HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / TEFEKKÜR
Okunma Says: 3924
Yazar: Ali Bulaç
TEFEKKÜRÜN VE ÝRFÂNIN DÝLÝ

Kullandmz kelimeleri, hangi kültür evreninden almsak, kelimelerle beraber anlam, semantii de o evrenden alm oluyoruz.

Kelimelerin bizim zihin dünyamzdaki özellii tedai/çarm yapma kabiliyetlerinin hareket geçmi olmalardr. Zamana kar dayankl bütün büyük metinlerde sembolik anlatm ve çarm önemli yer tutar. Mesela Mevlana’nn Mesnevi’sine yakndan baktmz zaman, onun hayli sofistike, felsefi, irfana ait, derinlemesine bir konuyu, edebi ve iirsel bir dille ifade etiini görüyoruz. Bu üphesiz zor bir itir. Mesela bn Sina’nn felsefesini, onun varlk görüünü, hikmet anlayn iirle veya iirsel bir dille ifade etmek zordur. Zorluk, konunun muhtevasndan çok, filozof veya mütefekkirin seçtii kavramsal çerçeveden ve elbette bunun gerektirdii kavramlardan kaynaklanmaktadr. Nitekim ayn muhtevay irfani veya iirsel bir dille, hatta nazm olarak yazanlar çoktur. Ama yine de felsefe ve tefekkürün dili sembolik-iirsel deil, kavramlara dayal nesirdir. Tefekkürün nazmla ifadesi, kavramsal tefekkürün belli bir noktaya, belli bir kvama gelmesinden, kelamc veya filozoflar tarafndan belli bir kvama getirilmesinden sonra bavurulur. Bu açdan Gazali’den sonra çok güçlü felsefi metinlerin ortaya çkmamasna karlk, irfan ve tefekkürü konu alan divan ve tasavvuf edebiyatnn, nazmn öne çkm olmas anlamldr.

Kabul etmek lazm ki Mevlana, kendisinden önceki irfan doktrinlerini tekrar etmekle yetinmi veya ald miras iir diliyle ifade etmi kimse deildir, üstüne önemli eyler eklemi, irfana katk salam kiidir de. Mevlana dili kullanrken iki anlatm yolunu takip eder: Diyalektik ve çarm/tedai. Buna bal olarak da dilini semboller, meseller, tahkiye, tabiattan alnan örnekler üzerinden kurar. Bu, aslnda vahyin dilidir; çünkü vahyin önemli bir bölümü sembollerden ibarettir. Müteabih ayetler semboller olmakszn tefsire ve tevile konu olamazlar. Sembolik dil zamana kar dayankldr.

Bu her zaman kötü bir ey deildir; arkasnda muazzam bir felsefi tefekkür varsa faydal dahi saylr. bn Sina ve Mevlana gibi düünüp Yunus gibi ifade etmek büyük maharettir. Yunus’un dili yalndr. Mesela: “Fukara kalbine her kim dokuna, dokuna sinesi Allah okuna” ve “lim ilim bilmektir/lim kendin bilmektir/ Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktr” der. lk anda bu msralar, insana hayli basit gelir. nsan, zanneder ki bir oturuta bunlardan 10 tane yazar. Hâlbuki on senede yazamaz; çünkü bunun arkasnda muazzam bir insan telakkisi, bir alem tasavvuru ve insani zengin tecrübe yatmaktadr. Bu, süzme bal gibidir, yani nasihat dilidir. Arapçada “nasihat”in kelime anlam süzme baldr. “ura” kelimesi de böyledir. Arnn, çiçekleri tek tek dolap onlardaki özü almas ve kendi içinde bala dönütürmesine ura denir. te Yunus’un cümleleri de binlerce kelimeden toplanm birer özdür, süzme baldr. Kur’an- Kerim’in dili de böyledir. Kur’an’ dinledii zaman insan, hangi eitim ve ya seviyesinde olursa olsun,  mesaj alr. Kur’an, ahkâm ayetleri hariç, bu dili kullanr. Tabiat ve tarih sanki orada çarpyor, insan bir var olu süreci içinde oluyor. Bu yüzden dier bütün peygamberlerin mucizesi harikulade tabiat olaylarna dayanr, Hz. Peygamber (s.a.)’in mucizesi Kur’an- Kerim’dir.

Bunlar anlatmamzn bir sebebi var. u bir hakikattir: Dile semantik müdahalede bulunmak mümkündür. Tarihte bunu vahiyler her zaman yapm, dile müdahalede bulunmutur. Vahiy bu müdahaleyi yaparken, kelimenin formunu muhafaza ediyor, fakat muhtevasn deitirip dönütürüyor. “Hidayet” ve “delalet” kelimelerini buna örnek verebiliriz. Bugün “sapklk, sapknlk” anlamnda kullandmz “dalalet” kelimesini, cahiliye devri Araplar, devenin çölde giderken yolunu armas anlamnda kullanrlard. “Hidayet” de, devenin yolunu bulup doru istikamette ilerlemesinden baka bir ey deildir. Kur’an vahyi, bu kelimelere semantik müdahalede bulundu, kelimelerin anlamn yeniden ina etti. Kur’an’n iniinden sonra hidayet, Allah’n yoluna girmek; dalalet ise, Srat- müstakim’den ayrlmak/sapmak, doru yolu armak oldu. Böylelikle kelime/dil deitirilmi ve dönütürülmü oldu.

Yine mesela “fitne”, Arapçada altnn yabanc maddelerden ayrlmas için ate potasnda eritilmesine denir. slamiyet’ten önce Araplar, fitneden bunu anlyordu; fakat slam’la beraber bu kelime dünya hayatnn insan cezbetmesi, onu doru yoldan ayrmas, tekrar doru yola girebilmesi için kendi içinde yaad büyük iç çatma ve ruhen tecrübe ettii çile manasn ald. nsan bir eyle snandnda, atein içinden geçer gibi ac çeker. Pisagor’a göre “Altnn fitnesi ate, kadnn fitnesi altn, erkein fitnesi de kadndr”. Yani altn atein içinden geçerek saflar altn olur; kadn altna, zinete kar iffetini ve onurunu koruyarak snav kazanr; erkek de kadna kar helal-haram snrlarna riayet ederek Allah’n honutluunu kazanr. Mal ve mülkün, zenginlik ve servetin, çocuklarn ve kadnlarn, öhret ve ann, makam ve statünün insann fitnesi olmas, onun dünya hayatndaki snavnn esasn tekil eder.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Ali Bulaç
12-10-10
E mail: dünyabülteni.net
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TEFEKKÜRÜN VE ÝRFÂNIN DÝLÝ
Online Kii: 25
Bu Gn: 633 || Bu Ay: 5.725 || Toplam Ziyareti: 2.928.804 || Toplam Tklanma: 58.611.390