
| Kategori : / PORTRELER | Okunma Says: 717 |
Eygi'nin gözyalar
Mehmet evket Eygi iki yl önce aramzdan ayrld. Toplum olarak yokluunu hissediyoruz. Brakt boluk doldurulamad.
Ne yazk ki giden büyüklerin yeri hep bo kalyor. Yeniden büyük ahsiyetler yetitirebilmek için neler yaplabilir bilmiyorum ama bir eyler yapmak gerektiini iyi biliyorum.
Büyük ahsiyetleri artlar yetitirir diyenler de çkabilir. Ama unu da unutmamal ki artlar deitiren de büyük ahsiyetlerdir. Topluma öncülük edecek nesilleri yetitirecek artlar oluturulmaldr.
Mehmet evket Eygi milletimizin köklerinden koparlmasn kabullenmeyen bir münevverdi.
Devrin büyük ahsiyetlerinden ders alan Galatasaray Lisesi Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi gibi okullarda tahsil gören Eygi basn yayn ve kültür dünyamzn müstesna isimlerinden biriydi.
Çok yönlü bir ahsiyet olan Eygi’ye dair ne yazlsa mutlaka eksik kalr.
Bereketli bir ömür yaayan merhumla hayattayken kendisiyle vefatndan sonra da dostlaryla birçok program yapmak nasip oldu.
Bu yazda mezkûr programlardan aldm notlardan istifade ederek Üstad anlatacam nallah.
Aziz ruhuna bir Fatiha gönderilmesine vesile olursa bu yaz da vazifesini görmü olur.
GURBETE ÇIKI
Güzel yaayp güzel bir sonla Merkez Efendi Hazretlerinin yannda ebedi istirahate çekilen Eygi 1933’te Zonguldak’n Ereli ilçesiyle Devrek ilçesi arasnda, o zamann ifadesiyle ose denilen yolun kenarnda bir evde doar.
Komular olmad için tek bana büyür. Annesinin sraryla daha yedi yandayken Galatasaray’a kayt olur.
Annesi ve teyzesi Ortaköy’deki Galatasaray Lisesi’nin ilk ksmna yazdrdktan sonra vedalap ayrlrlar. Gurbetin bütün soukluunu çocuk ruhunda hisseder.
Yatl okumas hayata kar tek bana mücadele etmek durumunda kalmas karakterinin gelimesinde oldukça etkili olur.
Çileler onu erken olgunlatrr. On iki sene okuduu okulundan baaryla mezun olur. Yetimesinde Galatasaray Mektebi’nin katks büyüktür.
O DÖNEMN STANBUL’U
Eygi’nin talebelik yllarnda stanbul geçmiten kalan çou güzelliklerini korumaktadr.
O zamanlar ehir bir milyonun altnda bir nüfusa sahiptir. Gemi Boaz’dan girdikten sonra Bebek tramvaylar görülür. Cihangir taraflarnda daha çok bahçeli eski stanbul evleri vardr.
Eminönü, Fatih taraflarna bakldnda, hep bahçeli, eski Osmanl evleri, vardr.
O huzurlu evlerin bahçelerindeki krmz güller, mor salkmlar, hanmelleri meyve aaçlar yoldan geçenleri selamlar.
Betonlarn henüz ehri teslim almad zamanlardr. Haliç batan aa gemi, taka doludur.
Boaz’da iki ucu sivri balkç kayklar vardr. ehirde gerçek ehirliler vardr.
Eygi bugün resimlerde, hayallerde kalan eski stanbul’un bütün güzelliklerini yaar.
O sebeple olsa gerek ehrin yaad deiime dönüüme isyan eder.
Yazlarnda sürekli tarihi dokuyu korumaya dair tavsiyelerde bulunur. stanbul’un kimliksiz yeni yerleim yerlerine alamaz.
Eygi sahaf dükkân olmayan, bir antikacs bulunmayan geleneksel el sanat, hatra eyalar satan bir dükkân yahut atölyeden yoksun yeni ilçelerden haz etmez.
On’a göre ehri ehir yapan; sadece beton binalar, trafikte vzr vzr çalan otomobiller deildir.
Kültür bambaka bir eydir. Ne yazk ki ehir kültürünü kaybetmitir.
NAMAZ KILAN GALATASARAYLI
Kitaplara tutkusu Galatasaray yllarnda balar. Dokuzuncu snftan itibaren lise kütüphanesinin anahtar kendisine verilir.
Kütüphane açsndan olduu kadar hocalar açsndan da çok ansldr.
Devrin önemli ahsiyetleri derslerine girer. O Dönem Galatasaray’n edebiyat öretmenleri stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nin profesörleriyle boy ölçüebilecek edebiyatçlardr.
Eygi’nin talebelik yllarnda Galatasaray’da namaz klan iki üç kii vardr.
Onlar da sada solda, görünmeyen yerlerde, hademelerin mekânlarnda falan klarlar.
Yani Galatasaray mektebi, Sultan Abdülhamid dönemindeki dindarln tamamen dna hatta ters istikametine kaydrlmtr.
Namaz klan iki üç kiiden birisi Eygi’dir.
KÖKLERNE BALI BR GALATASARAYLI
Aslnda Galatasaray’n köklerine bal nadir talebelerindendir.
Çünkü Galatasaray Lisesi Sultan Abdülaziz zamannda Amerikan misyonerlerinin açt Robert Koleji’ne kar slamiyet’i, Osmanll ve Türklüü korumak ve güçlendirmek için açlr.
1908’e kadar Galatasaray Lisesi’nde dört vakit namaz; ölen, ikindi, akam ve yats mecburi olarak; okulun mescidinde ve okulun imamnn arkasnda klnr.
Sonra yaanan deiimlerle bugünkü haline gelir.
malat hatas olarak görülen fakat bu yaktrmay kabullenmeyen Eygi’nin Galatasarayllar içinde kendine ait bir duruu vardr.
slamî bir kariyer yapm olmas Müslümanca gazeteler çkarmas baz Galatasarayllar tarafndan dlanmasna sebep olurken baz Galatasarayllar da “Yahu bak, gericinin de kalitelisi yine bizim okulumuzdan çkyor.” diyerek iftihar ederler.
MAREAL’N CENAZES
Galatasaray Lisesi’nde talebeyken unutamad hatralardan birisi Mareal Fevzi Çakmak’n cenaze törenidir.
O muhteem kalabalk Galatasaray Lisesi’nin önünden geçerken katlmak ister fakat idareciler hemen kaplar kapattrrlar.
Mareal’in cenazesinin sembolik bir anlam vardr. Son yüzyln en önemli hadiselerinden biridir.
Sistemin halka ramen uygulamalarna bir anlamda bakaldrdr. Bu sebeple Mareal’in cenazesi de normal bir cenaze olmann snrlarn aarak, bir tepkinin bayraklam eklini alr.
CHP’nin ideolojisine, CHP’nin rejimine, CHP’nin yaptklarna bir isyana dönümütür adeta.
Yine ezann aslna dönmesi sonras yüz binlerce Müslümann kol kola girerek sevincini paylamas unutamad karelerdendir.
NSAN AVCISI
Eygi zarafeti önemseyen son Osmanl beyefendilerindendir. Hayatyla, insanlarla münasebetiyle gönüllerde iz brakr. Birçok insann hayatna dokunur.
Beyin avcsdr. lk gördüü gence evvela Osmanl Türkçesi bilip bilmediini sorar. Sonra mutlaka yaz dersi almas gerektiini söyler veya cilt, tezhip dersi almas gerektiini belirtir.
Gençleri kabiliyetlerine göre yönlendirir yönlendirmekle kalmaz titizlikle takip eder.
Sadece gençleri deil her yatan her meslekten insana yol açar tavsiyelerde bulunur.
Anadolu’dan stanbul’a tayin olan bir müezzine “Bak sen buraya geldin, imamlarn müezzinlerin vakti çok olur. Bir sanatla ilgilenmek ister misin?” der. “sterim cevabndan sonra bir ebru ustasyla tantrr.
O hoca imdilerde hatr saylr ebruculardan biridir. Her bakmdan örnek bir hayat yaar.
Yetitirdii gençlerin yan sra hayatna dokunduu saysz insan kendisini hayrla yad etmektedir.
Zaten semereyi hayat hayrla yad edilmek deil midir?
VASIFLI NSAN ÖZLEM
Ömrü boyunca vasfl insan yetitirmenin derdini tar. “Münevver, vasfl bir insann üç önemli özellii olmas gerekir. Bir, bilgi sahibi olmas gerekir. Yetmez, aksiyon sahibi olmas gerekir. Yetmez, estetik bir boyutu da olmas gerekir.” der.
slami camiada estetik kaygs en fazla olanlardan biridir.
Özellikle gençlerin vasf kazanmas konusunda hassastr. Gençlerin bir konuyu bütün detaylaryla örenmesini önemser.
Tavsiye ettiklerini kendi nefsinde yaar. Davetli olduu bir ehirde çok lüks bir otelde götürülmek ister ama kabul etmez.
Yazlarmzda eletirdiimiz duruma düemem der. Yazdklarn yaayan, yaadklarn yazan bir ahsiyettir.
GELENEKL SANATLAR
Eygi’yi tanyanlar gelenekli sanatlara olan ilgisini bilir. Hüsn-ü hat levhalarnn özellikle hilye-i erif levhalarnn mutlaka evlerde, bürolarda bulunmas gerektiini söyler.
“Herkes kendi bütçesine göre, asln yaptrabilen yaptrsn, yaptramayan baskl da olsa bir hilye-i erife levhasn bulundurmas gerekir.” Tavsiyesiyle bugün yüzlerce eve levhalar aslr.
Eygi’nin bu konudaki mücadelesi bal bana bir film konusudur. Usanmadan bkmadan Hattatlara hilye-i erif yazdrr, varlkl insanlarn bunlar almasn salar.
Bu araclktan bir kâr düüncesi yoktur. Güzellie vesile olma uuruyla levhalarn evlere girmesini salar.
Bütçesi müsait olmayan insanlar için de Süleymaniye Kütüphanesi’nden Hasan Rza Efendi’nin bir hilye-i erifini bastrr, bunlar çok cüzi miktarlara çerçeveletir.
Bu levhalarn evleri muhafaza ettiine inanr. Gelenee kaytsz artsz baldr.
“Evinizi gösterin ben sizin kim olduunuzu söyleyeyim. Büronuzu gösterin, kim olduunuzu söyleyeyim.” Diyerek çevresini zevk sahibi olmaya davet eder.
Paras olan ama estetik kaygs olmayan sanata uzak duran kaba softa ham yobazlardan sonradan görmülerden haz etmez.
Gelenekli sanatlar uzun süren kesinti döneminden sonra bugün altn yllarn yayor.
Bugün dier etkenlerle birlikte hat yaygnlamsa, hattatlk, ebru sanatkârl, müzehhiplik gelimise Mehmet evket Eygi’nin de bunda çok emei vardr.
DL HASSASYET
Türkçeyi güzel kullanmaya çok dikkat eder. Konuurken bir hata yapan olursa annda onu söyler, o hatann düzeltilmesini salar. Dil hassasiyetinin kaybedilmemesini ister.
BASINDA ÖNCÜLÜK
Mehmet evket Eygi basn dünyasnn da öncülerindendir. Türkiye’de inançl kesim içerisinde bu konulara ilk kafa yoranlardandr.
1950’li yllarda Diyanet leri Bakanl’nda bulunduu sralarda baz arkadalaryla beraber slam diye bir dergi çkarr hatta Galatasaray’da okurken Caalolu’na gidip Eref Edip’le görüür, tercümeleri yaynlanr.
Diyanet’teki özel kalem müdürlüünden ayrlr basn tarihinde özgün bir yeri olan Yeni stiklal ve Bab- Ali’de Sabah gazetelerini okuyucuya sunar. O zor dönemlerde gazeteleriyle çr açar. Yüzbinlere ulaan tirajlar birilerini rahatsz eder.
Uyana sebep olan yaynlar sebebiyle sistem bu çkn bedelini Eygi’ye ödetir.
Önce Suudi Arabistan, sonra Ürdün sonra da Almanya’da sürgün hayat yaamak zorunda kalr.
FETÖ’YE KARI HEP UYARDI
Eygi sezgileri ve entelektüel birikimiyle insanmz baz tehlikelere kar önceden uyarr.
Yazlarnda ve sohbetlerinde açktan baz yaplar eletirir. Bu yaplardan biri de bugün ülkemizin bana bela olan Fethullahç terör örgütüdür.
Herkesin Fetö’ye övgüler dizdii dönemde korkusuzca hain örgütü tenkit eder.
Uzun yllar “din baronlar” diyerek malum örgütün yanllarn anlatr. Tepkiler alr ama ylmaz.
Bugün haklln hep birlikte görüyor ve yayoruz.
HÜSN-Ü ZAN
Eygi’nin yakn dostlarndan merhumun güzel ahlakna dair onlarca anekdot dinledim. Özellikle Hüsn-ü zan sahibi bir olmas çevresindekileri de çok etkiler.
Güzel bakmak güzel görmek güzel düünmek konusundaki ölçüsü nettir.
Bu hususta u örnei verir.
Bir zat namazdan önce tuvalete girdi, çkt namaza durdu. “Hemen bu abdestsiz namaz kld diye aklnza getirmeyin, muhtemelen edep bölgesinde bir yaras vardr, o abdest bozacak dereceye gelmi midir diye kontrol edip çkmtr. Her eyi iyi düünmek lazm.”
Hüsn-ü zandan hiç zarar görmedim diyen irfan önderlerinin erefli yolunu takip eder.
Suizandan kurtulamayan gybeti brakamayan insanlara nahif tavsiyelerde bulunur.
Tenkit edecekse bile dikkatli bir dille tenkit eder. Tenkidinde bile bir zarafet vardr.
Mutlaka söylemek ihtiyac hissettii bir yanl ya da eksiklii dile getirmeden evvel “Size bir ey söylesem üzülür müsünüz, müsaade eder misiniz?” diye sorar. Önce nezaketle müsaade alrd sonra söyleyeceklerini söyler.
NAMAZ MERKEZL BR HAYAT
Namazlarna çok dikkat eder. Gençlerle sohbete balamadan namazlarn klp klmadn, Allah’n sfatlarn sorar. Allah’n sfatlarn sayamayan olursa çok üzülür.
Namaz onun için en önemli ölçüdür. Müslüman namazsz olmaz der.
Sefa Saygl namaz hassasiyetini beraber yaptmz bir programda öyle anlatmt:
“Almanya’da u kadar sene bulundum. Bir vakit namazm bile kazaya gitmedi demiti evket Abi. Almanya gibi bir yerde mescid yok, abdest alacak yerleri yok tuvaletler uygun deil, böyle yerde bile namazlarna dikkat eder.
Ezan okununca camiye giderdi zaten. Yalannca artk camiye gidemez oldu ama yine de namazn hemen klard, ilk ii namaz klmak olurdu. Mesela öle namazn klnca “Bugün benim üç önemli görevim var.” derdi, “ikindi, akam ve yats namazlar” hayatnn en önemli görevi namazd. Bir gün Beyazt Camii’ne gittik, imam odasnda imam efendi bizi arlad. “Böyle imam odas olmaz. Hemen aramzda para toplayalm.” dedi. Oraya güzel bir perde yaptrdk, hat levhalar astk. Oras sanat eseri gibi oldu, hala duruyor. ’’
Namaz merkezli bir hayat hayat yaar. Buluaca insanlara “öle namaznda Beyazt Camii’nde bulualm” der.
EHL- SÜNNET TKADI ÜZERE OL
Ehl-i sünnet hassasiyeti herkesin malumudur. Bu konuda taviz vermez. Zihinleri bulandrmaya çalanlara da sözünü esirgemez.
Kendisini ziyarete gelen bir gençle sohbet ederken “u anki bakanlar sayar msn.” Der. Genç hepsini tek tek sayar. Sonra Kuvvet Komutanlarn sorar. Genç misafir onlar da eksiksiz sayar. Bunu üzerine gence tarihi bir tavsiyede bulunarak öyle der:
“Yahu bunlarla bu kadar uraman doru deil. 100 sene önceki isimleri hatrlyor musun? Yüz sene sonra bunlar da hatrlanmayacak. Ama hakiki, eskimeyen bilgiler unutulmaz. Namaz kl, Ehl-i sünnet itikad üzere ol, gybet etme…”
YOKSULLARIN DOSTU
Her iini kendisi yapan kimseye yük olmadan yaamay prensip edinmi bir anlaya sahiptir. Her iini kendisi yapar.
Peygamber Efendimiz’in u hadisini hayatna rehber edinir: “Devenin üzerindeyseniz, aadan bir ey alacaksanz birinden istemeyin, gidin kendiniz aln tekrar binin.”
nand bir eyi gördüünde hiç düünmeden meseleye dahil olur, bana düen bir ey var m diye sorar.
Çevresindekilerle, fakir fukarayla ilgilenir. Çandan sorumludur. Çevresinden de kendisini sorumlu hisseder.
Mahallesindeki ihtiyaç sahiplerini muhtardan örenir kendisi bizzat gider onlara yardm eder.
Gariplerden bahsederken gözleri yaarr. Eygi’nin gözyalar sadece fakir fukarann çaresiz halini gördüünde dökülmez.
Büyük bir medeniyete sahip milletinin deerlerinden bihaber ekilde öksüz ve köksüz bir ekilde hayat sürmesine de gözya döker.
Eygi’nin gözyalar akmaya devam etmektedir.
VEDASI
Güzel bir ömür süren Eygi’nin vedas da güzel olur. Kimseye muhtaç olmadan göçünü toplar. Müslüman halkmz son yolculuunda vefasn gösterir.
Cenazesindeki muhteem kalabalk derdinin davasnn milletimiz tarafndan hakkyla anlaldn iaretidir.
Rabbimiz yerini bo brakmasn.
Çok sevdii mam Rabbani, Abdülkadir Geylani, Mevlana Celaleddin Rumi, Bahaeddin Nakibendi, mam Buhari, Ahmet Yesevi, Mevlana Halidi Badadi, mam Gazali, eyh amil, Abdülkadir Cezayiri gibi gönül öncülerine komu olsun nallah.
Yazar: Mahmut Býyýklý |
15-07-21 |
||
| E mail: haber7.com | Tweet | ||