
| Kategori : / MEDYADAN | Okunma Says: 3656 |
Gözler yala dolarken dolan cepler
Hatipolu ve Döngelolu iyi "i" yapyorlar
Bu yazy, haber7.com’dan Osman Özsoy’un yazsnn hatrlattklar üzerine yazyorum. Ama konu ne Osman hocann yazsdr ne de Osman hoca yazd diye yazyorum. Derin bir rahatszlk duyarak yazmak istediim bir konuda, bardam taran damla oldu Osman Özsoy yazs… Sras geldi yani.
Bakn ne anlatyor Osman Hoca: “Star’da Doç. Dr. Nihat Hatipolu Hoca Hz. Osman’, Kanal 7’de Ömer Döngelolu Hoca Veysel Karani Hazretleri’ni anlatyordu.”
Öncelikle Hatipolu ve Döngelolu paralelliine dair doal vurgusunun altn çiziyorum. Bu iki muhterem hocamz Ramazan iftar/Sahur programlarnn “yldz”. Aralarnda ciddi bir reyting rekabeti varm.
Demek ki: Televizyon seyircisi en çok Hatipolu ve Döngelolu seyrediyor. Daha da açkças, Hatipolu’na ve Döngelolu’na program yaptran televizyonlar en çok reklam en yüksek fiyatla alyor. Hocalarmz televizyon diliyle“ para ediyor.”
Televizyonun ancak magazin ve elence ile yükselen reytingini nasl olup da din ile yakalyor hocalarmz? Düünmeye deer deil mi?
Osman Hocann yazs çarpc bir ipucu veriyor:
“Nihat Hatipolu Hoca, üçüncü halife Hz. Osman’ anlatt uzun uzun. Konu Hz. Osman’n ehit edilmesine geldiinde, kendisini öldürmek üzere sakalndan tutup, tam da ilk hançeri sallamak üzere iken, bir anda bundan vazgeçip suikast mahallinden kaçp giden kiinin babasnn kim olduunu söylemedi. “Eer ben bu kiinin kimin olu olduunu söylersem, oldukça arrsnz “ dedi ve izleyicinin “bu ne i yahu” diye zihninin bulanmasna frsat vermeden reklam aras verdi.”
Muhterem Hocamz reyting almann gereini çok iyi biliyor ya da kendisine çok iyi bildiriliyor. Reklam arasnda ekrandan kopabilecek seyirciyi reklamn sonrasn beklemeye ikna ediyor. “Az sonra…” heyecan… ç gcklayc bir detay… Meraktan çatlatc bir muamma… Osman Özsoy yanlyor.
Hatipolu’nun seyircinin zihnini bulandrmama kaygs olsayd, o bahsi zaten açmazd. “Eer ben bu kiinin kimin olu olduunu söylersem, oldukça arrsnz” cümlesinin eiine gelmektir reyting marifeti. Hatipolu’nun söylemedii deil söylediidir, söylemem diyerek söylediidir asl mesele.
Peki Döngelolu Hocam ne yapyor bu arada? O da Veysel Karanî bahsini açm. Yakn reyting rakibi Hatipolu gibi o da merak konusu bir muammann, çldrtc bir gizemin eiine getiriyor seyircisini. Tam isabet! Osman Hocann bir seyirci olarak refleksine bakn:
“Ömer Döngelolu Hoca’y dinlerken örendiimiz ayrnt, Veysel Karani Hazretleri’nin, Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasnda 657 ylnda yaplan Sffin Sava’nda, Hz. Ali’nin tarafnda savarken ehit olmas oldu. Bu kadar kutlu bir zatn, siyasi görü ayrl yüzünden klçlar birbirine kar knndan çkaran Müslümanlarn kendi arasnda yapt savata ehit olduunu örenmek hakikaten bizim için sürpriz oldu.”
Döngelolu Hoca da televizyonculuun hakkn veriyor. Bu sürprizin dramatik etkisini artrmak için çarpc bir çelikiyi gündeme tayor. Karani’ye, kendisiyle birlikte hatrladmz o hrkay, Peygamberimizin Hz. Ömer ve Hz. Ali’nin birlikte götürdüü gerçei… Karani’nin ehit olduu savan kar taraflar, kendisine hrkay getirirken beraberlermi meer… Diline salk… te muhteem sürpriz ve actc final..
Televizyonda reyting yapan ve “para eden” ite bu “sürpriz”dir. Döngelolu’nu ekranlarn aranan adam eyleyen ite bu zarif ve aklc kurgudur. Reklamn ardndan ak saçl tatl yüzlü latif sözlü Nihat Hocay bekleten ite u cümledir: “…kimin olduunu söylersem, oldukça arrsnz.”
Tahmin ediyorum her iki hocamz da slam tarihini didik didik okuyorlar, göz nuru aktp kendi kendilerine soruyorlar: “Seyirciyi nasl artsak?” “Dinleyicinin yüreini nasl hoplatsak?”
in teknii bunu gerektiriyor. Zaten herkesin bildiini anlatmak kimseyi artmaz, seyirci tutmaz, reyting yapmaz, para etmez. Dahas, herkesin bildiini anlatsanz da kimsenin anlatmad gibi anlatmaktr marifet. te o zaman televizyonculuk açsndan “doru” bir i yapm olursunuz. Her iki hocamz da bu konuda marifetlidir. Sadece tebrik ediyorum.
Osman Hoca gibi bir çok seyircinin gözünden kaçan sr ise u: Televizyonculuun “dorusu” ile slam’n/insaniyetin “dorusu” her zaman çakmaz. Aksine çok sk çatrlar.
Televizyon seyircisi Hatipolu Hocamdan Hz. Osman’a suikast düzenleyenin Hz. Ebubekir’in olu olduunu öreniyor ya da merak etmenin eiine geliyor. ftarn beklerken “hocamz ne diyor?” diye saf niyetle televizyonunu açan hac ninem, köylü dedem, o saf zihnine “Meer Veysel Karanî Hz. Muaviye taraftarlarna kar, Hz. Ali safnda savam!” diye bir bilgiyi klçk gibi sokuveriyor. Hz. Ebubekir’i de Hz. Ömer’i de, Hz. Osman’ da, Hz. Ali’yi de ayn hürmetle anan, aralarnda çkm envai çeit fitneyi çoktandr uyutmu olan seyircimiz, hiç gerekmedii halde, hiç öncelii olmad halde üstesinden gelemeyecei batan çkarc/fettan bir bilgi ile ba baa kalyor.
slam nezaketi ve insani öncelik, her doruyu söylemenin doru olmayaca kural üzerinden yürürken, reytingin aç gözlü mant ucunda rezillik de olsa “çarpc”, “sarsc”, “yaralayc” olan söylemeyi gerektiriyor.
Muazzam bir reytingle yeni seyirciler kazanan TV ekran, yeni reklamlara doru kanat çrparken, seyirci menkbe ustas hocalarmzn anlattklar üzerinden yeni hiçbir sorumluluk almyor, imdi ve buraya ait bir kâr etmiyor.
Din’in eski zamanlara ait olduu imaj, belki istenmeden, bir kez daha katmerletiriliyor. Söylenen sözlerin hepsi “düne ait” kalyor, “yeni bir ey” söylenmiyor cancazm. Kendisine tabi olunan bir peygamber deil sadece ardndan alanan zavall bir peygamber tanyoruz. Bize imdi ve burada diri sözler söyleyen sahabeler ve veliler deil, folklorik ve nostaljik figürler biliyoruz. Duygusallk yüklü bir gözyann ardndan seyircilerin elleri ve yürekleri bo dönüyor. Dolan ise baka eyler oluyor.
te size bilgiyi eyleme dönütüren deil, elenceye dönütüren esiz formül. te size sahabe hayatlar üzerinden iç gcklayc, merak uyandrc, klç akrtl dramatik aksiyonlar üreten bir magazincilik.
Hocalarmzn benden çok daha iyi mümin ve Müslüman olduuna eminim ve ahidim. ahslarna bu yazy okuyan herhangi birinden daha çok hürmet ederim.
Bir televizyoncu olarak reytinglerini de kskanyor olabilirim. Hasetçiler haset ettiklerinin farknda deildir zaten. Hasetle de olsa söylemek istediim u: hlasla yaptklarn umduum, iyi niyetle sürdürdüklerini sandm ilerinin nereye vardn görsünler.
Her iki hocam da televizyonculuun “doru”sunu yapyorlar. Ama sadece televizyonculuun “dorusu”nu yapyorlar.
Bilmem anlatabildim mi?
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
NOT: Vurgular bize âittir. (Dorulu)
Yazar: Senai Demirci |
10-09-10 |
||
| E mail: haber7.com | Tweet | ||