
| Kategori : ÝKTÝBAS / ÇARPIK VAZÝYETLER | Okunma Says: 3685 |
Bundan önceki yazm öyle bir cümle ile bitirmitim: “Varlkl ama dindar Müslümanlar olarak çoumuz “takva” ile “marka” arasnda kaldk, iin içinden çkamyoruz”.
Eskiden böyle deildik: Müslüman hayatlar ebediyete dönüktü...
Dünya “ebedi” imi gibi alglanmaz, “ahiretin tarlas” olarak görülüp yaanrd...
Mü’minler birbirlerini “çkar” için deil, “Allah için” severlerdi.
Müslümann içten pazarlklar yoktu.
Müslüman göründüü gibiydi: çi baka, d baka dindara nadiren rastlanrd.
Bir i yaplmadan önce “günah m, sevap m” diye baklr, ancak “sevap” olduu kanaati hâsl olduktan sonra yaplrd...
Müslüman zenginler “ehl-i dünya” denilen “tek dünyallar”a (ahret inanc olmayanlara) özenmez, ne kyafette, ne siyasette, ne sosyal ve ticarî hayatta onlar taklit etmezdi.
Dünyay “mezra” olarak görür, “mükâfat” ebedi hayatta bekler, bu beklenti ile dünyann “cazibedar fitneleri”ne kar direnirlerdi.
Ebedi hayata yönelik beklentilerimiz mi krld, yoksa kendimizi dünyann cazibesine mi fazlaca kaptrdk bilmiyorum, bildiim u ki, git gide “tek dünyallar” gibi yaamaya baladk.
Hele bir de varlklysak, tüm emellerimize fani dünyada ulamak mecburiyetinde imi gibi tüketiyoruz hayat.
Eskiden böyle yapmaz, salt kendimiz için yaamazdk.
Lüksümüz, tantanamz, “dünyac” beklentilerimiz fazla yoktu...
“sraf toplumu” deil, “infak (yardm) toplumu”yduk.
Komumuzun ba arsa yüreimiz arr, o aç yatyorsa tok uyumay “insanlk d” sayardk.
Bir mahallede birinin aç ve açkta kalmas demek, o mahallede yaayan tüm zengin Müslümanlarn ayplanmas demekti.
Çünkü hayat inançlar ekillendirmiti.
Hayatmz inançlarmz ekillendirmiyor artk!..
Hayatmz siyasal, sosyal, ekonomik, çou kâr amaçl kayglar biçimlendiriyor.
nançlarmz yitirmedik henüz, ama çounu yüreimizle yaamyoruz...
Hayat tarzmzn inançlarmzla örtümedii gerçei de iin cabas!
Hem “komusu açken tok uyuyan bizden deildir” hadisi dilimizden dümüyor, hem de en yakn komumuzun zaruri ihtiyaçlarn görmezden geliyoruz!..
Daha da vahimi var...
Çoumuz “moda” tutkunu olduk. “Farkl” görünme hastal bizim de ruhumuzu avuçlad. Kefende “marka” aranmadn bile bile elbisede “marka” aryoruz.
Yaknda kefende de marka ararsak hiç armayacam!
Bizi vaktiyle “slâmi moda” ile tantranlar, yaknda eminim “kefen modas”yla da tantrrlar!
Fena da olmaz hani! Ahrete o yln modas bir kefenle gittiimiz zaman, zebanilerin elinden belki yakay kurtarrz!
Tabii “Rabbin kim?” yerine “modacn kim?” diye sorarlarsa...
Eski ölçüler çoktan deiti dostlar: Artk “takva” deil “marka” yayoruz!
Komumuz açken uyumuyoruz, çünkü aç kalma ihtimali olan komular geride brakp kendimiz gibi varlkl dindarlarn ikamet buyurduu etraf yüksek duvarlarla çevrili sitelere tandk.
Kapda bekçiler var. Kaplar da ifreli: çeri hiçbir fakir, hiçbir eski komu giremez!
Yazar: Yavuz Bahadýroðlu |
21-08-11 |
||
| E mail: habervaktim.com | Tweet | ||