HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TEFEKKÜR / ÝNSAN VE TEFEKKÜR
Okunma Says: 505
Yazar: Ali Osman Aydýn
ÝNSANLAR ÜZERÝNE

NSANLAR ÜZERNEDavranlarmz, alkanlklarmz, amaçlarmz dikkatli bir ekilde gözlemleyerek anlamaya çalyor muyuz?

Neler yediimize, izlediimize, dinlediimize, beendiimize; nasl düündüümüze ve neleri arzu ettiimize dikkat ediyor muyuz?

Eer bunu yapyorsak, yani hayatmz, içinde deney farelerinin dolat bir labirenti yukardan izliyor gibi gözlemliyorsak, kendimizle ilgili baz eyleri görmemiz daha da kolaylaacaktr.

ayet bunu yapyorsak, i hayatmza “hrsn”, ilikilerimize “hükmetmenin”, genel anlamda hayatmza da “baar” arzusunun hakim olduunu kolaylkla görürüz.

Hrs, hükmetme ve baar...

Hrsn altnda açgözlülük, yetinmezlik, kendini olduundan daha önemli görme, ötekine duyulan kskançlk, kibir ve öfke gibi duygular yatar.

Bir eyi hrsla istemek, kaçnlmaz olarak hayatmz ve ilikilerimizi bir çatma alanna dönütürür.

Tolstoy “nsana Lazm Olan Toprak” öyküsünde böyle bir karakteri baaryla anlatr. Her sahip olma frsatnn üzerine atlayan bir adam, bu atlganl sayesinde hatr saylr bir servet edinir fakat bir gün, o güne dek kazandklarndan daha fazlasna sahip olabileceine inand son frsat kaçrmak istemediinde, kendi ayaklaryla korkunç sonunu hazrlar. Gün sonuna kadar, ne kadar büyük bir arazide daire çizerse o kadar çok topraa sahip olacan düünen adam, kalbi duruncaya kadar koar ve gün batmnda küçük bir mezara defnedilir.  

Hrs duygusu hayatmz kontrol etmeye baladnda huzur bizi kaçnlmaz olarak terk edecektir. Hrs ile huzur ayn bünyede barnamayacak kadar baka tabiatlara sahiptirler. Huzur yetinmekle ilgilidir, hrs ise daha fazlasn istemekle..

Evet, hrsla elde edilen eyler sayesinde insan mutlu olabilir fakat bu son derece ksa ve geçici bir mutluluk olacaktr. Çünkü hrs, daima daha fazlasn arzu ettii için asla sahip olduu eyin keyfine tam anlamyla varamayacaktr. Bu durum insan tpk Tolstoy’un hikayesinin kahraman gibi sonu gelmeyen bir koudaym gibi devaml bir istek ve tela kasrgas içinde oradan oraya savuracaktr…    

Hükmetmeyi istemek de büyük bir çatma içine sokar insan. Hükmetme arzusu insann ruhsal zayfln bakalar üzerinde otorite kurarak gidermeye çalmasndan kaynaklanyor olabilir. Kimi uyruumuz klmak istiyorsak, onu bir insan olarak göremiyor, nesneletiriyoruz demektir. Bu kii eimiz, çocuumuz, kardeimiz veya anne-babamz da olabilir. Bir insan nesneletirmenin koulu, onun da bizim gibi duygular, ahsiyeti olan bir insan olduunu göz ard etmekten geçer.  

Baarya gelince, o, talihle yaplan öyle büyük bir savatr ki oradan galip ayrlabilirsiniz ama yara almadan asla... 

Hayatmzn üzerinde ilerledii raylar neden bir çatma alannn içinde dolatryor bizi? Hayatmz, neden huzura deil de daha fazla ve daha youn bir çatmaya doru ilerliyor? Neden mutluluk hedefine ancak bu çatma alanlarn geçerek varabileceimizi düünüyoruz? Bunun, içinde yaadmz kültürle bir alakas olabilir mi?  

Önemli psikologlardan Alfred Adler bu çatmann temelinde yatan nedenlerle ilgili öyle bir açklama yapyor: “Tarih ve deneyler bize göstermitir ki, mutluluk yalnzca birinci olmak ya da en üstün olmak demek deildir. Çocua böyle bir ilkeyi telkin etmek onu tek yönlü bir insan haline getirecek, her eyden önce de iyi bir insan olma imkann ortadan kaldracaktr.” 

öyle bir düünelim…

Herkesten önde olma istei, içten içe çoumuzu kemiren bir hastalktr aslnda. Pek çoumuz ilkokul sralarnda tanmzdr bu tuhaf istekle. Yalnzca bir konuda iyi olmak bile yeterli olmaz bazen bize ve sevdiklerimize. Anne ve babas tarafndan “herkesi geçmesi” gerektiiyle ilgili telkin duyan çok insan vardr. Bu, “herkesi geride brakma” tutkusu o kadar ruhumuza iler ki mahallede, okulda balayan bu yar, i hayatmzda, hatta kurduumuz ailelerde bile sürüp gider.

Çou insan tka basa bu hrsla dolu olarak i hayatnda var olur. yerinde kimseyi arkada olarak görmez ve imkân bulursa onlara “hükmetmek” için yanp tutuur. Bencilce hrs nedeniyle çalma arkadalarn çekitirir, kötüler, hata yaparak gözden dümelerini ister. Çünkü ancak bu sayede birincilik yarnda çok gerilerden gelen kendisine yol açlabilecektir…

Bir aile kurmu olmann saadeti tatmin etmez kimilerini… Asl saadet, dier ailelerin sahip olduklarndan daha fazlasna sahip olmaktr. Daha sevgili bir e, daha k bir ev, daha müreffeh artlar ve Instagram’da dierlerinden daha irin görünen bir çocukla, “herkesin geride braklmas” gerektiine dair amaç ihya edilir. Herkes “daha azna” sahip olmadan, mutlu olunamaz bir türlü.           

Baar ancak “herkesi geçerek” elde edilebiliyorsa ve bu da; “herkesin” insani yann görmezden gelmekle, onlar yartaki bir rakip gibi görmekle, onlar geçmek için her türlü yolu mubah kabul etmekle, acmaszlamakla oluyorsa, bunlar tereddüt etmeden yapar bazlar.

yilik baaryla takas edilir.    

Bu gibi insanlar Adler’in dedii gibi tek yönlü, tek boyutlu insanlardr. nsan doasnn zenginliini bencillikle budayarak, bitmeyen ve sürdükçe de hrpalaycl artan bir yar gibi yaarlar hayatlarn. Mutluluu, herkes geçildikten sonra tek bana oturulacak zengin ve leziz bir sofra gibi hayal ederler. O sofrada kendilerinden baka kimseye yer olmadn düünürler. Paylamann esiz hazzn, saaltan yann göremezler. Çünkü baklar geride kalp kalmadklarna; birilerinin kendilerini geçip geçmediine younlamtr. Kimseyi geçmeden de, daha fazlasna sahip olmadan da, daha güzel veya yakkl olmadan da mutlu olunabileceini anlamak istemezler. Sahip olduklar için ükretmek yerine, herkesi geçebilme kudreti vermedii için Allah’n takdirine sitem edip dururlar.       

nsann kendini düünmesi bir dereceye kadar doru ve anlalr bir eydir. Ama insann sadece kendini düünmesi ve baka “herkesi” rakip görmesi salkl bir durum deildir. Bütün bu sorunlarn temeli baar ve mutlulua hastalkl bir anlam yüklememiz olabilir. Yahut en hafif tabiriyle bu ikisinin hayattaki yerini abartyor olabiliriz. Bu konudaki bak açmz deimeden rahatlayamayacamz, normalleemeyeceimiz; huzur, güven ve iyilie eremeyeceimiz kesin. Çünkü bunlar ancak ykc bencillik duygusunu yendiimizde, kendimizden bakasn da olumlu anlamda düünmeye baladmzda, bakalarn geride brakmak hrsndan syrldmzda var olabilirler. 

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ali Osman Aydýn
26-10-25
E mail: yeniakit.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
ÝNSANLAR ÜZERÝNE
Online Kii: 23
Bu Gn: 320 || Bu Ay: 5.413 || Toplam Ziyareti: 2.928.392 || Toplam Tklanma: 58.604.159