
| Kategori : / DÝL KALESÝ | Okunma Says: 3717 |
Ülkemizde, geçmite var olan gelecekte de bamz artacana inandmz ar bir “dil buhran” yaanmaktadr. Halkmz birkaç yüz kelimeyle konumaya mahkum edenler,aydnmza da tedavi imkân olmayan bir “yabanc dil bilme hastal” aladlar. Öyle ki, adam, biyografisini yazarken, bildii yabanc dili belirtmekle kiiliine bir itibar destei aramaktadr. Kendi dilinin gramer kurallarn bilemeyen bir insann, kendi dilinin ses yapsndan haberi olmayan bir aydnn braknz ülkeyi, kendisine hayr olacak mdr? Bence bu soruya cevap aramak meseleyi çözmemize çok önemli katk salayacaktr!..
Dmzdaki ülkelere dikkat ediniz, geri kalm ülkelere ya da gelimekte olanlara, sürekli olarak kendi dillerini empoze etme gayreti içerisindedirler. Bunu niye yaparlar? nsanlar dilleriyle düünülürler de onun için. Bir insan ngilizce örenme gayreti içerisindeyse, evinde, sokakta, i yerinde bu kelimelerle megul olacaktr. Zihnî problemlerini gidermede bu kelimelerden yardm isteyecektir…Emperyalizmin bir baka ekli budur ite!..
Tarihe baknz, Osmanl mparatorluu, Irak’a, Suriye’ye Msr’a, Libya’ya, Cezayir’e gitti. Oradaki insanlar, cehaletin ve airet zulmünün sopasndan korudu. Balkanlar yoluyla Avrupa’ya açld. Viyana’ya kadar gitti, Yunanistan’, Arnavutluk’u, Yugoslavya’y denetimine ald. Buradaki insanlar, kilise’nin, derebeylerin ve yerli ekyann soygunundan korudu. Hiç birisinin de diline dokunmad. Çekilince herkes kendi varln kald yerden sürdürdü. Bu devlet, kald 5-6 asr boyunca her ülkeden ayr ayr her gün bir aileyi asimine edecek yollarla kimliinden uzaklatrsayd, ya da bunlara Osmanlca’y gelime dili olarak empoze etseydi, bugün o topraklarda oralarn sahipliini iddia eden bir adam kalmazd… O, bunu yapmad. Baknz bizim braktmz topraklara giren Franszlar, yllardr Cezayirlilere dayanlmaz aclar çektirdiler. Milyonlarca insann kanna mal olan bir kurtulu mücadelesi vermelerine sebep oldular. Çekilirken o adamlarn kimliini var eden deerleri tahrip etmeyi de ihmal etmediler. imdi Cezayirli Franszca konuan bir zavall parya durumuna dütü ve bu defa kendi içinde dilimlere bölünerek birbirini krmaya balad. Bunun arkasnda dil despotizminin bütün acmaszl vardr.
Bu acmaszl, gelimi ülkelerin “Strateji Uzmanlar”, baka ülkeler üzerinde güç oluturmak için de kullanrlar. Böyle bir hedef uruna bu dil aracna sarlrlar. Baknz, Türkiye’yi dünyadan tecrit edebilmenin en kestirme yolu olarak dili gördüklerini, onlarn içerisinde yetimi, onlar yakndan tanm bir bilim adam nasl anlatyor:
“1953’e kadar, Türk okullarnda tüm dersler üstün vasfl öretmenlerce, Türkçe olarak verilir, örenci, konularn derinliine örenir, en önemlisi sorgulamay,muhakeme etmeyi, düünmeyi örenirdi. Bugün bunlardan eser kalmamtr. Amerikan, ngiliz danmanlarnn ve onlarn güdümünde olanlarn marifetiyle, önemli dersler seçmeli derse dönütürülmü, en kötüsü devlet eliyle, sonra cemaatlerce, sonra kâr güden eitim akbabalarnca, eitim dili ngilizce olan saysz “kolej”ler, benzeri Anadolu liseleri açld. Açk söyleyelim, milletimize yllardr yutturulan bu oyun, “yabanc dille eitim ihaneti”, kendi öz kaynaklarmzla kendimize yaptrlan ngiliz misyonerlii demektir. Yabanc dille eitimde, ne yabanc dil, ne de anlayarak, ezbersiz bilim/fen örenilir. Üstelik örenci Türkçe’yi unutur, millî kültürünü kaybeder dedesini ngiliz holigan (magandas) zannedip dükkannn üstüne ngilizce levha asar. te, bir millet böyle köleletirilir!...” (Oktay Sinanolu, Hedef Türkiye, s.102)
Türkiye yllardr bu “dil bataklnda” boulmaktadr. Dünyann hiçbir yerinde bu tür bir uygulama yoktur. Bu ülkede, kendi dilini bilemeyenlerin yabanc dil örenmek için trilyonlar harcamas, hem kültür acsndan, hem de ekonomik açdan bir soygun düzenine malzeme olmadan öte bir kymet hükmüne sahip olamamaktadr. Liselere konulan ngilizce’nin giderek daha da ön plana çkarlmasyla, kendine göre düünmeyi ve yaamay örenmesi gereken genç çocuklarmz, ahsiyet çözülmesine ettiimizin farknda deiliz. Liseyi, üniversiteyi bitiren gençleri ngiltere’ye, Amerika’ya gönderenler, evlatlarnn ruhunu orada braktklarn anlamaktan uzaktadrlar.. Bu ülkede, imdi “dil modas” var. Yarn o da geçecektir. Elde kalan, ahsiyetinden kendi deerleri alnarak duygu kadavrasna dönütürülmü bir nesil olacaktr.
Gelimi ülkelerin, gelimekte olan ülkeleri sömürgeletirme projesi içerisinde, kontrollerinde tutabilmeleri için millî kimliimizin yumuak karn olan dili seçmeleri tesadüfî deildir. Dille yalnzca konumayz, ayn zamanda düünürüz. Bir eylemin düünce, tasar ve uygulama alanna gelirken önce düünce kaynandan beslenmesinin farknda varanlar, kansz, silahsz, parasz bir propaganda yoluyla ii sonuca götürmeyi daha kazançl olarak görmektedirler. Dil bu alanda, onlar için sonsuz imkânlar veren çok rahat bir çalma alandr. Niye? Çünkü dilini bilirsen i bulacaksn!.. ve a derdinde olan bir millet için, hele oturmu bir millî karakter ölçülerine sadakat duygusu da yoksa neler yaptrlmaz ki…
Bakn son bir yl içinde çok çarpc, bana göre de kahreden iki örnek yaadk: Birisi, bir kzmz “Dünya Güzeli” seçtiler. Bir baka slâm Ülkesi’nde, Nijerya’da düzenlenen yarmaya, Hristiyan edepsizliinin tahrikiyle kan kart. Yarma oradan baka yere alnd. Bu defa, “Siz yarmay kana buladnz, bunu dininiz Müslümanlk için yaptnz, al size bir baka Müslüman ülkeden bir dünya güzeli!” dercesine bizim kzmzla bütün Müslümanlara cevap verdiler. O da yetmedi, bir baka kzmza, yllardr katlp dereceye sokmadklar, Eurovizyon ark Yarmasnda birincilik verdiler. Bu kzmz da onlara “ngilizce ark” okuduu için kazandrld. Bunda da, “Bakn, siz ancak bu dille adam olusunuz, bunu unutmayn ha!” ablonunu üzerimize örtmeyi baardlar.
Batl ve Amerikal artk unun farkndadr, 52 slâm Ülkesi içerisinde, Türkiye bir “lokomotif model”dir.. Türkiye’ye neyi yaptrrlarsa, dierlerine de onu benimsetebileceklerdir. Türkiye, bir medeniyet projesi aldatmacasyla önce dille kültürel çözülmeye çekildi. Arkasndan bu tür ödüllerle kültür krizine sokulacaktr.
Eyup Sultan’da, ortuyla gömlei arasnda, göbeini açk brakan genç kzn ban örterek dua etmesi, bizim nasl bir ahsiyete tuzana çekilmemizi göstermesi bakmndan düündürücü bir fotoraftr. Yarn, “Böyle de Müslüman olunuyor” denilecek ve arkasndan baka talepleri gelecektir… Bu taleplere zihniyet altyapsn hazrlayan da dil’dir!... Diline dikkat etmeyenin kimliine dikkat edeceini düünemiyoruz…
Siyaset zemininde uluslararas hogörü havarilerinin gölgesine girenler, ülkelerinin kaderini peke çekme gibi çok ar bir vebale talip olduklarn bilmelidirler. Kiralanm, aldatlm ya da mangurtlatrlm kalemlerin basksyla insanmzn karakter ufkuna snr çizmeyelim geliniz!...
Yazar: Muhsin Ýlyas Subaþý |
04-02-11 |
||
| E mail: sanatalemi.net | Tweet | ||