
| Kategori : / KÜLTÜR ve MEDENÝYET | Okunma Says: 4378 |
Son günlerde ve geçtiimiz yüzyl boyunca ekonomik krizden, krizler zincirinden bahsedildi durdu. Müslümanlar dâhil bütün insanlar bu krize göre tavr taknd, yeri geldi titrediler, yeri geldi tüyleri diken diken oldu. Dünyann, hayatn anlamna dair bakmz ne zamandr para endeksli hale geldi. Ya komünist olmak var kaderinde dünyann ya kapitalist olmak, gibi gösterildi bize. Ya da namazn klp tespihini çeker ve oturursun caminin bir köesinde. Oysa bu moda düüncelere itiraz eden biri vard… Üstad Sezai Karakoç, ekonomik gerilemelerin buhranlara yol açan bir sebep olmadn, aksine buhranlarmzn sonuçlarndan birinin de ekonomik krizler olduunu vurgulad. Peki, neydi asl kriz ve ne derece büyüktü bizdeki bunalm?
Yazara göre, slam medeniyeti irili ufakl birçok bunalmdan geçmitir. Peygamberin vefatyla oluan geçici bir bunalm, ardndan Hz. Osman’n ehâdetiyle balayan siyasi karklklar, daha sonra Yunan felsefesinin tercümesiyle oluan zihnî ve fikrî bunalm ve haçl seferleriyle Mool istilalar sonucu oluan bunalmlar… slam medeniyeti bütün bu bunalmlardan güçlü açlmlar yaparak çkmay bilmitir. Karakoç’a göre bu gün gelinen noktada en büyük bunalm çan bizler yaamaktayz. Medeniyetimizin büyük krizidir: Ölüm kalm krizi… Peki, bizler bu çan yaarlar olarak bu en büyük bunalm aabilecek miyiz?
Medeniyetimizin büyük krizinde “iman eksiklii” veya “eitimdeki bozulma” da muhakkak ki büyük olgulardr. Ya da teknolojik gerileme ve ar sanayideki eksikliimiz… Ancak ekonomiyi tek bana ele almak bizi nasl yanltacaksa, bunlar da tek bana düünüp çözüm aramak yetersiz kalmamza sebep olacaktr. Büyük fotoraf görmemizi istiyor yazar bizden… Aksi takdirde slâm kelimesini dar anlama hapsedip, eitimi de sen ben kavgasna dönütürür ve ksr döngümüzün içinde yitip gideriz.
Bu dev kriz sadece yöneticileri veya sadece aydnlar deil artk halk da tedirgin etmitir. Nesiller hzla birbirinden koparak, babalar anneleri büyük korkularla sarsmaya devam etmektedir. Giderek bir ruh bunalm haline gelen bir krizden bahsediyoruz. Bu büyük medeniyet krizini kabul etmeyip olay sadece “iman ve slam” meselesine indirgeyenlerin hakszlk ve kötülük yaptn söyler Karakoç. Müslümanlar namaza oruca dikkat edip kötülükten kaçnsnlar demek de olayn büyük vahametini görememektir.
Ancak Sezai Karakoç slâm âleminde “gerileme dönemi” diye bir dönemin olmadn savunur. Ona göre yava yava ilerleme vardr. Bu balamda ilerlemek sadece toprak kazanmayla açklanamayaca gibi gerilemek de sadece toprak kaybetmeyle alakal deildir. Osmanl Devleti’nin çöküü, bizim için öylesine bir ok oldu ki, medeniyetimiz ve toplumumuz sona erdi sandk. Bat böyle ilan etti ve aydnlarmza bunu inandrd. Oysa fakirlemitik ve imkânlarmz azalmt. Kendimizi her toparlamak isteyiimizde ve her bamz kaldrdmzda, Bat yeni bir teknik okla geldi ve biz kendimizi yine kaybettik. D kriz zamanla içimize iledi ve ruhsal bir boyut kazand. Yazara göre buna iyi bir örnek televizyon icaddr ki bu icat ailelerimizin içine girmi Bat ajan olarak fonksiyonunu icra etmektedir.
Bugün slam idealistleri için asl büyük mesele, çöktüüne inandrldmz medeniyetimizin aslnda çökmediini, bir dirilie ihtiyaç duyduunu bilmektir. Ancak her medeniyet gibi slam medeniyeti de ayakta kalmak ve kendini devam ettirebilmek için çalp çabalamaya ve bu gayreti gösterecek topluluklara ihtiyaç duymaktadr. Aksi takdirde her medeniyetin bana gelecek olan kaçnlmaz son, onun da bana gelecektir.
Esasen krizde olan slâm dünyas gibi gözüküyorsa da gerçekte bütün dünya evrensel bir krizin pençesine dümütür. Bu krizi durdurmak dünyann kurtuluu için bir balangç demek olacaktr.
Zaten gün gelecek Bat, sentezcilie gereksinim duyacak, iki ruhun tekrar buluaca veya sürtüecei yerde slâm için gün yeniden doacaktr. te o gün bu frsat deerlendirebilmek için, imdiden o günü görmek ve ona göre hazrlk yapmak gerekiyor. Buna da yazarmzn deyimiyle “kaderimizin çars” diyebiliriz.
Burada bn-i Haldun tecrübesine hak vermekle birlikte, Sezai Karakoç’un anlalmasn zor klan bir yönü de, sürekli diriliten bahsetmekle beraber zaman zaman kadercilie çok yaklamasdr. Diriliin bir anda olamayacan kabul etmek zorundayz zaten ama sürekli tarihin ve sünnetullahn akna brakrsak kendimizi hiçbir zaman bir Dirili Nesli olumayacaktr. Ama dediim gibi bu sadece bir anlama problemidir; çünkü yazarn sadece baz yazlarn okuyanlar bu çelikiye kaplabilirler, oysa eserlerine bütüncül bir gözle baklrsa, direni’in dirili’e götüren bir yol olduunu ve bunun için gerekli olan enerjinin harcanmas gerektiini de örenip asl “tez”e ulamamz gerekiyor.
imdi gelinen noktada çok karmak bir durumun bulunduunu itiraf etmeliyiz. Çelikiler yumadr slâm dünyas. Onda hem diriliin, hem umutsuz ölümün alametleri görülüyor. Bir yanyla taklit bataklnda bouluyor, kimi yerde beklenmedik direniler gösteriyor. Yazara göre, bamllk piramidinde en önemli olarak “politik”, sonra “ekonomik” ve nihayet en son “kültürel” bamllk sorununu gündeme getiren aydnlar, açk bir yanlgdadrlar. Kriz, oysa tam anlamyla bir “metafizik bunalmdr.” Bu aydnlar böyle ters sralama yaparak büyük krizin farknda bile olmadklarn ele veriyorlar. Asl gerçek aydnlar ise genele hitap edemiyor ve hep karanlklarda kalmaya, küçük bir gruba seslenmeye mahkûm ediliyor.
Nelerin çözüm olabilecei kadar, nelerin olamayaca da önemlidir üphesiz. Karakoç’a göre Bat hayranl ile yola çkmak hiçbir mazeret kabul etmeden yanltcdr bizler için. Sosyalizm, komünizm ve genel olarak solculuk derdimize deva olamayacaktr. Çözümü darda arayanlar, izm’lerin peine düenler, batdan alntlarla batya kar durabileceklerini sananlar yanlacaklardr. Bu hengâmede milliyetçilik de geçer akçe olamayacak, geriye tek çk yolu olarak, kaybettiimiz medeniyetin küllerinden yeniden dirilme gözükecektir.
Çözüme yönelik öneriler her yönden her an farkl farkl gelmekte ise de, bu tanmlanm çözüm önerileri, körlerin fili tanmlamas gibi parçac yaklamlardr. Herkes basit bir yorumla, meselenin bir ucundan tutmak istemi ve sonuç alnamayan davranlarla çou kez hüsrana uramtr. Çünkü Medeniyet hadisesi çok cepheli karmak bir gerçekliktir. Yine de ortaya çkan bu öneriler sarmalna bo gözlerle bakmak, aydn kiiliine yakmayaca için, bunlara bir nevi “malzeme-düünceler” diyebiliriz.
Çözüm araylar bir yönüyle ikiye ayrlr. Bir yanda düünce dünyasndaki araylar, dier yanda ise olaylar dünyasndaki araylar. mam amil’in sava olaylar dünyasndaki araylarn güzel bir örneidir mesela. Ama slam âleminin her yerinde ve her zamanda sadece siyasi çk yapmak veya sadece bilim alannda kalmak diye bir ey söylenemez.
21. yüzylda slâm, devlet sorununu yeniden ele alabilir, bu konuda yeni yorumlar getirebilir, sentez yapabilir mesela, ama Budizm ve Hristiyanlk gibi devletten adeta tamamen uzaklatrlp soyutlanamaz. Devlete kart veya yabanc hale getirilemez.
21. Yüzyla yönelik öngörülerde bulunan yazar, bu yüzylda laikliin kendini koruyamayacan, çünkü her dinin kendi toplumunda d etkilere gerek kalmadan içsel bir uyanla ortaya çkmaya devam edeceini savunur. Bununla birlikte slâm medeniyetinin kendini yeniden diriltebilmesi için, kolunu kanadn budayarak ve tavizler vererek yolunu çizmesi asla çözüm olmayacaktr. slâm’ bütün gücünden mahrum ettikten sonra onun hala yaayacan sanmak, yazara göre, tarih ve medeniyet hakknda hiçbir fikri olmayanlarn bo düüncelerinden ibarettir. Çünkü artk 21. Yüzyl slâm’n ölüm kalm sava olacak, zafer kazand yerlerde kendi toplumunu ve devletini kuracak, kaybettii yerlerde slâm’n nam ve nian kalmayacaktr.
Ancak slam medeniyeti nasl ki tek bir rka ve tek bir corafyaya ait deilse, nasl ki onun oluumunda birçok unsur ve halk bulunmusa, yeniden diriliinde de her Müslüman halk bu büyük birliktelie ortak olmal, onun bir ucundan tutmaldr mutlaka. Hem çok yönlü bir dirili hem çok katlml bir birlikteliktir kaçnlmaz olan.
Yol Tanr’nn yoludur Karakoç’a göre ve Müslüman medeniyetimizin krizine bakarak umutsuzlua dümemelidir. Eer meseleyi ciddiye alr ve ruhunun ve iradesinin en geni gücüyle çözüm ararsa o zaman varlacak sonuç, bunalm snavyla ayn oranda büyük olacaktr.
Sonuçta konuyu üstadn kaleminden ve daha ayrntl bir ekilde okumak ve kaynandan kanarak içmek istiyorsanz, “Fizikötesi Açsndan Ufuklar ve Daha Ötesi I / Perde Devrildii An” adl kitab alp okuyabilir, medeniyet olgusuna ve tarihsel olaylara dair perspektifi daha geni fotoraflar seyredebilirsiniz.
Yazar: Muhammet Çelik |
04-06-11 |
||
| E mail: dirilisyazilari.wordpress.com | Tweet | ||