HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM
Okunma Says: 4372
Yazar: Ebubekir Sifil
DÝN EÐÝTÝMÝ VE ÂÝLE

(Ebubekir Sifil'in, SP Kadn Kollar Bakanl'nn 30 Nisan - 1 Mays tarihleri arasnda Ankara'da düzenledii Toplum ve Aile Saadeti Sempozyumu'nda sunduu tebli)

Bismillâhirrahmânirrahîm

Her ne kadar benim takdim edeceim konunun bal "Din Eitiminin Engellenmesinin Aileye Olumsuz Etkileri" eklinde belirlenmi idiyse de, konunun "Din Eitimi ve Aile" gibi daha kuatc bir balk altnda ele alnmasnn uygun olaca düüncesiyle, çerçeveyi biraz daha geni tutmaya çalacam.

slam medeniyetinin çekirdeinde aile vardr.

Bu hüküm cümlesinin ne anlama geldiini idrak etmeden slam'n ina ettii toplumsal yapnn dinamiklerini konumann da, "Müslümanlar'n çada problemleri" bal altna giren pek çok meseleye zoraki cevaplar üretmeye çalmann da ve nihayet bugünün dünyasnda salkl bir toplumsal yap için dinle bark/ahlakl bireylerden oluan ailenin ne denli önemli olduunu vurgulamann da nihai anlamda sonuç getirici olmayaca açktr.

Fkh kitaplarmzda "nikâhta denklik" diye bir "mesele"nin yer alm olmasn "tarihsel" bir durum olarak izah etmek ne kadar dorudur? Ya da slam' çan idrakine söyletme çabalarnda hayli sknt oluturan miras paylam, çok elilik gibi "problemler" konusunda "çada" anlay ikna etmek ne kadar mümkündür?

Temel referanslarmzn aile kurumuna, hayatn bütünü içinde yapt vurguyu ve yükledii temel rolü göz ard etmek, sadece bu ve benzeri sorularn azmanlaarak "sorun" haline dönümesine yarayacaktr.

Burada, "Eer aileyi din eitiminden mahrum brakrsanz unlar unlar olur" ya da "Yaadmz u u olumsuzluklarn temelinde manevi ve kültürel deerlerinden uzaklatrlm aile modeli vardr" diyen ve yaanm hayattan da birkaç çarpc örnek zikreden bir sunum yapmak, daha dorusu söyleyeceklerimi bunlarla snrlandrmak, konuyu hak ettii vurgudan mahrum brakmak olacaktr.

Yanl anlalmasn, öyle bir sunumun faydadan hali olduunu söylemek istemiyorum. Yaadmz problemleri tahlil ederken, insann/insanmzn dinî/ahlakî deerlerle mesafesi üzerinde younlamak üphesiz çok önemlidir. Toplumun temel yap ta ailedir ve bünyenin buradan kapaca enfeksiyon, bütün uzuvlar, alt ve üst yaplaryla toplumun tamamn etkisi altna alacaktr.

Ald ar dozda uyuturucuyu kaldramayarak hayatn kaybeden gencin babasnn, "Acaba din eitimi almasn m salamalydm?" sorgulamas, üzerinde ciddi olarak düünülmesi gereken bir arzay iaret etmektedir. Bu ülkede, deprem felaketini çapul yapmak için frsat bilenlerin ruhundaki yrtlmada, aftan yararlanarak çkt cezaevine, ayn veya benzer suçlar ileyerek tekrar dönenlerin yaad savrulmulukta, hayvanî duygularn 17 aylk bebek üzerinde tatmin edenlerin zifiri karanlk dünyasnda hep ayn arza mevcuttur.

Ülke olarak, insanlk olarak geleceimiz adna yeterince endie verici olan bu ve benzeri vakalar, kaynan Allah ve ahiret inancnda bulan erdemlerden mahrumiyetin sonucudur elbette.

Ancak meseleyi bütün boyutlaryla ve arlyla mütenasip bir çerçevede ele almadan söyleyeceimiz sözlerin ayaklarn yere bastrmamz mümkün olmayacaktr.

Öncelikle kavramsal çerçeveyi netletirelim. Din eitimi dendiinde ne anlamamz gerekiyor? Anlalmas gereken, basit ilmihal bilgilerinin ve Kur’an okumann öretildii bir süreç midir?

Bu soruya evet demek, meseleyi fazlasyla hafife almak olacaktr. Zira din eitimi, hem nesiller aras iletiim kanallarn iler kld için geçmii bugüne balayan, hem de bireye, dolaysyla aileye toplumsal sorumluluklarn öreten komple  bir süreçtir.  

Aileyi konuurken de, aslnda slam'n ina etmeyi hedefledii "ekrem" bireyi konuuyoruz. Müslüman denince akla gelmesi gereken takva, samimiyet, fedakârlk, diergâmlk, sevgi-sayg, nezaket, cesaret, tevazu, kanaat… gibi kavramlarn ete-kemie büründüü ve hayatn içine girdii bir toplumsal yapdan bahsediyoruz. Böyle bir yapda hem bireyden topluma doru, hem de toplumdan bireye doru olmak üzere çift yönlü hareket eden bir seyyaliyet, otokontrol ve denetim söz konusudur. Emr-i bi'l-ma'ruf ve nehy-i ani'l-münker'i hayatn temel ilkesi yapan bir toplumsal yap da ancak böyle oluur. Cüzlerinin birbirine son derece sk balarla merbut bulunduu böyle bir yapda elbette her kompartman, parças olduu bütün içinde anlaml ve berhayattr.

Böyle bir bütünlük içinde aileyi toplumun temelinden çekip aldnzda geriye kalan neyse, manevî ve ahlakî deerleri ailenin harcndan çkardnzda geriye kalan da odur; yani kaos!

Bu ifadeyi abartl bulabilecekler için aadaki istatistikler ikna edici olacaktr:

Sigara ve alkolün yan sra uyuturucu kullanmnn da ilköretim çana kadar inmeye, haber bültenlerinde okul basan örenci haberlerinin görülmeye balad bir süreci yayoruz. Türkiye statistik Kurumu'nun verilerine göre, 27 ilde çeitli nedenlerle güvenlik birimlerine gelmi veya getirilmi çocuklarn says 1997'de, 33.568 iken, 7 yl sonra 2004'te % 110'dan daha büyük bir art göstererek 70.920'ye çkm. Bunlarn arasnda madde bamllar var, terk edilmi çocuklar var, hrszlk, kapkaç ve sair suçlardan getirilmi olanlar var.

2006 ylnda Türkiye’de ilenen toplam suç says 1.078.133 olarak kaytlara geçmi. Yani her 39 saniyede bir suç ilenmi. Her 6 dakikada bir ev, 7 dakikada bir otomobil ve 9 dakikada bir iyeri soyulmu. Her 4 dakikada bir yaralama veya darp, 4 saatte bir cinayet suçu ilenmi. Her 26 dakikada bir kii intihar etmi veya intihar giriiminde bulunmu.

Emniyet bölgesinde toplam suç says 2006 ylnda bir önceki yla göre % 60 artarak 785.510 olarak gerçeklemi. Jandarma bölgesindeki suç says ise geçen yl 292.623 rakamn bulmu. Art yaklak % 13.

Yukardaki rakamlarn, mahkemelerde bekleyen dosyalar ve kaytlara geçmeyen suçlar kapsamadna özellikle dikkat edilmelidir.

Bu istatistikler bize çok ey söylüyor. Ama öncelikli olarak iki ey söylüyor:

1. Türkiye'de suç ileme oran korkunç bir hzla artyor.

2. ehirler, krsal bölgelere ve köylere göre daha hzl dejenere oluyor.

Aslnda bu iki maddeyi teke indirgeyerek öyle bir tesbitte rahatlkla bulunabiliriz: Modernletikçe çürüyoruz. Evet, bütün bunlar "alarm zilleri" olarak görmemek ve bu toplumun gelecei adna endielenmemek mümkün müdür?

Resmî rakamlara bakarsanz, ülkemiz gittikçe ilerliyor, geliiyor. nsanmzn eitim düzeyi ve milli gelirden ald pay artyor.

Peki burada bir anormallik yok mu? lerledikçe suç oran ve suçlu says artan bir topluma dönüüyoruz. Bununu böyle olmas tesadüf müdür?

"Modernleme" tabirinin içini, sekülerleme, bireyselleme, manevî ve kültürel deerlerden uzaklama olarak doldurmak yanl olmayacana göre, yukarda zikredilen istatistiklerin ülkemizin modernleme macerasnn kaçnlmaz sonucu olduunu söylemek de yanl olmayacaktr. Bunun üzerine, özellikle 28 ubat sürecinde balayan ve devam etmekte olan, dini ve dine ait olan öcü görme/gösterme anlaynn etkisini de ilave edersek, karlatmz sonucun niçin artc olmad anlalacaktr. Eer maddî ilerleme ve gelime, ahlakn, maneviyatn ve kültürel kimliin ramna, onlar andrarak yahut "bastrarak" meydana geliyorsa, elbette yaanan travmann sebebini burada aramak durumundayz.

Yukarda zikredilen istatistikleri sadece ekonomik yetersizliklerin dourduu bir sonuç olarak okumak üphesiz ki büyük bir yanlgdr. Zira herhangi bir Bat ülkesinde yaandnda toplumsal patlamalara yol açan nice ekonomik ve sosyal problem, bu ülkede krize dönümüyorsa, burada onu bünye içinde absorbe eden mekanizmalarn varln görmemek için ya kör veya kör taklidi yapyor olmak gerekir!

Kore savann ardndan, savaa birlikte girdiimiz bata ABD olmak üzere BM ülkeleri önemli bir sosyal problemle yüzyüze gelmiti: Sava gazilerinin rehabilitasyonu. Gerek savan modern insann psikolojisinde yol açt ykc ve ypratc etkiler, gerekse modern toplumsal yapnn çökerttii ailenin yerini dolduracak herhangi bir kurumun söz konusu olmamas sebebiyle sava gazileri bu ülkeler için önemli bir problem oluturmutu. Kimisi baz uzuvlarn kaybetmi, kimisi de psikolojik travmalar yaayan bu insanlar hayata intibak edemiyorlar, etseler de toplum tarafndan dlanyorlard.

Bu problemin çözümü için oluturulan bir komisyon, Türkiye'yi de ziyaret etmiti. Burada karlatklar, daha dorusu karlamadklar durum bu defa da komisyon üyelerini oka soktu. Zira ülkelerine döndükten sonra Türk sava gazilerinin hiç birinde Bat'da görüldüü türden bir problem gözlenmiyordu.

Sebebin anlalmas uzun sürmedi: Aile, akrabalk ve arkada ortamnn salad dayanma, paylama, sevgi ve sayg. Bütün bunlar, dinin ve toplumun ehitlie, gazilie ve gazaya bakndaki farkllk ile birleince ortaya "rambo" tipi dlayan ve dlanan psikopatlar deil, müstesna bir sevgi ve saygyla her zaman el üstünde tanan "gazi"ler çkmt.

Bu yapy oluturan mekanizmalarn banda üphesiz aile gelmektedir. Bireyi ve toplumu ina edici fonksiyonu dolaysyla slam'n ilk tebli çars da Efendimiz (s.a.v)'e, "en yaknlarn" uyarmas eklinde olmutu. "Önce en yaknlarn uyar."[1]

Toplumu bir arada tutan dayanma, paylama… gibi temel davran kodlar aileden komuya, akrabaya, mahalleye ve oradan bütün toplum kesimlerine yaylr. Bu sebeple ailede balayan bir çözülme, komuluk ilikilerini, mahalle kavramn, akrabalk olgusunu ve giderek bütün toplumu olumsuz yönde etkileyecektir.

Aileden balayarak yakn ve uzak akrabalara, mahalleliye, hemehriye ve giderek bütün millete uzanan güçlü "mensubiyet" balarn muhafaza eden toplumu "geleneksel toplum" olarak ifade ederseniz, ya da böyle ifade edilmesini kabul ederseniz, zmnen dönemini doldurmu, yaama ans kalmam, müzelik olmu bir eyden bahsetmi oluyorsunuz. Dorusu, buna "ftrî toplum" demektir. Dolaysyla bunun kart da "modern" yani ftrat bozulmu toplum olacaktr.

Manevî ve kültürel deerlerine yabanclatrlm, yani modernletirilmi bireylerin oluturduu ailenin yaad problemleri o ailelerle snrl görmek ölümcül bir hata olacaktr. Problemli aile ortamlarnda yetien çocuklarn yarnn salkl nesillerini oluturmasn beklemek de öyle.

Evlilerin zinasn suç olmaktan çkaran yasal zeminin de tevikiyle elerinden bakalaryla gayrimeru hayat yaayan kar-kocayla, onlarn kurduu ortama "aile ortam" demek doruysa, böyle bir ortamda kaçnlmaz olarak internet, medya ve sokak tarafndan "terbiye" edilen çocuklarla oluturulabilecek olan, ancak "kimliksiz bir toplum"dur! efkati, merhameti, sevgiyi, dayanmay, paylamay, fedakârl aile ortamnda görüp yaamam bir çocuk, çocukluk ve gençlik çalarn "bir ekilde" suç ilemeden geçirebilmi olsa bile, yetikinlik çanda "problem üreten" birey olmaktan kurtulamayacaktr.

Marifet, önce hastalk üretip sonra onunla mücadele etmek deil, hastal kaynanda kurutmak, daha dorusu mikroba üreyecei ortam bulma frsat vermemektir.

slam'n temel referanslarnn, istisnai biçimde hem muamelat, hem de ibadet kategorisine giren nikâhtan balamak suretiyle elerin birbirlerinin hak-hukuklarna riayet ederek ortaya koyaca hüsn-i muaereti, çocuklara sevgi ve efkati, büyüklere sayg ve merhameti sevap, bunlarn ihlalini de ma'siyet olarak nitelendirmesi, akrabalk ve komuluk ilikilerini de ayn zeminde deerlendirmesi, ftrî hayatn ancak aile temeli üzerinde yükselebileceini ortaya koyan önemli bir göstergelerdir.

Kur’an ve Sünnet’i anlamann metodolojisiyle itigal eden slam alimleri, ayet ve hadislerin bizimle iki boyutta ve katmanda konutuunu söyler. Bunlardan biri "mantuk", dieri "mefhum"dur. "Mantuk" metnin lafzî anlamdr ve birinci derecede itibara alnr. "Mefhum" ise lafzn altndaki, satrlarn arkasndaki mana, maksat, "dolaysyla anlatm"dr.

Bunu niye söyledim?

Mesela Kur’an, ana-babamzdan biri veya her ikisi yalandnda onlara merhamet ve yumuaklkla muamele etmemizi, "öf" bile demememizi emreder. [2] Bu, ayetin ilk admda anlatt eydir, yani "mantuku"dur.

Mefhumu ise, ebeveynin, yallk döneminde bizimle birlikte bulunmas gerektiini anlatr. Yani yallk dönemlerinde onlar kendi evlerinde veya huzurevinde yalnzlk, özlem ve muhtaçlklaryla babaa brakmamakla yükümlüyüz.

Bu ksa teknik bilgiden sonra gelin, "Ey iman edenler! Belirlenmi bir süre için birbirinize borçlandnz vakit onu yazn. Bir kâtip onu aranzda adaletle yazsn. Hiçbir kâtip Allah'n kendisine örettii gibi yazmaktan geri durmasn; (her eyi olduu gibi) yazsn. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdrsn, Rabbinden korksun ve borcunu asla eksik yazdrmasn. ayet borçlu sefih veya akl zayf veya kendisi söyleyip yazdramayacak durumda ise, velisi adaletle yazdrsn. Erkeklerinizden iki de ahit bulundurun. Eer iki erkek bulunamazsa rza göstereceiniz ahitlerden bir erkek ile -biri yanlrsa dierinin ona hatrlatmas için- iki kadn (olsun)"[3] ayeti üzerinde birlikte düünelim. Ayetin mantuku, borçlarn yazya geçirilmesini ve ahitlik kurumun devreye konmasn, ahitlerin ya iki erkek veya bir erkekle –biri unuttuunda dierinin hatrlatmas için– iki kadndan olumasn ifadeye koyuyor.

Bugüne kadar bu ayetin, kadnn aklnn eksik olduunu anlatp anlatmadn tarttk. Oysa ayetin mefhumuna –ilgili dier referanslar da dikkatte tutarak– baktmzda unu görüyoruz: Kadnn temel görevi, toplumun bugününü ayakta tutan ve geleceini ina edecek olan bireylerin yetitii aile kurumunun salam temeller üzerinde durmasna younlamaktr. Bir dier söyleyile aileyi, dolaysyla toplumu ina eden kadndr. Onun, bu ar ve hayatî yükü tarken falanla filan arasnda cereyan eden borç ilikisiyle ilgisi ancak ikinci-üçüncü dereceden önemli olacaktr ve bu, son derece tabiidir. Kadn aileden ve aileyi toplumun temel ina edicisi konumundan kopardnzda evet kadn her alanda erkekle yarabileceini ve ondan geri kalmayacan ortaya koymaktadr. Ancak kadn adna bir "kazanm" olarak takdim edilen bu durumun hem kadn, hem de toplum için gerçekte ne anlama geldiini ayrca izah etmeye lüzum yoktur.  

Bireylerin –haydi "birbirinden kopuk ve birbirine ilgisiz" demeyelim– birbirinin hata ve kusurunu ikaz edip düzeltmesine yardmc olmas gerekirken "sayg duyulmas gereken kiisel tercih" olarak deerlendirdii aile ortam, ki tam da "demokratik aile" tarifine uymaktadr, çözülmenin balangç noktasdr.

Zeyneb bt. Cah (r.anha) validemizin, "çimizde salih kimseler olduu halde Allah Teala bizi helak eder mi?" eklindeki sorusuna Hz. Peygamber (s.a.v)'in verdii cevap hayli düündürücüdür: "Evet, "habes" çoaldnda." Buradaki "habes" kelimesi, özel olarak "zina" ile izah edildii gibi, genel olarak "günah" eklinde de açklanmtr.[4]

u halde aileden balayarak bütün topluma yaylan ve zihinlere "bireysel tercihlere sayg" kodlamasyla zerk edilen "münkeri ho görme" tavr, aslnda toplumun temelini oyan hastalkl tutumlarn banda gelmektedir.

Genel olarak dinle ve dinî olanla çatmay "çadalk" göstergesi tarznda alglayan yaklam, konunun "bilimsel" zeminde müzakere edilmesine dahi tahammülsüzdür. Oysa mesela Bat'da salkl bir aile yaps ve çocuun zihnî geliimi için dinî motiflerin önemini vurgulayan pek çok çalma yaplmtr/yaplmaktadr.

Bunlardan Elkind'e göre din, Allah, Kutsal Kitap ve ibadetler gibi motifler yoluyla ve kendine has yorumuyla zihin geliiminde ortaya çkan çatmalara bir çözüm yolu sunmaktadr. Dier bir deyile dinî motifler, bireyin zihinsel geliiminde birer denge unsuru durumundadr.[5]

Geliim çanda bu dengeden mahrum yetien çocuklarn kimlik problemi ve yabanclama yaamas, özellikle yurtdnda, aznlk durumunda yaayan insanmzn daha yakndan müahede ettii en önemli problem durumundadr. Özellikle Bat ülkelerinde doup büyümekte olan 3. nesil Müslüman Türk çocuklar ne yazk ki büyük ölçüde asimile olmu durumdadr. Onlarn çocuklar için ise durumun daha bir endie verici olaca açktr.

AB ülkelerinde boanma ortalamas bu yl itibariyle ortalama yüzde 40 olarak tesbit edilmi. Bu oran mesela Belçika'da % 75'lere kadar çkyor. Dier baz ülkelerdeki durum ise öyle: Almanya % 52.1, Fransa % 45.7, Danimarka % 45..[6] Yine bu ülkelerde kadnlarn % 30'u hiç evlenmemekte, ama nikâhsz beraberlikler yaamaktadr. Evlilik d doan çocuklarn oranlar da % 45 civarndadr. Kapitalizm ve feminizmin "eitlik ve özgürlük" sloganlarnn kadnlar yuvalarndan çkarmasyla, ecinsellerin evliliinin yasal statüye kavuturulmas Bat'da aileyi de neredeyse yok etmitir. Batl ülkelerin hemen tamamnda nüfus hzla yalanyor, aileleri çocuk yapmaya tevik etmek amacyla yönetimler tarafndan çeitli tedbirler alnyor; ama sonuç alnamyor.

Refah seviyesi arttkça aile kurumu ve mefhumu kayboluyor. Bat'da birey, ruhsal tatminsizlikten, yalnzlktan, güven, dostluk, samimiyet gibi insanî deerlerin kaybolmasndan dolay derin bunalmlar ve savrulmalar yayor. Bunun sonucunda alkol ve uyuturucu bamll gibi, ecinsellik gibi türlü hastalklarn pençesine düüyor.

Modernleme projelerinin tepeden inmeci yöntemlerle uygulamada olduu Türkiye gibi ülkelerde de bu trend hzla yükselmektedir. Söz gelimi ülkemizde boanma vakalarnda 1991'den 2001'e 10 yllk süre içinde % 100'lük art kaydedilmitir.[7]

Geçenlerde medyaya yansyan bir habere göre stanbul'da bir özel üniversitede gay ve lezbiyen örencilerin kurduu bir örenci kulübü resmen faaliyete geçmitir. lgi çekici dier istatistikler yukarda zikredilmiti.

Sonuç olarak, bu toplumu bir arada tutan en önemli unsurun aile olduunu, bireyin aile ortamnda aldklarnn yerini hiçbir eyin tutmadn, en az bunlar kadar önemlisi de, aileyi ayakta tutan kültürel ve manevî dinamiklerin örselenmesi halinde ailenin kendisinden bekleneni veremez hale gelerek kolayca dalabildiini bir an önce görmek durumundayz. Batl ülkelerin yaad derin buhran, mutlaka ders alnmas gereken bir tecrübeyi iaret etmektedir.

Sabrla dinlediiniz için teekkür ederim.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

[1] 26/e-u'arâ, 214.

[2] 17/el-sra, 23-4.

[3] 2/el-Bakara, 282.

[4] el-Buhârî, "Enbiyâ", 10; Müslim, "Fiten", 1…

el-Aynî'nin naklettii bir izah da öyledir: "erliler aziz, salihler zelil olduu zaman…" (Umdetu'l-Karî, XVI, 189)

[5] Mualla Selçuk, Çocuun Eitiminde Dinî Motifler, 43.

[6] http://www.anadolu.eu/modules.php?name=News&file=article&sid=88.

[7]http://www.tuik.gov.tr

Yazar: Ebubekir Sifil
14-04-10
E mail: mail@ebubekirsifil.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
DÝN EÐÝTÝMÝ VE ÂÝLE
Online Kii: 31
Bu Gn: 393 || Bu Ay: 5.486 || Toplam Ziyareti: 2.928.486 || Toplam Tklanma: 58.605.670