
| Kategori : DÜNYADA NELER OLUYOR / ÝSLÂM ÂLEMÝ | Okunma Says: 619 |
Afganistan ii büyüyecek. Bu da dâire dâire dünyânn tekmil corafyasna, iç siyâsetlerdeki gelimeler de dâhil olmak üzere tesir edecek. Taraflarn pek çou bir çrpda saylabiliyor. ABD, Çin, Rusya akla hemen geliverenler. Tâcikistan, Özbekistan, Pâkistan, ran, Hindistan, Türkiye gibi devletler ise meseleye u veyâ bu ekilde veyâ sâikle muhatap görünüyor. Bu tabloda görünenler kadar görünmeyenlerin de bulunduunu hesâba katmak gerekir. Tuhaf olan bata Almanya olmak üzere AB’nin bu meselenin görece olarak dnda kaldn düünüyoruz. Evet, Afganistan’dan gelecek bir snmac aknnn Avrupa’y tehdit edeceini biliyor ve bundan endie ediyorlar. Ama bu savunmac bir vaziyet al. Meselenin magmasndan uzak bir hâl. Ama acaba öyle mi?
AB çevreleri, Afganistan’dan çekildii için ABD’ye krgn ve kzgn tonlamalarla yüklü açklamalarda bulunuyorlar. Çeitli medya kanallarnda derin bir Tâliban kartl dikkât çekiyor. Avrupa deerlerinin Tâliban tarafndan tehdit altnda olduunu iddia ediyorlar. Bunlar tabiî karlayabilir miyiz? Elbette.. Yeter ki seküler bir manzara çizsin ve “siyâsal slâmclk” olarak tâbir edilen çevrelerle ne kadar kanl olsa da mücâdele ettiini ispatlasn; AB çevreleri her nev’i tiranik, diktatoryal, askerî idâreye krmz hal serer. Ama demokratik usûllerle iktidâra gelenleri ise asla sindiremez. Hâl böyleyken, Afganistan’n Tâliban gibi tescilli bir terörist örgüte braklmasn elbette hazmetmeleri mümkün görünmüyor. Hatrdan çkarmayalm ki uzun senelere sâri olarak Almanya ve Fransa merkezli olmak üzere, Marip’ten Mark’a, Dou Akdeniz’de; Kafkasya’da ve Asya içlerine doru, kategorik ileyen slâm düman tesirli bir mücâdele var. Burada srâil, BAE, Suudî Arabistan ve Msr bu mücâdelenin amaz destekçileri. Fransa bu mücâdelenin en ateli ve cüretkâr merkezi. Almanya ise zaman zaman, kendi reelpoltikas icâb, bu kampanyay “tekleten”, “soutan” admlar atabiliyor. Ama genel olarak sürecin tabiî ki içinde.
Son NATO ve onu müteakip Biden-Putin zirvelerinde Rusya-AB ilikilerinin bir hayli düzlüe çktn görüyoruz. Elbette bu “dikensiz gül bahçesi” deil. Bir defâ karlkl olarak askerî tehdit alglamalar scak tutulacak. Bu çerçevede Baltk’tan Yunanistan’a inen bir çizgi ve Ukrayna merkezli Karadeniz üzerinde gerilimler canl kalacak. Ama bu meyânda “Kuzey Akm” Projesi yürüyecek. Rusya ile AB arasndaki enerji mahreçli balar saat gibi ileyecek. Hâsl AB, Fransa ne kadar mzkçlk yapsa da askerî açdan ABD, enerji açsndan ise Rusya tarafndan kontrol edilecek. Bu resmin Türkiye açsndan neticesi elbette hiç de müspet deil. Türkiye bu resimde, Akdeniz ve Afrika’daki açlm ve kazanmlarndan edilmek isteniyor. Hem AB, hem ABD, brakalm tarafsz kalmay, düpedüz Türkiye’nin karsnda. imdi bu kareye Rusya da dâhil oldu. Yanmzda sâdece Katar, Âzerbaycan ve Pâkistan var.
imdi yava yava, ilk bakta görülmeyen, ama son derecede derinden gelen etkili bir elemana geliyoruz. Bu elemann ismi Birleik Krallk. BK, Libya’da Türkiye’nin varlna ses çkarmyor. Hattâ Malta üzerinden dolayl bir destek veriyor. Kbrs’ta yine Türkiye’yi zorlamyor. Yer yer, ara ara Türkiye’nin houna gidecek açklamalarda bulunabiliyor. 15 Temmuz’un, Almanya mahreçli bir komplo olduunu hissettirircesine, Türkiye’yi ilk ve hzl bir ekilde ziyâret eden BK otoriteleriydi. Post Brexit üzerinden, sessizce ilk ticâret anlamasn Türkiye ile imzaladlar. Almanya ve Fransa’nn aksine PKK’ya souk ve mesafeli yaklayorlar. Kafkasya’da, Âzerbaycan-Ermenistan savanda, kendilerini Âzerbaycan’n ve Türkiye’nin yannda hissettirdiler. Esnek ve kaygan siyâsetleriyle tannan BK’n iflâh olmaz bir Rusya kartlnda srarl olduu dikkât çekiyor. Post Brexit BK’nda Rusya-AB arasnda geliebilecek balar tasfiye etmek vard. Bunda baarl olamadlar. Ama bunun BK açsnda çok stratejik bir kayp olmadn düünüyorum. Dou Akdeniz’de varlk göstermeleri, AB’nin enerji kaynaklarn çeitlendirecek süreçleri kontrolü altna almaktan baka bir ey deil. BK, bunun için Türkiye’ye yakn duruyor. Türkiye-Âzerbaycan ittifâkna da öyle. Dahas; Türkiye-Katar ittifaklarn da destekliyor. Bir bakma, Türkiye-Katar ittifaklarn, Katar’daki derin nüfûzu üzerinden örtük bir Türkiye-BK ittifâk olarak deerlendirmek çok da yanl olmayacaktr. Ayn denklem Türkiye-Pâkistan ba üzerinden de kurulabilir.
BK’n dier ve daha majör bir hesâb da, zâten finansal olarak besledii Tek Yol üzerinden Çin’in AB’ye yönelen açlmn “kontrol etmek”. BK, Çin-AB yaknlamasn çift tarafl kontrol etmek istiyor. Bir taraftan AB’yi hedefliyor. Dier taraftan Hong-Kong’da ârza veren, birikimini millîletirmek, merkantilizme tamak isteyen yeni Çin siyâsetlerinden rahatsz. ABD-Tâliban görümeleri sanki baka yer yokmu gibi Doha’da yapld. Bu u demek; süreci batan sona BK idâre etti. ABD’ye, “Buralar bana brak, sen güçlerini Pasifik’te younlatr” diyor. Târihsel olarak salad kazanmlar en büyük avantaj. Pâkistan ve Hindistan avucunun içinde.
Velhâsl Türkiye-Katar-Âzerbaycan-Pâkistan denklemi bolukta duran ve lâlettayin kurulmu bir denklem deil. Eski gücüne dönmek arzusunu apaçk ilân eden BK bunun emsiyesi. AB ve ABD tarafndan ihmâl edilen, dlanan hattâ dümanlatrlan Türkiye’nin adnn bir anda Afganistan’da anlmasnn sebebi de bu. ç siyâsetimizde yaanan gerilimlerin taraflarn da bu denklemde tartmann kavrayl ve isâbetli taraflar olduunu düünüyorum..
Yazar: Süleyman Seyfi Öðün |
26-08-21 |
||
| E mail: yenisafak.com | Tweet | ||