
| Kategori : TÂRÝH / ÝSLÂM TÂRÝHÝNDEN | Okunma Says: 4623 |

Koyu bir cehaletin içindeyiz hepimiz. Ulusal eitim sistemine maruz kalmamz sonucunda bu hale geldik maalesef. Huumuz, hayetimiz yok. Tpk bir sahabenin dedii gibi: “nsanlardan kaldrlacak olan ilk ilim huu'dur. Büyük bir camiye girip huu üzere olan tek ahs göremeyecein vakit yakndr.” Evvela hayet ilmini kaybettik. Bunun ardndan irazesi kopmu tesbihin taneleri gibi saçldk dört bir yana. imdi ise karanlk bir geceyi yayoruz. Ahir zaman tüm dehetiyle ensemizde. Tpk Üstad’n dedii gibi:
bir varm/ bir yokmu/ kararm/ ve kokmu/ dünyamz/ rüyamz/ kapkara/ manzara/ gebeler/ döeksiz/ ebeler/ isteksiz/ kubbeler/ desteksiz/ habbeler/ süreksiz/ türbeler/ meleksiz/ tövbeler/ gerçeksiz/ cübbeler/ yüreksiz/ cezbeler/ imeksiz/ izbeler/ emeksiz/ heybeler/ ekmeksiz..
Ne kadar iyi olabiliriz?
Hamakat kümesinin bir eleman olan iyimserlii benimsemek, bu çada ne kadar doru? Yaplan iyi ilerin görmezden gelinemeyecei kesin, ancak genel manzarann olumlu olduunu kim söyleyebilir? “ktidar da ele geçirdik, artk iler bizim istediimiz gibi gidecek” belahetine dümek ackl bir durum. in kötüsü dütüümüz bu ackl durumun farknda da deiliz.
Çan belalar yakamz brakmayabilir. Fakat yaplabilecek iyi ilerin her zaman var olacan görebiliriz. Bu karamsar tabloyu, vatanndan ayrlmak zorunda braklan bir âlimden bahsetmek için çizdim sizlere. smi mam Muhammed Zâhid el-Kevserî.
lk tahsilini Düzce’de yapt
mam Kevserî, Kafkas kökenli olup sonradan Düzce’ye yerleen bir aileden geliyor. Hicrî 1279, miladî 1879 ylnda Düzce’de domu. Fkh, hadis gibi temel ilimleri yine bir âlim olan babas Hac Hasan Efendi’den tahsil etmi. btidaiyye ve Rüdiyye’yi Düzce’de tamamlarken bir yandan da Düzceli eyh Muhammed Nazm Efendi’den sarf, nahiv, tarih, matematik, farsça ve corafya ilimlerini okumu.
![]() |
| (+) |
stanbul’da medrese eitimi
Hicrî 1311, miladî 1893 ylnda stanbul’a gelen Kevserî hocamz, bu tarihte ilk kez Düzce’den ayrlm. stanbul’da medrese eitimiyle birlikte hadis, gramer, fkh, tasavvuf gibi pek çok alanda rüsuh kesbetmi ve 1906 ylndaki âlimlik imtihanndan alnnn akyla çkmasn bilmi. Zâhid el-Kevserî hocamz, âlimlik icazetini aldktan sonra 1. Cihan Harbi’ne kadar Fatih Medresesi’nde dersiamlk yapm.
Buradan ayrlmadan 1 yl önce medresenin reisliini de üstlenmi. Fatih Medresesi’ndeki hocalk döneminden sonra Kastamonu’da yeni kurulmas planlanan bir medresenin faaliyete geçirilmesinde öncülük etmi. 3 yl Kastamonu’da kaldktan sonra Dersaadet’e geri dönmü. Kastamonu’dan gelirken önce memleketine urar el-Kevserî merhum. Sonra bir kaykla stanbul’a gelmeye karar verir. Ancak kaykla gelirken büyük bir frtna olur ve hocamz denizin sularna gömülür. Boulma tehlikesinden inayet-i ilahî ile kurtulduktan sonra tekrar stanbul’a gelir.
1919 ylnda Meihat makamnda ders vekâleti görevine balar. Tabii iktidar kadrolarnn kadr u kymet bilmezlii sonucu bu görevde de uzun süre kalmaz ve 1922’de vatanndan ayrlncaya kadar Ders Vekaleti Meclisi’nde üye olarak bulunur.
Ve ayrlk, anneden, vatandan arkadatan…
1922 yl ise vatandan ayrlma vaktidir. Bundan sonra ikametgâh Kahire’dir ve ilmî mesai orada yürütülecektir. Üstad el-Kevserî, -skenderiye, am, Beyrut, Filistin gibi beldelere yapt seyahatleri saymazsak- vefat edene kadar Kahire’de yaar. unu da belirtmeliyim ki, bu büyük âlimin 1 olu ve 3 kz daha babalar hayattayken ahirete irtihal eder. 4 tane evladn acs, devletin, milletin hezimete uramas ve daha pek çok ey... Bu kadar derdin altndan nasl kalklr, insann akl almyor. Kahire’de ilmî kalitesi, dorulardan taviz vermeyen yaps ve ahlakyla hakl bir öhret elde eder Üstad Kevserî.
Ayn memleketten olmak iftihar vesilesi benim için
Hanefî fkhnda yüksek bir mertebeye ulam olan El-Kevserî merhumla ayn memleketten olmakla bir Düzce’li olarak iftihar ettiimi söylemeliyim. Üstad Kevserî, Hanefî fkhnda rasih oluunun yan sra hadis, kelam, tefsir gibi ilimlerde de vukufiyet sahibiydi. Ayrca kendisi, Ahmed Ziyaüddin Gümühanevî hazretlerinin halifesi olan Kastamonulu Hasan Hilmi hazretlerini tasavvufta eyhi olarak kabul etmiti. Yani Nakibendî idi.
Tarih mi, esatir-i evvelin mi?
Bize özenle unutturulmak istenen âlimlerimizin daha büyük bir gayretle hatrlanmas ve hatrlatlmas gerektiini düünüyorum. Tabii ki bu da rotamz tayin etmek için olmal. Yoksa tarihsel baz “informasyonlar” günlük hayatta hiçbir iimize yaramaz. Ne var ki, geçmiin bilgisi günümüz üzerinde bize bir faaliyet alan açyorsa o tarih bilgisi bizim için büyük bir gereklilie sahiptir. El-Kevserî merhum da hayatna bakp yönümüzü tayin edebileceimiz güzide zatlardan biriydi. O inaallah ilmiyle, ameliyle ve ahlakyla kendisini kurtaracak. Peki ya bizler?
Yazar: Melih Koþucu |
01-05-10 |
||
| E mail: Dünyabizim.com | Tweet | ||