
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 3935 |
Ehl-i Sünnet'in her konuda olduu gibi Sahabe konusundaki tutumu da açk ve nettir. Bu konuda herhangi bir problem yok. Problem, u veya bu kesimin/kimsenin Ehl-i Sünnet'in kabullerine aykr düen söz ve iddialarnn halk üzerinde hemen üphe ve tereddütlere yol açmas, "bizim bu konudaki inancmz nasl olmaldr" türünden soru iaretlerine vücut vermesidir. Oysa normal olan, bu ümmetin avamnn dahi itikadî konularda kale gibi salam/sarslmaz bir bilinç ve teslimiyet durumunda olmasdr.
Ehl-i Sünnet, Sahabe'nin tamamn "udul" kabul eder. Bunun anlam -Usulcüler farkl mülahazalarda bulunmu iseler de, hepsinin ortak noktas olarak tesbit edebileceimiz gibi-, onlarn bize bu muazzez dini ve onun kaynaklarn naklederken yalan, hyanet, desise, saptrma türünden herhangi bir tahrif ve tahrip faaliyeti içine girmemi olmas, güvenilirlik vasfna halel getirici nakisalardan uzak bulunmasdr. Onlar tpk Kur'an' bize naklederken olduu gibi, Sünnet'i naklederken de emin/güvenilirdirler.
Ehl-i Sünnet, derece ve fazilet bakmndan Sahabe'nin hepsinin ayn olmadn kabul eder. Onlar arasnda slam'a ilk girenler, hicret edenler, Ehl-i Bedir, Efendimiz (s.a.v)'in ev halk, cennetle müjdelenenler... gibi dierlerinden daha üstün olanlar vardr. bn Sa'd Sahabe'yi 5 tabakaya, el-Hâkim en-Nîsâbûrî 12, Abdülkahir el-Badâdî ise 17 tabakaya ayrarak vermitir.
Ehl-i Sünnet, Sahabe'nin masum ve hatadan masun olduunu iddia etmez. Onlar da beerdir; hata yapar, kusur ilerler. Sahabîlik faziletine sahip olmak ayr, masum/günahsz-hatasz olmak ayrdr. "Sohbet" erefine nail olmas Sahabe'yi günahsz klmayaca gibi, aralarndan -nadiren de olsa- içki içmi, zina etmi... kimselerin çkmas da onlar sradan insanlarn seviyesine indirmez. Onlar farkl klan, "sohbet-i canan"a nailiyetleri, teslimiyet, fedakârlk ve feragatlar, sabr ve gayretleri, en önemlisi de Kur'an ve Sünnet tarafndan methedilmi olmalardr.
Ehl-i Sünnet, Sahabe arasnda cereyan eden üzücü olaylar hakknda dili tutmay ve Kur'an'n örettii gibi, "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmi mü'min kardelerimizi bala; kalplerimizde, iman edenlere kar hiçbir kin brakma! Rabbimiz! üphesiz ki sen Raûf'sun, Rahîm'sin!"1 demeyi esas alr.
Evet, Mu'âviye b. Ebî Süfyân (r.a) Sahabe'nin ileri gelenlerinden, Muhacirlerden veya Ensar'dan deildir. Sffin savanda karsnda yer ald Hz. Ali (r.a)'nin faziletine erimesi ve onunla denk tutulmas imkânszdr; bunu iddia eden de yoktur.
Ancak bütün bunlar, "sahabîlik" vasfn haiz olduunda üphe bulunmayan Mu'âviye (r.a) hakknda ia'y çartran tutumlarn sergilenmesine sessiz kalnabilecei anlamna elbette gelmez.
Ehl-i Sünnet ulema, Mu'âviye (r.a)'n hak halife olan Hz. Ali (r.a)'a bey'at etmemekte ve onunla mukatelede hakl olmadn söylemekten geri durmamtr. Ancak onlar bakalarndan ayran en önemli nokta, ona ya da Sahabe'den herhangi birisine kar saygszlk anlamna gelecek, onlarn manevi ahsiyetlerini rencide edecek tavrlardan uzak durma hassasiyetini daima gözetmi olmalardr.
Tecrübeyle sabittir ki, Sahabe'den herhangi birine ilime tavr, iliilen sahabî ile snrl kalmyor, bakalarna da sirayet ediyor. Söz gelimi bir kimse Hz. Mu'âviye'yi davasnda haksz, zalim, bai... olduu gerekçesiyle hedef tahtasna oturttuu zaman, onun safnda yer alan sahabîleri de kaçnlmaz olarak ayn kategoriye sokacaktr. Bir sonraki admda Hz. Ali (r.a) ile mücadelesinde onun yannda da karsnda da yer almayan, tarafsz kalmay tercih eden -bn Ömer (r.a) gibi- sahabîlere sra gelecektir normal olarak. Tutarllk bunu gerektirir. Zira onlar da iledii zulme sessiz kalm (!) olmakla Mu'âviye (r.a)'nin vebaline ortaklk etmi olacaklardr. Bu silsile bu ekilde uzayp gidecektir...
Bir sonraki yazda Hz. Mu'âviye (r.a) hakkndaki hususi iddialar mercek altna alalm.
1 59/el-Har, 10.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
24-01-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||