
| Kategori : / SANAT | Okunma Says: 3610 |
Halil Bediî Yönetken, (Bursa 1899-stanbul 1968) 1924 te Ankara’da eski harflerle yaynlanan Hayat Mecmuasndaki yazsna bu bal koymutur. (Ankara 28 kânunsânî (ocak) 1928-sayfa 7-8) Biz de aynen muhafaza ettik. Çünkü sualin cevab halâ verilememitir. Evet: “MLLÎ MÛSKÎ HANG MÛSKÎDR?” Yönetken’in yazsn ba tarafndan okumaya balayalm:
“Aksây- ark (Uzakdou) medeniyetinde iken,Türk Mûsikîsi, Kökler, Sagular(atlar),Yrlar ve Kouklardan mürekkepti. Millî saz Kopuz ve millî bestekâr Baks-Ozan idi. slâm Medeniyetine girdikten sonra mûsikî bizde ikileti. Havas kesiminde iki medeniyetin tesiri altnda kaldlar, nak ve murabbâlar hasl oldu. Saz fasl takm tekil eden sazlar idi. Dier taraftan halk, eski âvaz- mûsikîsinin devam olan türküler, mânî ve kouklarna sahipti. Kopuz Bozua (balama), Ozan âa tahavvül etmiti.
Acaba Tanzimatta yarm yamalak, son inkilâpla geçtiimiz bu günkü medeniyette MLLÎ MÛSKÎ HANG MÛSKÎDR?
Bu noktada muhtelif telâkkilerle karlayoruz. “Udla opera yapmak, balama ve incesaz takmyla sonatlar, senfoniler çalmak..” gibi gayr-i ilmî, indî içtihatlar bir tarafa, muhtelif telâkkileri biribirine takrîb ederek üç snfta hülâsa etmek mümkün.
a- Bir ksm (düünür), millî mûsikîyi ‘emed (son-uzak-kadîm) devrinin yadigâr olan çeyrek sesler(!) ve hususi tonal(!) sisteminden ibaret telâkki ediyor.’
Rahmetli Halil Bediî Yönetken hocamzn bu paragrafna itirazlarmz var.
Türk mûsikîsi sisteminde ÇEYREK SES YOKTUR. Bizim dizilerimiz, 24 eit olmayan aralkl seslerle ölçülür, bestelenir ve icra edilir. Hocamz Cumhuriyetin ilk yllarnda Prag’a gönderilmiti. Oradaki tahsili srasnda, Avrupa’da çeyrek seslerle çalan bestekârlar vard. Hatta çeyrek seslerle imal edilmi piyanolar bile yaplmt. Hiçbir sonuç alnamad. Fakat Türk Mûsikîsinin yaps ve makamlarmz, çeyrek ses virüsü tabiri ile hasta ve itham edildi. Günümüzde bu iddia sürmektedir. Özellikle Azerbaycan klâsik müzii çeyrek perdeler ileri sürülerek ve Tar sazna bile bu perdeler balanarak mahvedilmitir. Karaba ve ua’l âklar ise ananeyi muhafaza etmektedirler. Azerbaycanl kardalarmz, kitaplarnda ve ilmî yaynlarnda iki ismi özellikle öne çkarrlar. Ulularlar, methiyeler vs sitayilerle gündeme getirirler. Bu iki sim: Bizim Mûsikî atalarmz, Safiyyüddin Urmevî ve Abdülkadir Meragî'dir. kisi de Azerbaycanldr. Onlarn ortaya koyduu Edvâr ve Camî ül Elhan var iken, çeyrek ses iddias anlalr gibi deildir. Tam manasyla Müslüman mahallesinde salyangoz satmak saylmaldr.
Halil Bediî Bey Türk Mûsikîsini “tonal sistem” tabiriyle vasflandryor. Musikî sistemimiz, tonal sistem deil, “Makam Sistemidir.” Makamlarmz özel dizilere sahiptir. Özellikle de Türk Irknn genetik kodlamasnda tabiî olarak mevcuttur. Snrda olduumuz milletler bile, meselâ Uak Makam ile Bayatî Makam arasndaki fark ayrt edemez. Eviç Makam ile Ferahnâk Makamn idrak bile edemezler.
Hele hele Hicaz Makamnn edleri olan: Hicazkâr, Evcârâ, Sûz-i dil, edd-i Araban Makamlarn sadece Türkler örenir ve uygulayabilir.
Halil Bediî Bey’in yazsn okumaya devam edelim:
b- “Dier bir ksm, garbtakinin ekâl (ekiller) ve vesaitiyle terennüm olunacak halk ruhu eklinde anlyor.”
Yazarmz, tipik bir BATI MÜZ YAPAN TÜRK mant ile düünüyor ve yazyor. Eer batda olduu gibi sadece iki makamdan mürekkep olan (majör- minör) yapsyla, Türk Halk Mûsikisi ve Klâsik Türk Mûsikîsi ilenmee kalklrsa Türk Mûsikîsi tamamen özelliini kaybeder. Eserler Bulgar ve Yunan az ile çalnp söylenmi olur. Esasen Balkan müzii tipik bir örnektir. Türk Müzii Bat ekilleri ve vastalar ile ilenirse ite Yunan ve Bulgar az ile çalnp söylenen ekli alr.
kiyüz yldr bütün yrtnmalar ve tepinmeler sonunda elde ettiimiz MODERN (!) uygulamalarn sonuç vermemesi, fiyasko ile sonuçlanmas, hiçbir kompozisyonumuzun, bat dünyasnda tannmamas, bazen alayla karlanmas bile bu BATI MÜZ ZEBUNU safdilleri uyandramamtr.
c- “ Üçüncü bir ksm da ( Millî Mûsikî âsâr, teknikle mücehhez ve Türk’ten baka bir ey olmayan sanatkâr ruhunun terennüm edecei esrarl heyecandr.) diyor.
Bu maddedeki kanaatler, Rauf Yektâ, Suphi Ezgi ve Hüseyin Sadettin Arel’in sistemletirdii, Türk Mûsikîsi eserlerini notaya almak, örenmek ve öretmek için kullanlan görü ve uygulamalarn özetidir. Kald ki, bu üç dahîmizin yapt, mevcut mûsikîyi, yaayan ekliyle, Bat notasyla izah edebilme çalmalardr. Klâsik Türk Mûsikîsi, Türk Halk Mûsikîsi, Dinî Mûsikî, Askerî Mûsikî (Mehter) , Elence Mûsikîsi ekilleri, AREL-EZG-YEKTÂ sistemi ile, hem tedris edilebilmekte, daha önemlisi muhafaza etme ve arivleme imkânn salamtr. Ve bu çalmalar, Urmiye’li Safiyyüddin ve Meragal Abdülkadir büyük üstadlarn kurduu esaslara dayanr. Temel O cennetmekânlarn kurduu yapnn Arel- Ezgi-Yektâ üçlüsünün modern zamana göre restorasyonudur. Hatta perde ve makam isimleri, terminolojik ifadeler bile o zaman kaleme alnan yukarda da bahis konusu ettiimiz, Safiyyüddin’in Edvâr, Meragal’nn Câmiülelhân içinde geçen isimlerdir.
Halil Bediî Bey, yazsnn devamnda daha çarpc- menfî manada- ifadelere yer vermektedir.
…Mahûr, Hüseynî, Karcar, Uak gibi halk makamlarnda ÇEYREK SES YOKTUR. Dier tarafta faraza Rast garbn sol majörüdür..
Biz de aynn söylüyoruz. Makamlarmzda çeyrek ses yoktur. Ama bizim kastmzla, Halil Bey ve O görüte olanlarn kast baka. Çeyrek ses yok, evet ama komalar deiik, piyano ile anlatlmas mümkün olmayan aralklarmz var.
Mahûr Makam, Çargâh makamnn rast perdesindeki eddidir. Piyano üstünden baktmzda garbn sol majörüdür. Acemaîram makam da Çargâhn Acemaîran perdesindeki eddidir. Yine garp gözlüü ile bakarsak fa majördür. Bu görüe göre iki makam ayndr. HAYIR DELDR. Nikoos Aann Acemairan “Eyçem-i âhû mehlika” güftesiyle balayan arksn, Rast perdesine göçürseniz de makam deimez. Yine karakterini muhafaza eder. Ayn ekilde Mâhûr Makamndaki “Üç gün olmu bu yaylâdan göçeli” güftesiyle balayan türküyü, bir perde aaya, Acemaîran perdesine göçürüp icra etsek, ark Acemaîran olmaz. Mâhûr kalr.
Halil Bediî Bey’in bu görüleri, Harf Devrimi öncesinin resmî Mûsikî görüüdür. Günümüzde de aynen geçerlidir. in en hazini, Ziya Gökalp’in bu görüü savunmas ve “Türkçülüün Esaslar gibi” bir eserin içine almasdr. Hatta mûsikimiz’in Bizans’tan alndn yazacak kadar kendinden geçmitir üstad.
Halil Bediî yönetken daha insafl ve yaklak yoldadr. Karcar makamnn yerinde Uak dörtlüsü, nevâda hicaz Hicaz belisi alarak birleik makam tekil ettiini, çok yakndan tandm, birçok ses sanatkârmza Konservatuarda folklor hocal yapan üstâdn çok bildii halde, yazlarnda baka iddialarda bulunmas anlalr gibi deildir. Bu konularn tek doru çizgisi Arel’dir. Görülerini bir kahraman gibi kaleme alm ve savunmutur. Türk Mûsikîsi’nin stiklâl sava, bu kahramanlk çerçevesinda verilmitir. Çünkü mûsikîmiz en tehlikeli düman olan, dahildeki dümanlklarla savamak zorunda kalmtr.
Kimse yanlmasn SAVA KAZANILMITIR. Sadece atekes ve bar salanamamtr.
Yazar: Fýrat Kýzýltuð |
04-06-11 |
||
| E mail: sanatalemi.net | Tweet | ||