
| Kategori : ÝKTÝBAS / Muhtelif Mevzûlar, Yazarlar, Yazýlar | Okunma Says: 671 |
Merhum Cemil Meriç, dergileri ‘hür tefekkürün kaleleri’ olarak görür.
Gerçekten de yaama dair bir tarz/bak açs kazanabilme, fikir ve düünce hayatn takip edebilme ve geçmile balant kurma hususunda dergiler son derece ehemmiyetli bir rol üstlenirler. lgi alannz ne olursa olsun size hitap eden bir dergi mutlaka vardr.
Günümüzde dergiler de deiimden nasibini ziyadesiyle ald/alacak. Eski zamanlarda dergilerin toplum üzerinde etkisi daha fazlayd. Büyük Dou’sundan Yön’e, Mavera’dan Yeni Dergi’ye pek çok dergi gündem belirleme yannda yeni kalemlere imkân salarlard. Hususen edebiyat dergileri bir mektep, bir dava, bir dert namna yaynlanrd.
Dergiler ilkeli yayn yapmaya özen gösterirler, bu uurda ödün vermemeye çalrlard. Dil hassasiyeti demirba prensiplerin banda gelirdi. Nurullah Ataç’n yazlarn örnek olarak gösterebileceimiz uydurma kelimelerin çok olduu yapay bir dilin hakim olurdu anlay yannda kadim deerlerimize ve kelimelerimize bal bir oluum vard. Birçok dergiyi yazarlarn bilmeseniz dahi kelime kadrosundan tanrdnz.
Dil konusuna geldik, buradan devam edelim. Bugün nasl bir manzaradayz diye soracak olursanz evet sol kesimde sürüyor dil ball ve hassasiyeti, hem de ödün vermeden; belli kelime ve kavramlar dergilerinde kullanmamaya, gerçek ve has Türkçe kelimeler yerine dil inklabnn bu topraklara miras uydurma bir Türkçeyi tercih etmeye devam ediyorlar.
Sa/muhafazakâr camiada ise iler karm durumda. Artk ‘yapt, yazn, us, tin, esüremsel, olgusal vd.’ gibi zihniyetin numunesi kelimeleri çekinmeden kullanlyor muhafazakâr dergilerde. Bir sol dergide ‘eser, akl, hafza, tahayyül, Allah, hakikat vb.’ gibi kelimeleri kolay kolay göremezsiniz, pek çok nitelikli sa/dindar/muhafazakâr/ milli yazar da. Ama muhafazakâr camiann pek çok yaynnda seküler/sol muhitin izlerine/etkisine/bahsine/övgüsüne/yaranma çabasna denk gelirsiniz. Söylediklerim yanl anlalmasn, keke edebiyatta ideolojik kamplamalar olmasayd, keke ideolojiye göre ayr telden çalan kelimelerimiz/imlâmz deil de ortak bir dil birliimiz olsayd ama bu çada ve bu ortamda uzak bir hayali terennüm ediyoruz.
Kelimelerine, diline sahip çkmayan, önem vermeyen, dorusu ve daha güzeli dururken yeni türetilmi/uydurulmu ruhsuz, ahenksiz ve dahi uyumsuz kelimeleri ve ekleri tercih eden bir derginin ve kadrosunun ilkeli olduunu savunabilir, bir davas olduundan, mektep hüviyeti tadndan bahsedebilir miyiz?
Hal böyle olunca yani fikirle icraat uyumaynca samimiyet/inanç/tesir yara alyor. Sa ve sol yaynlarn ilgi/sahiplenme/sat farknn nedenlerinden en önemlisi bu kafa karkl, ilkesiz davranma, dil hassasiyetinin olmamasdr, ‘Siyasî iktidar bizde ama kültürel iktidar onlarda’ sitayilerinin cevab da budur.
&&&
Derdi olmayan bir yazarn kaleminden çkan metni has okuyucu annda anlar; hangi yaznn taklit/yaranma/ilkesizlik numunesi olduunu, hangi metnin köklere ve aslî kodlara bal kaldn da.
Yazmdaki özü kaçrp biz ve onlar, sa ve sol gibi nitelendirmelere taklma lütfen sevgili okur. Ben hangi kesimleri ifade ettiimi daha açk gösterebilmek için kullanyorum bu kavramlar, yanl olsa da.
Kamplamalar ve ilkesizlik, içinde pek çok ayrnt ve misaller barndran önemli bir konu. Sol kesim dergilerinin neden daha çok satt, kitlelerinin onlara neden daha çok sahip çktnn cevaplar derinlere yani Deniz Gezmi’lere, Mahir Çayanlara vd. inmeyi de gerektirir: Gençlik heyecan içinde ülkenin yönetiminin kolayca ele geçirilebileceine banka soyma/adam öldürme/fidye alma/adam kaçrma/üniversite basma gibi senaryolarla inandrlan bir hiç uruna hayatlarn mahveden (26-28 yalarnda ölmü ya da öldürülmü/idam edilmi gençler)sahte kahramanlarn günümüz gençliinin idolleri(!)ne dönütü(türül)ünü, bugün saygn ve uysal kimselermi gibi ortalkta arz- endam eden Berktay, Kürkçü, Belge gibilerinin geçmilerini iyi bilmeyi de…
Devam edeceiz.
Hayrla kalnz.
Yazar: Yusuf Alparslan Özdemir |
05-08-21 |
||
| E mail: tyb.org.tr | Tweet | ||