hakk. Burada birey kendisiyle konuur: Riayet etmeliyim! Dierinde ise ötekiyle: Riayet etmelisin!

Hasl slam'n insann sahip olduunu bildirdii haklarn birçou, insan haklar kavramnn muhtevasnda bulunan birçok unsur ile örtümektedir. Ama kesinlikle bir "aynîlik" söz konusu deildir.

Gördüünüz gibi meseleyi bir yazda özetleyebilecek kadar maharetli deilim. Bu, zaman zaman bu konuya döneceimiz anlamna geliyor…

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
31-12-10
E mail: ebubekirsifil.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ÝNSAN HAKLARI MESELESÝNE MÜSLÜMANCA BAKIÞ
Online Kii: 29
Bu Gn: 737 || Bu Ay: 5.829 || Toplam Ziyareti: 2.928.943 || Toplam Tklanma: 58.614.785