
| Kategori : EDEBÝYAT / UNUTULMAYANLAR | Okunma Says: 4218 |
Hep özlemle, daima rahmetle
“Çile kapsndan eriilecek dünyay bilseydiniz,
yatanz yorgannz satardnz ”
26 Mays 1904 perembe günü sabaha kar stanbul Çemberlita’ta dede yadigâr bir konakta dodu. Alâüddevle devrinin eyhülislâm Mevlâna Bektût Hazretlerine dayanan ve Osmanogullarindan daha eski bir boy olan Dülkadirogullarnn 'Kisakürekler' soyuna mensubiyetini belgeleyen bir ecereye sahipti. 'Yakc bir hayal kuvveti, marazi bir hassasiyet, dehsetli bir korku' olarak tarif ettii ruhi haletlerinden velud bir air ve sk bir müslüman domas takdir edilmiti. O da en güzel ekilde boyun eerek güzel kaderine ihtiaml bir suret verilmesine himmet etti. Çünkü ezelden himmet ehline hizmetli bir ftrat vard.
Mücahiddi de…
Nerelerde okumad ki… Fransiz Papaz mekteplerine gitti. Kumkapi'daki Amerikan kolejlerinde gezindi. Büyük Resit Pasa Numûne Mektebi, Heybeliada Numûne Mektebi bu cevval zekâl talebeye mesken oldu. Ve 'Ne oldumsa bu mektepte oldum' dedii ve ahsiyetinin ana dokusunu tezhip ettii 'Mekteb-i Fünûn-u Bahriye-i Sahâne'ye imtihanla ve en titiz muayeneler neticesinde alnd. Metafizik araylarna ilk bu sralarda rastlad. Istanbul Darülfünûnu Edebiyat Medresesi Felsefe ubesi 'ne girdi sonra. yi hallerinden Sorbon Üniversitesi Felsefe bölümünün de nasiplenmesi gerekiyordu ki yolu Paris’e dütü. Nefis serzenileri sebebiyle helozonik tablolar arzetti Parsili günleri. Sonra iire verdi kendini. Osmanl Bankas ve bohemik hayat çalkantlar onu hep kaldrmdan aada yürümeye sevketti. 18 aylik bu askerlik maceras ve ardndan 'Ben ve Ötesi' geldi… Arûs- öhret peçesini kaldrmt artk. 1934'de bir aksam, çalt bankadan Bogaziçindeki evine dönmek için bindigi 'Sirket-i Hayriye' vapurunda karsna oturan ve gözlerini ondan ayirmayan Hzr as tavrl bir adam, ona, kâinat çapinda bir vaadin, Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri'nin adresini verdi. Sonra o etee bir yapt; pir yapt. lk ‘pîr’li eseri 'Tohum'u yazdnda takvimler 1935 senesini gösteriyordu. Büyük ruh çilesinin sahnelik destan 'Bir Adam Yaratmak' ve ad 'Büyük Dogu Mar' olarak kalan destans iir geldi ardndan. Çile ise 1939 mahsulüydü.
'Bamzda kulak istiyoruz'
Güzel Sanatlar Akademisi'nin Yüksek Mimari ksmnda ve Robert Kolej'in sonsnflarna Edebiyat Hocal yapti. 1941 senesinde, ‘Bâbanzâde'lerden Ahmed Naim Efendi'yle karde çocuu olan Recai Bey'in kz, Yahya Nüzhet Paa'nin torunu Fatma Neslihan Hanimefendi ile evlendi; be güzel çocuu oldu. Büyük Dogu Mecmuasi'nin ilk saysn 17 Eylül 1943’te güne baak burcundayken çkard. Kovulmalar, sürülmeler, krlmalar, dalmalar… Asl çile imdilerde doluyordu. Bana çok iler açan 'Bamzda kulak istiyoruz' nükteli sözünün irad, 'Sr' isimli piyesinden dolayi 'Milleti kanli ihtilale tevik' suçlamasyle mahkemeye çkarlmas 'Abdülhamîd'in Ruhaniyetinden Istimdat'ndan sonra bana gelenler, Borazan mizah çkarmas tarihi,1946-47… Otel odasna tanacak kadar bütün mal varln davalardan halas olmak için harcad ve nihayet 28 Haziran 1949’da Büyük Dogu Cemiyeti'ni kurdu. Ama davalarn ard arkas kesilmedi. 1952’de 'Müdafalarim' çkt. 27 Mayis 1960 ihtilali, milletinin bahtyla birlikte Büyük Dogu'nun da kapatlma tarihi oluyordu ayn zamanda. Birkaç ay sonra kendisinde oksijen fazlas görülmü olmal ki 1.5 yl medrese-i yusufiyyede tebdil-i hevas uygun görüldü.
'Zeybein Ölümü'ne alayan adam
1964'te Büyük Dogu'nun 11'inci devresini açt. Adnan Menderesin aziz hatirasi için kaleme aldigi ve derginin 1'inci sayisinda nerettigi 'Zeybein Ölümü' iirinden dolay takibata urad. 1965'te 'Din esasina bal cemiyet kurmak' iddiasiyle yargland. 'Hükümetin Manevi Sahsiyetini Tahkir' suçlamas ile yine gündemdeydi. 27.12.1967 tarihli Büyük Dogu Dergisinde dönemin Babakan'nn kaytl olduu Mason kütüünün fotokopisini ilk defa olarak yaynlad. Bir de üstüne ‘Süleymanname’ kaleme ald. 'Vahidüddin' eseri de inanlmaz gerekçelerle 1,5 ylnn daha nemli duvarlar arasnda geçmesine vesile oldu. Fas’tan gelen rütbeli teklifleri düünmeye bile gerek duymayarak “vatanm da vatanm” diye diye yaad ve uurland. Suçland, sorguland, yargland; 1983’te yine bir ihtilal sonrasnda ardnda 64 adet kallavi eser brakp bütün hesabn dünyada görmü olarak sahife-i âmâlini hoça dürdü.
Böyle hayata böyle memat
25 Mays 1983’te 79 yanda vefat etti. Prof. Dr. Osman Özsoy, Necip Fazl'n ölüm ann öyle anlatyordu: "Tam 26 yl önce yine gizemli bir Mays gecesinde, takvimlerin 25 Mays 1983 gece yarsn gösterdii saatlerde, hastalnn ilerledii dakikalarda yatandan hafifçe doruldu, ela gözlerini pencereden darya çevirdi, derin karanla bakt Ne gördü bilinmez; atein verdii etki ile krmzya yakn pembeleen dudaklar hafifçe kprdad ve "Demek böyle ölünürmü!" dedi. Kimbilir belki de o an, ölüm meleinin evine terifini gördü. Nitekim bu sözlerinden hemen sonra ahadet getirerek son nefesini verdi"
öyle tarif ederdi kaderi:
“Kader, beyaz kada sütle yazlm yaz
Elindeyse beyazdan, gel de syr beyaz”
Niye bilmem, birden çok özlediimi hissettim Üstad’. Belki masal kahramanlarmzn bize nasihat eder olmamamasndan artk…
Rahmetle minnetle muhabbetle anyoruz; Umduuna nail olduunu umuyoruz…
Yazar: Yavuz Gencer |
27-05-11 |
||
| E mail: haberkültür.net | Tweet | ||