HALEB'E DÖNÜŞ

Halep, 12 Aralık 2016'da Rus ve İran destekli Esed ordusu tarafından düÅŸürülmüÅŸtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasım 2024'te geri alındı.

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
"Her kim selefin bilmediği bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Çünkü din tamamlanmıştır (Maide, 3) O gün din olmayan şey bugün de din değildir."
İmam Mâlik
Kategori : / PORTRELER
Okunma Sayısı: 374
Yazar: Turgay Yerlikaya
Arı kovanına çomak sokmak: Mete Tunçay’a dair

Arı kovanına çomak sokmak: Mete Tunçay’a dairErken Cumhuriyetten bu yana resmi tarihin anlatıları üzerinden oluÅŸan kalıplar, yakın dönemi anlamamızı zorlaÅŸtıran bir etki yaratıyor hiç kuÅŸkusuz. Klasik anlatılar ve baskın paradigmanın, devletin ideolojik aygıtları üzerinden inÅŸa edilmesi, farklı anlatı ve yaklaşımları da baskılamıştır. Bu nedenle son yüz yıllık hikayemizi farklı boyutlarıyla anlama ve anlamlandırma arayışları birtakım engellerle karşılaÅŸmış ve resmi tarih anlatısı, farklı perspektiflere imkan tanımayan katı ve doktriner bir hal almıştır. Resmi tarihin hilafına eleÅŸtirel birtakım çalışmalar söz konusu olsa da bu çalışmalar hamaset ve aşırılıklarla malul olmuÅŸ ve resmi anlatı kendisini her seferinde yeniden üretmiÅŸtir.

ELEŞTİREL TARİH PERSPEKTİFİ

Bu baÄŸlamda 12 Eylül 1980 darbesinin hemen akabinde eleÅŸtirel tarih çalışmaları açısından yeni bir pencere açan Mete Tunçay, hem mikro tarih alanına dair yeni çalışmalar yapmış hem de yakın döneme iliÅŸkin farklı perspektifler geliÅŸtirmiÅŸtir. Tek parti gibi netameli bir alana oldukça kritik bir dönemde temas eden Tunçay’ın çalışmaları, arı kovanına çomak sokmak olarak yorumlanabilir. Bu konuda Tunçay’ın magnum opus’u sayılabilecek bir eser olan “Türkiye’de Tek Parti Yönetiminin Kurulması” baÅŸlıklı çalışma, post-Kemalist literatürün hem esin hem de kurucu kaynaklarından biri olmuÅŸtur.

Biyografik olarak da tek parti döneminin içine doÄŸan Mete Tunçay’ın bu konudaki en önemli cesareti, kültleÅŸme ile ilgili vurguları idi. Özellikle Atatürk üzerinden oluÅŸan kültün ciddi bir sınırlılık ürettiÄŸi ve sonraki tartışmaların da bu eksen üzerine bina edildiÄŸi Tunçay’ın temel tartışmalarından biriydi. Bu kültün on yıllar boyunca inÅŸa ettiÄŸi hikayeye bir alternatif önermek sadece Tunçay’ın cesaret edebileceÄŸi bir ÅŸey deÄŸildi kendi ifadesiyle. Kendisinden sonra gelen ya da daha edebi bir ifadeyle onun paltosundan çıkanlar da bu cesaret yükünü paylaÅŸmış ve yakın tarihin farklı boyutlarına dair bütünlüklü bir perspektif ortaya çıkmıştır.

Tek parti dönemine dair Tunçay’ın cesaret edebildiÄŸi ve arı kovanına çomak soktuÄŸu temalardan biri de İstiklal Mahkemeleri idi. Mahkemelerin her türlü muhalif sesi bastırmaya dönük bir araç haline dönüÅŸtürüldüÄŸü ortamda, Tunçay’ın ifadesiyle bu mahkemeler marifetiyle herkesin “ipin soÄŸukluÄŸunu” hissetmesi temin edildi. Akabinde, 1925 Takrir-i Sükun ile baÅŸlayan sürecin Türk siyasi tarihi açısından ayrı bir dönemin baÅŸlangıcına iÅŸaret ettiÄŸi ve bu tarihten sonra hiç bir ÅŸeyin eskisi gibi olmadığını ifade etmesi de önemli idi.

TEK PARTİ ANALİZLERİ

Cumhuriyet devrimleri ve tek partinin bu konudaki tavrı üzerine eleÅŸtirel bir tutum alan Tunçay, modernleÅŸme ve alfabe arasında kurulan iliÅŸkiyi de eleÅŸtiriyordu. Dil ve tarih konularında yapılan çalışmaların niteliÄŸine iliÅŸkin bir tartışmanın yanı sıra bu çalışmaların bir kimliÄŸin inÅŸa ediliÅŸindeki rolüne dair de bir perspektif ortaya koyuyordu. Aşırılıklar üzerinden ortaya koyulan tek parti performansının farklı veçhelerine iliÅŸkin yeni pencereler açan Tunçay’ın tek parti çalışmasını teÅŸvik eden sol akımlar da yine onun kaleminden Türkiye’nin akademik birikimine sunuldu.

Türkiye’de Sol Akımlar ve EleÅŸtirel Tarih Yazıları gibi telif eserlerin dışında Tunçay’ın karakterine sirayet edecek derecede Popper hayranlığı, onun tarzını da etkilemiÅŸtir. Katı ve dogmatik her türlü düÅŸünceye mesafe geliÅŸtiren Tunçay’ın farklı ideolojik gruplarla kurduÄŸu iliÅŸki, onun saygınlığını artıran bir husustu. Açık Toplum ve DüÅŸmanları gibi best seller bir eserini tercüme etmesinin yanı sıra İngiltere’de bulunduÄŸu dönemlerde Popper’dan ders alması, hiç kuÅŸkusuz akademik serüveni açısından büyük önem taşımaktadır.

Mahalleler arası temas ve hür fikrin yayılımı açısından önemli katkılar ortaya koyan Tunçay’ın yakın dönemi anlatan kitaplarının dışında, Türkiye’nin sıcak tartışmalarına dair verdiÄŸi röportajlar da çok öÄŸretici idi. 2000’lerin başından itibaren hemen her tartışmada pozisyon izhar etmekten imtina etmeyen Tunçay, 89 yıllık hayatına çok ÅŸey sığdırdı hiç kuÅŸkusuz. Bir röportajında ÅŸöyle diyordu: “İslam muhitinde büyümüÅŸ olmanın bana getirdiÄŸi birtakım ÅŸeyler var. Ben birçok ÅŸeye Bismillah diye baÅŸlarım. KiÅŸiliÄŸimin bir parçası olan ÅŸeylere savaÅŸ açmam manasız. Kendi hesabıma bir cenaze namazı kılınıp, kefenlenip, İslam usullerine göre gömülmekte hiçbir sakınca görmüyorum”. Ve dediÄŸi gibi oldu, bir ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı eÅŸliÄŸinde ebediyete uÄŸurlandı.

Yazının kaynağına ulaÅŸmak için tıklayınız.

Prof. Dr. Mete Tunçay

Yazar: Turgay Yerlikaya
21-08-25
E mail: yenisafak.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
Arı kovanına çomak sokmak: Mete Tunçay’a dair
Online KiÅŸi: 62
Bu Gün: 1294 || Bu Ay: 30.250 || Toplam Ziyaretçi: 3.118.433 || Toplam Tıklanma: 59.390.987