
| Kategori : / KÜLTÜR ve MEDENÝYET | Okunma Says: 2880 |
Program ustal
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde daha önceki dönemlerle kyaslanamayacak ölçekte maddi büyüme, son on ylda gerçekleti. Ekonomi istikrar içinde büyüyor, büyüme rakamlarnda dünyann ilk sralarnda yer alyoruz. Maddi refah yaylyor ve bu artk gözle görülebiliyor.
Refahn geni kitlelere yaylmas, üretilen milli gelirin âdil paylam konusunda elbette yaplmas gerekenler var ve isizliin önlenmesi de bu çerçevede en önemli konulardan biri.
Balangçtan bu yana Cumhuriyet hükümetlerinin ihtirasla istedii ve fakat ulaamad maddi baarlarn son üç hükümet zamannda gerçekletirilmesi nasl yorumlanmal? Tayyip Erdoan ve partisinin srf maddi büyüme odakl siyaset felsefesini benimsemi bir hareket olmasndan dolay böyle bir sonuca ulaldn söyleyebilir miyiz?
1950’den beri bütün “sa” siyasi akmlar, en fazla dinî-manevî muhteval olan Selamet-Refah partileri dahil, kalknmac bir yaklam önplana almlardr. Bu siyasi hareketler, esas olarak tarihimize, medeniyet birikimimize, maneviyatmza, kültürümüze vurgu yapmlar ama bu alanlarla ilgili ie yarar, kalc, sonuç verici neredeyse sözü edilmeye deer hiçbir uygulamaya imza atmamlardr.
AK Parti hükümetleri de u ana kadar bu çerçevenin dnda saylabilecek bir uygulama baars ortaya koymu deildir.
Türkiye’nin maddesi, fizii geliirken -kaba bir benzetme ile- ayak, bacak, kol, gövde... habire büyürken, kafann büyüdüüne dair bir emareye sahip deiliz. Mevcut hükümetimiz de, üniversite saysnn arttrlmasyla, çok sayda bina yaplmasyla, dersliklerin çoaltlmasyla, yeni kültür salonlar veya tiyatro binalar inasyla -yani kemiyetle- öünmektedir. Eitim ve kültür alanyla ilgili öünülen eyler de esasen maddî alanla ilgilidir.
Maddî büyümeyi istikrar içinde baarm bir siyasi iktidarn 3. iktidar döneminde manevî, zihni, sosyal ve kültürel -ksacas insani- gelimeyi dikkate alan bir hükümet programyla milletin karsna çkmas beklenirdi.
61. hükümetin programn bu gözle okumak istedik. Bütün metni göremediysek de, partinin sitesinde bulunan geni bir özetine ulatk. Zaten sayn Babakan da, 128 sayfalk metnin tamamn Meclis’te okumay gerekli görmemi.
Esasen Sayn Babakann okuduu hükümet programnda iki cümle konumuzla ilgili dikkat çekici ve umut verici ipuçlarna sahip. Birinci olarak, makro-ekonomide salanan baarlarn da katksyla eitim, salk, sosyal güvenlik ve sosyal yardm harcamalarnn toplamndan oluan sosyal harcamalarda ciddi artlar saland belirtiliyor.
kinci cümle bundan daha önemli bir balangc iaret ediyor: “Okul öncesinden üniversiteye uzanan eitim basamaklarnda milli deerlerimiz ve uluslararas standartlar esas alnarak eitim sistemimizi tamamen gözden geçirecek ve kaliteyi merkeze alan bir dönüüm program uygulayacaz. Eitim sistemini yeniden yaplandracaz”.
Eitim sisteminin yeniden yaplandrlmas... Kemiyetten keyfiyete geçilmesi... Öretimle birlikte, deer eitimi, terbiye, zihin gelitirme, manevi yapy tahkim...
deolojik öretim yerine bin yllk birikimimizin deerler dünyasnn insan kuatan, ayakta tutan ve irfanla donatan terbiye metodlarn uygulamaya koymak...
Elbette bütün bunlarn bir anda gerçekletirilmesi mümkün deil. Maddi gelimenin tek bana güçlü bir insan ve salkl bir toplum oluturmayacan tecrübe ile biliyoruz. Evet madden geliiyoruz, ama bu manevi gelimeyle birlikte yürütülemedii için ciddi bir bozulma ve yozlama ile kar karyayz. dealsiz bir gençlik yetiiyor. Bir taraftan her türlü sefahat, dier taraftan her bakmdan sefalet...
Yeni Hükümetin eitim-öretim sistemini ele almak için hem daha geni imkanlara sahip olduunu, hem de alandan gelen, tecrübeli bir ahsiyetin, Ömer Dinçer’in Milli Eitim Bakan yapldn göz önünde bulundurursak, gelecek için gerçekten umutlu olabiliriz.
Ayn eyi kültür alan için söyleyebilir miyiz peki?
“Kültür” hükümet programnda teferruat kabilinden yer alyor. Vakflarla ilgili olarak söylenenler, bakanlk olarak temsil edilen kültürden daha fazla yer tutuyor.
Bilmem ki “Usta” ne der bu hususta?
Yazar: D. Mehmet Doðan |
10-07-11 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||