AYASOFYA ARTIK CAMİ

Bugünleri gösteren Rabbimize şükürler olsun!

 

ÂYET-İ KERÎME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hrıstiyanlar da senden asla hoşnut olmayacaklardır.
Bakara, 120.
HADÎS-İ ŞERİF
Dünya tatlı ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kılacak ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyadan ve kadınlardan sakının.
Müslim, Rikak, 99.
SÖZÜN ÖZÜ
Bir düşünce için ölümü göze almak, kendini feda ediş değil; hayatı anlamlandırmaktır.
İsmet Özel
Son Dakika!
Kategori : İKTİBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazılar
Okunma Sayısı: 357
Yazar: Kerime Yıldız
AZ UMUT ZÂLİMİ, ÇOK UMUT MAZLÛMU GÜÇLENDİRİR

ERHAN AFYONCU'NUN 'FENOMEN' ATATÜRK YAZISIÖN NOT: Zâlim, mazlûmu "az bir umut" içinde tutar. Bu, zulmün devamı için gereklidir. Mazlûmun umudu çoğalırsa zalim derhal onu ezer.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kemalist aklın Müslümanları "az umut" içinde tuttuğunu düşünebiliriz.

Umudun yükseldiği her devirde darbe yapılması da aşağıdaki yazıda îzâha kavuşuyor.

YENİ PARTİ, UMUT ve KASIMPATI

Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı partinin adının ve logosunun ne olacağı hakkında muhtelif rivâyetler var. Son rivâyet, güneş figürü.

Bunlar olur mu bilemem. Güneş figürü, beni, şu an her yerde soğuğa aldırmadan açan kasımpatılara götürdü. Partinin kuruluşunda kasımpatı ruhu olmalı.

“Biz, ciddi işlerle uğraşıyoruz. Böyle romantik yaklaşımlarla, çiçek böcekle uğraşacak hâlimiz yok.” diyeceklere, lâle ve gül başta olmak üzere, çiçeklerin, kültürümüzdeki yerini hatırlatmak isterim. 

Doğunun çiçeği kasımpatı, diğer adıyla krizantem, Japonların millî çiçeğidir. Güneşin sembolüdür.    

Kasımpatı, umûdun çiçeğidir. Yapraklar dökülürken,  tabiat beyaz örtüsünü örtmeye hazırlanırken açar. Eskiler, kasımpatı için “kışı istikbâl eden çiçek” derler. Aslında istikbâl ettiği, kış değildir. Kışın sonunda gelendir.   

Umut, bir erdemdir. Umutsuzluk ise inanca aykırıdır. Allah'a inananın, umudu çoktur. 

Zâlim ile mazlûm arasındaki ilişkide, umudun çokluğu, zâlimi zora sokar. Bu yüzden, zâlim tarafından kontrol altında tutulmalıdır. "Umut, eziyetin süresini artırır." diyor bir düşünür. Dolayısıyla ezenin de tatminini. Ezilenlerin, biraz umûda kapılarak ezeni tatmin etmesi, âdeta tanrılaştırması gerek. Oyunun kuralı bu. Ama eğer umut, artar ve tehlikeli hâle gelirse yok edilmelidir.

Açlık Oyunları’nda Başkan Snov, geleneksel açlık oyunlarının kurucusuna şöyle diyor:

"Umut, korkudan güçlü tek duygudur. Biraz umut etkilidir. Fazlasıysa tehlikeli. Kontrol altındaysa bizi tatmin eder.

"Yâni oyunu öyle kur ki ezilenlerin umûdu olsun ama, az olsun. İsyan fikri oluşturmasın.

Kısacası, umûdu korkudan güçlü kılan kendisi değil, ne kadar olduğu. Az umut, zâlimi; çok umut, mazlûmu güçlendirir.

Az umûda değil, çok umûda ihtiyacımız var. 

O kadar ki hareket etmeyenler kıpırdasınlar. Hak aramamanın insan haysiyetine yakışmadığını; düşünmenin, varolmaya yetmeyeceğini hatırlasınlar.

AHMET DAVUTOĞLU’NA BİR TAVSİYE

Hocam, lütfen çevrenizdekileri şöyle bir imtihana sokun. 

“Gidin bakın, ben odamda mıyım?” diye sorduğunuzda odanıza gidip bakanları çevrenizden uzaklaştırın. İtiraz edenlerle yola devam edin. 

“Daha neler! Kim gidip bakar ki?” demeyin.

Hazırladıkları ve evet oyu verdikleri kânûn teklifi Cumhurbaşkanı tarafından veto edilince teşekkür eden vekillerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz. 

İşte itaat ve korku, insanı bu hâle getiriyor. 

Umûda, gerçekten çok ihtiyâcımız var.

Yazının kaynağına ulaşmak için tıklayınız.

Yazar: Kerime Yıldız
07-12-19
E mail: ngazete.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı için henüz yorum yapılmamıştır.
AZ UMUT ZÂLİMİ, ÇOK UMUT MAZLÛMU GÜÇLENDİRİR
Online Kişi: 24
Bu Gün: 27 || Bu Ay: 2.093 || Toplam Ziyaretçi: 1.619.423 || Toplam Tıklanma: 41.119.520