
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 473 |
Emanet, “güvenilir olmak, korunmas gereken ey” anlamna gelir. Kur’an- Kerim’de: “Allah size emanetleri ehline vermenizi emreder.” (Nisa Suresi, 58). Bu ayet, emanetin sadece maddi deil, manevi boyutunu da içerdiini gösterir.
nsanlk tarihi boyunca toplumlar ayakta tutan temel deerlerden biri emanettir. Emanet; sadece bir eya, bir para ya da bir görev deildir. Emanet, güvenin somut hâlidir. Güvenin olduu yerde huzur, huzurun olduu yerde adalet, adaletin olduu yerde ise dirlik ve düzen vardr. Bugün dünyann birçok yerinde yaanan ahlâkî çöküün temelinde, emanete kar duyarszlama yatmaktadr. Böyle bir çada Müslüman olmak, emaneti yük deil eref bilen bir duru sergilemeyi gerektirir.
Kur’ân- Kerîm, emaneti insann omuzlarna yüklenen büyük bir sorumluluk olarak tanmlar: “Biz emaneti göklere, yere ve dalara sunduk da onlar bunu yüklenmekten çekindiler; onu insan yüklendi…” (Ahzâb Suresi, 72). Bu ayet, emanetin sradan bir mesele olmadn açkça ortaya koyar. nsan, akl ve iradesiyle emaneti tama sorumluluunu kabul etmitir. Bu nedenle Müslüman, hayat boyunca “emanete sadakat” imtihan içindedir.
Emanet, en geni anlamyla Allah’n insana verdii her eydir. Hayat bir emanettir, beden emanettir, akl emanettir, iman emanettir. Makam emanettir, yetki emanettir, bilgi emanettir. E emanettir. Bir anne ve baba için çocuk, bir öretmen için örenci, bir yönetici için toplum emanettir. Emanetin alan geniledikçe sorumluluk da arlar.
Yüce Allah öyle buyurur: “O müminler ki, emanetlerine ve ahitlerine riayet ederler.”(Müminun Suresi, 8). Peygamber Efendimiz (s.a.v.) emanete verilen deeri u sözle netletirir: “Emaneti olmayann iman yoktur. (Yani olgun mu’min deildir).” (Ahmed b. Hanbel, Müsnedl, c. 3, s. 134) Yukarda ki ayet ve hadis emanetin önemini belirtir. Emanete ihanet eden bir toplumda ibadetler ekle dönüür, sözler içini kaybeder, ilikiler samimiyetini yitirir.
Ne yazk ki çamzda emanet bilinci büyük ölçüde zayflamtr. Görevler kiisel çkar için kullanlr, makamlar sorumluluk deil imtiyaz olarak görülür, yetki adalet yerine yaknla teslim edilir. Bu durum sadece bireysel bir ahlâk sorunu deil, toplumsal bir çöküün habercisidir. Çünkü emanet zedelendiinde, güven de çöker.
slâm, emaneti yalnzca büyük sorumluluklarla snrlamaz. Küçük gibi görünen ayrntlar da emanettir. Söylenen bir söz, paylalan bir sr, verilen bir söz… Hepsi emanet kapsamndadr. Kur’ân bu konuda mü’minleri öyle uyarr: “Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlü’ne hainlik etmeyin; bilerek aranzdaki emanetlere de ihanet etmeyin.” (Enfâl Suresi, 27). Bu ayet, emanete ihanetin sadece insanlara deil, ayn zamanda Allah’a kar bir sorumsuzluk olduunu hatrlatr. Çünkü emaneti veren asl kudret Allah’tr.
Müslümann duruu, emanete yaklamnda açkça görülür. Müslüman, emaneti bakasna yüklenilecek bir külfet olarak deil; kendisini olgunlatran bir sorumluluk olarak görür. Kolay olan deil, doru olan tercih eder. Emanet ehil olana verilmediinde, toplumda adalet yara alr. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) öyle buyurur: “Emanet zayi edildiinde kyameti bekle.” (Buhârî, lim, 2).
Bu hadis, günümüz dünyasna k tutan evrensel bir ölçüdür. Liyakat yerine yaknlk, adalet yerine menfaat tercih edildiinde, emanet zayi olur. Bunun bedelini ise sadece bireyler deil, bütün toplum öder.
Yazar: Süleyman Gülek |
03-02-26 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||