HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar
Okunma Says: 5076
Yazar: Sibel Eraslan
TESETTÜRLÜNÜN KAMUSAL ALANA ÇIKMASI BAÞARI MI?

Kapitalizmi sorgulamayan “tesettür” mücadelesi...
 
“ule Yüksel’in Yaz Masas” adl yazm mahsusen öyle bitirmitim:

“ule Yüksel’in yaz masas; gelenekle modernin arasnda köprü kurmutur.” Tesettürlü kadnlarn 1968’den bu yana devam ettirdii, eitim ve istihdama yönelik adalet mücadelesinin son yirmi ylnda ura vermi birisi olarak, “birikim” hakknda ne söyleyebilirim?

Dünya Bülteni’nden Aynur Erdoan imzasyla yaymlanan mülakat ve deerlendirme yazsnda Abdurrahman Arslan’n ciddi eletirilerini samimiyetle paylayorum. çeriden ve eletiri konusu “birikim”den olduum halde... Tesettürle kamusal alana girmek, ne olursa olsun içeride’lik, adaletsizliini tenkid ettiimiz paradigmaya tersinden dahil olmak eklindeki s kylara vurmu durumda ne yazk ki... Abdurrahman Arslan öyle diyor: “Modern kamusal alan zaten kapitalizmin rahmidir. O alana, fakat en önemlisi o alana hakim sosyal ilikiler an sorgulamadan, tesettürlü veya cübbeli olarak katlmay baar eklinde görmekten çok, geç kalnm bir modernlemenin tecellisi olarak görüyorum. slamn giderek gündelik hayatn yaanan deil kültürel diline dönüerek “avamilemesi”, Müslümanlarn en azndan büyük bir ksmnn emin sfatn her geçen gün biraz daha kaybetmesi kanmca buna iaret ediyor”...

Cidden bugünden baktmzda, Müslümanlarn kapitalist sistemin ilikiler biçimini hiç de gözden geçirmeden kabul etmi olmalar; kariyere, baarya, haksz rekabete ve varslla endekslenmi hrslar, para-banka ilikilerimiz, sosyal güvenlik algmz, emek-hak edi ve tüketim alkanlklarmz üzerinden konuacak olursak... Bata iaret ettiim “köprü”nün çoktan alp, geç-modernizm otobannda son sürat kotuumuzu fark etmek iten bile deil... Bununla birlikte Arslan’n “avamileme” üzerinden tesbitine katldm söyleyemem. Dinin “yaanan” ve “kültürel” olan eklinde kolaylkla ve dikine yarlabilecek bir sosyal olgu olduunu düünmediim için. Kültürel olann, yaanan’lara dair (sahih ama gayr sahih tüm zaman hülasas üzerinden) olan da kapsayaca için, bu iç içe geçmilii yarmann belki zihinsel ve teorik olarak makulletirilebileceine karn, dünyada ve insan olmann kaderinin pürüzsüz matematik bir ayrtrmaya gelemeyeceini düündüüm için... Bahsettii “avamileme”nin tam da eletiri konusu edildii; insani ve dünyaya dair olma balamnda, eksikli, kusurlu, zayf, asabi, aceleci olduumuz üzerinden feveranla söylerim ki; insan ve ça elbette hüsran içindedir... Avamilemek, entropik genilii artarak devam edecektir, çünkü kyamet ya da dünyann zevali mukadderdir. nanan, salih amel üzerinde olan, hakk ve sabr tavsiye edenlerse, iyi ki var. Abdurrahman Arslan’n deeri de kukusuz bu balamda....

Abdurrahman Arslan, kendi ifadesi ile inallah yanlmtr: “Çünkü bunlar kapitalizme kart bir çaba eklinde görmüyorum; bu yüzden baar hanesine yazlacak ortada bir ey olduunu da düünmüyorum.” Derken... “Hatta tam tersine, baörtüsü özgürlüü için verilen mücadelede elde edilen “birikimi” Müslümanlarn küresel sistemi içselletirmekte olduklar bir “tecrübenin birikimi” olarak deerlendiriyorum. Bütün postmodern/neoliberal söylemler içselletirilmedi mi? Modern kamusal alan bütün yeryüzünü kuatmas altnda tutan, onun açlm sayacamz küresellik hadisesini tahlil etmeden, slam adna onu yeniden anlamlandrmadan böyle bir eyden bahsetmek kanmca mümkün deil. Paradigma-içi bir muhalefeti temsil etmesine ramen anti-küreselci hareketin bile gerisinde kalan bir düünce birikimine sahip olduumuzu düünüyorum.” eklinde ar eletirel bir deerlendirme yapm mezkur mülakatta.

Tesettür mücadelesinde geldiimiz noktada; ciddi bir “emek-ürün yabanclamas” yayoruz dersek, çok mu Marksist bir kyya vurmu oluruz? Bana hangi kyya vurmu olduumuzdan çok, kyya vurmu olduumuz gerçei daha ac geliyor...

Peki ne yapmak lazmd? Ümmetin anneleri için söylenmi “vakarla evlerinde oturmak” teklifi, bugünün bizleri için neyi ifade ediyor? Susmak, çekilmek ve kaçnmak m? Ya babalar ve erkekler? Onlarn vakarla oturaca ev’ler nerede? Evsiz, gemisiz ve tufandayz hepimiz...

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

NOT: Vurgular bize âittir.

Yazar: Sibel Eraslan
22-11-10
E mail: habervaktim.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
TESETTÜRLÜNÜN KAMUSAL ALANA ÇIKMASI BAÞARI MI?
Online Kii: 32
Bu Gn: 713 || Bu Ay: 5.805 || Toplam Ziyareti: 2.928.907 || Toplam Tklanma: 58.613.615