
| Kategori : / HUKUK HÝKÂYELERÝ | Okunma Says: 3333 |
Mustafa Armaan, Zaman Pazar’daki haftalk yazsnda, “Türkiye'de yarg, hukuku ihlal eder, siyasileir, ideolojik ayak oyunlarna dalar hale geldi?” sorusunun cevabn 80 yl öncelere giderek veriyor… Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, "Darbe Yargsnn Sonu" adl kitabnna atfta bulunuyor ve adna ödüller verilen 1920’lerin adalet bakan Mahmut Esat Bozkurt’un hukuk anlay ve yargdaki kalntlarnn Türk hukuk sistemine ödettii ar bedelleri konu edinerek öyle diyor:
“Mahmut Esat Bozkurt ismini duymusunuzdur. 1922'de henüz 30 yandayken Ekonomi Bakan, Kasm 1924'den Eylül 1930'a kadar da Adalet Bakan olarak görürüz onu. 6 yl oturduu koltuunda, hala çözmeye çaltmz "yarg düümü"nün altnda imzas bulunan Bozkurt, adalet mekanizmasnn temellerini Osmanl'dan kopartrken, ayn zamanda ideolojiyi en kat haliyle içine sokan bakan olur.
Yani yarg onun ellerinde siyasallamaktan öte, açkça ideolojikleir. Anayasa Mahkemesi raportörü Osman Can, "Darbe Yargsnn Sonu" adl kitabnda (Tima: 2010, s. 26 vd.) Bozkurt'un eitim gördüü sviçre'den Medeni Kanunu ülkemize tamasnn sebebini, bu kanunun ilk maddesinde hakimlere 'kanun koyucu' rolü verilmi olmasna balar. TC hakimleri, sviçre Medeni Kanunu'na göre, önlerine gelen davalarda, kanunda uygun bir hüküm yoksa kendilerini kanun koyucunun, yani Meclisin yerine koyup 'Meclis olsayd nasl bir kanun çkarrd?' diye düünerek karar vereceklerdir. Can'a göre "Bu, yargya inanlmaz bir iktidar devri" demektir. M. Esat Bozkurt bu amaçla yalnz Avrupa ülkelerinden kanunlar kavun seçer gibi Türkçeye tercüme ettirerek sözüm ona "Türk Hukuk Devrimi"ni gerçekletirmekle yetinmez (tuhaf olan u ki, bu ne 'Türk'tür, ne de 'Devrim'), ayn zamanda bu 'devrim'i uygulayacak hakimleri yetitirmek için Ankara Hukuk Fakültesi'ni hizmete sokar. deolojik kadrolar oradan yetiecek ve zaman gelince i bana geçeceklerdir. Bozkurt'a göre yargnn öncelikli görevi, adalet datmak deil, devrimleri hayata geçirmektir. Nitekim hakim adaylarna yapt fakülte aç konumasnda Türk adliyesinin yegane övünme sebebinin "devrimi savunmak" olduunu söyler. Bozkurt kadar büyük yetkilere sahiptir ki, bütün hakim ve savclar kendisi seçer. Meslee o kabul eder, terfileri o yapar, Yargtay'a o üye seçer, hatta daire bakanlarn seçme yetkisi de ondadr. Yetkilerini sonuna kadar kullanr. Yani yargnn bugüne kadar gelen yaps onun eseridir.
Türk olmayan Türk’ün kölesidir
Baz sözleri pek mehurdur Bozkurt'un. Mesela Kürtler hakknda sarf ettii u sözler, Nazi ruhundan izler tar: "Benim fikrim, kanaatm udur ki, dost da, düman da, da da bilsin ki bu memleketin efendisi Türktür. Öz Türk olmayanlarn Türk vatannda bir hakk vardr, o da hizmetçi olmaktr, köle olmaktr." (Milliyet, 19 Austos 1930.) "Öz Türk olmayanlara" hizmetçilik ve kölelii layk gören bu hastalkl zihniyeti iyi tanyoruz. Öte yandan "Atatürk htilali" adl kitabnda gericileri "imha etmek" gerektiini söyler. Onlar "asla affedilmemelidir". (Kaynak: 1995, s. 115)
deolojinin "bekçilii" hakkn bekçiliine dönümek zorunda
Bir hafta sonra Türkiye'nin tarihinde yeni bir sayfa açlacak. Otoriter ve darbeli demokrasi dönemi inaallah alyor. Kesintili olsa da sivil bir anayasaya doru kararl admlarla ilerliyoruz. lerleme iyidir, diyenler, buyurun, otoriter dönemin ve darbelerin kalntlarn temizleyecek gelimeleri destekleyin. Mahmut Esat Bey'in vaktiyle yarg mensuplarna biçtii ideolojinin "bekçilii" rolü de ne derseniz deyin, hakkn bekçiliine dönümek durumunda. Aksi halde Türkiye her gün bir bölümünü yaadmz bu yarg kâbustan uyanamayacaktr. Bu arada adna stanbul Barosu'nun her yl bir ödül verdii Mahmut Esat Bozkurt (2008'de eski YARSAV bakan Ömer Faruk Eminaaolu'na verilmiti) kitabnda referandum için çok ilginç bir ey söylüyor. Diyor ki: sviçre Anayasas bizim (1924) anayasamzdan ileridir. Çünkü ulus egemenliine dayanr. Orada son sözü, "Referandum ile millet" söyler. Galiba duran saatin bile günde iki defa doruyu göstermesine benzedi ama olsun, ona da razyz. Saatleri daima yanl göstermesinden iyidir. Ne zamana kadar?”
Armaan’ okuyunca
Bu satrlar okuyunca, millet olarak henüz bu referandumun Türk adalet tarihindeki hayati yerini yeteri kadar idrâk edip etmediimizi düündüm. sviçre kanunlar libasnn üstümüze ne kadar uyduu malum. Uygun hüküm bulunmamas halinde 'Meclis olsayd nasl bir kanun çkarrd?' diye düünerek karar vermek ise akllara durgunluk verci bir üst (!) adalet anlayna iaret ediyor.
Hakkn / hukukun bekçiliini yapmay üstlenebilecek dirayette bir adalet sistemine kavuup kavuamayacamz zaman gösterecek. Türkiye’yi, kimsenin, ‘benim bir sorumluluum yoktu’ diyerek kenara çekilemeyecei kadar stratejik önemde bir ‘karar günü’ bekliyor!
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
NOT: Vurgular bize âittir. (Dorulu)
Yazar: A. Kerim Sencer (M. Armaðan'dan) |
07-09-10 |
||
| E mail: Haberkültür.net | Tweet | ||