AYASOFYA ARTIK CAMİ

Bugünleri gösteren Rabbimize şükürler olsun!

 

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / ÂKİF EMRE
Okunma Sayısı: 2922
Yazar: Akif Emre
DIŞ DESTEK... NE KARŞILIĞINDA?

Küçük hesaplar yapmamak kaydıyla...

Anayasa tartışmalarının tam da kapatma dedikodularının yükseldiği bir dönemde gündeme gelmiş olması mevcut hükümetin siyaset tarzıyla örtüşüyor. Sistem içi güçlerin baskıları, hükümetin beslendiği dinamikler; Türkiye'nin içinden geçtiği süreç, toplumsal talepler göz önüne alındığında gecikmiş bir adım. Gecikmiş olması bir yana eksik ve 'eksik olması istenen' bir paket.

Sistem içi baskıların, direnişin, gerilimlerin ne anlama geldiğini uzun uzun açıklamaya gerek yok. Anayasa değişikliği için teklif hazırlıyorsunuz Danıştay bunun anayasaya aykırı olduğunu söylüyor. Yargıtay başkanı niyet okuması yaparak, "bu değişiklikle niyetlerinin yargıyı ele geçirmek " olduğunu söylüyor.

Öte yandan hükümet kadına pozitif ayrımcılık teklifini, buradan başörtüsüne serbesti çıkarılmak istediği yorumuna yol açmamak için geri çekiyor. Bir yanda iki dönemdir kendisini iktidara taşıyanların, oy verenler kadar vermeyenlerin de taleplerini sistemik dengeler gereği geri çekmesi, teklif dahi edememesi.. Diğer tarafta müesses nizam adına karar verme mevkiinde olanların direnişi...

Türkiye'de toplumun geldiği nokta, sistem içi yaşanan dönüşüm, özellikle asker- sivil ilişkilerinde (sanılanın aksine asker-sivil konsensüsü dahilinde) yaşanan gelişmeler memleketin daha demokratikleştiği, bu yönde karşı konulamaz bir sürece girildiği, bir takım statükocuların buna karşı direnmelerinin kaçınılmaz sonucu engelleyemeyeceği yönündeki iyimserlik, olup bitenlerin bir boyutunu resmediyor sadece.

Bunun yanı sıra olayın uluslararası boyutu, dış dinamiklerin yaşamakta olduğumuz bu sürece ne kadar müdahil olup olmadığından bağımsız değerlendirmek de sakıncalı. Hatta gerçeği okumayı engelleyici olabilir. Evet, Türkiye'de iç dinamikler sistemin dönüşümü konusunda eskiye göre daha aktif ve belirleyici gibi görünüyor. Oysa, toplumsal dinamiklerin sürece adeta dahil edilerek, müdahil olmasının mümkün kılınması dış dinamiklerin en azından statüko yanlılarına yeşil ışık yakmamasıyla mümkün olduğu da bir gerçek. Mesela asker sivil ilişkilerinde gelinen nokta.Türkiye'nin dünyada nasıl bir yer edineceğine dair uzlaşmanın yansımasıdır.

Bu yeni durum hükümete stratejik hamle avantajı sağlayan en önemli faktör olarak okunmalıdır. Ne var ki Ak Parti'nin elini güçlendiren bu destek aslında en büyük zaafını oluşturuyor. Bir bakıma, bu destek toplumsal talepler karşısında kendi sınırlarını belirliyor. Başka bir ifadeyle, iktidar partisi hakkında niyet okumaya alışkın statükonun endişeleri konusunda garanti veren bir durum oluşturuyor.

AKP'ye verilen desteğin sınırlarının nereye kadar ve hangi amaca yönelik olduğu konusu süreci okumak anlamında da bölgenin alacağı şekil ve burada Türkiye'nin oynayacağı rol konusundan bağımsız değil.

Dünkü Wall Street Journal'de Türkiye'yi em iyi tanıyan Amerikan diplomatlarından (eski Türkiye büyükelçisi) Morton Abromowitz ve Carnege uzmanı H: Berkey'in kaleme aldıkları yazıda bu açıdan ilginç tespitler yapılıyor. Söz konusu yazıda bir bölüm şöyle; "Bu asker-sivil mücadelesinin nasıl bir şekil alacağı Türkiye açısından kritik önem taşıdığı gibi, küresel açıdan da büyük önem taşıyor. Eğer iktidardaki AKP, Türkiye'de yaşanan siyasi kutuplaşmayı sona erdirip küçük dini hesaplardan kaçınır ve demokrasisini geliştirebilirse, bunun İslam dünyası üzerindeki etkisi müthiş olacaktır. Türkiye'nin dostları bu noktada kimin yanında durduklarını açıkça göstererek ve AKP'yi uyararak bu ülkeye yardımcı olabilirler."

Küçük bir hatırlatma olarak Ergun Babahan'ın 28 Şubat'a ilişkin Taraf gazetesine yaptığı açıklamalarda bu emekli büyükelçinin postmodern darbe sürecini Amerikan devleti adına koordine eden kişi olduğu iddiası önemli.

"İslamcı tehlike" adına 28 Şubat'ta harekete geçenlere destek veren güç, şimdilerde "İslamcı" olmakla itham edilen bir partinin iktidarını niçin ve nereye kadar destek olmaktadır? Türkiye'nin İslam dünyasında yapacağı müthiş etki için desteklemek ama küçük dini hesaplar yapmamak kaydıyla... Ak Partinin avantajı gibi görünen açmazı, durumun özeti bu olsa gerek.

Yeni Şafak

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

NOT: Vurgular bize âittir.

Yazar: Akif Emre
06-04-10
E mail: aemre@yenisafak.com.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
DIŞ DESTEK... NE KARŞILIĞINDA?
Online Kişi: 16
Bu Gün: 90 || Bu Ay: 2.337 || Toplam Ziyaretçi: 1.737.157 || Toplam Tıklanma: 43.587.442