
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 2808 |
S-22) Abdülhamit ve Sait Nursi, yaantlar göz önünde bulundurulup kyaslandnda üstünlük bakmndan hangisi daha üstün olabilir? Neden?
Bunun yanl sorulmu bir soru olduunu düünüyorum. Bizler o insanlarn hangisinin Allah indinde daha üstün olduunu tayin ve tesbit mevkiinde deiliz. Herhangi bir hadisede birinin hakl, dierinin haksz olduunu -zahir-i hale bakarak- söyleyebiliriz. Ama birinin dierinden üstün olduunu söylemek bize dümez.
S-23) Sait Nursi'nin siyaset konusundaki açklamas doru bir açklama mdr? Kastedilen nedir? Günümüzdeki siyasetten uzak durma manasnda anlalp uralmamas ne kadar doru bir davrantr? Yanl ise neden yanl bir uygulamadr?
Bediüzzaman'n "siyaset"e bakn doru tesbit etmek için onun bu kelimeye nasl bir anlam yüklediine ve kelimenin geçtii balamlara dikkatlice bakmak gerekir.
Benim tesbit edebildiim kadaryla o, "siyaset" kelimesini birkaç farkl anlam ve balamda kullanmaktadr:
1. Srf dünyevî maksatlarla, doru-yanl, hakl-haksz demeden, kiisel menfaat ekseninde hareket etmek ve bu çerçevede halkn yönetimine talip olmak.
2. Bir ucu dünyann egemen güçlerine dayanan kirli ilikiler üzerine kurulu, gizli, hileli, desiseli ve slam'a ve Müslüman millete kar art niyetli kesimlerin izledii eytanca tarz- hareket.
Ona göre siyasetin kendisi muhataral/riskli bir alandr. Siyasetle itigal eden kiinin niyeti halis olsa bile, bu alana hakim olan ilikiler, dengeler, hatta alann öz yaps adalete, hakkaniyete ve slamî ölçülere tam anlamyla riayete imkân vermemektedir.
Bediüzzaman merhumun "siyasetten uzak durmak"tan kastnn, siyasete taalluk eden her ne varsa ondan kaçnmak eklinde deil, siyasetle bilfiil itigali tercih etmemek olarak anlalmasnn daha doru olacan düünüyorum.
Risale-i Nur'un muhtelif yerlerinde konuyla ilgili olarak söyledikleri bir araya getirildiinde yukarda çizmeye çaltm çerçeveye oturan bir çizginin ortaya çkt görülecektir.
Onun, konuyla ilgili olarak söylediklerinden bir ksmn aaya alyorum:
"Hayat- beeriye bir yolculuktur. u zamanda, Kur'an'n nuruyla gördüm ki, o yol bir batakla girdi. Mülevves ve ufûnetli bir çamur içinde kafile-i beer düe kalka gidiyor. Bir ksm, selâmetli bir yolda gider. Bir ksm, mümkün olduu kadar çamurdan, bataklktan kurtulmak için baz vastalar bulmu. Bir ksm- ekseri o ufûnetli, pis, çamurlu bataklk içinde karanlkta gidiyor. Yüzde yirmisi sarholuk sebebiyle, o pis çamuru misk ü anber zannederek yüzüne gözüne bulatryor... düerek kalkarak gider, tâ boulur. Yüzde sekseni ise, batakl anlar, ufûnetli, pis olduunu hisseder.. fakat mütehayyirdirler, selâmetli yolu göremiyorlar. te bunlara kar iki çare var:
"Birisi: Topuz ile o sarho yirmisini ayltmaktr. kincisi: Bir nur göstermekle mütehayyirlere selâmet yolunu irae etmektir.
"Ben bakyorum ki; yirmiye kar seksen adam, elinde topuz tutuyor. Halbuki o bîçare ve mütehayyir olan seksene kar hakkyla nur gösterilmiyor. Gösterilse de; bir elinde hem sopa, hem nur olduu için emniyetsiz oluyor. Mütehayyir adam "Acaba nurla beni celbedip, topuzla dövmek mi istiyor?" diye tela eder. Hem de bazan ârzalarla topuz krld vakit, nur dahi uçar veya söner.
"te o bataklk ise, gafletkârane ve dalalet-pîe olan sefihane hayat- içtimaiye-i beeriyedir. O sarholar, dalaletle telezzüz eden mütemerridlerdir. O mütehayyir olanlar, dalaletten nefret edenlerdir, fakat çkamyorlar; kurtulmak istiyorlar, yol bulamyorlar.. mütehayyir insanlardr. O topuzlar ise, siyaset cereyanlardr. O nurlar ise, hakaik-i Kur'aniyedir. Nura kar kavga edilmez, ona kar adavet edilmez. Srf eytan- racîmden baka ondan nefret eden olmaz. te ben de nur-u Kur'an elde tutmak için "Eûzü billahi mineeytani vessiyase" deyip, siyaset topuzunu atarak, iki elim ile nura sarldm. Gördüm ki: Siyaset cereyanlarnda hem muvafkta, hem muhalifte o nurlarn âklar var. Bütün siyaset cereyanlarnn ve tarafgirliklerin çok fevkinde ve onlarn garazkârane telakkiyatlarndan müberra ve safi olan bir makamda verilen ders-i Kur'an ve gösterilen envâr- Kur'aniyeden hiçbir taraf ve hiçbir ksm çekinmemek ve ittiham etmemek gerektir. Meer dinsizlii ve zndkay siyaset zannedip ona tarafgirlik eden insan suretinde eytanlar ola veya beer kyafetinde hayvanlar ola..."1
Devam edecek
1 Mektubat, 48-9.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
09-01-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||