
| Kategori : ÝKTÝBAS / ÇARPIK VAZÝYETLER | Okunma Says: 3434 |
Medyaya düen küçük haberlere ilgimi bilenler bilir. Zaman zaman bu türden küçük haberleri bu köede konusu ettiimi; haber klnda karmza çkan bu harika insanlk hikâyelerini dikkatinize sunduumu da hatrlayanlar olacaktr. Bugünün konusu ite yine öyle bir haber...
Manuel Segovia ve Isidro Velazquez Meksika topraklarnda çok uzun zamandr konuulmakta olan Ayapaneco dilini bilen ve konuabilen son iki huysuz ihtiyar... Meksika'nn Tabasco eyaletindeki Ayapa köyünde birbirlerine 500 metre mesafede yayorlar. Manuel 75, Isidro 69 yanda... Onlarn hayata veda etmesiyle birlikte dilleri de yitik diller arasna karm olacak. Fevkalade dramatik olan bu durumu daha da karmak hale getirense bu iki huysuz ihtiyarn birbirine uzun zamandr küs olmas... Yani kaybolmaya yüz tutmu bir dili dünyada konuabilen son iki kii kalm ve onlar da birbiriyle konumuyor.
ndiana Üniversitesi'nden bir grup antropolog, kaybolmann eiine gelmi olan Ayapaneco dili ile ilgili bir sözlük hazrlama çalmalar srasnda ikiliyi bartrmaya çalmlarsa da sonuç alamamlar. O antropologlardan biri olan Daniel Suslak Guardian'a yapt açklamada, Manuel'in epeyce aksi bir kiilik olduunu, Isidro'nun ise daha yumuak bal olmakla birlikte evinden çkmay pek sevmeyen bir karakter olduunu ifade etmi. Suslak kibarca "Pek ortak noktalar yok" dedii ikilinin varolan tek ortak noktalarnn kaybolmakta olan bir dil olmas ironik mi, traji-komik mi, karar siz verin. Ama u kadar belli ki, bu iki huysuz ve suskun ihtiyar birbirlerinden pek hazzetmiyorlar.
Bir hikâyeci olarak, gazetelerin ksa ksa sütunlarnda gelip geçen bu haberin kskanlacak güzellikte bir hikâye barndrdn rahatlkla söyleyebilirim. Manuel ve Isidro, kaybolmaya yüz tutmu bir dilin son iki suskunu... Ya da belki küskünü demeliyim. nsan önce artan, sonra tatl tatl gülümseten ve fakat sonrasnda hayranlk verici iç kurgusuyla sarsan bir hikaye...
Hayat kendi kaderi içinde öyle olaanüstü hikâyeler yazyor ki, kalemin yazarn elindeki bir emanet olduunu düünmeden edemiyorsunuz. Hayat diye önünüzden akp geçen büyük rmaktan avucunuza düen damlalar kadar aslnda sanatnz, sanatçlnz...
Keke bu harikulade insanlk hikâyelerini hayatn en görünür yerlerine manet olarak atabilsek. Bazen küçük tebessümlerini yüzümüze nakeden, bazen zihnimizi derin düüncelere sevkeden, bazen scack bir eyleri içimize düüren, bazen hayretimizi büyüte büyüte ibrete dönütüren bütün bu insanlk latifelerinden kendi insanlmza güzellikler derleyebilsek keke...
Hayatn içinde kendini bariz klan bütün bu renkliliklerin aynasnda, kendi hayatlarmzn ve insanlklarmzn renklerini, zevklerini, inceliklerini temaa edebilsek keke...
Biraz durabilsek, yüzümüzü biraz hayatn ve insann öz vechesine döndürebilsek keke!
Halet-i ruhiyemizi kaskat geren medya önceliklerinin benliklerimizi tutsak ald bu hapishaneden kurtardmz dikkatlerimizi, Yaradan'n insana ve hayata ince ince iledii hayranlk verici kader gergefine bir parça verebilsek keke!
Yazar: Gökhan Özcan |
25-06-11 |
||
| E mail: yenisafak.com.tr | Tweet | ||