
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 493 |
Epeydir Anadolu’nun muhtelif ehirlerinde sempozyum, çaltay ve konferanslara katlyorum. Toplantlarn konusuna göre müzakere edilen meseleler deiiyor. Ama sohbet derinleip de slam düünce tarihi hakknda deerlendirmelere gelince istikrarl bir ekilde baz sorulara muhatap oluyorum. Bu sorulardan biri, Gazzâlî’nin filozoflar eletirip tekfir etmesi nedeniyle on üçüncü yüzyldan itibaren slam dünyasnda felsefenin Müslümanlarn gündeminden kalkp kalkmad sorusu. Soruyu soranlar, meramlarn soru formunda dile getirseler de ekseriyetle soru sorma niyetinde deiller. Eskilerin tabiriyle istifhâm- inkârî kabilinden yani reddetmek için soruyorlar.
Bu iddia geçen yüzylda oryantalistler tarafndan ortaya atld. Aslnda slam dünyasnn bilim ve teknolojide Bat’dan geri kalmasnn makul bir izahn yapmak için gelitirilen açklamalardan biriydi. Gazzâlî’nin eletirileri ve öhreti dikkate alndnda ilk bata makul görünen bu iddia, Bat’dan ziyade, geri kalmln izahna dair bir hikayeye ihtiyaç duyan slam dünyasnda karlk buldu ve yaygnlk kazand. Fakat bizzat bu iddiay ortaya atanlar, bir hipotezi hatta tahmini sanki aratrma sonucuymu gibi takdim ettiler. Bu iddia gerçekten Gazzâlî’nin öhreti dikkate alnarak yaplm bir tahmindi, zira Gazzâlî sonras döneme dair bir çalmaya dayanmyordu. ddiann ortaya atld zamanlar brakn Gazzâlî sonras döneme dair çalmalar bu dönemde yaayan ahslarn ve kaleme alnm eserlerin dahi salam bir listesi yoktu. On üçüncü yüzyl ve sonrasnda felsefe, kelam ve tasavvuf alannda kaleme alnm eserlerin yüzde doksandan fazlas yazmayd. Yaynlanm olanlar da Osmanl’nn son döneminde baslm olan eserlerdi. Bunlar ise sadece medrese müfredatnda yer alan ve çokça tedavülü bulunan eserlerdi.
Onca zaman geçmesine ramen imdi bile on üçüncü yüzyl ve sonrasna yani slam’n son sekiz yüzylna dair çok az çalma var. Dolaysyla Gazzâlî’nin slam tarihinde felsefe ve bilimlerin kötürümlemesine yol açt iddias, slam’da felsefe ve düüncenin tarihine yönelik hiçbir ciddi çalmada desteklenemedi. Son otuz ylda Batl akademisyenler de bu iddialarndan vazgeçtiler ve slam düünce tarihinde müteahhirûn (sonrakiler) dönemi ad verilen Gazzâlî sonras döneme dair çalmalara arlk vermeye baladlar. slam dünyasnda da genel olarak sonraki döneme dair çalmalarn hz kazand söylenebilir.
Laf dolatrmadan söylemek gerekirse özelde Gazzâlî genelde slam düünce tarihi hakkndaki bu iddia, kelimenin tam anlamyla bo bir söylentiden ibaret. Normalde böylesi bir iddia ileri sürebilmek için Selçuklu, lhanl, Memlüklü, Babürlü, Safevi ve Osmanl devletlerinin hâkim olduu dönemlere tekabül eden bu zaman diliminin hallaç pamuu gibi atlarak belli bal eserlerinin yaynlamas, müstakil çalmalara konu olmas, tarihsel sürecin nasl okunacana dair farkl yaklamlarn gelitirilmesi gerekir. Oysa söz konusu zaman diliminde üretilen binlerce eseri brakn tetkik etmeyi adn dahi okumaktan aciz insanlar, slam düünce tarihi hakknda ileri geri konumay kendilerine hak görüyorlar. Dahas, öyle saplantl davranyorlar ki bilimsel çalmalarn sonuçlarn dikkate almaya dahi tenezzül etmiyorlar. Bu sebeple de slam’da felsefenin veya genel olarak bilimlerin ve teorik düüncenin tarihine yönelik hastalkl tavrlar beslemeye devam ediyorlar. Halbuki bu dönemde yazlan eserler hakknda ahsi okumalarn biraz deritiren bir kii bile tartmaya yer brakmayacak ekilde unlar görür:
(i) Gazzâlî sonras dönemin asl etkili ahsiyeti Gazzâlî deildir, felsefe ve kelam gelenekleri söz konusu olduundan Fahreddin er-Râzî, tasavvuf gelenei söz konusu olduunda Muhyiddin bnü’l-Arabî’dir.
(ii) Gazzâlî’nin felsefe eletirileri, felsefenin kötürümlemesine deil, muhtemelen onun da tahmin etmedii ekilde yaygnlamasna yol açm, felsefe-kelam ve felsefe-tasavvuf irtibatlarn güçlendirmitir. Felsefî bilimler o zamana dek dünyada tarihinde görülmedik seviyede yaygnlk kazanmtr. Bu durumun düünce tarihimiz açsndan olumlu ve olumsuz sonuçlar olabilir, ayrca konuulmas gerekir.
(iii) Gazzâlî sonrasnda Fahreddin er-Râzî’nin eletirileri ve bnü’l-Arabî’nin yorumlar felsefe tartmalarn canlandrm, daha önce bn Sînâ elinde olgunlaan klasik felsefe yeni bir döneme girmitir. slam düünce tarihinde “tahkik dönemi” ad verilen ve Bat bilimiyle karlatmz zamanlara kadar etkisini sürdüren yeni bir evre balamtr.
(iv) Gelenekler aras olanca yaknlamaya ramen saf kelam, tasavvuf ve felsefe eserleri yazlmaya devam etmi, her alan kendi özgün kiiliini korumutur. Bu eserler, ihtiyaca göre kaleme alndndan telif, erh, hâiye, risale gibi farkl formlarda kaleme alnmtr. Bütün eserleri ayn kefeye koyarak deerlendirmek yanl anlamalara yol açmaktadr.
(v) Bilimler ve sanatlara yatrm yapan bütün büyük devletlerin zirveyi temsil ettikleri bir dönem olur. Önceki dönemde olduu gibi Gazzâlî sonrasnda da Selçuklular, lhanllar, Memlükler, Osmanllar, Safevîler ve Babürlüler de bilimsel çalmalara yatrm yapmlar, hakimiyetlerinin bir döneminde slam dünyasnn tamamnda tannan ve etkili olan filozof ve âlimler yetitirmilerdir. Mesela lhanllar on üçüncü yüzyln ikinci yarsnda güney Azerbaycan’da sonraki dönemlere derinden tesir eden ilmi çalmalar desteklediler. Ezamanl olarak Anadolu Selçuklular Konya’y Urmevî, Mevlâna ve Konevî büyük düünürlerin bulunduu bir ilim havzasna dönütürdüler. Osmanllar on beinci yüzyln son çeyreinden on yedinci yüzyln sonuna kadar slam dünyasnda etkili olan Hocâzâde, Hatibzâde, Kemalpaazâde, Ebussuûd Efendi ve Taköprîzâde gibi filozof ve âlimler yetitirmitir. Babürlüler Siyâlkûtî ve mâm Rabbânî gibi filozof ve âlimler yetitirmitir.
Bu maddeleri biraz daha ayrntya girerek artrmak da mümkün. Hal böyleyken bir Gazzâlî teranesi tutturup okumaktan aciz olduumuz devasa literatürü mahkûm etme kolayclndan kendimizi kurtarmamz gerekir. Fakat bu sorun münhasran ilahiyatçlarn sorunu olarak deerlendirildii sürece çözülmesi çok bir gibi görünüyor. Çözüm urunda mesafe katetmek için Türkiye’de düünce tarihi çalmalar Bat merkezcilikten kurtarlp sahici bir zemine oturtulmaldr. Bu amaçla üniversitelerimizin düünce tarihiyle ilgili bölümlerinin bak açlarnn sorgulanmas, tashih edilmesi ve akademik düzenlerinin yeniden yaplandrlmas gerekmektedir.
Yazar: Ömer Türker |
26-05-25 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||