
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 7072 |
Gözlerimi, gönlümü lime lime ediyorlar. Ellerimde ne varsa almak için urayorlar. Bunca zaman devirdiklerimi... Gözlerimin, kulaklarmn, admlarmn keyfini kaçryorlar. Naylon çalarna çaryorlar beni. Naylon, sahte, sanal, yalan... Öylesine allayp pullayp...
***
Ayn renk.... ayn ton... Ayn ses... Ayn yol... Ayn bak... Ayn hutbe... Ayn hizada adamlar... Ayn meydan... Ayn yllar... Ayn törenler... Ayn evler... Ayn ehirler... Yemekler, sofralar, sohbetler ayn... Ayn hocalar... Ayn üniversiteler... Ayn dersler... Skldm, anne!
***
Ne iim var; beni göstermeyen aynalarn karsnda! Kendileri "saadet"in adn bile bilmiyor. Sahte gülücüklere teslim oluyorlar. (Kendime) kurmak istediim dünyama da karyorlar. Paray pulu, hürriyeti bana çok görüyorlar.
***
Mevsimleri unuttum, anne! Kar k, kardan adam, ayçiçeklerinin keyfini, gelinciklerin inceliini, sonbahar vedalarnn hüznünü, yaz gölgelerini...
Kâr, zarar, karar, yaamann her köebandaki cilvelerini... Kararszln bile o ince, aradaki gelgitine izin yok! Parann o dayanlmaz arl m hafiflii mi... Her yerde para... Unutulan "insan yanlarmz"n çlnn bastrl, bastrl... Üstüme üstüme geliyorlar, anne!
***
Kocaman baharlarm elimden alp bir demet kokusuz çiçek veriyorlar!
Kocaman kocaman binalar yapyorlar; misafir çarmyorlar!
Hzl arabalar var, uçaklar, trenleri... birbirlerine gidip gelmiyorlar!
Çarlar çok kalabalk. Tüneller kazyorlar durmadan; güneten kaçyorlar. Hapishane, hastane yaptryorlar. Hepsi tklm tklm dolu.
***
Ekmeklerin kokusunu çalmlar; meyvelerin tadn... Her eyi fena örseliyorlar. Dokunulmam eylerin özlemi içindeyim, anne! Bir de yalan söylüyorlar. Birbirlerinin gözlerinin içine baka baka... Bakyorlar da görmüyorlar, anne! Herkes birbirini sktryor. Acele acele gidip geliyorlar. Ne ileri var; bilmiyorum. Bir ileri de yok; olsa görürüm herhalde! Asfalt, beton, ilaçlar, top, tüfek, bomba... Her köebanda paradan bile para kazanan bankalar... Yollarda sarho izleri... Nezaketsizlik... Ümitsizlik... Cehalet... Fukaralalk... Kavga... Sevgisizlik... Seviyesizlik... Ah ki ah kelimesizlik... Kelimesizlik... Kelimesizlik...
***
Halbuki mevsimler renk renk gülüyor; görmüyorlar, anne!
Bulutlar, rüzgâr, sabahlar, akamlar, sessiz geceler... Hayretsiz yayorlar, anne! Hayret ediyorum.
***
Her köebanda gürültü... Gevek baklardan bktm, anne! Haberler, manetler o kadar geveze ki... Hep ayn... Hep yavan... Haber olmayan haberler... Bunlar muhbir, mütecessis... Akllaryla kalplerinin aras açk. Ekmei frndan ya hamur çkaryorlar ya kömür... "Vasat"n deil; "ifsat"n peindeler. "hbar" ediyorum, anne!
***
Korkutmakla, ürkütmekle urayorlar. Durmadan arzularm kamçlyorlar. "Üç günlük" derdin ya dünya; ölümü akllarna getirmek istemiyorlar.
Dün nerde?
Yarn hani?
Bugün; elimizde olan! O da u an. O da hemen uzaklaan.
Vakit var m katl binalara!
***
Ayn okullara gidiyorlar... Ayn eyleri söylüyorlar... Ayn ehirlerde oturuyorlar...
"Maç, kaç kaç?" derken öyle bir dikkat kesiliyorlar ki... Öyle bir kendilerinden geçiyorlar ki...
Kalplerini ne kadar üzdüklerini bir bilseler.... Bir kalpleri olduunu unutuyorlar.
***
nsanlar birbirlerine ne kadar benziyor; niye ayr isimler alyorlar, anne?!...
Yazar: Ali Hakkoymaz |
25-06-11 |
||
| E mail: risalehaber.com | Tweet | ||
| Hacer | |||
merhaba |
Tarih : 28-06-11 | ||
Yaþamýþ olduðumuz bereketsiz, tatsýz, tuzsuz zaman dilimini çok güzel kelimelere aktarmýþsýnýz. Yüreðinize saðlýk... |
|||