
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 4791 |
Ahmet Türk'ün lml çarlar, “Zafer falan yok ortada, kazanan, kaybeden yok” gibi makul konumalar havada kalyor.
“lk gün heyecan” diyebileceimiz beeri duygularn ötesinde, örgütlü bir “siyasi sava” yaplyor.
Dadan inenlerin getirdii “mektup” bir uzlama ve bar araynn deil, bir siyasi savan yol haritasn yanstyor. Tek bir örnek: Ahmet Türk, “açlm”n önünü açmak gibi iyi bir niyetle, “Anayasal güvence talebimizi geri çektik” diye konumutu. Amac çtay aaya çekerek uzlalabilir bir zeminin olumasna katkda bulunmakt. Halbuki PKK’llarn getirdii “mektup”ta “Kürt kimlii temelinde anayasal güvence” vurgusu yaplyor.
Tablo udur: Öcalan’n ahsna kilitlenmi bir siyasi sava makinesi ve kitleleri karlkl ajite eden maksimalist talepler!
Böyle bir yapda Ahmet Türk’ün itidal çabas elbette boa gidiyor.
Totaliter yap
DTP ve selefi olan partilere bir bakn: Öcalan daima kadro deitiriyor, siyaset sahnesine hep yeni isimler sürüyor. Bu yüzden Kürt siyasetinde bir türlü “politik tecrübe” ve “politik olgunluk” oluamyor.
Lenin’in totaliter “öncü parti” modelini uyguluyor: Kitlelerin katlmna dayanan demokratik bir örgütlenme deil, kitleleri savaa sürmek için tekilatlanm totaliter bir cihaz, Leninist terminoloji ile, bir “aparat” yani!
Siyaset sahnesine sürekli yeni “kullar” sürdüü için partiler de ahslar da bamsz kiilik ve siyasi olgunluk kazanamyor, “alet” ya da “aparat” olarak kalyor.
“Kul” sözü benim deil. Hareketi batan beri ‘içeriden’ izleyen gazeteci Kürt aydn Eyüp Demir, Öteki Kürtler adl son derece önemli yeni kitabnda unlar yazyor:
“Bu görüntüde PKK’nin öncü parti modelinin de ciddi bir pay vardr. ktidar, gücü ve yetkiyi elinde tutmak isteyen ve her eyi kendine balayan merkeziyetçi öncü parti anlay, legal hareketi tkanma ve kendini tekrar etmenin eiine getirmesinde rol ald. Zaman içinde de legal hareket, giderek devlet ve toplum nezdinde marjinalleen, zenginlik olarak görülebilecek farkl renkleri yadsyan, tekçi bir anlaya dönütü. Hareketin sekter ve dar kadrocu bak, özgür bir kiiliin gelitirilmesinin yerine ‘kulluk’ veya ‘uysall’ esas ald.” (Sf. 217)
Yazar: Taha Akyol |
22-10-09 |
||
| E mail: Mail Adresi Yok | Tweet | ||