HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 4103
Yazar: Murat Türker
DÝNÝ YÜKSELTMEK MÝ, DÝN ÝLE YÜKSELMEK MÝ?

Hz. sa (a.s)’a izâfe edilen o mehur sözden hepimiz haberdarz: “Dar kapy tercih ediniz.”
Sözün asln aratrmak yerine, mazmununa bakmay yeleyenlerin bugüne dâir dersler çkarabilecekleri bir uyar bu…
Neden özellikle ‘bugüne dair’ dedim?
Çünkü sama-soluma ve daha önce kendime bakyor, hep bir ‘geni kap’ aray içinde olduumuzu müahede ediyorum.
Bedel ödemekten kaçn bu ölçüde yaygnlamas size de bir tehlikenin eiinde olduumuz kaygsn ilhâm etmiyor mu?
Zora deil, kolaya talip olanlarn her geçen gün saflar daha da sklatryor oluundan siz de endie etmiyor musunuz?
Yal dünyann türlü türlü içtimâî buhranlarla sarsld u ‘son kavakta’, küresel bir sömürü düzeninin maduru olmu beere çk yolu sunabilecek yegâne nizamn temsilcisi müslümanlarn, ithal söylemlere râm olmalar sizin de vicdannz burkmuyor mu?
Kendi dinamikleri üzerinden bir alternatif üretmesi gerekirken, -sorunun bizâtihi menei olduunu bile bile- mevcut düzen çerçevesinde çözüm arayna giren ehl-i dini gördükçe ümidiniz anmyor mu?
Yaka paça olma zorluundan imtina ettii sistemi, bir parças hâline gelerek deitirebileceini düünen dindarlarn varl, kafanzda soru iaretleri oluturmuyor mu?
*
Geni kapy ihtiyâr ettiimizin veya kolaycla demir attmzn saysz tezâhürü var.
Mevcut yapdan ve gidiattan rahatsz gibi görünüyoruz ama biraz eeleyince, esas problemimizin sistemle deil, sistemin merkezinde yer alamaymzla ilgili olduu tebârüz ediyor.
Zor olan yapp çan putlarna kafa tutacamza, kolay olan seçip ‘uzlama türküleri’ söylüyoruz.
Cârî düzeni bir veri olarak kabulleniyor, üzerinde hareket ettiimiz zemini sorgulamaya yanamyoruz.
Bu yaklam tarznn daha çok i yaptna iman ettiimiz için, küresel dayatmalara meydan okuyan ve “Bu yol, yol deil!” diyen hayrhahlarmz duymazdan geliyoruz.
Belirledii snrlarn dna çkarak söz söyleyenlere hakk- hayat tanmadn gördüümüz kurulu düzenin, bizi neden ba tâc ettii sorusu üzerinde nedense kafa yormuyoruz.
Belki de bu ‘iimize geliyor.’
Çünkü biz, ‘zoru’ sevmiyoruz.
Dönütürme parolasyla yola çktmz halde hzla dönüüyor olduumuzun farkna varamyoruz.
‘Garib’lie iltifat etmiyoruz.
flah olmaz bir oportünizmin bizi sonuca ulatracandan üphe etmediimiz için, ‘dün öyle, bugün böyle’ görünmeyi meziyet sayyoruz.
Bizi zâhiren muvaffak kld için, ilkesizlii ilke edinmekten rahatsz olmuyoruz.
Zulme itiraz lügatlerimizden çkardmz için, bize ve ‘kudsî dâvâmza’ dokunmayan her ylan ‘mâsum’ addediyoruz.
Ve her bir araya geliimizde birbirimize ‘çaly dolamann’ tahidâtn yapyoruz.
*
Söylemlerimizle kendimizi zor duruma düürmeme konusu üzerinde de titizlikle duruyoruz.
Kendimizi ve kilitlendiimiz hedefimizi merkeze aldmz için, hakikati eip bükmeyi strateji olarak olumluyoruz.
Güçlüyle didimeyi sevmediimiz için takiyyeden medet umuyoruz.
Herkese mavi boncuk datyor, frsatn düürdükçe muhataplarmza “Yok birbirimizden farkmz!” bayaln pompalyoruz.
Bazen öyle, bazen böyle’ olmay yaam tarz hâline getiriyoruz.
zah edemeyeceimiz hükümlere yok muâmelesi yapyor, böylece çan egemenlerinin hmndan emin olarak yolumuza devam ediyoruz.
Maddî cihad lügatlerden çkardmzdan, kimse bizim ‘kalemle cihadmzdan’ huylanmyor.
Dinin devlet talebi olmad’ tekerlemesini dilimize doladmzdan, ‘liberal cemaat’ bizi barna basmaktan yüksünmüyor.
Ahkâma, “Bu devirde de bu olur muymu canm!” bayalyla yaklatmzdan, düzenin iplerini elinde bulunduranlar, varlmzdan rahatsz olmuyor.
*
Bunun yannda…
“En büyük hilenin hilesizlik olduunu” unutuyor, müslümanlarn tümünü zan altnda brakacak ucuz uyanklklara tevessül ediyoruz.
Amaçlar gibi araçlarn da merû olmas gerektiine dâir vurgu, sözlerimizi ap hayatlarmza nüfuz edemiyor.
Yalanla dolanla i yapyor; kul hakkn hatrlatanlara, ‘hasm cephenin de ayn hilelere müracaat ettiini’ söyleyerek mukabele ediyoruz.
Deitirmeye talip olduumuz anlayn, zamanla içimizde kök saldn fark edemiyoruz.
lkeli ve dürüst olup zoru baaracamza, duruma ayak uydurup elimizi rahatlatyoruz.
Elimizin altndakilere ‘her hal ve artta ahde vefa’ propagandas yapyor; kendi ihlâllerimizi yüzümüze çarpanlara da, pikince ‘savan hile olduundan’ söz ediyoruz.
*
Peki, ne yaplmal?
Tesir edip etmeyeceini bilmem ama birileri bize dar kapdan da geçilebildiini göstermeli…

Belki “Yeryüzündekilerin çounluuna uyarsan, seni Allah yolundan saptrrlar.” (el-En’am; 6/116) fermân- Sübhânîsini nazara verip, ‘yeryüzündekilerin çounun’ geni kapdan geçmek üzere kuyrukta olduunu bildirmeli…
Ve bize dâvâ adam olmann hakkyla müslüman olmaktan, hakkyla müslüman olmann da önce kelimenin tam anlamyla ‘insan’ olmaktan geçtiini hatrlatmal…
Bir de, dini yükseltmekle, dinin omuzlarna basarak yükselmek arasndaki fark idrâk edebilmemiz için unlar yeniden gündemimize sokmal:
“Verdiiniz sözü yerine getirin; çünkü verilen sözde muhakkak bir sorumluluk vardr.” (el-srâ; 17/34)
{Huzeyfe bnu’l Yeman (ra) dedi ki: "Benim Bedr’e katlmama mâni olan ey udur: Ben ve babam el-Hüseyl ikimiz beraber yola çkmtk. Kurey kâfirleri bizi tuttular ve: "Siz muhakkak Muhammed`in yanna gitmek istiyorsunuz!" dediler. Biz de: "Hayr, ona gitmiyoruz, Medine’ye gitmek istiyoruz!" dedik. Bunun üzerine bizden, Muhammed`in safnda yer alp beraber savamayacamz hususunda Allah’a ahd ve misak aldlar. Biz Medine’ye gelince, durumu Resulullah’a (a.s.m) arz ettik. "Haydi gidin. Biz onlara verdiiniz sözü tutar, onlara kar Allah`tan yardm dileriz!" buyurdular.} (Müslim, Cihad 98) [1]
 
[1] Mürikler, Hz. Huzeyfe (r.a) ve babasn ‘kendilerine kar savamayacaklar sözü alarak’ serbest braktktan sonra, babasyla beraber Allah Resulü’nün (aleyhissalâtuvesselâm) yanna gelen Hz. Huzeyfe (r.a), mü’minlerin aleyhine ciddi bir güç dengesizlii olduunu görünce sözünden cayp, müslümanlarla ayn safta omuz omuza çarpmak ister. te sözünde durmamann sava artlaryla rahatlkla merulatrlabilecei bir durumda bile Allah’n Elçisi (aleyhissalâtuvesselâm), Hz. Huzeyfe’ye (r.a) sözünde durmasn telkin eder. Ve sebepleri ap “Biz onlara verdiiniz sözü tutar, onlara kar Allah`tan yardm dileriz” demek suretiyle de Müsebbibü’l Esbâb’a snr. Günümüz ‘kurnaz’ ve ‘külyutmaz’ müslümanlarnn kulaklar çnlasn!

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Murat Türker
02-03-11
E mail: darulhikme.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
DÝNÝ YÜKSELTMEK MÝ, DÝN ÝLE YÜKSELMEK MÝ?
Online Kii: 22
Bu Gn: 752 || Bu Ay: 5.844 || Toplam Ziyareti: 2.928.971 || Toplam Tklanma: 58.615.509