HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : EDEBÝYAT / YAZI VE YAZMAK ÜZERÝNE
Okunma Says: 3605
Yazar: Nurettin Durman
YAZAR OLMAK ÝSTEYENLERE BÝR ÖRNEK HAYAT

YAZININ AK YOLUNDA

Ben o yoldan hiç ayrlmadm!

Ali Haydar Haksal: “imdi dönüp geriye bakmak çok kolay. Geçen geçmitir deyip dururum.”

Ali Haydar Haksal ile sürükleyici bir hikâye tadnda söyletik. Bu aralar çok youn olmasna karn bizi krmad ve sorularmz içtenlikli bir ekilde cevaplad. Bu söyleyii yaparken de zaten aklmzda olan bir olguyu salam olduk diyebiliriz. O da edebiyat tarihimiz açsndan da ilerde bir belge olsun diye de düündüümüz deerli ahsiyetlerimizin hayata balarkenki çabalarn duygu ve düüncelerini yazya dökerek gelecee brakmak.

Öykü ve roman yazan Haksal özellikle çkard Yedi klim dergisiyle anlan deerli bir yazarmzdr. Çabasn elbet takdirle karlyoruz. Yaptklarn elbet görmezlikten gelemeyiz. Bizi krmad için, sorularmza cevap verdii için teekkür ediyor salk ve afiyet diliyoruz.

Siyah, fermuarl bir çantas vard, içi kitap doluydu.

Ali Haydar Haksal:

Hayata geç  balam biriyim. Köy hayatndan kent ve orta örenimine on yedi yamda baladm. Valilikten alnan özel bir izinle Elâz  mam Hatip Okulu’na kaydm yaplabildi. Yl 1968. Okulumuzda çok güzel bir kütüphane vard. Milli Eitim Bakanl’nn yaymlad  klasikler ve daha birçok eser kütüphanede bulunuyordu. Kütüphanemiz çok feraht. Yatlydm. Kütüphane ile yatakhanemiz ve hatta bir ara snfmz ayn binadayd. Küçüklüümden beri, babamn etkisiyle okumay çok seviyordum.

lkokuldan sonra ara vermem, okumaya olan özlemimi, azmimi arttrd. Okulumuzda iir okuma, yazma, öykü yazma yarmalar düzenlenirdi. Daha birinci snfta iken, ayn yatakhanede ayn ranzann alt ve üst katlarnda yattmz Mustafa Demir aabey vard.  iir yarmasna katlmt. iir defterini aldm okudum. Ondan sonra iir yazmaya baladm.

Okulumuzda bugün de isimlerini saygyla andm Türkçe hocalarmz vard. Adna Janvaljan dedikleri Kemal Bey iyi bir kitapseverdi. O, kendi üstüne bana hiç özenmez, omuzlar kepek dolan, Türkçeye çok özen gösteren, tok sesli kumral biriydi. Bir gün derste bir öykü okuttu, okuyan da bendim, seri okurdum. Snfa döndü: “Siz olsanz bu öykünün kahramann ne yapardnz? Hikâyeyi nasl bitirirdiniz?” Neredeyse snfn tamam: “Öyküyü mutlu sonla bitirirdik” dediler. Bana döndü: “Sen ne yapardn?” “Kahraman öldürürdüm” dedim güldü, dileri parlad. “Neden?” “O zaman eser daha etkili olur, insan üzerinde etki brakr” dedim. Tabiî trajedi nedir, dram nedir bilmem. O hocamz, Cumhuriyet caddesinde bulunan kitapçlarn vitrinlerinin önünde dakikalarca durur kitaplara bakard. Belleimi zorluyorum Cumhuriyet caddesinde be, stasyon caddesinde iki, zzet Paa camii altnda bir büyük kitapevi vard. Aralarda da küçük küçük yerler bulunurdu. Bunlar sadece kitap satard. Bugün çok büyüyen, nüfusu katlanan ehirde sanrm çok az sayda kitapevi var.

Türkçe öretmenim Kemal Bey telal biriydi.

Bir dier Türkçe öretmenim Kemal Dündar’d. Türkçe derslerimde baarlydm. Türkçe hocalarm bu yüzden beni severlerdi. Kemal Bey telâl biriydi. Konyal ve Konya aksanyla konuurdu. Birgün hmla snfa girdi: “Çocuklar, müfetti dersimize girecek beni mahcup etmeyin”  dedi. Müfetti geldi snfa girdi en arkaya bizim sraya skt. Hocamz bir arkadamz kaldrd ön sraya oturttu. Müfetti bir ara snfta gezindi, sorular sordu. Hemen her sorusunda parmak kaldrdm. Bir süre sonra: “Önce arkadalarn cevap versin, sonra sen” dedi. Öyle yapt. Arada bir gelip yanma oturur defterine Osmanlca not tutard. Müfetti snftan çktktan sonra, hocamzn neesine diyecek yoktu.

Ortaokul ikinci snftaydk o yl. Beni Ramazan’da evine davet etti, iftar yaptk. O yla kadar paral yatl okuyordum. Parasz yatl  snavlarna girdim. Çok sayda snava katlan örenci vard. Okulumuzun ikinci katnda uzun koridordaydm. Kemal Dündar hocamz da gözetmendi. Bir tur atar, eli arkasnda bir batan dier baa gider gelirdi. Gelince benim kâdm okurdu. Genelde memnundu. Bir soruyu cevaplandrrken, geldi bamda durdu, parmayla silmemi söyledi ve gitti. Yeniden yazdm, sonra geldi, gülümsedi, gitti. Yazl  snavn kazanmtm. Sözlü snavda da o kuruldayd. Birkaç soru sordular. Ertesi gün listeye baktmda 9. olarak snav kazanmtm. Birgün beni yanna ald, stasyon caddesinde, hemen postanenin altnda bir kitapevine götürdü. Orada Hisar dergisini, Hisar dergisi yaynlarn aldrd. Mehmet Çnarl, Munis Faik Ozansoy ilk aklma gelenler. Tark Bura’nn biin Rüyas kitabn da o zaman aldrd. Bir çrpda bu kitaplar okurdum.

ki üstad da ayn zamanda tandm

Bir dier hocamz brahim Soysal, Malatyalyd. Üçüncü snfta derslerimize girerdi. Büyük Dou okurdu. Siyah, fermuarl bir çantas vard, içi kitap doluydu. Türkçe kitabmzdaki yabanc olan kimi sözcükleri kitap üzerinde deitirirdi. ‘spor’ sözcüünü ‘sipor’, ‘kral’ ‘kral’ yapard. Bir gün beni Cumhuriyet caddesinde bir kitapçya götürdü. Orada Üstat Necip Fazl’n Ruh Burkuntularndan Hikâyeler’ini, Üstat Sezai Karakoç’un Ötüken yaynlarndan çkan slâm Toplumunun Ekonomik Strüktürü’nü, -23. 12. 1970 tarihini not dümüüm.- Allah’a nanma ve nsanlk -kütüphanemin kaytlarnda bu 200. kitaptr-, Yazlar: slâm, Farklar, Diriliin Çevresinde –bu kitap mavi kapakl ve ciltliydi, yanlmyorsam o srada kitap yasaklanmt. Buna da 02.01.1971 tarihin not dümüüm.- kitaplarn aldrd bana.

Her iki Üstad’ ilk tanym da buydu. Bir de küçük boy Dirili dergisini aldrd. Dirili dergisinde yaymlanan, ama kitaplarna alnmayan “Ey Yahudi” iirini ezberletti, okulda iir okuma yarmasnda bunu bana okuttu. Kudüs bilincim bu iirle geliti. Bundan sonra iirler yazmaya baladm. Ortaokul boyunca her Türkçe öretmenimden bir eyler derledim.

Bir Bayan Türkçe hocamz vard, adn imdi hatrlamyorum. iirlerimi çok beenirdi, Varlk dergisine göndermemi istemiti. Derslerimize ksa bir dönem gelmiti. Bir baka Türkçe hocamz vard, kumral ve biraz imand. Ondan bana pek bir ey kalmad.

Dördüncü snfta, babamn ölümünden çok etkilenmi olmalym ki, snfta kaldm.

Çocukluk dönemim dramatik geçti. Babam eitmendi, ilkokul üçüncü snfa kadar onun yannda okudum. stanbul’dan babama gazeteler gelirdi. Onlar bize okuturdu. 1960 yaznda Temmuz aynda genç yata öldü. Yetim kaldk. Dördüncü snfta, babamn ölümünden çok etkilenmi olmalym ki, snfta kaldm. Sonraki yl, aabeyim ortaokula gidiyordu, onun kitaplarn okuyordum. Çok çalyordum, baarlydm. lkokulu bitirince, ortaokula gitmek istedim, annem gönderemedi. Köy imamnn yannda –imam, babamn daysyd- Kur’an dersleri aldm.

mam Hatip’e snavla girilen yllar

Köyümüze, dedemin kitaplarn almak üzere Ki Müftüsü Gyasettin Efendi geldi. ki katr yükü kitap satn ald. “Bu çocuu imam hatip okuluna gönderin” dedi. Beni Bingöl’e Müftü Abdullah Efendiye gönderdi, bir mektup vererek. Snava girdim, kazanamadm. Bir sonraki yl ise, Ki’ya babamn arkada ilköretim müdürü, Zülküf Hocaya bir mektup yazarak gönderdi. Gene snav kazanamadm. O yaz, dedemin talebelerinden Süleyman Güler, stanbul’dan gelmiti. Cuma namaz öncesi ikimiz dedemin mezarna gittik. Hem kendisi Kur’an okudu, hem de bana okuttu. Okurken bir iki yanlm düzeltti.

Cuma namaz sonras namazdan çktk, dedemin odasnn hemen altnda toplandk. O zaman babamn days, köy imam Kâtibi Efendi ile beni imam hatip okuluna göndermeye karar verdiler. 17 yamdaydm. Sevinçten uçuyordum, duyduklarma ve gördüklerime inanamyordum. Nüfus cüzdanm aldlar, Elaz’da edebiyat öretmeni, Elaz lisesinde müdür bayardmcs olan, büyük daym Kâtibi Efendi’nin büyük olu Nurettin Hasköylü’ye teslim ettiler. Valilikten özel izin alnarak okul kaydm yapld. ki yl paral yurt ücretimin bir bölümünü ikisi, bir bölümünü de okul karlad. Okuluma baladktan sonra Nurettin Hasköylü daym cumartesi ve pazar günleri beni evci yazdrd. Hafta sonu evde derslerimi tamamlardm. Beni çocuklarndan ayrmadlar. ki yl ne kent yalnzl ve yabancl çektim, ne de zorlandm. Daymn tayini Ankara’ya çknca o zaman kendimi çok yalnz hissettim.

Kimi edebiyat dergilerine abone oldum.

Yazlar köye gider, köy ilerini yapardm. Çobanlk, ziraat, köyle ilgili akla ne gelirse… Tarlaya giderken, hayvan güderken, bir yere giderken kitaplarm koltuumun altndayd. Soluklandm sralarda kitap okurdum. Kitaba çok açtm, âdeta yutuyordum, maymun itahlydm, ondan ona geçip duruyordum. Annem, bize gelen fitre ve zekât paralarn  bana gönderirdi, ben de kitap alrdm. Sanki zengin bir aile çocuuydum. Kitapçlara her zaman borçlu kalrdm. Köye her gidiimde valizler ve koliler dolusu kitap tardm.

Elbette, yukarda isimlerini andm Türkçe öretmenlerimin çok katks oldu. Dier taraftan Türkçe ve edebiyat öretmeni olan daym Nurettin Hasköylü’nün üzerimde çok hakk ve emei var. O srada iki üç defter dolusu öykü yazm ona götürmütüm; krmz kalemle satr satr okumu, çizmi, karalamt. O defterlerimi yitirdim. Kimi edebiyat dergilerine abone oldum. Daym yaz tatillerinde köye gelirdi; ben çayrda trpanla ot biçerken o da bana ders anlatrd.

Lisede iken üç yl edebiyat derslerimize gelen Ahmet Bapnar hocamn da çok katks oldu. Nurettin daym Ankara’ya gittii için artk ondan yararlanamyordum. Yazdan yaza buluabiliyorduk. Ahmet Bapnar iyi bir edebiyat öretmeni idi. Bana kitaplar önerirdi. “u roman oku, ama yazarn siyasal görüü ve bak öyledir, dikkat et. O tarafndan etkilenme.” derdi. Bugün için birinci snf diye niteleyebileceim yazarlarn eserlerini o bana okuttu. Hem iir, hem de öykü yazardm. O da beni yönlendiriyordu.

Yazarlmn dönüm noktas

Bir gün bir önerisi oldu. Yaz hayatmda bir dönüm noktasdr o. “Okuduun bir kitabn beendiin yerlerinin altn çiz, onlar  bir deftere dikte et. Bir süre sonra ayn kitab bir daha oku. Bakalm dikkat ve beenilerin deimi mi?” O yl sömestr tatilinde Jack London’n Martin Eden romann, karlarn çok yad bir zamanda okudum. Altn çizdiim bölümleri büyük boy harita metot defterime dikte ettim. Sonra tekrar okudum. Yllar sonra bu kitab kütüphanemde buldum yeniden okudum. Altn çizdiim yerleri tekrar çizdim. O zamandan farkl olarak çok az yerini çizdim. Bu kitapta kenara bir not dümüüm. Bunu unutmuum, yeniden okurken fark ettim: “Ben yazar olacam” demiim. Bir kitab bir dostum istedi okumak için, sonra da kaybettiini söyledi, üzüldüm tabiî. Her yazdm hocama götürürdüm. O da kimi çalmalarm yeniden yazmam isterdi: “Bunlar sakla, bir süre sonra tekrar bak, bakalm olmu mu olmam m sen kendin karar ver” derdi.

lk öyküm Milli Gazete'de yaymland.

Köyde iken Tahsin Öz’ün Topkap Saray müzesi ve kutlu emanetleri, tarihi belgeleri anlatan bir kitab vard, onu döne döne okurdum. Aklmda kalan ve belleimde yer eden Sezai Karakoç’un “Ey Yahudi” iiridir. Dirili ve Büyük Dou dergilerini okurdum. Yeni stanbul, Sabah ve Anadolu gazetelerini alrdm. Milli Gazete çknca ondan hiç vazgeçmedim. Ulusal bir yayn olarak ilk öyküm “Tkrt” Millî Gazete’de yaymland. Sonra Edebiyat dergisini tandm. Bunlarn birçouna el yordamyla ulatm.

Tabiî ki insan ilk eserini görünce heyecanlanr. Adn bir mevkûte üzerinde görmek ve artk bir kervana katldn anlamak önemli. Ulusal anlamda ilk iirim Düünce dergisinde çkmt. Filistin ile ilgiliydi o iir. Sonra Erzurum’da Milli Türk Talebe Birlii’nde çkardmz Talebe gazetesinin sanat sayfasn ben yönetiyordum. Orada iir ve öykülerim yaymlanyordu. Yeni Devir gazetesi çktnda orada iir, öykü ve denemelerim yaymland. Bütün bunlar bende birer heyecan yaratyordu. Mutluydum ve bir kervana katlmtm, azmim beni bu yola koydu.

Yaznn ak yolu

1980’de Mavera dergisine katldm. Bu, 1987 ylna kadar sürdü. O gün bugündür hep ayn heyecan duyarm. Bugün de bir yazm yaymlandnda hemen okurum. Artk dardan biri olarak bakarm. Yaz hayatm verimli geçti. Bu bir doyumsuzluk deil bir azmin ve akn eseridir.

Ben yaznn ak yoluna girdikten sonra artk oradan hiç ayrlmadm. Yolumu sürdürdüm. lle yazar olacam diye bir hrsm olmad. Yazdm yaymland.  Çok okudum, çok çaltm. Zamanla kaplar bana açld. Geri dönüü olmayan bir yola girdim. Bana sorumluluklar yüklendi, üstlendim. Bütün bunlar bir ak ve dava uruna yapyorum. Kaderim beni bu yola koymu, ben de ona tabiyim. Baka ne diyebilirim ki?

Nurettin Durman sordu

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Nurettin Durman
12-11-10
E mail: dünyabizim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
YAZAR OLMAK ÝSTEYENLERE BÝR ÖRNEK HAYAT
Online Kii: 35
Bu Gn: 571 || Bu Ay: 5.663 || Toplam Ziyareti: 2.928.732 || Toplam Tklanma: 58.610.077