
| Kategori : / EDEBÝYAT | Okunma Says: 5014 |
Bülbülün zümrüt tahtnda edebiyat
Mehmet Âkif’in Ankara günlerinde yazp “Bu manzume yazlrken Yunan istilas altndaki topraklarmza, hususiyle Bursa’ya dair elim haberler geliyordu; tetkikine de imkân yoktu” notuyla Safahat’na ald bir iir vardr. “Bülbül” stiklâl Mar’ndan yaklak 3 ay sonra yazlmtr. airin bedbinlik içinde olduu günlerdir:
“Bütün dünyaya küskündüm, dün akam pek bunalmtm”
air, ehirden kaçm, krlarda dolamaya balamtr. Karanln sinesinden fkran uzun bir feryad iitir. Bülbülün aaçlar, talar ürperten sesi airin ruh haline tercüman olur, fakat baka bir duyguyu uyandrr:
- Ein var âiyann var, bahârn var ki beklerdin.
Kyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?
O zümrüt tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun,
Cihânn yurdu hep çinense, çinenmez senin yurdun!
Bu sene ondördüncüsü yaplan “Bursa Edebiyat Günleri” Mehmet Âkif’in bu iirine atfen “Bülbülün zümrüt tahtnda edebiyat” bal ile sunuluyor. Böylece en güzel iirlerinden birini Bursa için yazm olan büyük airimiz, Mehmet Âkif yl dolaysyla yad ediliyor.
Gerçek anlamda “geleneksel” bir faaliyet olan Bursa Edebiyat Günleri’nde “ehir, iir ve ina” bal altnda 5 oturumlu bir sempozyum asl gövdeyi tekil ediyor. Faaliyet edebiyat sohbeti ve iir öleni ile tamamlanyor.
“Osmanl Devleti’nin önsözü” olarak nitelendirilen Bursa gerçek bir ehir, bir medeniyet merkezi. Gerçek bir ehir ilimsiz, fikirsiz, iirsiz, edebiyatsz, sanatsz olmaz.
ehrin, yani Bursa’nn bütün bunlara malik olduunu, tarih boyunca bu unsurlara sahibiyetle temayüz ettiini biliyoruz.
Bursa’nn iiri ve edebiyat. Bursal airler ve yazarlar...
Bursa iiri ve edebiyat. Yani Bursa’y yazan airler ve yazarlar.
ehir denilince, ehir tarihi ve kültürü deyince ilk akla gelen isim bir “evliya”dr! Evliya Çelebi’den söz ediyoruz!
Bu sene ayn zamanda Evliya Çelebi yl. 400 yl sonra onun adn anmadan, onun tavsif ve tanmlarna bakmadan hiçbir tarihi ehrimizden bahsedemememiz tasarrufu bugün de devam eden bir “evliya” olduunun iareti deil midir?
Bu mübarek edebi ahsiyet bütün ehir edebiyatçlarnn üstad.
Elbette klasik edebiyatmzda önemli yeri olan Bursa’nn ehrengizini yazan Lami Çelebi unutulmamal. Modern dönemde ehir ve medeniyet konular üzerine kafa yoran Yahya Kemal’in Osmanl medeniyet telakisinde merkez ehir stanbul’dur. Fakat Bursa’nn hakkn da ketmetmemitir. Onun devamn, Balkanlar’daki bir Osmanl ehrinde, Üsküp’te görecek kadar!
Asl önemlisi, onun hem gerçek ve hem mecazi anlamda talebesi olan Ahmet Hamdi Tanpnar’n üstadn tamamlar ekilde Bursa’ya yönelmesidir.
Onun iir ve nesir ayn ad tayan “Bursa’da zaman” metinleri günümüzde Bursa imajnn, tahayyülünün olumasnda tartmasz birinci derecede öneme sahip. O mimarilerin en ilahisini Bursa’da gördü. Fetih günlerinin saf ne’esini Bursa’da hissetti.
imdi bir rüyadan arta kalmann hüznü içindeyiz!
¥
Sempozyumun ilk oturumu Prof.Dr. Muhammed Nur Doan, Ümit Akta, Safiyüddin Erhan ve brahim Eryiit’le “edebi ina mimari kurgu” konular etrafnda konutuk. Muhammed Nur Doan klasik ebiyatmzn derununa nüfuz eden bir ilim adammz, ayn zamanda air. Ümit Akta, fikir yönü ve edebiyatç kimlii ile biliniyor ama, elektrik mühendisi, brahim Eryiit ise airlii yannda matematik öretmeni. Safiyüddin Erhan, Bursa’nn tarihi eserlerini avucunun içini gibi bilen, onlarn asli yaplarn koruyarak ayakta kalma mücadelesini hayatnn gayesi haline getiren bir uygulamac. Elbette, en fazla dertli olan o idi!
Edebiyat günleri geleneini sürdüren Bursa Büyükehir Belediyesi her türlü takdire layk. Bu sene faaliyetlerin muhtevasn belirleyen Metin Önal Mengüolu ve Cevat Akkanat da teekkürü hak ediyorlar.
¥
Ayn günlerde Bursa’da Türk-slam ehirleri Sempozyumlar’nn”Bursa ehrengizi” program vard. Türk Mimar ve Mühendisleri Birlii’nin düzenledii bu programa “ki Bakent: Türkiye’de Bursa, Türkistan’da Semerkand” balkl bir bildiri ile katldk.
ehre yönelik dikkatlerin younlamas yeni bir yaplanma ve ina süreci içinde olan ülkemiz için bilhassa önemli.
Yazar: D. Mehmet Doðan |
01-05-11 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||
| Falanca | |||
Konuya muhatab olan filozof sair hakkinda reddiye |
Tarih : 07-05-12 | ||
EDÝTÖRÜN NOTU: Deðerli okuyucumuz, Okuduðunuz ve zengin bir malumat sahibi olduðunuz belli. Yorumlar bölümünü belli sayýda karakterle sýnýrlamadýysak da yorumunuzu daha kýsa ifade edebilir misiniz? O kadar uzun yazmak istiyorsanýz, o zaman müstakil yazý olarak gönderiniz deðerlendirmeye alalým. Selam ve hürmetler. |
|||
| Filanca | |||
Talep |
Tarih : 06-05-12 | ||
"Falanca"nýn yazýðý yorum. Yazarýn yazýsýndan daha deðerli. Falanca'dan daha manþetten yazýlar okumayý umut ediyoruz. Anlaþýlýyor ki dinde teceddüt alçaklýðýnýn kozmik psikolojisini iyi biliyor. Ýstifade etmek istiyoruz. |
|||
| falanca | |||
yazýdaki bir þair hakkýnda |
Tarih : 06-05-12 | ||
Selamun Aleykum, yazýda sözü geçen matematik ogretmeni sayin Ibrahim Eryigit bey, bir siirinde Muaviye (rahmetullahu aleyh) hakkinda cok agir bir siir yazmis, (kezalik siirlerinde Kur'an-i Kerimi siirsel sekilde mealine yeltenmektedir) tipki Siiler gibi Muaviye(ra) hakaret etmis ve Nemrut ve Firavun ile ayni kategoriye koymaktadir hatta yazdigimiz reddiye de bize cevaben sunu demistir. Kopyaliyorum: April 29 Ibrahim Eryigit (Muaviye nemruttan ve Firavun'dan daha igrenctir bana göre"...) Ibrahim beyin bu kadar taassupca ve fundamentalist Sia yaklasimi sergilemesini hayretler icinde gordum. Ayrica yeni icad ettikleri bir ekol var ki, akillara ziyan.."Kur'an mezhebi" dedikleri, icinde Sunnet olmayan bir olusum ve bu olusumun basini da M.islamoglu cekmektedir. sayin Eryigit yine gorusunde sunu demektedir: yazdigini aynen kopyaliyorum: ("Kur'an dururken baþka þeyle oyalanmam ben. Ayrýca beni tanýyanlar bilirler asla kibirli olmadýðýmý. Cemaleddin Afganý, Muhammed Abduh ve Resit Rýza Ufuk açan büyük ýslam alimleridir.")..abduh ve efgani hakkinda ileri geri konusan kisileride kendileri ve onderleri M.islamoglu nun edep ölçülerini çiðner sekilde su nitelendirmesine ve hakaretine maruz kalmaktadir: "sizler o alimlerin tuvalet kagidi olamazsiniz" gibi hayadan edebten ve ihlastan yoksun tavir icine girebiliyorlar. Ayrica bu protestan islamci sayin Eryigit ve bu ekolun Onderleri Mustafa Islamoglu mezhepler hakkinda ve Sunnet hakkinda sarik, sakal, salvar tesbih ve hicbir anlam ifade etmeyen gelenekselciliktir diyor hatta bir yazisinda soyle demistir: "Kuranýn belirlediði kurallar bana yetiyor ki , uydurma kurallara niye uyayým? Mezhebim yok benim. Mezhep de ne ola ki erkanlarla da isim olmaz benim. Kýsacasý bir mümine Kuran yeter, mümin olamamýþsa bir sürü uyduruk kuralýn pesinden kosabilir tabi.." bu sahsa gore Mezhep, Fikih, Hadis vs.uyduruk kurallar Allah muhafaza.. Bu sapitanlari ve saptiranlari ve bir ucu abduha ve efgani'ye dayanan neo-harici ve neo-mutezile akimin bagnazliklarindan ve demogojik etkisinden genclerimizi koruyalim InsaAllah... saygilarimla |
|||