
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 310 |
Çaramba günü bu köede yaynlanan yazm, -tam da yazda eletirdiim kesimler tarafndan- tartma ve cedel malzemesine dönütürüldü. “Yanlla dorunun birbirinden net biçimde ayrld ve saflarn netletii vakit” demek olan “furkan günleri” ifadem bilhassa gündem oldu. Yazm “Kürtlerin içine yuva yapm Marksist-Leninist terör örgütü” balamna oturttuum halde, sanki Kürtlerin tamamn ilzam ediyormuum gibi çarptmalara gidildi. Yazdlar, çizdiler, hatta sövüp saydlar…
Yaanan tartmalar uzaktan ve gülümseyerek izledim. Karlkl atmalar vakit israf olarak gördüüm için, tartmalara dâhil olmadm. Hatta “Çk, bir eyler söyle” eklindeki srarl davetlerini de geri çevirdim. Meramm haftada iki kez, burada net bir ekilde ifade ediyorum zaten. Kitaplarm, konferanslarm, katldm programlar vs. düüncelerimi açkladm platformlar olarak ortada. Sürekli insanlarla iç içeyim. Ayrca insaf ve izan sahibi çok geni bir kitle tarafndan, yazmn doru biçimde anlalp yorumlandn da gördüm.
Fakat gelen eletirilerden birini buradan cevaplamam gerekiyor: “Sen son aylarda sürekli Dou Türkistan’ anlatyorsun. Dou Türkistan meselesinin, kendi kazanmlarnn peinde olan Kürtlerin durumundan ne fark var?”
Konu gayet önemli. Gelin, biraz konualm. Bakalm, iki mesele birbirine benziyor mu, benzemiyor mu?
Bölgeye seyahatimden sonra kaleme aldm kitapta da detayl biçimde anlattm üzere: Dou Türkistan’da u anda camiler kapal, ezanlar susturulmu, kadn-erkek herkes için slâmî ölçüler çerçevesinde tesettür ve dinî kisveler tamamen yasak, ehirler kameralarla ve dijital araçlarla gözetim altnda, insanlarn seyahat ve hareket özgürlükleri kat biçimde kstlanm durumda.
kinci olarak, Dou Türkistan 1949’da Çin tarafndan istila edilmeden önce, bölgede 1933 ve 1944’te kurulmu iki ayr “slâm cumhuriyeti” vard. Uygur Türkleri, kendi vatanlarnda kendi devletleri varken igale uradlar.
Ve en önemlisi: Dou Türkistan meselesi, etnik bir konu olmaktan çok, slâmî bir dava. Bakn, Dou Türkistan seyahatim srasnda beni Komünist Çin devleti adna sorgulayan polislerden bazlar Uygur Türkü idi. Sorgu srasnda içimden u soruyu sordum: “Çin için, bu Uygur’u ‘tehlikesiz’ klan ey nedir?” Bu sorunun tek bir cevab vard: Bir Türk’ten slâm’ ve slâm’n kendisine kazandrd bütün deerleri çkardnzda, geride “korkulacak” bir ey kalmyordu. Çin de zaten, esasen Uygur Türkleriyle slâm’n arasn açmaya çalyordu.
Nitekim u satrlar bu çok önemli hakikate binaen yazdm:
“Türkiye’de özellikle son yllarda moda haline gelen bir akm var: Türklüü ve Türkleri tümüyle slâm’dan soyutlayan, slâm’n çeitli tezahürlerini “Arap âdeti” eklinde aalayp dlayan, Türklerin Müslümanla geçiini de “dejenerasyonun balangc” olarak gören bir akm bu. Hatta Karahanl hükümdar Abdulkerim Satuk Bura Han’, srf slâm’la ereflendii için yerin dibine batran ve en ar ifadelerle itham eden yaklamlar mevcut...
Ancak tarihî tecrübe, slâm’dan soyunan ve syrlan Türk’ten geriye sadece ie yaramaz bir posann kaldn göstermektedir. slâmsz Türklüün varaca yer, sadece bir bataklk ve çkmaz sokaktr. Türk’ü insanlk tarihinde güçlü, kymetli ve erefli klan, slâm’la kuand deerlerdir. Bu konu, tartmaya kapal bir hakikattir.
Dou Türkistan ve Uygur davasndan slâm’ ve Müslüman kimliini söküp çkardnzda, geriye herhangi bir ey kalmayacaktr. Uygur Türklerine direni ve mücadele azmini alayan uur, slâm’n ta kendisidir. slâm ve Türklük, Uygurlarda artk birbirinden ayrlmas imkânsz bir hamuleye dönümütür. Uygurlarn kimliinden slâm eksildiinde, millî bünyelerinin çok önemli ve hayatî bir parças da kaybolup gidecektir.” (Kayp Corafyann zinde-Dou Türkistan Seyahatnamesi, s. 135-136)
Ayn cümleleri, kendi milletleri için Müslüman Kürt aydnlarn da kurmasn, kurabilmesini bekliyorum. Geçen yazmdaki çar da aynyd: Irkn, inancnn önüne geçirmemek. Gayet basit ve net bir ey söylüyorum aslnda. Dorusu, söylediimin anlalmadn da düünmüyorum. Sadece “etnik asabiye” galip geliyor. Buyrun, size tartacanz bir kavram daha.
Yazar: Taha Kýlýnç |
17-01-26 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||