
| Kategori : / MEDYADAN | Okunma Says: 2959 |
Hüseyin Akn, Milli Gazete’yi elimize aldmzda ilk okuduumuz isimlerden biriydi. Edebiyatn engin dilinden hazzetmesi, air hassasiyetiyle her vak’ay mutedil ve munis bir Türkçe’ye çevirmesi ve en çok da ‘üzüm yemek’ için gösterdii iyilik azmi, sadk okuyucular listesine geçmemiz için yeterli gelmiti.
Bugün gelecee dair ümitlerimizi tazelemek üzere bir Hüseyin Akn kald diyerek gazeteyi çevirdiimizde bir veda yazsyla karlatk. Hakka sebatna inandmz güvendiimiz bir isim daha ‘milli ocak’a veda ediyordu. Yaz öyle:
Bu bir veda yazsdr
“Yaklak alt yldr kesintisiz yazdm Millî Gazete'deki yazlarma bugün son noktay koyuyorum. Son aylarda isimlendirmekte zorluk çekip bahsinden utanç duyduum gelimeler artk bu artlarda yazmam anlamsz ve imkânsz klmtr.
Düünce sayfasnda ilk yazmaya baladmda, tpk dier arkadalarm gibi tek hedefim vard: Düünceyi ayaa kaldrmak ve sözü muhkem bir yere yerletirmek... Kalemden kâda düen sözün de üzerimizde bir hakk olduu bilinciyle hareket ederek, artlar daha fazla zorlamamak gerektii sonucuna vardm. Hiç olmazsa düünmenin ve düüncenin haysiyetini korumak adna, gözlerimiz önünde cereyan eden olaylara köe bandan seyirci kalmamak için kaleyi terk etmek yerine, kalemi brakyorum.
lk günden bugüne yazdklarmz dikkatle okunacak olursa, hakikate itaat ve dorulua sadakatten ayrlmadmz görülecektir. Meum süreçlerle bin bir çeit aclar çekmi insanlarn her eyi unutarak, imdi kalkp da birbirlerine ac çektirmekte yar etmelerini hiç anlayamadm. Âkil bildiim adamlarn akla ziyan nevinden temas ve çklarnda ne kadar hikmetli bir taraf aradmsa, her biri elimde kald. çinde karde kavgalarnn da yer ald böyle bir oyunun herhangi bir tarafnda daha fazla kalamayacam anladm.
Meer sözün bittii yer kadar, yaznn da tükendii bir nokta varm.
Yazmak kadar yazmamak da üslup gerektiren bir ey, bunun farkndaym. te kendimi tam da bu zaviyede gördüüm için yazlarm burada noktalyor, u ana kadar yazlarm takip edip beni izleyen bütün okuyucularmdan özür dileyerek haklarn helal etmelerini istiyorum. ayet benim de öyle ya da böyle birilerine hakkm geçmise, hepsi helal olsun.
Ayrllar en güzel cümlelerle balayan 'toparlann gitmiyoruz!' çarsnn sahibi air smet Özel, bir zamanlar bu kapdan ayrlrken "Sel gider kum kalr" demiti. Bu öfke seli kum brakr m, pek o kadar emin olmadm için iyisi mi ben sadece ufak bir deiiklikle smet Özel'in hüküm cümlesini soru cümlesine dönütürmekle yetineyim:
Sel gider kim kalr?”
…
Mevlâ Rezzâk- âlemdir.
Mevla Rezzak- âlemdir; elhak. Soylu duru ve direni sahiplerine elbetteki kapattndan çok daha hayrl kaplar açacaktr sonuna kadar.
Üzücü olan, bunca varlk var iken gitmeyen ‘iç ve d mihrakl’ gönül darlnn, bir kere daha kardei kardee küstürmeyi ve müslüman insann deniz üzerindeki saman çöpleri gibi tek ve kuvvetsiz kalmasn salamay baarmasdr.
Sel gidecek ve kum kalacaktr. Dalgalar dinecek, köpükler silinecek ama deniz baki kalacaktr. Bu va’d-i ilahi. Buna böylece iman ediyoruz.
Öfkesine ve kinine hükmedemeyenler gidecek, düünceyi ayaa kaldrp sözü muhkem yere yerletirerek düünmenin ve düüncenin haysiyetini koruyan mutedil ve munis yürekler ebediyen payidar olacaktr.
Aklma II. Mahmud döneminin hatrl devlet erkânndan Halet Efendi için söylenegelen u beyit geldi her nedense:
Ne kendi eyledi rahat ne kimseye verdi huzûr
Ykld gitti cihandan dayansn ehl-i kubûr
Bir zamanlar ba tac edindiimiz insanlarn ardndan böyle söylenmemesini yürekten diliyoruz. Ama u aikar ki artk ‘milli’ bir gazetemiz yok. Dahli olanlar bu günü ‘milli bayram’ ilan edebilir. Fakat görünen o ki tarih ‘sahte kahramanlar’dan silkinmeye kararl.
Dolaysyla ‘sel’ ehlinin ii pek kolay görünmüyor…
Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.
NOT: Vurgular bize âittir.
Yazar: Elif Bilge Ceylan |
04-10-10 |
||
| E mail: haberkültür.net | Tweet | ||