
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 6210 |
Lâiklik neden gündemden dütü?
“Bizim ideolojimiz iyidir”, “bizim laikliimiz tanmlanamaz” diyenler bu soruya cevap vermekte zorlanyorlar. Hakllar!
Türkiye’nin 20. Yüzyln belirleyen “malubiyet ideolojisi”nin sonunun geldiini onlara kabul ettirmek zor. Böyleleri için en ac ilâç bu. Onlar malubiyetimizle gurur duyan nesil çünkü.
Türkiye’nin 20. Yüzyldaki ideolojisi, ad ne olursa olsun bir “malubiyet ideolojisi” idi.
Lozan’da galiplerin safnda oturtulmayarak Türkiye heyetine malubiyet ikrar ettirildi. “Lozan Kahraman smet Paa”nn Konferansn adn deitirmeye bile gücü yetmemiti! “Yakn ark leri Konferans”nda galip Bat’nn önünde diz çöktü; anlamay apka devriminden önce apka giyerek, yani itaatini peinen arz ederek imzalad. Snrlar öyle böyle tantt, fakat onlarn istedii gibi küçük, ulusal, dünyada hükmü olmayan bir devlet olmay kabul etti.
Türkiye anlamadan sonra maluplarn yaptn yapt, galibin taklidine yöneldi. Millî Mücadele’nin anti-bat, anti-emperyalist tezlerini gömdü. Yeni tezler, galibin dünyasnda var olabilmek için gerekenleri yapmak üzerineydi. Bunlara “devrim” denildi. Malubiyetimiz devrimlerle kutsand. Müslüman olmamamz, slâm dünyasnn atf merkezi olmamamz isteniyordu. Elbette Hristiyan olamazdk, “laik” olduk! Türkiye Cumhuriyeti’nin Hilafeti tayacak, slâm dünyasna hitab edecek gücü yoktu. Hilafetin kaldrlmas, batyla anlamann mecburiyetlerindendi. Malubiyetimizi zafer olarak sunabileceimiz bir ideoloji imal edildi.
Mustafa Kemal Paa, fakir, açlk derecesinde fakir Anadolu’nun barnda yeni bakent Ankara’da Onuncu Yl Nutku’nda, “az zamanda çok büyük iler baardk!” diyordu. Türkiye’nin Onuncu ylda kii bana millî geliri 1918 seviyesine, yani Birinci Dünya Sava’nn sonundaki seviyeye dümütü!
Malubiyet ideolojisi 20. yüzyl Türkiyesini belirledi. Fakat 21. Yüzylda bu ideoloji ile Türkiye’yi yönetmek imkânsz. Bu imkânsz, darbelerle mümkün hâle getirilmeye çalld. Olmad. En son 28 ubatla bir hamle yapld, o da yürümedi. Ergenekon hamlesiyle malubiyet ideolojisi yönetebilir hale getirilmeye çalld, bunun da imkânszl ortaya çkt.
Türkiye ideolojik takntlarndan kurtuldukça dünyada kabul görmeye balad. Komularyla, çevresiyle, bölgesiyle ilikilerini müstakillen sürdürecek konuma geldi. ABD’nin Türkiye’nin siyasetini belirleme gücü nisbetinde, Türkiye’nin ABD’nin bölge siyasetini belirleme gücü olutu.
Türkiyesiz bir Ortadou, Kafkaslar ve Balkanlar siyaseti belirlemek imkânsz. Türkiye kendi ideolojik prangalarn krdkça güçleniyor, bunu görmeyen baz oligarik kesimler, “hükümet laiklii gündemden düürüyor” diye yaygaray basyorlar. Anayasa Mahkemesi iktidar partisini “laiklie kar eylemlerin oda” olarak mahkûm etmi/mi! Etsin bakalm! Anayasa Mahkemesi neyin oda peki? Türkiye’nin geleceini mahkeme mi belirleyecek? Hükümeti mahkeme üyelerinden oluturalm öyleyse!
Beyler! Türkiye’nin 1920’lerdeki, 30’lardaki laiklii büyük dümana kar bir kamuflajd!
Bunu nereden çkaryoruz?
Türkiye’yi yöneten alt okunda “laiklik” bulunan partinin deimez genel bakan, Ebedî efi Atatürk 1930 ylnda tuttu Diyanet leri Reisi’ni partisinin Ankara il bakan yapt! Böylece ne yapm oldu?
Laikçiler hadi Antkabir’e koun! Orada Atatürk’ün size nanik yaptn göreceksiniz!
(...)
NOT: Vurgular bize âittir. (Dorulu)
Yazar: D. Mehmet Doðan |
26-09-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||