
| Kategori : / ÞU GÝDENLER (Tasavvuf Büyüklerinden Levhalar) | Okunma Says: 32694 |

Altun Silsile'nin 32. Halkas Salâhuddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s.)Buharaldr. Nemengan’n Tus ehrinde dünyâya gelmi bir Özbek Türk'üdür. eyh Mazhar an Cân- Cânân (k.s.) Hazretleri'nin en büyük halifesi idiler. Altun Silsile'nin büyük rütbesi ve 32’nci halkasdr.
Devaml istirak hâlinde, zamânn kutbu ve tayy-i mekân sâhibi idiler. Sabah namazlarnn ekserîsini bu sûretle, yâni tayy-i mekân ile Kâ'be-i Muazzama’da klarlard.
Mekke erîfi Hüseyin'in ngilizlerle anlaarak Osmanl Devleti'ne ihânet ettii 1. Dünya Harbi yllarnda eyh Salâhuddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s.) son haclarn da îfâ etmek üzere Mekke-i Mükerreme'de bulunuyorlar idi. eriflik iddiasndaki bu hâin, kendilerinin pek çok kerâmetlerini duymu ve onu îtibâr edilir bir zât olarak tanmtr.
Bu münâsebetle kendisinden korkarak hapsettirdi. Kaplara kaln zincir vurdurdu. eyh Salâhuddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s.) kaln zincirleri krmak sûretiyle hapishâne kaplarn açp oradan kurtulma kerâmetini gösterdiler. Ertesi gün Altunoluk üzerine çkp Evrâd- Fethiye’yi okumaya baladlar. erif Hüseyin kendilerini tekrar yakalatt, bu defa çok daha sk tedbirler aldrd ve tekrar hapishaneye koydurttu.
Salâhüddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s.) zincirleri tekrar parçalayp hapishaneden çkt.
Bunu duyan erif Hüseyin, onunmemlekete kaçmamas için çok sk tedbirler aldrd. Bütün yollar tutuldu. Bütün bunlara ramen Salâhüddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s.) Cidde’ den hareket eden bir gemiye aile efrâd ile birlikte binerek memleketine dönmek üzere yola çkt. Bu haber duyulunca gemi tepeden trnaa arand; fakat buna ramen gemide bulunamad.
Hz. Pîr (k.s.) bu gemi ile memleketlerine sa sâlim döndüler. ngilizler tarafndan geminin yanaaca limana, bulunup yakalanmas için telgrafla emirler verildi ise de yine bulunamad. erif Hüseyin kendilerini buldurmak için bütün Hicaz' alt üst etti. Salâhüddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn bunu bildikleri için ona u mânâl telgraf çektiler:
- Sa sâlim memleketime döndüm, bouna zahmet çekmeyiniz...
***
Kerâmetleri saylamayacak kadar çoktur.
Sultan II. Abdulhamîd Han zamânnda stanbul’u terîf ettiler ve Sultan tarafndan bizzat kabul edilerek sarayn misâfiri oldular. Sultan II. Abdülhamid Han Hz. le birlikte o zaman henüz medresede talebe olan Ebu-l Fârûk Süleymân Hilmî Silistrevî Hz. lerine Nakibendî yolunu tâlim buyurdular ve bir müddet stanbul'da kaldlar.
Ezelî takdir îcâb kendisinden sonra Altun Silsile'nin 33. halkasn tekil edecek olan Ebu-l Fârûk Süleymân Hilmî Silistrevî Hz. lerinin terakkî ve tâlimini têmin ettiler.
20. asrn balarnda bu ziyâretler esnâsnda Osmanl Devleti'nin bana gelen ve ileride gelmesi mukadder büyük felâketler sebebiyle pek çok duâ ve ilticâlarda bulundular. Defalarca erba'în çkardlar, Cenâb- Hakk'a yalvardlar; fakat bütün bunlara ramen Ümmet-i Muhammed’in, üzerine gelmekte olan belâlar hak ettiinden kader-i lâhî’nin tahakkuk edeceini ve bunun önüne geçilmesinin mümkün olmayacan Sultan'a îzah buyurdular. Bu sebepledir ki Sultan Abdülhamîd Han Hz. leri bir ihtilâl ile tahttan indirildiinde ihtilâlcilere kar koymam “Zâlike takdîru'l- Azizi'l- Alîm” âyetini okumakla iktifâ etmilerdir.
***
Salâhüddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s.) saraya misâfir olduu günler stanbul'un en mühim ziyâretgâhlarndan olan Eyyüb Sultan (Ebû Eyyûb el- Ensârî) Hazretleri'nin kabrini ziyaret ettiler. Emrine saray tarafndan tahsis edilen araba ile Eyyüb Sultan’a giderken Haliç kenarnda Yâ Vedûd Baba'nn türbesini ve o türbeye inen füyûzât- lâhiyye'yi görünce hayretlerini ifade ettiler:
-Bu zât kimdir? diye sordular.
Kendilerine,
-Evliyâdan Yâ Vedûd Baba'dr, cevab verildi.
Ziyâretten dönülerinde tekrar ayn yerden geçerken ayn suali tekrar ettiler. Bunun üzerine maiyetindekiler ‘Efendi Hazretleri gaalibâ ihtiyarlndan, az önce sorduunu ve bizim söylediimizi unuttu.’ diye içlerinden geçirdiler.
Salâhüddîn Hz. ise onlarn iç hâllerine vâkf oldular. Bunun üzerine bindikleri arabann tekerleinden bir miktar toprak alarak:
- u sizin dünyânzdan gözlerime biraz toprak serpeyim de bâri gördüklerimi bir daha unutmayaym, buyurdular.
Salâhüddîn Hz. devaml istirak hâlinde “Müstarakyne fî zâtillâh" makaamnda olduklar için bu sözleri ile insanlarca mühim görülen pek çok eye ehemmiyet vermediini îzah buyurmu oluyorlard.
Halîfelerinden Mirza Abdurrahim Efendi'yi (Tesbihçi Baba) stanbul'da Ebu-l Fârûk Süleymân Hilmî Silistrevî Hz.lerinin yanna brakarak Buhara'ya dönen Salâhüddîn Hazretleri, ömrünün son yllarn Buhara'da geçirmi ve orada vefât etmitir.
Kabr-i erifleri Buhara'da yüksek bir tepe üzerindedir. (Yeni aratrmalar neticesinde bu bilginin yanl olduu ortaya çkt. Kabr-i erifleri Krgzistan'n O ehrindedir. "Dorulu")
(Kaddesellahü Sirrahü'l-azîz)
Süleyman Efendi Hazretlerini yetitirmesi
Süleymân Efendi (k.s.) Hazretlerinin babas ve dedelerinin hemen hepsi meâyhtandr. Kendileri, daha sonra intisâb edecei üstâz Salâhuddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s.) Hazretleri ile tanmadan önce, babasnn tarif ettii baz tasavvufi derslerle megul olurken bir gece öyle bir rüya görürler:
âh- Nakibend Muhammed Bahâuddîn, mâm- Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî hazerât ve Nakibendî yolunun Müceddidiye kolu büyüklerinden (k. esrârahüm) bir grup zevât- kiram halka tertip etmiler. Fakat aralarnda bir kiilik bo yer brakmlar. Süleymân Efendi (k.s.) Hazretleri bu bo yeri görünce, kendisi için oturmaya müsaade ederler mi diye düünmü... Tam bu esnada, âh- Nakibend Hazretleri buyurmular ki:
“Olum, bu boluk sana brakld. Fakat seni Müceddidîn kolundan bir zât terbiye edecek, ondan sonra sen buraya oturacaksn.”
Bunun üzerine Süleymân Efendi (k.s.) Hazretleri, “Efendim ben o zât nerede ve nasl bulabilirim?” diye sorunca “O seni bulur...” cevâbn almtr.
Aradan uzun yllar geçmi, Süleymân Efendi (k.s.) Hazretlerinin talebelii sona ermitir. O devirlerde baz stanbul zenginleri ramazan- erifte, hocalara ve talebelere ayr ayr iftar yemei verirler, hatta ramazan ay boyunca kazanlar kaynarm.
Bir gün hocalara ziyafet veren bir zenginin evinde Süleymân Efendi (k.s.) Hazretleri de bulunmu. Yemekler yenilmi, akabinde tanmad bir hoca Süleyman Efendi’ye,
“Olum Süleyman, Evrâd- erifi oku da duâmz yapalm...” demi.
Süleymân Efendi (k.s.) Hazretleri, hiç tanmad, fakat kendisini tanyan bu zâtn isteini yerine getirerek, Evrâd- Bahâiye’yi okumu. O zât da akabinde duasn yapm. Ellerini ykamak için sofradan kalknca, o zât, Süleymân Efendi (k.s.) Hazretlerinin ellerinden tutarak bir kenara çekmi ve demi ki:
- Olum, sen filan zaman bir rûyâ gördün. Sana, Müceddidiye kolundan bir mürid terbiye verecek demilerdi. Sonra sen, halkadaki bo yere oturacaktn, hatrladn m?
Süleyman Efendi,
-Evet efendim, demi.
Bunun üzerine o zât,
- Ben Salâhuddîn bn-i Mevlânâ Sirâcüddîn... Cenâb- Hakk’n ve rûh-i Resûlüllâh’n emri ile Türkistan’dan seni yetitirmeye geldim, demiler.
Süleymân Efendi (k.s.) Hazretleri ite o andan itibaren teslîm-i küllî ile onun hizmetine girmi ve bir zaman beraber kalmlar.
Bilâhare Mevlânâ Sirâcüddîn Hazretleri yine Türkistan tarafna dönmüler.
Bu arada mektuplatklar olmu.
Bir müddet sonra tekrar stanbul’a dönen Mevlânâ Sirâcüddîn Hazretleri, Süleymân Efendi Hazretleri ile berâber Bursa’ya giderler. Orada “Erbaîn” çkarrlar. Süleymân Efendi Hazretleri, erbaîn çkardktan sonra, hiç okumay bilmeyen bir çocua, bir saat kadar ksa bir zaman içinde Kur’ân okumasn öretivermi...
Süleymân Efendi Hazretlerine verilen bu salâhiyeti müâhede eden üstâz Mevlânâ Sirâcüddîn (k.s.), heyecanla Uluda’a hitâben,
“Ey Kei Da! Cenâb- Hak, evlâdmza öyle bir salâhiyet verdi ki; isterse sana da kmldata kmldata Kur’ân okutur!..” demi.
Yukarda Kemal Kacar Bey’in (r.aleyh) yazsnda da çok vecîz bir ekilde ifade edildii üzere, Süleymân Efendi (k.s.) Hazretlerine seyr u sülûk merhalelerini ikmâl ettirmilerdir.
Sonra da,
“Olum, bizimki buraya kadar; artk bundan sonra sen, ma‘nen mâm- Rabbânî (k.s.) Hazretleri ile ilerlemeye devam edeceksin. Buradan ileriye ben de sana ittibâ edeceim...” buyurarak, Süleymân Efendi Hazretlerini mâm- Rabbânî Hazretlerinin rûhâni nisbetine teslim etmilerdir.
Kaddesallahü esrârahüm ecma'yn...
Yazar: |
18-05-11 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||
| mehmet | |||
muhteþem |
Tarih : 26-02-18 | ||
Rabbim þefaatlerinden mahrum býrakmasýn. Mubareklerin eteklerinden bu davadan bizleri ayýmasýn |
|||
| Abdullah | |||
Ehli sünnet |
Tarih : 08-12-17 | ||
Son derece faideli bir yazý.Kuran ve Sünnette hizmet edenlerin yolu daima açýk olsun |
|||
| YAHYA | |||
Ýçimizi Aydýnlattýnýz...(Ýzmir) |
Tarih : 29-11-17 | ||
Rabbim Razý ve Memnun olsun ve Bizleri bu müstesna Yoldan ayýrmasýn Ýnþallah... |
|||
| Batuhan | |||
... |
Tarih : 13-12-15 | ||
Allah razý olsun |
|||
| EDÝTÖR | |||
KAYNAK |
Tarih : 24-11-14 | ||
Ünal Bey, yukarýdaki bilgiler büyük ölçüde Çamlýca Yayýnevi yayýný "Silsiletü'z-zeheb Silsile-i Sadat-ý Nakþibendiyye" adlý eserde mevcuttur. Selamlar. |
|||
| ünal akyel | |||
kaynak |
Tarih : 23-11-14 | ||
Rica etsem kaynaðý da söyleyebilir misiniz? |
|||
| YUSUF BABAR | |||
MÜRÞÝD |
Tarih : 06-07-13 | ||
ALLAH BÝZÝ BU YOLDAN ZERRE KADAR AYIRMASIN |
|||
| safa | |||
allah razý olsun |
Tarih : 05-02-13 | ||
vermiþ olduðunuz bilgiler için çok teþekkür ederiz allah razý olsun |
|||
| selman | |||
allah (c.c.) razý olsun |
Tarih : 02-01-13 | ||
cok güzel bir yazý olmuþ . tesekkürler. |
|||
| mustafa | |||
çok muhteþem |
Tarih : 30-04-12 | ||
Ne zamandýr merak ediyordum.bu deðerli bilgileri sunduðunuz için size teþekkürler ! |
|||
| KAÐAN | |||
TEÞEKKÜRLER |
Tarih : 09-09-11 | ||
Her yerde bulunamayacak bu deðerli bilgileri bizlere sunduðunuz için teþekkür ediyorum. Allah razý olsun. |
|||
| Noman ÝNCÝ | |||
ALLAH RAZI OLSUN |
Tarih : 26-05-11 | ||
Bu gerçekten büyük hizmet. Allah razý olsun. Bu yazýlarýn devamýný bekliyoruz inþallah. |
|||
| Musa Gülerdem | |||
DOÐRULUÞ FARKI |
Tarih : 20-05-11 | ||
Ýþte Doðruluþ Farký! Bu devirde bu tür güçlü manevi dayanaklara ne kadar ihtiyacýmýz var. Doðruluþ site ekibini candan tebrik eder, tüm milletimizin uyanýklýlýðýna vesile olmasý temennisiyle... |
|||
| ibrahim TUNCER | |||
DUA |
Tarih : 20-05-11 | ||
ALLAH HEPÝNÝZDEN RAZI OLSUN. GAYRETLERÝNÝZÝ ARTTIRSIN, AÞKINIZI ALEVLENDÝRSÝN. BÝR CUMA SABAHI GÖZÜMÜZÜ VE GÖNLÜMÜZÜ NURLANDIRDINIZ. |
|||
| TAC 01 | |||
ÝÞTE ASLIMIZ!.. |
Tarih : 19-05-11 | ||
DUYGU SELÝ ÝÇÝNDEYÝZ. ARKADAÞLARIMLA BERABER SÝZLERE DUALAR ETTÝK. ÝÞTE DOÐRULUÞ FARKI BU DEDÝK. RABBÝM TÜM EMEÐÝ GEÇENLERDEN RAZI OLSUN. |
|||
| EDÝTÖR | |||
OSMAN ALÝHAN BEY'E TEÞEKKÜR |
Tarih : 19-05-11 | ||
Osman Alihan Bey'e verdiði bilgiler için teþekkür ederiz, selamlarýmýzý göndeririz. |
|||
| OSMAN ALÝHAN | |||
BÜYÜK HÝZMET |
Tarih : 19-05-11 | ||
SELÂHUDDÝN ÝBN-Ý MEVLÂNÂ SÝRÂCÜDDÝN (K. S.) HZ.lerini insanlýða ve islam âlemine tanýtma hizmetiniz cidden büyük hizmet olmuþ. Teþekkür ve tebrikler. Hayatý ve hizmetleriyle alakalý daha detaylý mâlumat verilmesi dua ve himmete vesile olur diye düþünüyorum. Bir de mezarý ile alakalý bilginin tashih edilmesi gerektiðine inanýyorum. Zira bu büyük mürþid-i kâmilin yýllardýr mezarýnýn Buhara'da olduðu zannediliyor ve tasavvuf kitaplarýnda da öyle kayýd geçiyor. Halbuki kominizm rejiminin zulmetinden kendini korumak zorunda kalan bu büyük mürþid Buhara'dan gizlice göç etmiþ, Kýrgýzistan Oþ þehrine yerleþmiþ. Oradan tüm dünyaya gizlice hizmetlerini ifa etmiþtir. 5 sene önce Türkiye'den gelen bir ilmî heyet yaptýðý tetkikat neticesinde mezarýna ve torunlarýna ulaþmýþtýr. Lüzum görülür ve þartlar elverirse kayýdlarýmýzda mezar resmi de yayýnlanabilir. |
|||