
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 352 |
Tarihçi lber Ortayl 79 yanda vefat etti.
Kendisini özellikle 1996-2004 yllarnda epeyce yakndan tanma imkân buldum.
Mostar Köprüsü’nün açlna beraberce katldk, St. Petersburg-Moskova ve Kiev’de beraberdik. Hatta Petersburg’daki Tatar Camii’nde namaz kldmz hatrlyorum 2000 ylnda.
Yurt içi ve dnda çok sayda toplantya ve Kanal 7’de Süleyman Çobanolu’nun moderatörlük yapt bir tv programna beraberce itirak ettik. Kitaplarn yaynladm, söyleiler yaptm, söyleilerini ve yazlarn kitaplar halinde topladm ve ilk çok satan kitaplarn ben yayna hazrladm. Önsözlerinde bana teekkür etmitir, vs.
lber Ortayl henüz akademik camia dnda fazla tannmayan biriyken söylediklerini önemsemi ve özellikle Osmanl ve Sultan 2. Abdülhamid hakkndaki hükümlerinin ülkemizdeki tarih kültürünün geni kitlelere nakledilmesindeki öneme dikkat çekerek söyleiler yapmtm. Bunlardan biri yayn yönetmeni olduum zlenim dergisinin Temmuz-Austos 1996 tarihli 35-36. saylarnda “Efsane ve sloganlar arasnda bir tarih…” balyla neredilmiti (s. 49-52). Bakn o söyleide neler demi:
“(nsanlarn) Bir ksm ‘biz Osmanl deiliz’ derken, dierleri ‘Osmanl biziz’ diyor. Bu tip bir ayrm sakattr ve mümkün deildir. Ben Avusturya’da ‘Haçllar baka, ben bakaym’ diyen görmedim. Cumhuriyetçiler, Monariye kar olanlar, sosyalist olanlar orada da var ama böyle bir görü yok. Bu saçma bir ayrmdr. (…)
Dier önemli bir nokta da u: Ecnebi Osmanl tarihçisi, tarihe yabanc gözüyle bakar. Bu, dorudur. Peki bugünün Türk’ü hangi gözle bakyor? Bugünün Türk’ünün tarihten bir kopukluu var. Bu kültürle alakal bir ey. O dili bilmiyor, kelime hazinesi zayflam, o dönemin iirini bilmiyor. Biz dedemizle konumaktan aciziz. Bu inklap, kabuk deitirme, uygarlk deitirme deil, bu bir medeniyetsizlik.”
imdi bu sözlerden hangisine itiraz edersiniz?
te o yllarn lber Ortayl’s Osmanlya sahip çkan, redd-i miras edenlere reddiyede bulunan ve Osmanl-Cumhuriyet sürekliliine üzerine basa basa vurgu yapan bir profildi ve ben dâhil dostlarm Osmanlya ve hanedana sahip çkan bu tavr dolaysyla onu destekledik. Hatta bir dostum 90’l yllarn sonlarnda Ortayl’y eletiren bir yaz yazmak istediini söyleyince kendisine ‘lber hoca bize lazm, bizim sesimizi ulatramadmz bir kitleye ulayor, itibarn ypratmayalm’ diye engel olmuluum vardr.
Nihayet yine 90’l yallarn sonlarnda bir sempozyumda Sultan Abdülhamid için sarf ettii u cümle, Cumhurbakanmz Recep Tayyip Erdoan dâhil pek çok aydnda yanklanmtr:
“Bütün dünyann en son hükümdar, tarihî, hukukî, müessese olarak, son üniversel imparator (son Roma imparatoru) II. Abdülhamid Han’dr.” (Mehmet Tosun (haz.), 21. Yüzylda Sultan II. Abdülhamid’e Bak, 2003, s. 116.)
Yukardaki fikirlerini önemseyen biri olarak onlara ihtiyac olan halka ulatrlmas için elimden geleni esirgemedim ve tekrar ediyorum, ilk çok satan kitaplarn nerettim, kendisinden iktibaslarda bulundum, yaz ve konumalarmda resmi tarihin tabularnn krlmas adna bunlar kullandm.
öhret afettir
Ancak…
2000’li yllarn banda balattm yayn patlamasnn ardndan o kadar büyük bir teveccüh oldu ki kendisine, Ortayl 2010’larn bana gelindiinde artk yalnz akademik camiann deil, üniversite örencilerinin ve televizyonlar kanalyla da halkn gözünde “tarihin Einstein” muamelesi görmeye balad. Reklamlara bile çkacak kadar ekranlarn aranan figürü haline geldi, konumaktan okumaya ve yazmaya vakit bulamaz oldu. Yemeyi, içmeyi, gezmeyi, muhabbeti sevdii için de bu hal, onu zehirleyen bir süreci balatt.
Büyük skender’in neden öldüünü sonunda bulmular. 2014’te Yeni Zelandal toksikolog Dr. Leo Schep ve ekibi, Pat Wheatley gibi klasik tarihçilerle ele ele vererek yazdklar makaleyi Clinical Toxicology dergisinde yaymlam ve Büyük skender’in “akçöpleme” bitkisinin suyu içirilerek iki hafta içerisinde yava yava, semptomlar belli edilmeden öldürüldüünü ortaya koymulard. lber Ortayl da medya tarafndan böyle ar ar zehirlendi.
öhrete mi susamt? Belki. Egoist olduu doru. Paray, yemeyi, içmeyi, gezmeyi severdi. yi bir eitim görmü, merak duygusu gelimi biriydi ve birkaç dilde okuyup yazabiliyordu. Ukrayna’da sahneye çknca Rusça deil, Ukraynca konumay yelemesi hepimiz için sürpriz olmutu.
Evet, muhakkak ki donanmlyd ve benim 2000’li yllarn ortalarna kadarki deerlendirmeme göre tefekkür taraf da vard ki tarihçilerin çounda bulunmaz. Fuat Köprülü’den sonra tarihle birlikte düünme örneklerini ortaya koyan biriydi.
Ancak çok deiti; balangçta kendisini youn olarak destekleyen kesimi dlayarak laik, Kemalist kesime teveccüh etti ve zamanla bu taraftaki balantlar zayflad. Popülerlii arttkça marurlat ve nihayet, 7 Ekim’den sonra srail’in Gazze’deki insanlk d katliamlarn knayacana, kalkt, Babala tv’de Ouzhan Uur’un programnda eski sevenleriyle son köprüsünü de kendi azndan çkan u sözlerle imha etti:
“Eskiden Filistinli demek arazi satp yaayan insan demekti. Maalesef kinci Harp’ten önce (yani kinci Dünya Sava öncesinde) o Filistinli tipi arazileri satan ve sattkça Beyrut’ta, Kahire’de yiyip harcayan insan tipiydi.”
Adeta katledilen on binlerce Filistinliye “oh” dercesine pes perdeden küstahl öteden beri bilinmekteydi. Mesela tam da benim Ortayl krlmasnn balad tarih dediim 2004 ylnda hem de Konya’da yapt bir konumada Müslaman halkn gözüne baka baka “Filistinliler Osmanlya ihanetlerinin bedelini ödüyor” diyebilmiti.
Ortayl’nn dram
2024 ubatnda “lber Ortayl’nn dram” balkl yazm ttifak gazetesinde çkmt. Oradan aldm u satrlar tam da bugün söyleyeceklerime ayna tutmaktadr:
“Baz insanlar yaarken ölür. Geldii nokta itibariyle lber Ortayl tarihçiliimiz adna ar bir kayptr.
Nitelikli bir tarihçi kumana ve tefekkür kabiliyetine sahipti ama maalesef “öhret afettir” sözünü kim bilir kaçnc kez dorulamay tercih etti.
2000’li yllarn bana kadar okuruna tarihçilik sahnesini zenginletirecei umudunu zerk eden prltl biriyken “Paray veren düdüü çalar” tezgâhna yuvarland. Velhasl her ota konmann bedelini ödüyor. Zira her devrin çiçei olma arzusu çiçeklik vasfnz da zedeler. (…)
Ancak aradan geçen 20 ylda o kadar savruldu ki, yer yer propagandist bir Kemalist partizana dönütü, yeni yonttuu kalemi eskiden söylediklerini de itibarszlatrd. Osmanoullarnnkine benzer bir dram yaad, yayor... Bir farkla ki bu dram bakas tarafndan dayatlmad: kendisi tercih etti. (…)
Her tarihçi hata edebilir. Maddî bilgi hatalar bir ekilde affedilebilir, çünkü iin bu taraf meslekten tarihçileri ilgilendirir ama insan olmann gerei olan mazlumun yannda olma vasfn kaybetmi birinin ahlakî sorunu da var demektir. Henüz ismi konulmadan hayat söndürülen binlerce Filistinli bebein ahn almayacaktnz.”
Yazar: Mustafa Armaðan |
14-03-26 |
||
| E mail: yeniakit.com | Tweet | ||