HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MÜLÂKÂT
Okunma Says: 4077
Yazar: Yavuz Selim Güneþ
DÝRÝLÝÞ DERGÝSÝ DÝRÝLÝÞ ÝÇÝN ÇIKIYOR
Dirili  Dergisi dirili için çkyor!

Dirili'in izinde bir dergi

Düünsel Dirili  Dergisi’ni Sakarya Üniversitesi’nden bir grup genç  çkaryor. “nadna Dirili!”  diyorlar. nadna, her zorluu ramen yaayacaz ve yaatacaz diyorlar. Böylesine dergi çöplüüne dönmü bir ülkede dergi çkarma baarsn göstermi, hele ki böylesine iddial bir ses olmay becermi Düünsel Dirili Dergisi’nin Yayn Yönetmeni Abdullah Yalnz’ tebrik ediyoruz. Bu Dirili erleriyle Dirili’i ve Dergilerini konutuk…

Düünsel Dirili’i üreterek, ne yapmay amaçlyorsunuz?

Abdullah YALNIZ: Öncelikle kendimiz dirilmeye çalyoruz. Sonra da etrafmz sarm ve hayat karsnda mldayan insanlar dürtüyoruz, uyanmalar için... Avatar’a üç boyutlu bakp, dünyaya tek boyutlu bakanlar anlamakta zorlanyoruz. Apolitik gençliin bu ülke için parazit olmaktan öteye geçemeyeceini düünürken, dier yandan politik holiganl çok ilkel buluyoruz. Dergimizin çekirdek kadrosunda dört farkl siyasal görüten arkada var ve biz, inanan gençler olarak; insanlara faydal olmak noktasnda bir araya gelebiliyoruz çok ükür. Dünyaya söyleyeceklerimiz var. Bu amaçla insanlara ulamak için çeitli yollar deniyoruz. Okul içinde, hatta snf içinde bizi rahatsz eden; inandklarmz ve inancmz nedeniyle bize hakaret etmeye çalan kiilere (insan deil) kar isyanmz göndere çektiimiz bir platform oluturduk. Ayn zamanda hemen her okulda olduu gibi, örencisinin yangnn kendi çocuunun atelenmesi gibi gören ve çalar am muallimlerimizden, ders dnda istifade etme frsat yakalyoruz Diril’erek...  

“Düünmek kaygmz körüklüyor, farkndalmz arttkça ac da artyor.”

Söyleyecek çok ey var aslnda... Meselâ ikinci öretim olup da evine geç  giden kzlarn, yolda bir sürü silikon iltifata (yani laf atmaya) maruz kalmasna isyan ediyoruz. Maçlara binlerce polis gönderilip güvenlik salanrken, sokaklarda maara adamlarnn errinden güvende olamamaktan sknt duyuyoruz. Köe balarnda pusuya yatarak gelen geçen ‘piliç’leri 4x zoomladktan kesen sansarlara, bad-dua ediyoruz. Düünüyoruz... Düünmek kaygmz körüklüyor, farkndalmz arttkça ac da artyor. Ama biz bu acdan mutluluk duyuyoruz. Bir iç’e sahip olmazsak hiç’e doru sürükleneceimizi çok net görebiliyoruz. Kabuundan deil özünden kiiliini temin eden insanlar olmay amaçlyoruz. Yaam adl oturumda çevrimd taklmayp hayatn tam göbeine yerlemeye çalyoruz. Üniversite snfnn bir köesinde oraya ait olmayan bir snt gibi yaayan dinda ve dindarlara sitem ediyoruz. Snfn izbe bir yerinde dört yl tüneyerek geçirilen bir üniversite ideali, gerçekte kreten terk insanlarn zihin yapsdr.   

Genç Dergisi’ndeki güzide insanlar açt, pasl ufkumuzu... nsanlara yararl olmak gibi ucu açk bir önermemiz var ve bu uurda çabalyoruz. Yalnzca slâmi düünceye sahip bir yazarn isminin duyulmasn, iirinden bir kesitin gençlere ulamasn bile bir nimet/lütuf olarak görüyoruz. Velhasl yaamla ilgili fazla sorunumuz yok ükrolsun ama sorumuz çok! Çünkü sorusu olmayann ald oksijen tüm insanla kar yaplm bir zulümdür, o temiz hava ziyan olmutur. Onun yaad hayat bir simülasyondan öteye geçemeyecektir.
 
Düünsel Dirili’in datm, el yordam anonim irketi yoluyla yaplyor. Bu Dirili çabanz, özellikle kz örencilere tantmak ve ulatrmak için siz gönüllü olmusunuz. in bu ayanda ne gibi durumlarla karlayorsunuz?  

Nihal AHN: Datm skntl bir süreç... Gençler okumaktan uzaklar. Aslnda bunun nedeni açk. nsan bildiini zannettikçe bilgisizliin tam ortasna dütüünü fark edemiyor. Bugün idrak yetisini en çok kullanmas gereken, Üstad Necip Fazl’n tabiriyle ‘beynini çatlatrcasna’ düünce kabn zorlamas gereken gençler ‘biliyorum’ edasyla okumaya pek yanamyor. Ancak inancn eylem boyutunu takip eden ve tahkiki iman peinde koan bir kitle var datmakta zorlanmadmz. Aslnda buna tam anlamyla da datmak diyemeyiz, onlar almaya hazrlar biz bunu kolaylatryoruz.

“Sessiz ve eylemsiz ruh ikliminde bir yank gayretindeyiz!”

Tabii bu süreçte ilginç  ayrntlara da gözümüz taklyor. Mesela bu çalma fikriyat ile yazy birletirme temeliyle urarken, bunu dert edinmesi gereken ve edebiyatla iç içe olduunu düündüümüz baz  bölümlerin (Türkçe öretmenlii:)) çok ilgi göstermedii duyumlarn alyoruz. Bunun yan sra destek görmeyi beklediimiz insanlar ‘irat’ balkl ayaküstü sohbetlerle gençlere ulamay beklerken bu tür çalmalar ‘gereksiz’ bulabiliyorlar. Oysa insana ulamann en kestirme yolu düünce ufkunu karmakark ederek ruhu bilinmezlik çkmazna itmektir. Elbette ki bu süreç zor ve meakkatli... Karmayan hiçbir beyinden düünce meyvesi çkmaz. Bizim asl amacmz zihni, sradanla dümekten kurtarmak olmaldr. Çünkü bugün en büyük sorunumuz bu. Düünmekten aciz, düünmekten yoksunuz.  mann fikri gerilimlerle salam temeller üzerine oturtmayan gençler, en küçük rüzgârda dahi savrulmaktan korkar oldular. Bu yüzden okumaktan ve var olan sorgulamaktan kaçyorlar. te böyle bir gidiatn sonucunda ‘satacak meta olanlar için kitleler bir velinimet, konuacak adam arayanlar için kör kuyu’ haline geldi. Bizim niyetimiz ‘akln kullanmadan inanmaya bakan’ iman ehlinin sessiz ve eylemsiz ruh ikliminde bir yank bulmaya çalmaktr. Bazen bir cümleyle de olsa küçük sarsntlar yaatmaktr. Ancak o zaman merak oluur ve bu merak insan ‘bulma, bulduunda derinleme’ tefekkürü içine atar. Perdenin ardndan olup biteni seyretmek ve sonuçsuz ‘eyvah’lar çekmek yerine gölgelere toprak dümeden, topraa sesimizi düürmeliyiz.  Küçük bir çaba da olsa nasiplenme duasndayz. Bu anlamda bizi takip eden ve içerii zenginletiren arkadalarmza teekkür ediyorum. Son söz Zarifolu’nun; ‘Her sözümüz zarara, emri maruf nehyi münker bir de Allah’ anmak müstesna’…  

Derginizin sosyo-politik ksm sizden soruluyor. Siyaset bir rivayete göre, kendisinden Allah’a snlan bir durum. Yazlarnz yazarken genele hitap etmek noktasnda dengeyi nasl koruyorsunuz?

 
Zekeriya ÖZCAN: Siyaset kimine göre bir yönetme sanat, kimine göre iktidar mücadelesi ve birçok insana göre de yalandr. Aslnda siyaset tüm bunlarn bir bilekesidir. Bana göre de siyaset deitirebilme ve yapabilme gücüdür. Ülkemizde herkes bir eylerden yaknr ve deitirmek ister. Evet, belkide bir manav, bir öretmen ya da bir doktor sadece ilerini laykyla yaparak belli bir deiimi yapabilirler. Fakat asl büyük ve etkili deiimi salayacak siyasetçilerdir. Bu yüzden siyaset çok önemlidir ve hemen hemen hayatmzn her alannda bir yere sahiptir. Maalesef, bugünkü gençliimiz bu konuda geri durmakta siyaset kelimesini duyduklarnda anlamsz ve gereksiz olduunu düünmektedir. Gençliimizin böyle düünmelerinin sebebi onlar deildir. Seksen öncesi dönemde siyaset oyunlarna malzeme edilen gençlik ileri bittikten sonra bir kenara itilmi ve planl bir çalmayla depolitize edilmitir. Bugünkü gençlikte bu çalmalarn en büyük meyvesidir maalesef. Bende yazlarmda kendi çapmda siyasi konulara deinip (özellikle gündeme yönelik) depolitize edilen arkadalarmzn bir nebze de olsa ülke meselelerine dikkatlerini çekmeye çalp bu konular hakknda biraz da olsa düünmeleri salama niyetindeyim. Tabii i siyaset olunca biraz bçak srtnda oluyorsunuz. Yazdklarnzn anlalp anlalmamas bir yana herkesin bak açs farkl olduu için belkide bir denge tutturmak gerektii düünülebilir.  Ben tam olarak öyle düünmüyorum çünkü ne kadar tarafsz olmaya çalsanz da i siyaset olunca ister istemez kendi düünceleriniz çerçevesinde yazyorsunuz. Fakat yine de herkesin hemfikir olduu konulara dikkat çekmeye, kimsenin snrlarn zorlamamaya ve kutsallarna dokunmamaya çalyorum yazlarmda.

Her türden dünya görüüne sahip kiilerin bulunduu bir üniversite ortamndaki dergide, manevi konularla ilgili yazlar yazyorsunuz. Bu durum ideolojik bir amaç peinde kotuunuz eklinde alglanyor mu?

Filiz ALTINOK: Bizim zaten dergiyi çkarmadaki amaçlarmzdan biri de dini konularda insanlar bilgilendirmekti. Bunu yaparken fkhî ilimlerden ve özel hükümlerden ziyade genel konular üzerinde duruyorum yazlarmda. Örnein namazn nasl klnacandan deil de, neden namaz klnmas gerektiinden bahsediyorum. nsanlarn slami normlar uygulamas için onlara öncelikle gönülden iman etmeleri gerektiini düünüyorum. Bizim içtenlikle yaptmz bu çalmalar, okuyucularmz ideolojik enformasyon olarak alglamyor. Aksine kendilerine sunulmu bir hizmet olarak görüp, bize olumlu geribildirimlerde bulunuyorlar. Meselâ geçenlerde peygamberimizi anlatan bir yazdan çok etkilenen alevi bir arkadamz görmek, çabalarmzn sonuçsuz kalmadn bize göstermi oldu.

Manevi yaamla ilgili içten da, özden kabua, imandan amele doru helezonik bir yapda paylamlarmza devam edeceiz inallah…  



Yavuz Selim Güne

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Yavuz Selim Güneþ
12-05-10
E mail: Haberkültür.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
DÝRÝLÝÞ DERGÝSÝ DÝRÝLÝÞ ÝÇÝN ÇIKIYOR
Online Kii: 26
Bu Gn: 508 || Bu Ay: 5.600 || Toplam Ziyareti: 2.928.647 || Toplam Tklanma: 58.608.440