
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 615 |
Modern insann kar karya kald sorunlar aslnda iki kelimeyle özetlemek mümkündür: “Haz” ve “hz”. Haz, bilindii gibi nefsin buyruklarna uymak, doyumsuz arzularna tabi hareket içinde olmaktr. Hz ise durmadan hareket hâlinde olmak daha dorusu sürekli meguliyetlerle kuanmaktr. öyle bir etrafmza baktmzda hazzn ve hzn bütün tezahürlerine tank oluruz.
Nerden mi balayalm? Bize haz veren eylerin hepsi itiraf edelim ki hep maddi eylerdir. Mesela daha iyi bir ev, daha pahal eyalar, daha gelimi araçlar vs. Bunlara sahip olmak ise maddi imkân gerektirmektedir. Bu da ancak çok para kazanmakla mümkündür. Nitekim öyle de olmaktadr. Hatta sahip olunduunda bize haz verecek eyler o kadar pahaldr ki onlara sahip olmak için mesela bir evde tek kiinin çalmas yetmemekte, bütün bireyler çalmak zorunda kalmaktadr. te bu da hz gerektirmektedir.
imdi de dervilik geleneindeki iki uygulamaya bakalm: Bunlardan birisi “halvet”, dieri ise “inziva”dr. Bunlarn her ikisi de hem hazza hem de hza kar bir direnç kazanmann addr. Zira halvette tefekkür ve tezekkür esastr. Bu yolla insan düünme imkân bulur. Çünkü düünmek için durmak ve bakmak lazmdr. Bu bakma olay kiinin kendi içine yolculuklar yapmas demektir. Bu süreçte gerçekleen tezekkürle ise gönlünü arndrr. Yine bu sürecin baka bir uygulamas olan riyazatla -yani az konuma az uyuma, az yeme içme, buna karn çokça ibadet etmeyle- kiinin hazza kar direnci artar. nzivann verdii imkân ise hayatn ve kalabalklarn tutsaklndan kurtarr insan.
Bir dervi hep böyle mi yaar? Elbette ki hayr. Bu deneyimle kazand dirençli kiiliiyle hayata çkar. Evlenir, çalr, insanlarla görüür, yani normal hayatn gerektirdii bir durum içerisinde olur. Fakat onu farkl klan bütün bunlar yaparken tad niyet ve büründüü hâldir. Böyleleri hayatn esir alamad kimselerdir.
Hz ve haz meselesinde bir önemli husus da nasl huzurlu olunacadr. Hz ve haz peinde koan, sahip olduklarnn hiçbiriyle mutlu olmaz, olamaz. Çünkü elde edilenlerin her zaman daha iyisi vardr ve birine sahip olunca çok geçmeden dierini de almak gibi bir mecburiyet ortaya çkar. Bu, hayat maddi perspektiften alglama biçimidir.
Hz ve hazzn tutsaklna dümeyenler ise hayata daha anlaml bakacaklarndan huzurlu olmalar daha kolaydr. Çünkü onlar için her ey az ya da çok da olsa birer nimet olarak görülür, raz olunur ve ükredilir. Hatta paylam anlayyla huzur topluca yaanr. Bu yüzden cemaat (topluluk) ruhu önemlidir. Böyle bir toplulukta aclar paylalarak azalrken sevinçler de paylalarak çoalr.
Geçmi ve bugün farkldr, zamana uymak gerekir gibi bir gerekçe hiçbir zaman hakllk tamaz. Her ey insann azmine, sabrna baldr. Zamann bugünkü hâli de sonuçta insann eseri ise insan, karar verdii, niyetine girdii zaman hayatn da ona göre ina edebilir. Bütün mesele zihnî ve ruhi arnmadadr. Zira hayatmz hz ve hazza göre ayarlayan politikalara, uygulamalara kar direnç kazanmak baka donanmlar gerektirir. te sufi telakki tam da bu noktada insana yepyeni ufuklar açar.
Öyleyse yaplacak olan, bellidir. Zihnî arnma, kalbî arnma… Bunu gerçekletirebilenler elindeki bir lokmayla bile mutlu olmann, ne kadar zengin olsa bile marmamann, kibirlenmemenin srrna erenlerdir. Unutmamak gerekir ki brahim Ethem’i mülk sultan iken gönül sultan yapan, maddi olan terk meselesidir. Bu elbette bir lokma bir hrka anlay deildir. Kibrin, ükürsüzlüün zengin yahut fakir olup olmamakla alakas yoktur. Maddi olana nasl bakyoruz, manevi olandan ne anlyoruz? Temel soru bunlardr.
Yazar: Mustafa Özçelik |
11-06-21 |
||
| E mail: insaniyet.net | Tweet | ||