HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 3791
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
HAYREDDÝN KARAMAN'IN CEVABINA CEVAP-2

Tavzîhât 2

Daha evvelki bir seri yazda, ele ald birtakm meselelerde Usul zemininde hareket etmediini söylediimden olsa gerek, son tartmada hoca, "kelamn zahiri" hakknda söylediklerimi Usul-i Fkh'taki "zâhir" terimine çekerek bu vadide baz açklamalarda bulundu. et-Teftâzânî'nin "yedullu bi zâhirihî" eklindeki sözü dorudan Usul-i Fkh'taki "zâhir" anlamnda olmayp, günlük dildeki kullanm yanstmaktadr. Bir baka deyile orada geçen "zâhir"den kast, "sözün ilk akla gelen anlam", okuyanda/dinleyende ilk anda çartrd anlam"dr ve Usul-i Fkh'taki "zâhir"le dorudan bir ilgisi yoktur.

Bir an için oradaki "yedullu bi zâhirihî" ifadesinin Usul-i Fkh'taki "zâhir"in delaletini kasdettiini düünsek bile, mesele yine hocann mutlak ifadelerle yanstt gibi deildir. Bizzat et-Teftâzânî, bunun böyle olduunu söylememizi gerektiren bir tavrdadr. O, Sadruerî'a'nn et-Tavdîh'te "zâhir" terimine ilikin olarak söyledikleri hakknda et-Telvîh'te öyle der: "Müellifin sözünün zahiri, "zâhir" teriminin, kendisiyle neyin murad edildiini açkça anlatt (...) görüünün itibara alnacan i'ar etmektedir. u kadar var ki, müteahhirun arasnda mehur olan görüe göre, (...) "zâhir" teriminin, zahir (açk/belirgin) ifade olarak yer ald mana için sevk edilmemi olmas arttr..."1

Bu ksa alnt sadece "zâhir" terimi hakknda et-Teftâzânî'nin, hocann yaptndan farkl bir izah yaptn anlatmakla kalmyor; ayn zamanda "zâhir" kelimesinin her geçtii yerde ayn anlam yüklenmediini de dikkatimize sunuyor. Burada çeviriyi zor anlalacak ekle soktuunu bile bile, iki farkl anlamda kullanld yerler dikkat çeksin diye "zâhir" kelimesini olduu gibi brakmay tercih ettim. Açkça görüldüü gibi, kelimelerinden birisi "sözlük anlam, sözün ilk akla getirdii anlam, ..." diye ifade edebileceimiz bir mana tarken, dieri bir Usul-i Fkh terimi olarak yer almaktadr ve dakik teknik ayrntlarla incelenmitir.

Hiç üphesiz bir terim olarak "zâhir"in ne ifade ettii konusundaki bu izah sadece et-Teftâzânî'ye mahsus bir tesbiti yanstmyor. Konunun Usul kitaplarndan tahkiki kolay olduu için bu noktada yazy alntlara boarak uzatmay gereksiz görüyorum.

Hocann, "Zahirin delaleti her zaman açk olur, ancak tevile ve neshe de açk bulunur. Açk olmayana hafî derler..." eklindeki tesbitine gelince; Usul kitab yazm birisinden beklenen titizlii yanstmadn söylememiz gerekiyor. Zira;

A. Benim sözümde geçen "zâhir"in "açklk" noktasnda mukabili "hafâ" deil, "vuzûh"tur.2

B. Terim olarak "zâhir", delaleti her zaman açk olmad için tevile açk olur.

C. "Hafî"nin "zâhir"in kart olmasna gelince, hafâs (kapall) bizzat lafzn kendisinde mevcutsa bu türlü hafî, zâhirin kart deildir. Hafî'nin, zâhirin kart olduunu söyleyebilmek için hafânn (kapalln) lafzn bizzat kendisinden deil, arzî bir durumdan (d bir etkenden) kaynaklanmas gerekir.3 Çünkü nasl açklk bakmndan "zâhir", ayn kategoride yer alan lafzlarn en zayf ise kapallk bakmndan da hafâs arzî bir etkenden kaynaklanan hafî de ayn kategoride yer alan lafzlarn hafas en zayf olandr...

Hocann bir ifadesi/itham ile bitireyim: "Dini ve Ehl-i sünneti istismar ederek gönüllerimize hakim olmak isteyen, sevmeye mecbur olmadklarmz sevmeye zorlayanlarn errinden Allah bu ümmeti korusun! Allah zalimleri sevmiyor, zalimleri sevenler, Allah'n sevmediklerini sevmi oluyorlar" diyor hoca.

te bu olmad hocam! Gerçekten olmad! Ehl-i Sünnet'i istismar, gerçekten ar bir itham. Buna mukabele ederek meseleyi farkl alanlara çekmeyi hem gereksiz, hem de yakksz buluyorum.

Not: Baz internet sitelerinde benim "Kola haramdr" dediim söylenmi. Ben böyle bir ey söylemedim. Sadece belli bir kola markasnn, gelirini Ümmet'in imhas amac dorultusunda kulland için tüketilmesinin haram olduunu söyledim. Bu sözüm bütün kola markalar için genelletirilmemelidir.

1 et-Teftâzânî, et-Telvîh, I, 232. Ayn ifade müteahhar pek çok Usul kitabnda aynen yer almaktadr.

2 "Zuhûr" ile "vuzûh" arasndaki fark için bkz. et-Telvîh, I, 233.

3 Molla Hüsrev, el-Mir'ât, 106.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dr. Ebubekir Sifil
21-02-11
E mail: milligazete.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
HAYREDDÝN KARAMAN'IN CEVABINA CEVAP-2
Online Kii: 38
Bu Gn: 817 || Bu Ay: 5.909 || Toplam Ziyareti: 2.929.058 || Toplam Tklanma: 58.616.916