
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 3190 |
Yoksa "kafa karkl" m demeliydim! Bu ülkede Yahudilik ve Hristiyanlk üzerine yazlanlar hep teenniyle, ihtiyatla karladm, sözümü ulatrabildiim insanlara da bunu tavsiye ettim. Zira ilahiyat fakültelerimizde Dinler Tarihi bal altnda yazlanlarn da okutulanlarn da büyük çounluu Bat'da kaleme alnm çalmalarn uyarlamasndan ibarettir. nsanlk tarihini kendi tarihinden ibaret gören Batl anlay, bu alan da kendi bak açs ve kavramlaryla ilemi, "bilimsel çalma"y format ve muhteva olarak "Bat standartlar"na endeksleyen geri kalm ülkenin kopyac aydn/entelektüeli de onu alp sadece ufak-tefek rötülarla kendi hedef kitlesine sunmay marifet saymtr... Bunun istisnalar yok mu? Elbette var. Ancak onlar "istisna" olmaktan çkp "kaide"yi oluturma aamasna gelecek kemiyet ve keyfiyeti ne yazk ki henüz yakalayamamtr...
Bu köede zaman zaman Dinler Tarihi'ne deiniyorum; deinirken de yukarda okuduunuz türden yaknmalar dile getirmekten kendimi alamyorum. Bu yaknmann hakl olup olmad noktasnda yeni bir deerlendirme yapma imkânna sahip olacaksnz Nazif Gürdoan hocann yazdklarna ahit olunca.
Hocann 6 Temmuz tarihli Yeni afak'taki köesinde, -belli ki- Prof. Dr. Ali Erba'n Hristiyanlkta Reform ve Protestanlk Tarihi isimli kitab ekseninde kaleme ald "Kutsal Kültürde Protestanlk" balkl yazda müahede ettiimiz durumu "kafa karkl" m yoksa "kavram kargaas" olarak m nitelemek gerektiinin kararn siz verin.
öyle diyor hoca: "Yahudilik kendisinden sonra geldii için Hristiyanl, Hristiyanlk da kendisinden sonra geldii için Müslümanl kabul etmez. Müslümanlk ise, kendisinden önce gelen Yahudilik ve Hristiyanl kabul eder, peygamberlerine ve kitaplarna sayg gösterir ve onlar kitapl, tek tanrl dinler olarak nitelendirir..."
Burada gözümüze ilien ilk nokta: Müslümanln Yahudilii ve Hristiyanl "kabul etmesi" meselesi. bu kabul edi, "varln" kabul edi ise, bunun malumu ilamdan öte bir anlam yok. Üstelik "vakay kabul" anlamnda bu durumun Yahudilikle Hristiyanla tahsis edilmesinin hiçbir anlam yok.
Yok, eer bu kabul edi, "muhtevasn onaylama" anlamnda ise, bunun slam'n kaynaklarna dayandrlmas mümkün olmayan modern bir hurafe, batl bir görü olduu aikâr.
Yukardaki paragrafta dikkat çeken ikinci nokta ise, "... peygamberlerine ve kitaplarna sayg gösterir..." cümlesinin anlatt durum. Burada kast edilen Hz. Musa ve Hz. sa (ikisine de selam olsun) ise, bu iki muazzez peygamberin, Yahudiliin ve Hristiyanln deil slam'n peygamberi olduu Kur'an ve Sünnet nasslarnn hiçbir tartmaya yer brakmayacak ekilde ortaya koyduu bir hakikat. Bu cümlede anlatlmak istenen, Yahudilerce peygamber olarak kabul edilen Yeremya ve Hristiyan inancnda peygamber olarak kabul edilen Pavlus gibi isimlerse, slam'n bunlarn peygamberliini onaylamad, bunlarn olsa olsa Efendimiz (s.a.v)'in vefatndan sonra mantar gibi türeyen "yalanc peygamberler" olarak tavsif edilecei açk.
Esasen Hristiyanlk'ta Hz. sa (a.s)'nn "peygamber" olarak deil, "üç uknum"dan biri olarak kabul edildii, üzerinde ayrca durmaya ihtiyaç duymayan açk bir gerçek.
Bir dier husus, "Bu balamda Hristiyanlk içinde Protestanlk, Müslümanlktan etkilenen bir "brahim Peygambere dönme" hareketidir. Kutsal kültürün üç büyük inancnn "Ortak Peygamberi" Hz. brahim'dir" cümlesi.
Protestanln slam'dan etkilendii iddiasnn Müslüman aratrmaclar tarafndan gerekli ciddiyetle tartlan bir mesele olduunu ileri sürmek hayli zor. Belki Katolikliin, Protestan inancnn müslümanlardan etkilenilerek oluturulduu tarzndaki iddia bu balamda ele alnmay daha fazla hak ediyor.
Ve son nokta, u "kutsal kültür" tabiri. "Kutsal"n ölçüsü nedir? Bir eyi "kutsal" yapan amiller nelerdir? Bu ve benzeri sorular bu balamda üphesiz temel bir belirleyicilie sahiptir. Ama kestirmeden unu söyleyelim: Kutsiyetin kayna vahiydir. Vahiy Yahudi ve Hristiyanlarn inancn onaylamadna, küfür/batl olarak nitelendirdiine göre onlarn inançtan kaynaklanan kültürüne hangi gerekçeyle "kutsal" etiketi yaptrabiliriz? Eer Yahudilik ve Hristiyanlk kutsal ise slam deil, eer slam kutsal ise onlar deil.
Söylenmesi gereken daha çok ey var; ama bu köenin snrlar ne yazk ki ancak bu kadarna müsaade ediyor. Belki baka vesilelerle bu konuya ileride tekrar döneriz...
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
Yazar: Dr. Ebubekir Sifil |
09-07-11 |
||
| E mail: milligazete.com | Tweet | ||