
| Kategori : / EDEBÝYAT | Okunma Says: 7051 |
Can Parças Hz. Fatma, Siret-i Meryem, Çöl/Deniz Hz. Hatice adl kitaplarndan sonra, "Nil'in Melikesi Hz. Asiye" adl yeni eserini de yaynlad Sibel Eraslan. Böylece, "Cennetin Sultanlar" ana balna layk dörtlemeyi de tamamlam oldu.
"Nil'in Melikesi Hz. Asiye"yi de –dierleri gibi- merakla ve ancak bir mümin muhayyilesinin kayp parçalarn kefedebilecei kutlu bir hayata mahsus yepyeni bilgileri yüklenerek okudum.
Bu cümleyi yazarken, eserin beni en çok ilgilendiren önemli bir özelliini de söylemi oldum aslnda ama yine de bunu açmalym:
Yazar, ilk üç eserinde olduu gibi Nil'in Melikesi Hz. Asiye'de de "mümin muhayyilesi"nin bir kazanm olarak "istidlal etme" ruhsatn gereince kullanmtr.
"stidlal etmek" derken, bilinenden hareketle, bir bilinmeyene hükmetme'yi, muhakeme etmeyi, mülahazada bulunmay ve anlama kudretini kastediyorum.
Asrlarca önce yaam kutlu bir kiinin hayatn delille anlama ve anlatma eylemi "eser ile müessir"in karlkl ilikisinden beslenir. Bu yüzden eskiler, atein dumana olan delâleti gibi müessirden esere yaplan istidlale "bürhan- limmî", dumann atee olan delâleti gibi eserden müessire olan istidlale de "bürhan- innî" demilerdir (bkz: http://www.osmanlicaturkce.com/; "istidlal" maddesi).
Osmanl Türkçesi'nde "dad" ile yazlan istidlal (dalalete dümesini isteme, ayartmaya çalma) ile benim arz ettiim "dal" ile yazlan "istidlal" (delil ile anlama) arasndaki farka da dikkat çekerek söylemeliyim ki, Sibel Eraslan "istidlal"in birincisinden iddetle kaçnm, ikincisini izlemitir.
Örnein Hz. Asiye'nin hikayesini tek tanrl Akhenaton'un son kral Akhen'e mahsus bir vasiyetle balatr. Bu kral, Akhenaton Hanedanl'nn kaçnc kraldr bunu bilmek mümkün olmasa da, onun tek tanrl bir dinin mensubu oluundan hareketle söz konusu vasiyetinin Hz. Asiye'yle ilgili olmasn ve yine Hz. Asiye'nin neseben Hz. Yusuf'a balanmasn mümkün klar.
Hz. Asiye gibi peygambere annelik edecek bir çocuun, hem tevhid akidesini tamada hem de muktedirlerin errinden kendisini ve çevresindekileri korumada maharetli bir kiinin himayesinde yetimi olmas gerekir. Buna göre "Bilge Apa"nn varl elzemdir. Nitekim Hz. Zekeriya da Hz. Meryem'in velisi deil midir?
Hz. Asiye'nin kraliçe seçilme tarz ve rolü, hayatnn ana-tanrça kült'ünün güçlü bir biçimde sürdüü zamana denk dümesi açsndan isabetli bir bilgidir.
Yine, Hz. Asiye'nin "Rabbim! Bana katnda, cennette bir ev yap. Beni Firavun'dan ve onun yapt ilerden koru ve beni zalimler topluluundan kurtar!" diye dua etmesi (Tahrim: 11), onun (ana-tanrça rolünü de üstlenmi bir) kraliçe olmaktan, saraylarda yaamaktan hiç memnun olmadna, bilakis bundan azap duyduuna, vefatnn da Eraslan'n anlatt ekilde gerçekletiine yorulabilir.
Peki kadnlk duygular? Güzellik, nezaket, rikkat, hüzün, yalnzlk, sevgisizlik... Bebeini Nil'e sunan annenin acs, Nil'de bulduu bebei kendi çocuu olarak barna basabilen bir kadnn sevinci, Hz. Musa'nn iki kadna "iki denizin dürriehvar" olmas, onlara "denizler incisi, güler yüzü apaydnlk bir evlat" olarak görünmesi, Hz. Musa'dan ayrlklarnda onun hatrasnn iki kadna da "serin pnarlardan billur kadehlerle tanm souk sular gibi" gelmesi... Hele yazar bir mümin ve "cinsiyet kardelii" bilincine de sahip bir yazarsa, bu zikrettiklerim eser ile müsessirin kymetli unsurlarna dönümezler mi? mam Gazali'nin, istidlal etme yöntemlerini "d ve iç duyular, apaçk gerçeklikler, mütevatir haberler, bu üç husustan birine dayanan kyas, semi'iyyât ve muarzn benimsedii hususlar" olarak belirlemesi yazara tahkiyede de bir haraket alan açmaz m?
Kald ki, "Nil'in Melikesi Hz. Asiye" son tahlilde bir edebiyat eseridir. "Fiction" anlamnda kurgu deildir; ezelden kurgulanm bir yapbozun, dalan parçalarn yeniden bir araya getirme çabasdr. Onun asl bu yann konumak isterdim ama, hatralarnn Allah tarafndan korunduuna inandmz kutlu kadnlarn tahkiyesine mahsus zarflar, kimilerince mazrufundan daha önemli göründüü için ben de konunun bu yann konumay önceledim.
Yazar: Ömer Lekesiz |
11-08-11 |
||
| E mail: yenisafak.com.tr | Tweet | ||