
| Kategori : / CEMÝL MERÝÇ'TEN SEÇMELER | Okunma Says: 8765 |
KELÂM, BÜTÜNÜYLE HAYSYETTR1
lk kitap: hafza. aman2 veya rahip3, yaznn icadndan sonra da imtiyazlarn titizce korur, fetihlerini uzun zaman yazya dökmez, nesilden nesile sözle aktarr; sözle, yani nazmla4. Srlar, harflere tevdi5 edildii zaman bile sokan dili kullanlmaz. lâhiler manzum, büyüler manzum, destanlar manzum. airler yourmu dili, düünceyi airler uysallatrm. Beiinde Tanrlarn dilini konumu insan. Nazm en olgun meyvelerini verdikten sonra nesir6 domu. Hantal, ürkek, acemi bir nesir.
Nazm, imkânlarn aratran düünce: hatalarn balatmak için musikinin yardmna muhtaç; musikinin, yani veznin, kafiyenin. Nazm, ifadenin çocukluu: sevimli ve serke7. Nesir, bütün nazmlar kucaklayan bir orkestra: girift ve kâmil. Kur’an mensurdur: Yedi Ask8 airlerini secdeye kapandran bir nesir.
Büyük nâzmlarn9 çou, nesirde de büyüktürler: Namk Kemâl10 ve Hâim11 gibi. Ama istisnas bol kâide bu: hecenin en usta airi Rza Tevfik12, nesirlerinde ne kadar derbeder, ne kadar yavan. Genç nâsirler13, nazmn tezhibinden14 geçseler üphesiz ki üsluplar daha derli toplu, daha tannan15, daha ölçülü olurdu. Heyhat ki, nazmperdazln16 tiryakilik gibi tehlikeleri de var. Bazen, bütün dikkatini, bütün hünerini nazmda tüketiyor sanatç; msra “haysiyet”i oluyor, cümle “haysiyet”sizlii. Oysa kelam bütünüyle haysiyettir.
Bugünkü “düz yaz”nn ne edebiyatla münasebeti var, ne haysiyetle: bed, cvk, yüzsüz. Kelimeler, ibarenin içinde, tmarhaneden frlayan akl hastalar gibi kouuyor. Hepsinin srtnda ayn urba17, baklarnda ayn manaszlk. Nesir yok artk. Nazm var m ki?
1 Bu Ülke. letiim Yaynlar stanbul 1996 s.82.
2 aman: amanizm’de din adam. amanizm, Eski Türklerin boynuna aslan en büyük idam yaftalarndan biri. Avrupal aratrmaclar Moolca olan “aman” kelimesini Türklere atfederek Eski Türklerin amanist olduunu iddia etmilerdir. Hakikat u ki, Türklerin amanist olduuna dair hiçbir kuvvetli delil yoktur. Eski Türklerin dini, "Gök Tanr dini" diye ifade edilen tek tanr dini idi. Gök Tanr da, "gökte oturan Tanr" anlamnda deildi. Gök kelimesi Eski Türkçe’de “büyük” anlamnda kullanlrd. Gök Tanr: Büyük Tanr, Gök Türk: Büyük Türk anlamnda idi. Filhakika Gök Türk yaztlar I. derece kaynaklardr. Orhun Abideleri’nde geçen u cümleler Türklerin inanç sistemini bize, en iyi anlatan cümlelerden biridir: “nim köl tigin kergek bolt özüm sakntm körür közüm körmez teg bilir biligim bilmez teg bolt özüm sakntm öd tengri yasar kii ogl koop ölgeli törimi ança sakntm közde ya kesler tda köngülte sgt kesler yanturu sakntm katgd sakntm (Küçük kardeim Köl Tiin vefat etti. Kendim yas tuttum. Gören gözlerim görmez(oldu), eren aklm ermez oldu. Kendim düünceye daldm. Zaman Tanr tayin eder. nsanolu hep ölmek için yaratlmtr. Öyle düündüm.Gözlerimden ya gelse engel olarak, gönülden feryat gelse geri çevirerek yas tuttum. Çok yas tuttum.)
3 Rahip: Hristiyanlk'ta ve Dou dinlerinde, genellikle manastrlarda yaayan, belirli dinî vazifeleri üstlenen, kutsal törenleri yürütme yetkisine sahip din görevlisi.
4 Nazm: Ölçülü ve kafiyeli söz veya yaz, iir.
5 Tevdî etmek: Vermek, brakmak, emanet vermek.
6 Nesir: Dilin söz dizimi kurallarna uygun olarak kullanlan anlatm biçimi, manzum olmayan söz ve yaz, düz yaz
7 Serke: Kafa tutan, ba kaldran, isyan eden, babozuk, dikkafal.
8 Yedi Ask: Mu’allakâtü’s-seb’a. Cahiliye devrinde çok beenildikleri için Kâbe’nin kapsna aslan yedi Arap kasidesi. Cahiliye dönemi Araplar ehuru’l hurum (haram aylar) denilen ve kan dökmenin yasak olduu dört ay (Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Recep ay) boyunca çeitli bölgelerde panayrlar kurar birçok elencelerin yan sra iir yarmalar da düzenlerlerdi. Bu yarmalarda birinci gelen iirler, keten yapra üzerine altn ile yazlp daha güzeli yazlncaya kadar Kâbe kapsnda halka tehir edilirdi. Yedi ask airleri unlardr: mrü’l Kays, Tarafe, Zübeyr, Lebib, Amr b. Kulsüm, Antere ve Haris’tir. Yedi ask airlerinden sadece Lebib slâm ile müerref olmutur.
9 Nâzm: Edebiyat dilinde manzume yazan kimse.
10 Namk Kemâl: (1840-1888) Tanzimat dönemi air, yazar, gazeteci, devlet adam. Abdülhamid Han’a kar faaliyet yürüten “Jön Türkler”dendir.
11 Ahmet Hâim: (1884 – 1933) Badat’ta doan, Fransz Sembolist airlerinden de etkilenerek "saf iir"in en güzel örneklerini veren Fecr-i Âti airi.
12 Rza Tevfik Bölükba: (1868-1949) air, felsefeci ve devlet adam. Hece vezninde yazd iirlerle tannan Rza Tevfik felsefeye merak nedeniyle Filozof Rza olarak anlrd. Osmanl döneminde milletvekillii, Maarif Nazrl (Milli Eitim Bakanl) da yapan çok yönlü bir kiiliktir. Yüzellilikler arasnda yer ald için uzun yllar sürgünde yaad; gurbet acsn, iirlerinde dile getirdi. Sürgünde iken yazd "Uçun kular" ve “Gözlerin” iiri ilk aklmza gelen iirleridir. "Sultan Abdülhamit Han’n Ruhaniyetinden stimdad" iiri ise vicdan azabnn en yüksek sesidir. Eserlerinden bazlar: Kâmûs-u Felsefe, Hâmidnâme’dir.
13 Nâsir: Nesir yazan, nesir ustas.
14 Tezhip: Yaldzla süsleme, yaldzlama, bir yaz veya yazma kitab yaldz veya boya ile süsleme.
15 Tannan: Tnlayan, çnlayan
16 Perdaz: Tertipleyen, düzenleyen, anlamnda Farsça bir sfat olup birleik kelimeler yapar. Suhenperdaz (güzel söz söyleyen), nükte-perdaz (nükteli, kinayeli söz söyleyen) gibi nazmperdaz da nazm yazar yani âir demektir.
17 Urba: Giysi.
Yazar: Harun ÞAHÝN |
16-06-11 |
||
| E mail: sahharun@hotmail.com | Tweet | ||