
| Kategori : / ÎMAN VE ÝSLÂM | Okunma Says: 959 |
Yaknlarda çkan ksa tefsirli mealimizde Kur’an- Kerim’in temel kavramlar için ayr bir bölüm ayrm olmamz sebebiyle; keke Kuran’n dolaysyla da slam’n temel kavramlarn uzunca tek tek yazsanz diye bir teklif geldi. Bundan sonraki yazlarmda zaman zaman bunu denemeye çalacam. Tabii olarak da önce ‘Allah’ lafzyla balamay uygun buldum.
Evet, biz nasl bir Allah’a inanyoruz? Ya da bir mümin Allah hakknda en az neler bilmelidir?
öyle balayalm: Kendisinden ve etrafndakilerden üstün, muktedir ve görünmeyen bir varla inanma duygusu her insann ftratnda, belki de genlerinde mevcuttur. En azndan insandaki adalet duygusu bunu gerekli klar. Öyle ya, size yaplan hakszlklar cezalandrmayan, gasp edilen haklarnz size iade etmeyen yüce bir varlk yoksa, yaamanzn da anlam yoktur.
Allah lafz, O’nun bütün isim ve sfatlarn cami özel bir ismidir. lk harfinden itibaren srayla her bir harfini atsanz, kalan yine O’nu ifade eder; (Allah, lillah, lehu, hû). Bu sebeple genel kabul, Allah lafz hiçbir kökten türemeyen, O’nun kendisi için belirledii ve hiçbir eye ad olmam özel ismi olduudur. Kökünün ‘ilah’ olduunu söyleyenler vardr. Ama bu etimolojik tahliller belki de Arapçann ilk ve asl dil olduunu, Kur’an- Kerim’in de Arapça olarak indirildiini esas almaktan kaynaklanr. Oysa bütün dilleri yaratan Allah’tr, her dil O’nun bir ayetidir ve Kur’an- Kerim’de kökü baka dillerden olan kelimeler de vardr. O kâinat yaratmadan da kendi ismi ile vard. Kitabnda kendisinden ‘Allah’ diye söz ettiine göre demek ki, O’nun ismi ezelden beri, yani Arapça yokken de Allah’t (cc). Arapçann elbette müslümanlar nezdinde bir deeri deeri vardr, çünkü son ilahi kitap Kur’an- Kerim Arapça indirilmitir, Resulüllah (sa) Arap’tr ve Arapça konumutur ama ‘Arab üç eyden dolay sevin; cennet dili Arapçadr…’ sözü uydurma bir hadistir. Sonuçta Allah ismi O’nun dier bütün sfatlarn mündemiç olduu için bu isim O’ndan baka bir varla ad olarak verilmemitir. (Bkz. Meryem 65).
Kur’an- Kerim’de hem ‘Allah’ zikredin’ hem ‘Allah’n ismini zikredin’ anlamnda ayetler olunca acaba isimle müsemma ayn ey midir, diye düünenler olmutur ama bu ayrmn tutarl bir izah yoktur, elbette isim ayrdr, müsemma ayrdr. Lakin Allah’n isimleri/sfatlar O’nun zatndan ayr bamsz bir varla sahip olmadklar için, O’nu her bakmdan ‘bir’ bilmek yani tam bir tevhid için ‘O, isim ve sfatlaryla da birdir, isimleri O’nun ne ayndr ne gardr’ denir. Mutezile böyle tam bir tevhidin olumas için, biraz da tanry ‘üç parçadan oluan bir’ bilen Hristiyanlara cevap vermek için Allah’a sfat nispet edilemez, O’nun sadece isimleri vardr derler. Sanki sfatlar da vardr dersek O’nun bu parçalardan oluan ‘Bir’ olduunu söylemi ve Hristiyanlarn durumuna dümü oluruz gibi düünmüler. Bu çok hassas bir hesaptr ama Ehlisünnet alimleri, neticede ismi varsa zorunlu olarak sfat da vardr derler. Mesela el-Alîm/her eyi bilen O’nun bir ismi ise, zorunlu olarak O’nun ‘bilmek’ diye bir sfatnn bulunduu anlalr.
Allah’n varl ve birlii aklla bulunabilir, ancak mahiyeti ve keyfiyeti, aklla bilinemez. Bu imann konusudur. Çünkü akl yaratlan bir melekedir ve kendisini yaratn kuatp kavramas mümkün deildir. Allah ancak isimleriyle bilinir. Resulüllah Efendimiz (sa) ‘Allah’n doksan dokuz ismi vardr ki, kim onlar bellerse cennete girer’ buyurur. Çünkü bu isimleri manalaryla bilen ve buna inanan, Allah’ istenildii gibi tanm demektir, bu da O’nun cennete girmesine yeter. Ama Allah’n isimleri bunlardan ibaret deildir, O’nun için söylenmesi caiz olan baka isimler de vardr ve biz bunlar ancak Resulüllah’tan örenebiliriz.
Allah Kur’an- Kerim’de ‘bilin ki, Allah’tan baka ilah yoktur…’ (Muhammed 19) buyurduuna göre Allah’n tannmas bilgiyi gerektirir ve bu kadarck bilme bütün müminler üzerine farzdr.
Allah’a inanma önce kalbin O’nu olduu gibi kabulü/ ikrar, bir bilmesi, sonra dilin bunu tasdiki ile tamamlanr. Buna ‘kelime-i tevhid’ denir. Bu kadarla kii mümin olur, ancak buna ahitlik etme derecesine çkmas da istenir ki, buna da ‘keleme-i ehadet’ denir. Her iki temel cümlede Resulüllah’n O’nun kulu ve resulü olduunu da tasdik ve ahitlik vardr. Allah’a srf kalbinden inanan ama bunu kimseye duyurmayan kii Allah katnda mümin olabilir ve kurtulabilir, ama biz ona mümin muamelesi yapamayz. Devam edeceiz.
Yazar: Faruk Beþer |
13-08-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||