
| Kategori : / GEÇERKEN UÐRAYAN YAZARLAR | Okunma Says: 6409 |
Adam, yannda 13-14 yalarnda bir çocukla binadan içeri girdi. Bina çok güzeldi. Mobilya ayakkablklara, her taraf kaplayan pahal hallara hayranlkla bakarken “Tam bize göre…” diye içinden geçirdi.
Kapda saygl bir tavrla bekleyen gence, “Ben yetkili biriyle görümek istiyorum.” dedi.
Genç, “Tabii efendim.” diyerek önlerine dütü ve kapsnda “Müdüriyet” yazan bir odaya girdiler. Masada çok temiz yüzlü birisi oturuyordu. Ayaa kalkt, hürmetle “Ho geldiniz.” derken elini uzatt; tokalatlar. Adam, bu sayg ve ilgiden oldukça honuttu. Müdür iaret etti, oturdular.
−Buyurun efendim, sizi dinliyorum, dedi müdür.
Adam, bir çocua bakt, bir müdüre bakt, söze balad:
−Hocam, bu bizim mahdum… ellerinizden öper. Biraz zorcadr. Anne-baba olarak iyi bir terbiye vermeye çaltk. Bize göre fena da deildi. Okula gönderdik. Ksa bir süre sonra ikayetler gelmeye balad. Yok arkadalaryla dövüürmü, yok snfta top oynarm, yok okul eyasna zarar verirmi… ap kaldk. Evdeki terbiyeli çocuumuzun bütün bunlar yapabileceine inanmak istemiyorduk. kide bir okuldaydk. Bu yana kadar böyle geldi. Deien bir ey yok. Artk ergenlik devresine de girdi. Biz inançl kiileriz. Artk namaza balamalsn, dedik. Zaten yazlar hocaya gönderirdik, namaz surelerini, namaz klmay bilirdi. Bir iki kld, ondan sonra savsaklamaya balad. Bizim yanmzda eh ite… Ama aslnda namaz filan da klmyor. Hele sabah namazlar… Bize de kendine de ikence; uyandramyoruz. Derslerine çalmaz. Kitap oku deriz, okumaz. Arada bir yalanlarn yakalarz, tnmaz. Öretmenleri, ders dinlemediinden, hadi kendi dinlemedi, arkadalarna da dinletmediinden ikayetçi. Öretmenlerine kar saygda da iyi deil, hep ikayet, hep ikayet. Son zamanlarda kz meseleleri de çkm. Dövsen dövülmez, kovsan kovulmaz. Evlât!... in içinden çkamadk.
Müdür, hem adam dinliyor, hem de hakknda bu kadar söz edilen çocuu çaktrmadan takip ediyordu. Hiç de söylenildii gibi deildi. Bütün bunlar u, hep önüne bakan, hiç itiraz etmeden dinleyen çocuk mu yapmt? Olamazd. Çocuk, ehil ellere dümemi, kendisiyle gerektii gibi ilgilenilmemi, verilmek istenen deerler sevdirilmemiti besbelli. Çocua kar bir merhamet ve sevgi geçti içinden. “Eer bize verilirse…” diye ksa bir müddet hayâle dald. Çocuun düzeleceine, herkesi artacak bir neticeye ulalacana emindi.
−Bir arkada buray tavsiye etti. “Bu çocuu ancak oras paklar” dedi. Burann çok lüks olduunu, talebelerle çok ilgilenildiini, hem okul derslerine iyi çaltrldn, hem de mânevi gelimeye çok ehemmiyet verildiini söyledi. “Sen çocuu ver, sene sonunda neticeyi gör. Mum olur, melek olur” dedi. Daha ne isterdik? Büyük bir sevinç ve heyecana kapldm ve kotum geldim. Açkças binadan içeri girdiim andan itibaren söylenilenleri dorulayan güzelliklerle karlatm. Bu sayg, u düzen tertip, her taraf kaplayan hallar… Sadede gelelim efendim. Bizim çocuk burada kalabilir mi? Okuluna buradan devam edebilir mi?
Müdür, konumann bu soruyla biteceini biliyor gibiydi. Kim bilir bu kaçncyd. Sevindi.
−Ne demek efendim, diye söze balad. Bu delikanl artlarmz kabul eder ve bizimle beraber olmaya karar verirse, biz de onunla arkada olmay elbette isteriz. Ne dersin delikanl?
Çocuk, bütün anlatlanlar yalan çkaracak bir terbiye ile, “Babam bilir hocam, o isterse ben kalrm. Ben de sevdim buray. Kalmak isterim.” dedi. Adamn sevinci yüzünden okunuyordu.
Hemen artlar konutular. Ekmek paras bile olmayacak aidat problem bile deildi. Sigara içilmeyecekti. Sabah erken kalklacak, programlara uyulacak, okul ve dersler aksatlmayacak, büyüklere sayg, küçüklere sevgi gösterilecek… Ksaca “adam” olunacak. Tamamd…
Ertesi gün çocuu brakp dönerken adamn içi rahatt. Ayrlrken müdürün, büyük bir itimatla, “Çocuktaki müspet gelimeleri hep birlikte göreceiz inaallah.” deyiine nasl sevinmiti. Daha ne olsundu. Allah’a ükürler ediyordu. Nihayet çocuuna gerçek terbiye verecek yeri bulmutu.
lk günler hakikaten yüz güldürücüydü. Çocuk kurallara uyuyor, derslerine eskisine göre daha çok çalyordu. Okuldan gelen ikayetler de gittikçe azald. Adamn keyfine diyecek yoktu. “Hanm, bu i oldu inaallah. Yavrumuz rayna girdi. Bir de namazlarna balar, brakmazsa, tamam. Vesile olanlardan Allah raz olsun” diyordu. Arada bir çocuu ziyaret ediyor, bir ikayetle karlamadna seviniyordu.
Yl sonuna doru… Müdür, “Bir gelin, görüelim.” diye haber göndermi. Gitti. Ayn odaya oturdular. Müdürün yüzü pek gülmüyordu. Ho beten sonra müdür konutu:
−Efendim, sizin çocuktan memnun deiliz…
Adam ararak ve ürpererek bakt. Müdür devam etti:
−Hem okulda hem burada arkadalaryla dövüüp duruyor; ne yaptysak önüne geçemedik. Bir ekip kurmu, çoraplar yuvarlayp top yapyorlar, ortalkta oynuyorlar. Eyalarmza verdii zararlar saymayaym. Önceleri namaza balam gibiydi, brakt. Sabah namazlarna kaldramyoruz. Programlara uymaz. Ders çalma saatlerinde ortadan kaybolur. Kitap okuma saatlerinde yok, yl boyunca bir kitap okumamtr. Hocalara saygs yok, hocalar illallah etti. Okuldan da ikayetlerin ard arkas kesilmiyor, öretmenlere saygszlk, arkadalarna verdii zararlar… Zaman zaman yalan söylüyor. Hadi bunlar bir tarafa, bir de kzlara taklmalar… Bizim müessesemize böylesi yakmaz. Ya terbiyesini yapn, ya da çocukla yollarmz ayracaz.
Adam yutkundu. Hiçbir ey söyleyemedi. Ac bir gülümseme yüzüne yaylrken ayak parmaklarnn ucuna sabitledi gözlerini. Uzun müddet bir heykel gibi öylece kald.
Yazar: Ahmet Çelen |
12-06-11 |
||
|
E mail: ahmet_ar@dogrulus.com Yazar Hakknda Bilgi ve Dier Yazlar |
Tweet | ||
| þükran kaþlý | |||
zor iþ |
Tarih : 19-07-11 | ||
hikayeyi okudum, güzel. Yorumlara da göz attým ilginç özellikle bazý deyimler. Bu hikayede dikkate deðer ve göz ardý edilmemesi gereken bir gerçek var ki o da þudur: Yetkilier babasýnýn adam edemediðini biz edeceðiz demeyip parasý var mý yok mu sormadan, okul baþarýsý sýnavlardan aldýðý puanlara bakýlmadan yani tamamen karþýlýksýz, Allah rýzasý için bir insanýn daha hidayeti için normal olmayan, problemli bir gence hidayetini düþünerek EVET denmesi. Belki de ondan kaç tane daha olduðu halde. Lütfen bu devirde kim yapýyor bunu? |
|||
| HASAN H | |||
HAKÝKAT BU... |
Tarih : 30-06-11 | ||
SAYIN AR,TESPÝT DOÐRU, HATTA ADAMIN ADINI, ÇOCUÐUNUN ADINI BÝLE ATSANIZ TUTAR, Ý. TUNCERÝN YORUMUNU OKUDUM, HEPSÝ GERÇEK, BEN ÞUNU MERAK EDÝYORUM. ACABA SORUMLU KÝM? ÇÖZÜM NE? ÞUNU GÖRÜYORUM, AÝLE BÝREYLERÝNÝN YETÝÞTÝRÝLDÝÐÝ ORTAM, ONLARIN KAZANDIÐI ANLAYIÞ ÞEKLÝ, COCUÐA VERÝLEN TERBÝYE VE ANLAYIÞ, ÇOCUÐUN TESLÝM EDÝLDÝÐÝ ORTAMIN GAYESÝ, ORADAKÝ KÝÞÝLERÝN ANLAYIÞI, DAVA ÞUURUNUN DÜZEYÝ, ÇOCUÐU KAZANAMAMANIN NEDENLERÝNÝ ORTADAN KALDIRABÝLECEK ETKENLERDEN UZAKLAÞTIRABÝLECEK YAPISI HALLEDEDÝLMESÝ GEREKÝR. ONUN ÝÇÝN BU YAZIYA DAHA UZUN SÜRE SON NOKTA KONAMAZ. SAYIN AR, DUYDUÐUM ZAMAN RAHATSIZ OLDUÐUM BU GERÇEKLERÝ BULUP, BÝZLERÝ DÜÞÜNMEYE ZORLAMANIZ, HELE YAZININ SONUNU DA YAZMAYIP, ADAM GÝBÝ BÝZÝ DE DERÝN DERÝN DÜÞÜNCELER SALMANIZ, GERÇEKTEN BÜYÜK BÝR USTALIK TEBRÝK EDERÝM. (ANCAK ÞUNU DA EKLEMEK ÝSTÝYORUM, ÖNCE ÇOCUK ZATEN KAYBEDÝLMÝÞTÝ, ANCAK ÜMÝT TÜKENMEMÝÞTÝ. ÞÝMDÝ ANNE VE BABA DA KAYBEDÝLDÝ. ONUN ÝÇÝN DURACAK ZAMAN YOK) |
|||
| selim çýnar | |||
katký |
Tarih : 21-06-11 | ||
yazýlanlar harika. olaylar her zaman yaþadýðýmýz ve yaþanacak olan olaylardýr. bu konuda oradaki eðitimcinin daha geniþ hareket etmesini tavsiye etmek isterdim. çünkü gayri müslimler müslümanlarý hýstiyanlaþtýmak için ellerinden gelen bütün tavizleri veriyorlar bu atebei aliyyeden içeri giren müslümanlarý tasavvuf ehli olan eðitimciler iyi tahlil ederek yetiþtirme yoluna gitmelidirler. yani bence önce eðitimcileri eðitmek gerek diyorum. bu konuyu bizlerle paylaþtýðýnýz için teþekkür eediyorum. bu kanayan bir yaramýzdý ve bir þeyler yapýlmazsa malesef devam edecek gibi görünüyor. |
|||
| Cihat Erdem | |||
SÝZÝ ANLADIÐIMI SANIYORUM |
Tarih : 20-06-11 | ||
Sayýn Hakikat Yolcusu, Kusur yok. Kalemine saðlýk. Nasýl bir endiþe taþýdýðýnýzý gayet iyi anlýyorum. Yadýrgamýyorum, teþekkür ve dua ediyorum, duanýzý bekliyorum. Sözümüz ekalliyetteki bir gerçekliði ifade ediyor olsa bile, böyle bir hakikat varsa -ve bu hakikati bizzat yaþayarak görmüþsem- baþka ne söyleyebilirdim ki? Etrafýnýza birazcýk kulak verirseniz ayný dertten muzdarip hiç de azýmsanamayacak insanlar görmekte zorlanmazsýnýz. Ayný "hakikatin yolcusu" olduðumuzu rahatlýkla söyleyebilirim. Baðlanýlacak noktaya baðlýlýðýmýzda þüphemiz yoktur. Sadece dertlerin dile getirilmesinden gocunmuyorum; benim zaafým da bu... Ýnþallah zülf-i yâre dokunmamýþýmdýr. |
|||
| hakiki yolcu | |||
TENKÝD |
Tarih : 19-06-11 | ||
Hikaye çok güzel baþlamýþ. Toplumun ortak dramýný çok veciz bir þekilde ifade etmiþ ama sonu böyle bitmemeli idi sayýn yazar?! Bazý yorumculara teessüf ediyorum ölçüyü kaçýran zülfikara dokunacak tenkitler yapmýþ. tenkit ediyorum. Doðruluþun çizgisine yakýþtýramadým."Hatýrý sayýlýr bir "zengin deve" bulamamýþ mý? Yelli garip miymiþ babasý?"Kusura bakýlmaya." |
|||
| Fatih | |||
Merak |
Tarih : 15-06-11 | ||
Deðerli Yazar, Güzel bir hikaye. Müessese mükemmel. En þerefli varlýk olan insan için hazýrlandýðý belli. Her þey ona feda edilmiþ... Düþünüyoruz: Malzeme bozuk usta mý boþuna yorulmuþ? Malzeme iyi de usta mý onu telef etmiþ? Malzeme bir ara maya tutmuþ gibi. Acaba mayalanmýþ sütün yoðurt olmasýna müsaade etmeyecek kadar sabýrsýzlýk veya sütün ne kadar zamanda ve ne þartlarda yoðurt olabileceðini bilememe gibi bir acemilik mi var? Tepeden vadiye doðru bakan iki arkadaþtan biri diðerine, "Arkadaþ, þu ormanýn güzelliðini görebiliyor musun?" diye sormuþ. Diðeri: "Hayýr, aðaçlardan göremiyorum." |
|||
| M. GÜLERDEM | |||
HÝZMET ADAMI |
Tarih : 14-06-11 | ||
Bu tür hadiselerde, farklý sebepler olabilir. 1-Âilevi sebepler, 2- Çocuðun Asaleti (huyu ve karakteri ) 3- En önemli sebep arkadaþ çevresi, 4- Yurt eðitim sistemi (personel davranýþý (ilgi -bilgi - sevgi) Bütün detaylarý göz önünde bulundurup deðerlendirmelidir. Ama; En önemlisi: Vazifelilerin kendilerini her yönden yetiþtirip, talebeyi her yönden iyi tanýmalarýdýr. Arý baldan ayrýlmadýðý gibi, insan da nurdan (SEVGÝ- KALÝTE-BAÞARI'DAN) ayrýlmaz. Öyle sevdirmeli ki ayýrmak için uðraþsalar, ayrýlamamalýdýr. [ATEM ] |
|||
| Cihat Erdem | |||
Mes'uliyet |
Tarih : 13-06-11 | ||
Sayýn Ar, Öz Geçmiþ'imi iyi yazmýþsýnýz. Teþekkür ederim. Bir gün çektiðim ýstýraplarý da yazarsýn herhalde. Bir þey merak ettim: Müdür "Ya terbiyesini yapýn, ya da çocukla yollarýmýzý ayýracaðýz." deyip çocuðu babasýyla birlikte yola koyduðu zaman "Haþarý" acaba aðlamýþ mý? Geriye dönebilmek için çok uðraþmýþ mý? Hatýrý sayýlýr bir "zengin deve" bulamamýþ mý? Yelli garip miymiþ babasý? |
|||
| selman | |||
þuur |
Tarih : 13-06-11 | ||
hocam öncelikle insanda þuur olmasý lazým ki o yüce iman merkezi o kiþiye tesir göstersin yani ama þu da var ki bazýlarýnýn da kendilerinde bir þey aramalarý lazým bence zamanýn sahibinin izni olmadan olmaz yani imam ý rabbani ne diyor eskiden sebeb olan biz sanýrdýk ama ALLAH izni ve takdiri ne ise insanlara hidayet etmiþler ALLAH bu ÝMAN GEMÝSÝNDEN ayýrmasýn |
|||
| Ý. TUNCER | |||
Ah hocam ah! |
Tarih : 12-06-11 | ||
Bu hikaye hiç de yabancý gelmedi bana, hem bir baba olarak hem de yýllarca bu ve benzeri ýzdýraplara yakinen þahit olan birisi olarak. Neden? Çokca dile getirdiðim ve cevap bulamadýðým þu mesele. Dað baþýnda gayri meþru hedefler için örgütlenmiþ kiþiler sokakta bulduklarý insanlarý daða kaldýrýp 3-4 ay sonra yolunda ölebilecek hale getirebiliyor da her þeyiyle gelip teslim olan pýrýl pýrýl anadolu çocuklarý nasýl telef ediliyor? Kendi istekleri ile gelip her þartý kabul eden bu gençler bir müddet sonra neden hayal kýrýklýklarý yaþýyor? Onlar kendi iradeleri ile geldikleri halde orada tutamamak kimin suçu acaba? Sorular çoðaltýlabilir ama gerek yok. Bulabildiðim tek cevap var sevgisizlik. Talebeyi sevememek. Varlýk sebebimizi anlayamamak. Dün 30-40 yaþýnda evini çocuklarýný terk ederek ders halkasýna oturanlar nasýl bir sevgiyle kucaklanýyordu acaba? Yemekleri sadece bayat ekmek çorbasý; oturduklarý, hasýr ya da kara çul, birbirlerinin tabaðýndan yiyip içen bu insanlarý aþkla orada tutan ve yüksek ilimleri öðretme baþarýsýný gösterenler nasýl tutabiliyordu acaba koca koca insanlarý? Meselelerimizi seccadenin üzerinde çözemiyorsak eðer, sanýrým çözemiyoruz. O zaman, kendi içimizde samimice konuþarak ilmi olarak bir çözüm yolu bulabilmeliyiz. Konuþmadan, saklayarak ya da erteleyerek meselelerimizi sadece büyütürüz ve bu hikayelerin büyük çoðunluðunun sonu malesef böyle biter. Hikayelerimizin sonunun mutlu bitmesi temennilerimle. |
|||
| e.hayat | |||
haþarý |
Tarih : 12-06-11 | ||
Hocam hikaye iyiydi de farklý bitemez miydi? Gülümseyerek okudum. Ama sonunu okuyunca bi anda düþüncelerim beni adeta þoka soktu. Baki selamlar... |
|||
| Ýbrahim Hoca | |||
Çorbasý Þifadýr. |
Tarih : 12-06-11 | ||
Çorbasý þifadýr böyle yerlerin. Bakmayýn hikayenin sonunun böyle bittiðine, bu çocuk adam olur. Ýlla ki adam olur... Kalemine kuvvet hocam. |
|||