HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / TEFEKKÜR
Okunma Says: 1057
Yazar: Mustafa Atikebaþ
MODERNLEÞME ÜZERÝNE

MODERNLEME ÜZERNETürk/Türkiye modernlemesi ne zaman balad? sorusuna verilecek cevap, ayn zamanda Türk düüncesinin kendisine yabanclamaya balad ve bununla beraber etkisi giderek artan bir hafza kaybnn yol açt tereddütlere de iaret eder.

(Elbette bu tereddütler birtakm tarihî zaruretlerin neticesidir; meru görmeyebilir, fakat bir yere kadar mâzur görebiliriz.) Benim açmdan bu soruya bir çrpda ve net bir cevap vermek mümkün görünmüyor; çünkü cevap olarak vereceimiz tarih/kavram, yalnzca bizim Türk tarihine bakmzn sln ya da derinliini deil, ayn zamanda modern ideolojilerden hangisiyle kuatldmz da aça çkarr. Dier taraftan cevabmz bizim modernlik/modernleme/modernizm ayrmna ilikin sahih ve sarih bir nazarmzn olup olmadn da gösterir. imdilik cevabm: “Bilmiyorum.”

Bugüne kadar yaptm okumalarda Türk modernlemesinin balangc olarak kabul edilebilecek tarih ve/veya kavramlarla ilgili yaptm listenin oldukça kabark olduunu fark ettim: 1571, 1699, 1789, 1839, 1876, 1908, 1923… ya da yivli tüfek, ulus-devlet, Nizâm- Cedid, yeniçeri, gazete, anayasa, fes/apka… Yedier maddeden oluan bu listenin her iki ucuna en az yetmier madde daha eklenebilir ve hiç de tuhaf olmaz. Çünkü her birinin kendi içinde tutarl birtakm gerekçeleri var. Anladm ki sosyal bilimlerde baz sorular cevaplarndan daha kymetli. Çünkü baz sorularn nesnel cevab yoktur. Hatta üzerinde konutuumuz meselenin sosyoloji, tarih, iktisat, edebiyat, siyaset gibi alanlarla dorudan ilikisi düünülürse verilecek cevabn nesnellik iddias hepten boa çkar. Belki de baz sorularn herhangi bir cevab yoktur yahut olmamaldr.

Çok defa, bir soruya cevap verememenin bal bana bir sorun olduunu düünürüz. Cevaplayamadmz bir soru bizde eksiklik duygusu uyandrr. Hele bir de diplomamz varsa, yani bize, piramidin tepesinde “kendini gerçekletirme” olduu öretilmise ne yapp edip bir cevap buluruz; böylelikle eksiimizi tamamlarz. Oysa münevver/entelektüel, kendisini daima eksik hisseden kiidir; amac tamamlanmak deil, tekâmül etmektir. Öyle olduum için deil, öyle olanlarla megul olduum için biliyorum. Hâlbuki yar-aydnlar tereddüt, üphe nedir bilmezler; kendilerinden emin ekilde her soruya ‘ak diye’ cevap verirler. Onlarla megul deilim, fakat -onlara-maruz kalyorum.

Yukardaki soru benim için tam yirmi yllk bir soru. 2001 ve 2021 yllar arasnda benim Türk/Türkiye modernlemesiyle alâkal okuduum onlarca kitaptan (lki erif Mardin, Türk Modernlemesi, sonuncusu Besim F. Dellalolu, Modernlemenin Zihniyet Dünyas: Bir Tanpnar Fetiizmi) çkardm sonuç, sosyal bilimlerde her soruya net bir cevap vermenin pek de matah bir ey olmad… Nasl ki her tanm, tanmladmz kavrama ilikin bir snrlama içeriyorsa, her cevap da soruya, soruna ilikin bir tür bariyer ilevi görüyor. Evet, bir tatmin salyor, fakat ayn zamanda soru/n/un peindeki yürüyüü durduruyor.

Modernleiyorum demek modern olmadnn kabulü demektir. Modernlemecilerin pek çou, bu durumun, yani modern olmadklar/olamayacaklarnn idrakinden bile yoksundur. Çünkü modernlik, bizim bugün Bat diye tanmladmz Hristiyan-Avrupa’nn belli bir tarihi dönemine iaret eder. Bat’nn ufuklarn (Modernleemedii için uzun süre görmezden gelinen Mehmet Akif olsa garbn afakn derdi) saran aa yukar be yüz yllk bir tarihi vetîredir modernlik. Eer soruyu Bat modernlii için sorsaydk Rönesans cevabn vermek zor olmazd. Zira bu soru Bat için anlaml bir sorudur ve bir insana ‘ne zaman dodun’ diye sormak gibidir. Aitlik, sahiplik içeren bir soruya cevap vermek kolaydr. Modernlikle biz dorudan iliki kura/ma/z/dk. Modernleme ise bizatihi yaamak zorunda kaldmz, fakat daima ereti duran bir hazr elbise gibi bir türlü üstümüze oturtamadmz bir kavram.

Besim F. Dellalolu’nun bahsettiim kitabnda anlatt bir hatras bizim modernleme maceramzn hülâsas gibi. Turist rehberlii yapt dönemde bir Fransz’n Topkap Saray’ndaki bir kitabeyi okumasn istemesi üzerine verdii cevap manidar: “Bilmiyorum.” Fransz’n aknln tahmin etmek zor deil.

“Bizim gibi az gelimi ülkeler” eklinde balayan cümlelerden hiç holanmyorum. Çünkü modernlik/modernleme/modernizm balamnda bizim gibi olan, bize benzeyen baka bir ülke yok. Bu yüzden Dellalolu’nun hatras bir bakma hepimizin hatrasdr. Peyami Safa, “Yeryüzünde bir tek memleket gösterilemez ki, orada gençler kazara milli kütüphanelerine girerlerse bir tek eser okuyamadan çkp gitsinler.” diyor. Fransz’n armasna armamak lazm! Anlalan bu hatra yazarn meseleye bakn tümden ve müspet biçimde etkilemi; öyle olmasayd “bilmiyorum” itirafyla balayan idrak böyle sahih bir eser ortaya koyamazd.

Gerçekten de bu ‘okuyamama sendromu’ uzun zamandr “mezar tan okuyup da ne yapacaksn?” kolayclyla ele alnd. Hâlbuki asl sorun kitabeyi ya da mezar tan okumak/okuyamamak deildir (Eski yazy bilen ortalama birisi de bunlarn pek çounu okuyamayabilir). Sorun hafza kayb ve hatra yoksunluudur. Sorun, Fransz’n dedesiyle kurduu ba, bizim kuramamamzdr. Onun yüzyllar öncesindeki Aristo’yla konuabilmesi, bizimse yüz yl önceki Halid Ziya ile konuamamamzdr. Bat, kendi modernliini geçmiini hatrlayarak kurdu. Rönesans, bu anlamda oldukça irticai bir harekettir. Türk modernlemesi ise unutarak modern olaca yanlgsna dümütür.

Bu yönüyle modernleme bizde hep bir çocukluk/gençlik bunalm eklinde tezahür etmitir. Tanpnar, gençliinde katld Edebiyat Muallimleri Kongresi’nde, eski edebiyatmz müfredattan kaldrlsn, demiti. te modernlemenin bizim gencimiz üzerindeki tesiri budur. Tanpnar, sonradan bu bunalm atlatm, hatta edebiyatmzn belki de ilk modern yazar olmay baarabilmitir. Gençlerimizin hepsi Dellalolu ya da Tanpnar kadar ansl olmayabilir. Bugün bile pek çou eski yazmz ve eski edebiyatmz tarih öncesi eyler zannediyorlar. Üniversitelerimiz yabanc dille eitime gösterdikleri itinay eski yazmz, eski edebiyatmz öretmeye gösterirlerse hiç deilse bundan sonra Fransz’lar artmayz.

Bat’da modernliin tenkidini yapabilenler ‘Bat’nn modernlemecileri’ tarafndan görmezden gelinmitir. Kant, Bergson, Nietzcsche … Türk modernlemecileri ise hem bunlar hem de bu isimlerle temas etmi ve bir ekilde onlarn Bat’da yapt eletirinin bir benzerini Türkiye’de yapan isimleri görmezden gelmilerdir. Bugün bizim okumakta/anlamakta geç kaldmz Yahya Kemal, Cemil Meriç, Tanpnar gibi isimlerin bana gelen budur. Tuhaftr, bu isimler modernlemenin ivâsna kaplmadklar için muhafazakâr addedilmilerdir. Doru, fakat eksik bir hükümdür bu; çünkü neyi muhafaza edeceini seçerek, ayklayarak kabul etmek ayn zamanda modernliktir. öyle ki, herhangi bir modernlemecinin ar aksak konuabildii Franszcay ana dilleri gibi bilirler. Paris’le, Eyfel Kulesi önünde fotoraf çektirmekten daha fazla rabtalar vardr. Fakat eski yazy da bilirler. Hatta bir modernleme projesi olan Harf Devrimi’ne ramen o yazy kullanmaya devam da etmilerdir. Evet, yaama ekilleri deimitir, slam’la balantlar amel noktasnda zayflamtr belki, fakat inanmaya devam etmilerdir. O fikirden bu fikre geçmiler, tökezlemiler, kafalar karm fakat kendiliklerini yitirmemilerdir. Yani, Tanpnar’n söyledii gibi “Deierek devam etmiler, devam ederek deimilerdir.”

Modernlemenin ne zaman baladn hâlâ bilmiyorum. Nasl gelitiini anlamaya çalyorum. Bugünden baknca, sonuçlar üzerinde yeterince durmadmz görüyorum. Batl ya da doulu olma kompleksimizi bir tarafa brakabilirsek batc ya da doucu olmamza lüzum kalmayacan fark edeceiz. Geni bir corafyada ilmek ilmek dokuduumuz büyük bir medeniyete sahibiz. Hafzamz tazeleyip geçmiimizle ba kurmak zorundayz. Modern Bat öyle yapt için deil, ‘kendimiz’ olmak için.

Bir airin ya da yazarn “alamaz” olduuna inanmyorum. Her devir ve her ahs alabilir elbette. Fakat bu iyimserliim, iirimizin Yahya Kemal’i, düüncemizin Cemil Meriç’i, romanmzn Tanpnar’ aamadn söylememe engel deil. Amak için yere basmak gerekir. Hafzamz tazelediimizde neyi hatrlamamz gerektiini bileceiz: “Kendimizi.”

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Mustafa Atikebaþ
02-03-21
E mail: tyb.org.tr
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
MODERNLEÞME ÜZERÝNE
Online Kii: 27
Bu Gn: 197 || Bu Ay: 5.290 || Toplam Ziyareti: 2.928.225 || Toplam Tklanma: 58.598.994