HALEB'E DÖNÜÞ

Halep, 12 Aralýk 2016'da Rus ve Ýran destekli Esed ordusu tarafýndan düþürülmüþtü. Üzüntümüz hadsizdi. 30 Kasým 2024'te geri alýndý.

YET- KERME
Ey Peygamber! Dinlerine uymadýkça Yahudiler de Hrýstiyanlar da senden asla hoþnut olmayacaklardýr.
Bakara, 120.
HADS- ERF
Dünya tatlý ve caziptir. Allah sizi dünyada egemen kýlacak ve nasýl davranacaðýnýza bakacaktýr. Dünyadan ve kadýnlardan sakýnýn.
Müslim, Rikak, 99.
SZN Z
"Her kim selefin bilmediði bir amel icad ederse, Peygamber'in risalete ihanet ettiðini iddia etmiþ olur. Çünkü din tamamlanmýþtýr (Maide, 3) O gün din olmayan þey bugün de din deðildir."
Ýmam Mâlik
Kategori : / MAÂRÝF (Eðitimle Ýlgili Yazýlar)
Okunma Says: 3918
Yazar: Dr. Ýhsan Alperen
OKUL, ÇOCUÐU BOZUYOR

24 Kasm Öretmenler Günü, hafta boyunca göstermelik törenlerden ve beylik laflardan öteye geçmeyen çeitli etkinliklerle kutland. Bu vesile ile ben bir sorunu dile getirmek istiyorum. Tarihî süreç göz önüne getirildiinde insanln bulduu en masum mekân olan okullar, epey bir zamandan beri çocuklarn ftratn bozmaya balad. Aile ortamndan çok farkl bir mekân olan okula istekli, çekingen, heyecanl vb. duygularla ilk defa ayak basan çocuk, uzun zaman geçmeden masumiyetini yitirmeye balyor. Nasl m, anlataym:

Okula yeni balayan çocuk okulun ilk günlerinde srasn ve ayn snf paylat arkadalaryla en tabii ilikiler kurup, snf ortamn ve okulu oyun mekân olarak görürken, snavlarla menfaat ilikilerinin görünür olmaya balamasyla durumun farkl bir boyut kazandn fark ediyor. Çocuk, ilk defa bulunduu böylesine "karmak bir ortam"da müthi bir gözlemcilik görevi yapyor. Büyükler çou zaman çocuun bu özelliinin farknda bile olmazlar hatta çocuklarn ahsiyetleri böyle kalabalk ortamlarda önemsenmez bile... Çünkü o, çocuktur, birçok eyin farknda deildir diye düünülür.

Oysa çocuk her eyin farkndadr. Aslnda böyle ortamlarda ekillenen "farkndalk" duygusu onun kiiliini belirlemektedir. Çocuk "Ne ekerseniz onu biçersiniz" kural çerçevesinde ekilenleri bünyesine alp biriktirmektedir. Kitaplarn yazdklarnn dnda, okulda ilk defa karlat ve gördüü eyler onun "örenmeleri" olmaktadr. Gördükleri, örendikleri olurken; elde ettii bu kazanmlar (!) çocuun geleceini dizayn etmektedir.

Çocuk snfta gördüü ya da karlat her türlü olumsuzluu temiz ftratndan gelen ve henüz örselenmemi saf duygularla önce yadrgamakta, bunlara kar kendince önlemler gelitirmektedir. Bu olumsuzluklarn banda, baz arkadalarnn öretmenden gizli olarak yaptklar kopya çekme eylemine kar gelitirdii refleksler gelmektedir. Meselâ çocuk arkadann kopya çektiini görür görmez, "Örtmenim, ... kopya çekiyor" diyerek, yaplan hakszla kar önlem almas için "öretmen"e uyarda bulunur. Çocuk için herkesin içinde sesini yükselterek yaplan kötü bir davran görüp dillendirmesi büyük bir itir!

Çocuk arkadann yapt hakszla tahammül edemedii için yaplabilecek en etkili yolu seçerek, bulunduu ortamn en güçlü kiisi olan öretmene ikâyet etmek suretiyle onun dikkatini çekip önlem almasn istemektedir. Çocuk, herhangi bir hesap peinde olmadan, ilk planda yaplmas gerekeni yapm, yani topu öretmene atmtr. Öretmenin yapmas gereken ise, snfn en güçlü kiisi olarak topu kaleye vurup gol olmasn salamaktr.

Çocuun "Örtmenim kopya çekiyor" tespiti, uyars, hakszla bakaldrs, oyunun kurallarna göre oynanmasn istemesi gibi, tabii oyun kurallarn kendi adna yerine getirirken, baoyuncunun bu olay karsnda taknaca tavr hayatnn gelecei açsndan iyice gözlemlemektedir. Çocuk için ideal bir oyuncu olan öretmen, oyunu kurallarna göre oynamak "zorundadr", çünkü çocuun dünyasnda, onun hata kabul etmez bir yeri vardr. Çocuk öretmenle hatay, yanl yan yana düünemez. Öretmene hiçbir olumsuzluu yaktramaz. Her eyi en iyi bilen ve yapan olarak bilir öretmeni... Çocuk snfta yaanan "kopya çekme" eylemi karsnda "hakk"n, "doru"nun yannda yer alrken; öretmenin de, çocuun hakszla bakaldrsna ayn ilkeler dorultusunda ve ayn dozda cevap vermesini bekler. Kopya çekme fiili, kopya çeken çocuun arkadalarna kar saygszlk yaparak "haksz kazanç" elde etmesinin yan sra, mânevî anlamda ayn ortamda bulunan çocuklarn geleceini de olumsuz yönde ekillendirmektedir. Böyle bir durumda öretmen ne yapmaldr? Hiç kukusuz kopya çekmenin "yanl bir yöntem ve çirkin bir davran" olduunu söylemenin yannda, kopya çeken çocuun snavn iptal etmelidir. Böyle bir harekete hiçbir ekilde hogörü ile bakamayacan ve baklamayacan belirterek tavrn kesin bir ekilde ortaya koymaldr.

Kopya çeken çocua müdahale noktasnda onun psikolojisi düünülürken, kopya çekmeyen ve kopya çekeni görüp böyle bir davrana tahammül edemeyen örencilerin de psikolojisi mutlaka düünülmelidir. te burada pedagojik davran ve formasyon öne çkmaktadr. Çünkü "Kopya çekeni kazanalm" derken, dürüst örencilerin kaybedilmesi söz konusudur.

Peki, bugün ne yaplyor? Kopya çeken örencinin velisinin sosyal statüsü, içinde bulunulan ortamn özellikleri gibi faktörler düünülerek birçok "denge" hesaplar yaplmaktadr. Böyle bir durumda kopya çeken örenciye yaptrm uygulanmakta veya uygulanmamaktadr. Dier örenciler ise bu tür haksz uygulamalar görüyor ve yapabilecekleri bir ey olmadn farkedince de, gelecee bu duygularla yürüyorlar.

Öretmen, kopya çekmenin bir hrszlk olduunu, bu fiilin eitim adna ülkeye en büyük ihanet olduunu söylemiyor. Tam tersine kopya çekenler görmezden geliniyor, hatta kopya çekenleri görenler, gördükleri için cezalandrlyor. Kopya çekenlerin yerine, kopya çekenleri görenler sindiriliyor. Daha eitim öretimin ilk günlerinde güçlülerle güçsüzler ayrtrlyor, okul ortamnda hiç olmamas gereken hakszlk ve hrszlklar özendiriliyor. Çocuklar bu ahval içinde yetiiyor, öretmenler okullarda çocuklar ite böyle yetitiriyorlar! Günümüzde gençlerin önemli bir ksm "öretmen" olabilmek için can atyor. Gençlerin bu yöneliini, öretmenlii çok sevmeleri tespitiyle ifade etmeye kalkarsak için dersek kargalar bile güldürürüz.

bulma imkânlarnn gittikçe güçletii günümüzde gençlerin büyük bir çounluu öretmenlii bir "ekmek kaps" olarak görüyorlar. Zorlu snavlardan geçerek güç belâ elde edilen bu meslek, soyut bir kavram olan "dürüstlük" adna tehlikeye atlabilir mi? Örenci bir yolunu bulup kopya çekiyorsa çeksin, kopya çekeni görüp de ban belâya m soksun öretmen! nand deerler adna bunu göze alsa bile zaten en tezinden okul müdürü devreye girer ve en hafifinden "babacan veya anacan" bir eda ile, "Sorun çkarp da mesleini tehlikeye sokma!" uyarsnda bulunur. Okul müdürü olmazsa ilçe müdürü girer devreye... Bu silsile devam edip gider, tâ ki öretmen "yola getirilinceye" kadar!

Kopya çekeni gören örenci, doruluk ve dürüstlük giriimlerinin fayda etmediini anlaynca, bir müddet sonra kopya çekenleri görmemeye ve göstermemeye, daha sonra kendisi de kopya çekmeye balyor. Ardndan da yalan söyleme, küfretme, çeteleme eylemleri hep böyle arka arkaya sökün ediyor.

Öretmen snfta kopya çekenleri görmezse, ellerinde çiçeklerle gelir örenciler, "varlkl" örenci velileri... Daha birçok hediye dizilir arka arkaya... Bu tür görsellikler o kiiyi okulda "iyi ve anlayl öretmen" yapar. Böyle öretmenlerin bedava reklam yaplr, ardndan da oldukça dolgun ücretlerle verilecek dersler yamaya balar. Dürüstlükten kim kazanm ki bu zamana kadar, bir çiçek dahi vermezler adama!

Öyle deil mi, 24 Kasmlarn vefakâr, cefakâr, elleri öpülesi, ülkenin mânevî mimarlar sevgili öretmenleri!

Fakat bir de, "ülkede yllardr sürüp giden yolsuzluklarn, rüvetin, hukuksuzluklarn, trafik kurallarna uymayarak onlarca kiinin ölümünün veya yaral kalmasnn sorumlusu benim" diyen vebal duygusu tayan öretmenler vardr, ite ben onlarn ellerinden öperim.

Yaznn kaynana ulamak için tklaynz.

Yazar: Dr. Ýhsan Alperen
28-11-10
E mail: milligazete.com
 
 
Yorumlar: 0
Bu yazı iin henz yorum yapılmamıştır.
OKUL, ÇOCUÐU BOZUYOR
Online Kii: 24
Bu Gn: 610 || Bu Ay: 5.702 || Toplam Ziyareti: 2.928.779 || Toplam Tklanma: 58.611.087