HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 3678
Yazar: Burak Ertürk
PROTESTANLAÞMA EÐÝLÝMÝ, ÝKTÝDAR, ERBAKAN HOCA VE 'SÝYASET AKADEMÝSÝ' HAKKINDA DAÐINIK NOTLAR-2

ktidar partisinin tertip ettii bir organizasyon olan “Siyaset Akademisi”nin ‘Ders Notlar’nda dikkati çeken bir takm unsurlara temas edeceimizi geçen yazda belirtmi ve bir girizgâh olmas bakmndan mezkȗr notlarn bir-ikisine yer vermitik.

Gerçi önceki yazda da belirttik ama tekrarnda fayda var: Bu meseleyi gündeme getirmekteki amacmz, güncel siyasetin ‘kirli’ spekülasyonlarna bulamak ya da ksr politik çekimelere malzeme olmak deil. Bu tür bir konuyu ileme görüntüsü üzerinden, zmnen herhangi bir siyasȋ pozisyonu öne çkarmak, reklȃmn yapmak veya herhangi bir politik teekkülün ivme kazanmasna mȃni olmak gibi ‘gizli’ amaçlar da tamyoruz.

Esasen bir siyasȋ parti, yani iktidar partisi, hiç gerekmedii halde bu tür netȃmeli nazarȋ konulara giriyor, tabannn ya da toplumun slȃmȋ bir konuda bilincini ekillendirmeye (aslnda bulandrmaya demeliydim!) çalyorsa, ortada siyasetin dnda bir mesele var demektir. Bir siyasȋ teekkül, üzerine vazife olmayan bir hususta bu denli ‘organize’ bir çaba içerisine girmise, ayn mevzuu muhalif bir perspektiften deerlendiren ve bu konuda toplumu bilgilendiren çklar ‘siyaset yapmakla’ ve ‘politikaya alet olmak’la itham etmek, çok da hakkaniyetli bir tutum olmasa gerek…

Birinci yaz üzerinden bana ulaan olumlu ya da olumsuz tenkidleri ve bu yazda zikredeceimiz ders notlarn, bir sonraki yazda deerlendirmeyi düündüümü aktararak sizi mezkȗr notlarla ba baa brakyorum: [1]

“Oryantalistlerin demokrasiyle uyumadn ileri sürdükleri er’i hukukun modern dünyada kamusal yaam düzenleme konusunda yeterli olup olmad konusunu bir kenara brakarak bu hukuk sisteminin içyapsna bakldnda, gerçekte er’i hukukun ilahi deil, beeri özellikler tad; bu yüzden de dokunulmaz kutsal kurallar olmad görülür. Fkh ve usul-i fkhtan müteekkil olan eriat, Peygamberin vefatndan yaklak iki asr sonra oluturulmutur. eriatn ana kayna olan Kur’an ayetleri bütün halinde deil, parça parça yaklak yirmi üç yla yaylarak geldii için, Peygamber döneminde kalplam bir er’i hukuk tesis edilememitir. Peygamber’den sonra sahabe Kur’an’, Sünneti ve kendi aralarndaki icmayi esas alarak hüküm verdii için Abbasiler dönemine kadar er’i hukuk ablonu içinde kalplam bir kurallar dizisi olumamtr. Peygamber döneminden uzun zaman sonra oluturulan eriatn Edille-i er’iye denen, Kur’an, Sünnet, icma ve kyastan oluan dört kayna bulunmaktadr. Bu dört kaynaktan üçü beeri ve kültüreldir. Baka bir deyile Kur’an dndaki üç kaynak ilahi vahye deil beere dayanmaktadr. cma ve kyas zaten Müslümanlarn kendi aralarndaki ittifakna ve kiisel reyine dayand için beeridir. Peygamber’in Sünneti ise Müslüman düünürler arasnda tartma konusu olmaya devam etmektedir. Kur’an’n bizlere bildirdii kadaryla Hz. Peygamber vastasyla gelmi olan vahiy Kur’an’dan ibarettir. Hz. Peygamber yaamnda sergiledii pratikleri Kur’an yorumuna dayandrmtr. Kur’an’n yetersiz kald durumlarda ister istemez kendi içtihadn kullanmtr. Bu içtihatlarda yaad kültürün ve artlarn etkisinin olmas kaçnlmazdr. Ksaca, slam hukukunda yorum (kyas) önemli bir etkinlik olarak yüksek bir deere sahip olmutur. Hatta Hz. Peygamber “ümmetimin ihtilaf rahmettir” diyerek Müslümanlar cesur bir ekilde slami nasslar yorumlamaya tevik etmitir.”

“slam dairesi içinde ortaya çkan anlaylarn tümü bata meru olarak kabul görmü, ancak sonralar iktidar hesaplar yaplnca iilik ve Haricilik gibi baz akmlar heterodoksal bir kimlik kazanarak dlanmtr.”

“slam’n temel esaslar ile kültürler arasndaki geçikenlik gerçekte her zaman tartma konusu olarak var olmaya devam ede gelmitir. Gerek peygamber dönemindeki uygulamalarn bir ksm, gerekse sonraki dönemlerde ulemadan sadr olan yorumlarn büyük bir ksm kültürel özellikler tamaktadrlar. Zamann ve o zamanki toplumlarn ihtiyaçlarna göre olumu izafi normlardr. Arap kültürünün, hadis külliyat ile yedinci-on ikinci yüzyl arasndaki dönemde gelien ulemann yorumlar üzerindeki etkisi kaçnlmazdr. Bu bakmdan bu kaynaklarn altnda olumu normlar slam’n yegane ve nihai, ayn zamanda deimez normlar olarak kabul etmek slam’n zaman ve mekan üstü evrenselliine de gölge düürür.

“slam’n demokrasiyle badamadn ileri sürenlerin ileri sürdükleri iddialardan biri de slam’da kadna verilen yer, yani slam’n kamusal alan erkee, özel yaam alann ise kadna tahsis etmi olmasdr. slam tarihinde kadnn özel yaam alanyla özde tutulduu hususu bir realitedir. Ancak bu slam’n doasndan deil, aksine tarihsel koullardan kaynaklanmaktadr. Kadnn özel yaam alanyla snrlandrlmas gerçei Batl toplumlarda da aa yukar on sekiz ve on dokuzuncu yüzyllara kadar devam edegelmitir. Tarma dayal geleneksel toplumlarda aile neredeyse yaam alannn temelini oluturduu için kadn ister istemez bu alanda yer almaktadr.”

“slam ülkeleri içinde iktisadi, sosyolojik ve siyasi modernleme alanlarnda bir adm daha ilerde gözükmekte olan Türkiye’de kadnlarn kamusal yaam alanyla snrl tutulmasn savunan slami bir yorum söz konusu deildir. Aksine tarikatlardan, cemaatlere uzanan geni bir yelpaze içinde slami kesim kadnlarnn, kzlarnn özellikle modern eitim kurumlaryla (lise, üniversite vs) bütünlemesini, böylece kamusal yaama dâhil olmasn talep etmekte ve bunun için mücadele vermektedir. Dolaysyla geleneksel slam toplumlarnda kadnlarn özel yaam alanyla snrl olmas slam’n bir gerei deil, tarihsel ve sosyolojik artlarn bir gereidir.”

“slam’daki rasyonalizm ve bireycilik (dinin bireysel olarak yorumlanmas anlamnda) Katolik hegemonyaya bakaldran Protestan öncülere ilham kayna tekil etmitir. Nitekim Calvin “kendisini sa’dan çok Muhammed’e yakn hissettiini” slam’n bu özelliinden dolay ifade etmitir.”

“Gerek dört halife zamannda tesis etmi, gerekse daha sonraki yöneticilerin kendi egemenliklerini merulatrma arac olarak kullanm olduklar hilafet kavram dini deil siyasi bir kurumdur. Zaten dört halife döneminden sonra hilafet bir saltanat ve monari eklinde ina edilmitir. Hilafet ilk dönemlerde halkn iradesi ile snrl kalmtr. Dört Halife döneminde Halifeye verilen güç ve yetki bugünkü demokrasilere benzer bir usul ile sadece halktan alnmtr.”

“Hz. Peygamber’den sonra oluan ve ancak yaklak 36 yl devam ettirilebilen hilafet sistemi Kur’an’n asl bir unsuru deil tarihsel, spontane ve de facto olarak ortaya çkm olan bir müessesedir. Dier slam ülkelerinde meydana gelen idari yaplara bakldnda buralarda dönemin artlarna uyulduu ve temas kurulan ülkelerin etkisinde kalnd görülür. Mesela Emevilerin merkezi, bir Akdeniz ülkesi olan Suriye olduu için Emeviler daha çok Bizans etkisinde kalmtr. Bizans’ta ise o tarihlerde devlet maslahatn öne çkaran bir din-devlet ilikisi bulunmaktayd. Bu model Emevilere de geçmi; Emevilerde de devlet maslahat din maslahatnn önünde seyretmitir. Hâlbuki Abbasilerin merkezi, ticaret yollar üzerinde bulunan Irak olduu için Abbasiler daha çok ran etkisinde kalmlard. ran modelinde ise dini etkilere açk bir din-devlet ilikisi bulunmaktayd. ran’daki bu modelin etkisi altnda Abbasilerde devlet, dini etkilere Emevilere göre daha fazla açk olmu; yöneticilerin statüleri tamamen dinsel normlarla merulatrlmtr. Ayn ekilde Osmanl’nn merkezi, Anadolu’nun Bizans’tan kalma bat yakas olduu için imparatorluun kurumlarna sirayet eden ana hatlaryla Bizans kurumlar olmutur. Osmanl’da on altnc yüzyla kadar Selçuklular kanalyla tevarüs eden ran modeli baskndr. Bu tarihlere kadar din maslahat devlet maslahatna baskn geldii gibi, din adamlar (özellikle tarikat eyhleri) devlet yöneticilerinin üzerinde bir konumda bulunmulard. Mesela Yavuz Sultan Selim’e kadar gelen Osmanl Padiahlarnn birer hocas veya eyhi bulunmaktadr. Oysa Osmanl’nn stanbul fethinden sonra tamamen Bizans etkisine girdii on altnc yüzyldan sonraki dönemlerde devlet maslahat din maslahatnn önüne geçtii gibi, din adamlar da devletin altnda bir konumda yer almaya balamlardr.”

“Bu noktadan hareketle Müslümanlarn geçmite ortaya koyduklar siyasal kurum, deer veya pratiklere baknca bunlarn slam’n temel kayna olan Kur’an’dan neet etmekten çok tarihsel koullarda olutuklarn görmekteyiz.”

“slam tarihinde Müslümanlarn baka toplumlarn etkisi altnda bir takm kurumlar ve normlar ihdas etmeleri o tarihlerde slam’dan sapma olarak telakki edilmemitir.

Hiçbir din kendi saf ve otantik özelliini koruyamaz. Hatta dinler kültür ve toplumdan bamsz “saf” özellikler tamazlar. Aksine dini mesajlar belli bir kültür ortam içinde nazil olur ve o kültürün kavramlar ile ifade edilir. Dinlerin younlat ve insana vazettii temel hususlar vardr. Dinler bu temel hususlar bazen yaanm örnek olaylarla, bazen de sembolik bir dil ile zenginletirmekte ve insann dikkatini bu nokta üzerinde younlatrmaktadrlar. Dolaysyla dinsel mesajlar kültürel ifadeler, deerler, semboller ve anlatmlarla sarmalanarak muhatabna ular. Bu özellii göz önünde bulundurulduunda dinlerin daha nüzul esnasnda beeri özellikler tamaya baladklarn görürüz. Hele Hristiyanlk gibi mesaj ve normlar sonradan tevatür ve tevil yoluyla ina edilen dinler daha fazla beeri özellikler tamaktadr. slam, doas gerei kendini hiçbir zaman beerin katksna kapatmamtr. Aksine slam insan aklna hitap ederek kendini ona kabul ettirme sürecinden balar, gene beeri akl ile kendini sosyal hayata aktarr. Hz. Peygamber sahabesinden vali olarak görevlendirdiklerine gittikleri bölgelerde karlaacaklar sorunlar nasl çözeceklerini sorduunda yönetici sahabe “Kur’an, Sünnet ve kendi reyi” eklinde cevap vermitir. Bu husus daha sonralar Müslüman yöneticiler için bir mehaz tekil etmi, böylece yönetime ilikin hususlarda yöneticilerin ahsi reyine geni yer verilmitir. Bu husus sadece yönetimle snrl kalmam, ayn zamanda slam hukukunda da yaanmtr. slam hukuku olarak kabul edilen fkhta icma ve içtihat yoluyla kiisel rey büyük bir önem tamaktadr.”

“Zamann giderek karmak bir hal almas, slam’n yeryüzünde kültürler ötesi bir tarzda gelimesi, Müslümanlarn karlatklar yeni sorunlara çözümler bulabilmesi, ondan da önemlisi slam’n her kültür içinde yaanabilir evrensel bir din olma özellii tayabilmesi ancak bireylerin reyine geni yer verilmesi ve dini normlarn izafi yorumuyla mümkün olabilir. Nitekim slam’n en parlak dönemleri izafi normlarn ve yorumlarn ortaya konabildii ortamlara denk gelmektedir. Gerek itikadî, gerekse amelî sahada çok sayda mezhebin, inann, düünce biçiminin ve yorumun yaplabilmesi bu ortamlarda söz konusu olmutur. Bu tür ortamlarn salad zengin inanç ve düünce temeli üzerinde doal olarak maddi zenginlik ve refah da peyda olabilmitir.”

“Bütün bu konulardaki katklarn dikkate aldmzda Protestanln modern dünyadaki en önemli katksnn dinle devlet arasndaki ilikinin belirlenmesinde görüldüünü söyleyebiliriz. Protestanlkla birlikte gelien sekülerizm veya laiklik dinsel yaam alanyla devlet arasna bir ayrlk duvar koyarak hem seküler özgürlükleri mümkün klmtr, hem de dinsel özgürlükleri. Sekülerizm sayesinde devlet tüm dinler ya da dinler içindeki farkl inançlar karsnda tarafsz olduu için her tür inanç kendisini rahat biçimde ifade edebilmektedir.”

“slam hangi yönetim biçimine daha yakn mesafede durur diye baktmzda gerek Kur’an’da, gerekse Sünette yönetim biçimiyle ilgili gerekli ve yeterli teorik kaynan bulunmadn görmekteyiz. Kur’an’da yönetimin esaslar ve tekilat yaps yerine yönetimle ilgili ahlaki bir kaç ilke zikredilmekle yetinilmitir. Meveret ve adalet yönetimle ilgili zikredilen temel ilkeler olarak karmza çkmaktadr… Hz. Peygamber’in Sünnetinde de yönetimin yapsna yer verilmemi; sadece yöneticilerin adalet, efkat, merhamet gibi ilkelere riayeti ve Allah’a itaati hususunda tavsiyelere yer verilmitir.”

“Kur’an ve Sünnetin yönetimin yapsna ilikin belirleyici ve balayc ilkeler vazetmemi olmas Müslümanlar bu konuda serbest brakm; bunun sonucunda gerek Dört Halife döneminde, gerekse sonraki dönemlerde zamann artlarna veya Müslüman yöneticilerin reylerine göre yönetim yaplar teekkül etmitir. Dört Halife döneminde teekkül eden hilafet tarz yönetim kaynan Kur’an ve Sünetten almaktan çok, sahabenin gösterdii de facto irade ve tercihten almtr. Bununla birlikte Müslümanlar, özellikle yönetime ilikin normlarn ihdasnda ve kurumlarn tesisinde baka toplumlarn etkisinde kalmlardr. Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanllar zamannda yönetimin yaps ve normlar büyük ölçüde slam öncesi Arap, Fars ve Türk töreleri ile Bizans kurumlarna dayanmtr. Dört Halife döneminde icra edilen hilafet modelinin Emevilerle birlikte mülke (saltanata) dönümesi büyük ölçüde ran etkisinde olmutur. Emevilerden balayarak Osmanllara kadar devam eden slam toplumlarnda yönetilen tebaa reaya olarak telakki edilmitir. Bu düünce gerçekte slam’n orijinal kaynaklarndan deil, Dou düüncesinden türemitir. slam toplumlarnn dnda Çin ve Japonya gibi toplumlarda da yönetilen kesim, yönetici tarafndan “güdülen” anlamnda “reaya” kavramyla ifade edilmitir.”

“Gerçekte kulluk gibi bir statüden balamas itibariyle liberalizmden farkl bir çk noktasna sahip olmakla birlikte, slam’n insana tanm olduu temel haklar liberalizmdekiyle aa yukar ayndr. slam, insana yaam, mülkiyet, rz güvenlii, inanç ve teebbüs hürriyeti vermitir. Demokrasinin sosyal kurgusu liberalizme dayanmaktadr. Liberalizm ise bireyi sosyal yaamn merkezi olarak alr ve bütün haklar birey üzerine bina eder. Bireye verdii haklar ise bireyin “insan” olmasna dayandrr.”

“Ayn ekilde slam’daki mülkiyet ve miras anlay liberalizmdekiyle büyük ölçüde benzerlik göstermektedir. Mülkiyet hem slam’da, hem de demokrasinin temeli olan liberal düüncede bireyin yaam kadar kutsal ve masum (müdahale d) bir hak olarak kabul edilmitir.”

“slam’n eitlik kavram ile liberal demokratik eitlik arasnda büyük bir paralellik bulunmaktadr.”

“Liberal deerler üzerinde ina edilen demokrasinin en asli özellii bu sistemin bir sözleme, bir akit esasna dayanm olmasdr. Gerek siyasi yaamda, gerekse iktisadi yaam alannda karlkl tekabüliyet ilkesi liberal demokrasilerin en vazgeçilmez özelliini oluturmaktadr. Akit kavram gerçekte demokrasilerden daha ileri düzeyde slam’da esas alnmtr. slam bireyin Allah ile olan ilikisinden, birbirleriyle olan ilikilerine kadar tüm yaamn akit esasna göre tanzim etmektedir.”

“Bu noktadan yaklald zaman slam’n gerçekte öte dünya için özlem kayna oluturan bir takm atflar barndrmakla birlikte, bu dünyay imar etmeye dönük bir din olduu gerçei ile kar karya kalrz. Max Weber Hristiyanlk, slam, Yahudilik, Budizm ve Konfüçyanizm gibi be dinin bu dünyay imar etmeyi amaçlayan rasyonel dinler olduunu hakl olarak ileri sürmütür. Dünyay imar etmeye mamur dinlerin özellii dünyadaki artlara kar esneme özelliine sahip olmalardr. Bununla birlikte dünyadaki gelimelere kar kaytsz kalmamalardr. slam gerçekte Max Weber’in ifade ettii gibi rasyonel deerler üzerine örülmü bir anlay ikame etmeye çalmtr. Nitekim Hz. Peygamber bu düünceyi bilimi tevik etmek suretiyle deiik vesilelerle ortaya koymutur.”

“Protestan din anlaynn Bat dünyasna getirmi olduu iki deiiklikten biri dinin bireysel olarak yorumlanmas, böylece Ruhban snfnn tekeline son verilmesi; ikincisi ise dini bu dünya için bir motivasyon kayna haline getirmesidir. Bu motivasyon Hristiyan bir müminin çok çalp, tasarruf etmesi ve tasarrufunu yatrma dönütürmesi eklinde ekonomik bir deere dönümütür. slam’n ticaretin önemine, çalmaya, kazanmaya, bakasna muhtaç olmamaya verdii deer esasnda dinin ayn zamanda bu dünya hayatn iyiletirmek için insanlar ne kadar motive edici olduunu da göstermektedir. Hz. Peygamber’in kazancn önemini vurgulayan birçok hadisinden “veren el alan elden daha üstündür” anlamndaki hadisi, bu anlamda manidar bir örnek tekil etmektedir. Müslümanlarn slam’n nüzulünden bir kaç yl sonra Türkistan içlerinden Avrupa ve Afrika içlerine kadar yaylan üç ktada hâkimiyet kuracak duruma gelmesi, slam’n bu dünyay imar etmeye matuf bir dini motivasyon özelliinden kaynaklanmaktadr.  Bu özellikleri göz önünde bulundurulduunda slam’n bu dünyay imar etmeye matuf rasyonel deerlere ne kadar açk olduu açkça anlalmaktadr.”

[1] Siyaset Akademisi Ders Notlar s. 76 vd. Notlar farkl sayfalardan dank olarak seçilmitir. Dileyen tümünü de okuyabilir. Vurgular bize aittir. (B.E.)

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Burak Ertürk
20-03-11
E mail: darulhikme.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
PROTESTANLAÞMA EÐÝLÝMÝ, ÝKTÝDAR, ERBAKAN HOCA VE 'SÝYASET AKADEMÝSÝ' HAKKINDA DAÐINIK NOTLAR-2
Online Kii: 37
Bu Gn: 875 || Bu Ay: 5.967 || Toplam Ziyareti: 2.929.133 || Toplam Tklanma: 58.618.391