HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : TEFEKKÜR / ÝNSAN VE TEFEKKÜR
Okunma Says: 2632
Yazar: Ahmet Selim
YOKLUK ÝÇÝNDE YAPMADIÐIMIZ HATÂLARI VARLIK ÝÇÝNDE YAPMAK



Bir gaflet penceresinin nasl açldn biraz izah etmeye çalacam.

slâm'da ticaret elbette ki merudur ve kâr pay açsndan da liberal saylabilen bir cevaz uygulamasnn var olduu da söylenebilir. Yani bir Müslüman çok kazanmaya çalabilir. Esasen ekonomi, ihtiyaçlarn karlanmas esasnda kendi tanmn bulduu için; çok kazanmak insanlarn ihtiyaçlarn karlamak yolunda yeni imkânlar oluturmak anlamyla güzeldir de.

 Ama baka bir durum var.

 Bir Buharî hadisinde hrs ile kazanmann meymenetsizlik getireceine iaret olunur. Hrs, bir nefsanî tutkudur. Daha da çok kazanmak, daha rahat, daha konforlu, daha lüks yaamak, nefsini ve ailesini daha zengin, daha ferah, daha gösterili imkânlara kavuturmak için hrsla urap durmak; ho bir hal deildir.

 Öyleleri var ki, hep çok kazanmay düünüyor. Çok zengin biri olduu halde yüksek kâr paylarn uygulamaya devam ediyor. Hiçbir iinde, "burada daha az kazansam da olur" parantezi açmyor. Mesele bir müteahhit ise, baz hallerde daha az kâr ederek birilerini ev sahibi etmeyi düünmüyor. Bir uzman ise, "bundan daha az alaym, yahut hiç almayaym" demiyor. Kendisine göre o zekât verip baz yardmlarda bulunuyordur ama; onun dnda, "azamî kâr ve kazanç" peinde komaktan asla geri kalmamaktadr. Adeta "ben verilmesi gerekeni veriyorum, onun dnda hep alrm ve en fazlasn alrm" der gibidir!

 Böyle bir tabloda insan kendini aldatmadan huzurlu olamaz. te o "kendini aldatma" haline de gaflet denir.

 Dünya nimeti iyidir, manevi zenginlik içinde yaamann da dünya nimeti ihtiyaçlaryla ilgili yönleri vardr. Bunlarn hepsi tamam; ama snrlarn ve ölçülerin ald çok yerler var, çok.

 Bu dünya, binbir çeit mahrumiyet ve dert içinde yaayan insanlarla dolu. Hatta, bakmay bilirsek, etrafmz da öyle insanlarla dolu. Böyle bir dünyada mubahlarn da baz limitleri olmal deil midir? Yüksek matematik hesab yapar gibi asgari mükellefiyetleri halletme fasln tamamlayp "tutmayn beni imdi!" hrsn ahlandrmak, sorumluluk uuruyla badar m?

 Tasavvuf merepli bir amcamz vard. Hem ineli hem esprili konuurdu. Yine tasavvuf merepli önemli bir arkadayla sohbet ederken ona öyle hitap ettiini anlatrd: "Yahu Cemal! Altmzda son model arabalar, evlerimiz saray yavrusu, servet içinde yüzüyoruz. Biz cennete bir ey brakmadk ki! Aldk alacamz bu dünyada!"

 Öyle lâtifeler vardr ki, en ciddi ihtarlar seslendirir. "Dün yokluk içinde yapmadmz hatalar bugün varlk içinde yapyoruz, neden? Bu bir gaflet sarholuu deilse nedir? Bir yoklayalm kendimizi." Böyle konuurdu o dervi amcamz.

 te hassas nokta buradadr: Acaba bu maddî zenginleme bir manevî kayba yol açyor mu açmyor mu? Tarihçiler diyor ki: Maddî zenginleme ve ilerleme, manevî-fikrî yozlamalarla birlikte yürümütür. Osmanl'da da böyle olmutu, daha önceki örneklerde de. Ve bireysel plan, tarih planndan çok farkl deildir. Dengeyi kuramaz ve koruyamazsanz, ters orant kaymalar balar. Yeri gelmiken bir parantez açaym: Osmanl'nn duraklama ve gerileme sebeplerini, daha önceki döneminde arayacaksnz. Sonuçlar hikâye etmekle sebepleri tahlil etmek birbirinden çok farkl eylerdir. slâm dünyasnn bugünkü straplar da dünkü hatalarn sonucudur; ama o hatalara iliilemiyor.

 ... Doru düünmeye balamadan, hiç kimse doru yaamaya balayamaz. Doru düünme gayretinden, rikkatinden, emeinden sürekliliinden uzaklanca; doru yaamaktan da uzaklarsnz. Ekonomi iyiye gidiyor gibidir ama, biz iyiye gitmiyoruz. Bu paradoksun makas daha fazla açlrsa, ekonomi de teklemeye balar. Makasn tahammül edilebilir açkl bir mehilden ibarettir. O mehil bitince, sebep-sonuç ilikisi can yakmaya balar.

NOT: Vurgular bize âittir. (Dorulu)

Yazar: Ahmet Selim
27-07-09
E mail: Mail Adresi Yok
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
YOKLUK ÝÇÝNDE YAPMADIÐIMIZ HATÂLARI VARLIK ÝÇÝNDE YAPMAK
Online Kii: 25
Bu Gn: 257 || Bu Ay: 5.350 || Toplam Ziyareti: 2.928.305 || Toplam Tklanma: 58.601.988