
çimizdeki eytan
“Hayat ile fazla ünsiyet muayyen bir yatan sonra insanlar çok ey örenmekten, yani usulü dairesinde örenmekten uzaklatryor.”
“Sual, istidat, tekâmül, müteessir, mefkûre, harcâlem, strap, mukavemet, mütemadiyen, teessür, itidal, tecessüs, tahayyül, hodbin, istirahat, muvaffakiyet, silsile”
Sabahattin Ali’nin ‘çimizdeki eytan’ isimli roman edebi açdan nitelikli, dil kullanm bakmndan baarl bir romandr. Bata Nihal Atsz’n roman hakknda ilginç bilgiler verdii yazs olmak üzere destekleyici okumalar yaplmazsa örendiklerimiz eksik kalacak, hatta yanl olacaktr. Bu pek çok roman okumasnda olmas gerekendir zaten.
Atsz makalesinde bir zamanlar ayn ortamlarda bulunduu, yakndan tand Sabahattin Ali’nin ‘çimizdeki eytan’nda hangi karakter üzerinden kimlere hücum ettiini ve daha pek çok ilgi çekici bilgi aktarr, bu metnin romann anlalmasna büyük katklar olacaktr. Gerek romann konusu, gerekse Sabahattin Ali’nin yüzündeki maskeyi çkardmzda ne gibi hakikatlerin gün yüzüne çkacan burada bulabilirsiniz, internette sayfamzn blogunda okuyabilirsiniz.
&&&
Sabahattin Ali iyi bir anlatm ustas olduu kadar iyi bir airdir de ayn zamanda. Yazmza konu ettiimiz romannda ve dier pek çok eserinde dikkate alnmas gereken bilgiler, manifestovari cümleler bulabilirsiniz de. Romandan iki ksa örnek verelim buna:
Bir mekânda oturan iki arkadan yanna gelen bir baka arkadalarnn ‘siz burada msnz?’ sorusu üzerine Nihat’n azndan “ Ne saçma sual deil mi? Türkçenin kendine mahsus bir manaszl… Dünyada hiçbir lisanda bu kabiliyet yoktur. Saatlerce konuup hiçbir ey ifade etmemek kabiliyeti.”
Nihat’tan Ömer’e bir yaam tavsiyesi; “Hayata, realiteye, menfaatlerine döndüün zaman içinde ne eytan kalacak, ne peygamber. Vücudunun ve ruhunun ne kadar basit bir makine olduunu ören, istediklerini tayin et ve bunlara doru azimle ilerlemeye bala…”
Ömer’in tutkuyla bal olduu ama olmadk çirkinlikler yaataca Macide’nin kalbini kazanma adna güzel bir akamda kaykla ba baa bir gezinti ve bunu anlatan harikulâde terennümler; “Kayktakilerin ikisi de susuyordu. Böyle bir gecenin ancak gençken ve ancak bir defa yaanabileceini ikisi de sezmi gibiydiler. Böyle bir geceyi bütün varlmzla içemeyiimizin sebebi, kafamz birçok saçma eylerin doldurmu olmasdr. On bin, yirmi bin sene evvelki insanlar gibi olabilsek, tabiat onlarn gözüyle görsek, muhakkak ki imdi burada böyle sükûnetle oturamazdk. Onlar günei, ay, falanca büyük tepeyi veya filan bulutu ve yldrm babalarnn hayrna m Allah yaptlar? Onlar tabiatta sakl duran ruhu bizden iyi anlamlardr. Halbuki bizim bunu yapmamza imkân yok., neticesi olmayan hesaplar ve Allah kahretsin, karmak menfaat düünceleri …”
Örnekleri çoaltabiliriz. ‘çimizdeki eytan’ dil ve anlatm bakmndan da kayda deer bilgiler ve hatrlatmalar içerir. Meselâ “hususi” ve “ahsi”nin cümleye farkl anlamlar kattn, günümüzdeki gibi ‘özel’ kelimesinin anlam tam olarak karlamayacan, yahut ihtiyar kelimesinin de bambaka anlamlar haiz olduunu… ve daha pek çok dikkat çekici bilgi okuru beklemektedir.
Tam da burada; ‘Minimini kafalarmz ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler dolduruyor” diyen Ömer’i yorumlamann zamandr. Bize bizi anlatan, kendi kelimelerimizle ve deerlerimizle yanstan eserler okuma listelerimizde olmaldr. Ömür ksa, okunacak kitaplarsa çok, iyi seçim yapmak art.
&&&
Kadim kelimelerimize dönmeden, akldan ziyade ruhu/gönlü temel almadan edebiyatta ve eitimde istediimiz olumlu neticelere ulama çabalar beyhude kalacaktr. Bu güçlü dille bir de Türk’ün aslî kodlarn bilen/hisseden/yaayan ve yaatan edibimizin ruhunu eklediinizde meydana nasl bir eser çkacan varn siz tahmin edin. Yani Sabahattin Ali’de güçlü bir dil, güçlü bir edebi hüviyet var ama kutsalla ve milletin deerleriyle bark deil. Bu uurda olan Tanpnar’, Peyami Safa’y, Yahya Kemal’i, Tark Bura’y okuyunca karlaacanz büyülü dünyay hayal edin bir de…
Yazar: Yusuf Alparslan Özdemir |
12-06-21 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||